Düşmanımsı hoşgörü

Cephelerde Romanya için savaşmalarına rağmen, ülkenin Yahudileri neredeyse hiçbir zaman ülkenin vatandaşı olarak görülmedi.

Balkanlarda bir zamanlar sefaradlar yaşardı: Romanya-2

Romanya Sefaradları kültürlerini geliştirmeye özen gösterdiler. Saraybosnalı Rabbi Eliezer Isaac Papo, Bükreş Sefarad Cemaati başkanı iken Judeo-Espanyol dilinde ünlü ‘Pele Yoetz’ eserini yayınladı. 1862’de Moshe Konfino, belki de ilk Sefarad tiyatro eseri olan ‘Yaakov Avinu Kon Sus İjos’ oyununu yazdı. 1861’de Bükreş’te modern bir Sefarad okulu açıldı. 1886’da Rabbi Eliyahu Mordehay Krespin ilk Sefarad Siyonist gazetesi ‘Luzero de la Pasensiya’yı yayınlamaya başladı. Bu gazete dünyada ilk Latin harfli Judeo-Espanyol gazetesi olma özelliğini taşıyordu. Yine Krespin, 1894’de ‘Monte de Sinay’ adlı haftalık bir dergi çıkartmaya başladı.

David Halevi ve David Alkalay 1860’da Judeo-Espanyol dilinde din kitabı ‘Sefer Tov ve Yafe’yi yayınladılar. 19. yüzyılda belli başlı bu yayınlar haricinde Romanya’da Ladino çok sayıda dini ve laik kitap ve gazete yayınlandı.

Şimdiye kadar Romanya Yahudi tarihinin pembe yüzünü gördük. Ancak madalyonun arka yüzü o kadar da parlak değildi.

MADALYONUN KARANLIK TARAFI

Romenlerin tarih boyunca Yahudilere karşı tutumları ‘düşmanımsı hoşgörü’ olarak nitelendirilebilir. 18. yüzyıl başından itibaren, normal suçlamalara ilaveten kan iftirası olayları sıkça yaşanmaya başlandı. Başa geçenlere göre değişebilen kısıtlama ve saldırılara rağmen Yahudiler Romanya ekonomisinde önemli rol oynadılar. Bu da halk arasında huzursuzluk nedeni olarak kullanıldı. 1870 yılından sonra Romanya ulusalcılığının ana doktrini politik ve ekonomik yabancı düşmanlığı ve antisemitizm oldu. Yahudiler, ülke ekonomi ve sosyal hayatına sızmış, zarar veren yabancılar olarak görüldü. Bu olumsuz havaya rağmen 1803 yılında Romanya’da 29 bin olan Yahudi nüfusu, 1859’da 205 bine, 1899’da 443 bine yükseldi. Bükreş’te ise 1835 yılında 2600 olan Yahudi nüfusu 1860’da 5.900’e, 1900’de 40.500’e, 1930’da ise 74.480’e yükseldi.

Ülke dışındaki Yahudi kuruluşları Romanya’daki Yahudi karşıtlığının son verilmesi için yoğun çaba sarf ettiler. 1866’daki rejim değişikliğinden sonra Fransız Yahudi hakları savunucusu Adolph Crémieux, Prens I. Carol ile görüşmek üzere Romanya’ya geldi. Prens Carol’dan, geçmişteki olayların tekrarlanmayacağı sözünü aldıktan sonra halktan gelen yoğun tepkiler nedeniyle ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. 1870 yılında ABD fahri konsolosu olarak göreve getirilen Sefarad Benjamin Franklin Peixotto 1856 Paris Anlaşmasında yer alan Romanya Yahudilerinin emansipasyonu konusunda görüşmeler yaptı. Ancak o da başarılı olamadı. Tüm müdahalelere rağmen 1866’da kabul edilen anayasanın 7. maddesi ile Romanya vatandaşı olarak eşit haklara sahip olmak için Hıristiyan olma şartı getirildi. 1867 yılında İçişleri Bakanı Ion Bratianu Yahudilerin köylerden çıkartılması genelgesini yayınladı. Bu olaylar esnasında Bükreş Koral Sinagogu halk tarafından yakıldı, Bükreş Yahudi mahallesi talan edildi.

Romanya’nın bağımsızlığını sağlayan 1878 Berlin Anlaşması’nın maddelerinden biri olmasına rağmen, Yahudilere eşit haklar tanınması konusu içişlerine müdahale olarak görüldüğünden uzun süre yürürlüğe girmedi. Ancak yoğun baskılar sonunda Romanya vatandaşlığının yalnız Hıristiyanlara verilmesi, Yahudilere ise toplu olarak değil de kişisel bazda eşit haklar tanınması kararlaştırıldı. Bu karar sırf dış baskıları azaltmak için alınmıştı. Nitekim sonraki 38 yıl içinde yalnız iki bin Yahudi’ye vatandaşlık verildi. Bunların 883’ü ise Romanya bağımsızlık savaşında görev alan Yahudilerdi. Berlin Anlaşması tarafları da Romanya’nın bağımsızlığını uzun süre tanımadılarsa da sonunda ülkeden bazı kapitülasyonlar sağlanması sonrasında konu unutuldu.

SİYASETTE YAHUDİ DÜŞMANLIĞI

Artık Romanya Yahudilerinin durumu daha da kötüleşmişti; resmen ‘yabancı’ statüsünde görülüyorlardı. Öğretmen, avukat, eczacı olmaları, devlet ile iş yapmaları yasaklandı. 1893 yılında Yahudi öğrenciler devlet okullarından çıkartıldı. Muhalif Yahudiler sınır dışı edildi. Ülkenin iki önemli partisi -Liberaller ve muhafazakârlar- Yahudi karşıtı idiler. 1910’da ise tek kuruluş nedeni Yahudi karşıtlığı olan Ulusal Demokrasi Partisi politikaya girdi.

1905 yılındaki Kishinev pogromu sonrasında çok sayıda Rus Yahudi’si Romanya’ya sığındı. 1907’de köylüler toprak sahibi Yahudilere karşı ayaklandı. Bu olumsuzluklara rağmen I. Dünya Savaşı’nda çok sayıda Yahudi Romanya ordusunda görev aldı. 882’si cephede öldü; 825’ine onur madalyası verildi. Bu özverili davranış Yahudi karşıtlığına engel olamadı. Çok sayıda Yahudi casusluk, ihanet veya en basitinden cephede Yidiş konuşmaktan askeri mahkemeye çıkartıldı. 150 kadarı bu mesnetsiz nedenlerle kurşuna dizildi.

1919 Paris Barış Anlaşması sonrasında Besarabya, Bukovina ve Erdel Romanya topraklarına katıldı. Bu topraklarda yaşayan Yahudilerin ilavesiyle Romanya Yahudi nüfusu 756.930’a çıktı. Paris Anlaşmasını imzalamakla Romanya Yahudilere karşı tutumunu değiştirmeyi taahhüt etmekteydi. 1923 Anayasası bu değişikliği içermesine rağmen Jassy’de Yahudi karşıtı öğrencilerin ayaklanması ve halktan gelen yoğun tepkiler nedeniyle ertelendi. Bu tarihlerde, bu tepkilerden destek alarak Corneliu Codreanu liderliğinde faşist ve Yahudi karşıtı ‘Demir Muhafızlar/ Iron Guard’ hareketi kuruldu. Nihayet 1928 yılında, Romanya Parlamentosu, Yahudi kimliğini resmen tanıdı. 1931 seçimlerinde Yahudi Partisi parlamentoda beş sandalye kazandı. Ancak 1933 seçimlerinde parlamentoya giremedi. 1933’de yüksek öğrenimde Yahudi kotası, 1937 yılında ise Yahudileri meslek odalarından çıkartma yasa önerisi getirildi.

İki dünya savaşı arasında Romanya’da 14 Sefarad cemaati bulunmaktaydı. Sefarad nüfus, Bükreş’te 6 bin, Craiova’da 700, Turnu-Severin’de 500, Ploieşti’de 400, Constanza’da 377 ve değişik kentlerde 100’den az olmak üzere toplamda 10-12 bin arasındaydı.

Bir taraftan Demir Muhafızlar tehdidi, diğer taraftan Nazizm’in yükselmesi nedeniyle, Yahudisever olarak tanınan Kral II. Carol bir takım kısıtlamalar getirmek zorunda kaldı. 1938’de vatandaşlık kıstaslarını değiştiren yasa meclise geldi. Tüm Yahudilerin 20 gün içinde tekrar vatandaşlık başvurusu yapması istendi.

Metresi Elena Lupescu ve dostlarının çoğu Yahudi olan Kral aslında Yahudi karşıtı değildi. Nitekim 12 Şubat 1938’de parlamentoyu feshetti, Naziler için çalıştıklarını öne sürerek Demir Muhafızlar liderlerini tutuklattı.

Ancak 1939 yılında Rusya’nın Romanya’ya saldırıp Bukovina ve Besarabya’yı ilhak etmesi üzerine Fransa ve İngiltere’den yardım istedi. Beklediği desteği alamayınca Almanya’ya döndü. Hitler tarafından reddedilmesi sonrası Ion Antonescu tarafından devrildi.

Bu olay Romanya Yahudileri için sonun başlangıcı oldu. 1940 yılında Nuremberg benzeri yasalar yürürlüğe girdi. Sonraki iki yıl içinde 80 Yahudi karşıtı yasa yürürlüğe girdi.

HOLOKOST’TA 250 BİN YAHUDİ ÖLDÜ

Romanya’da Şoa konusu çok geniş bir konu olup yer darlığı nedeniyle yalnız satırbaşlarını aktaracağım.

21-23 Ocak 1941’de Demir Muhafızlar isyan başlattı. Bu isyanda Bükreş’te 121 Yahudi katledildi. Cesetleri mezbahada ‘kaşer et’ etiketiyle çengellere asıldı. Antonescu isyanı bastırdıktan sonra Demir Muhafızları feshetti ve Yahudi katliamına devam etti. Bizzat verdiği emirle 27-28 Haziran’da Jassy’de 13.266 Yahudi katledildi.

Almanların Rusya’ya girmesiyle Antonescu, Bukovina ve Besarabya Yahudilerini Rus işbirlikçileri olduklarını öne sürerek ölüm trenleriyle Transnitria’da kurulan kamplara gönderdi. Nakil esnasında ve Transnitria’da 160 bin Yahudi katledildi. Gettolarda ve diğer olaylarda katledilenler eklenince bu sayı 250 bine yaklaşmaktadır.

Nazi baskıları sonucunda Macaristan’a terk edilen topraklarda yaşayan 150 bin Romanya Yahudi’sinden 120 bini de Macarlar tarafından katledildi

Savaş bittiğinde Romanya’nın Yahudi nüfusundan ancak 428.312’si (1947 sayımı) hayatta kalabilmişti. Az sayıda şanslı bir grup da savaş esnasında Romanya dışına kaçabilmişti. 1939-44 yılları arasında Köstence, Galati ve Braila limanlarından 26.697 kişi 47 gemiyle Filistin’e doğru yola çıkmış, 1200 kadarı ise ya Alman ya da Rus denizaltı saldırıları sonucu hayatlarını kaybetmişti. Struma, Mefkûre ve Salvador gemileri bunların arasındaydı.

Romanya 23 Ağustos 1944 tarihinde Almanya ile ittifakını bozup müttefikler safına geçti. 1944-1947 arasında binlerce Romanya Yahudi’si çeşitli yollarla ülke dışına çıkıp Filistin’e varmaya çalıştı. Kalanlar ise kısa bir süreliğine bile olsa normal yaşamına dönmeye çalıştı. 1946 yılında 41 bin öğrencili 190 Yahudi okulu açıldı. 1948’te beş Yeşiva ve 50 Talmud Tora açıldı.

Bu dönemde Siyonist oluşumlar da hız kazandı. 1948 yılında bu hareketlere üye 100 bin kişi ve 12 deneme çiftliği vardı. 1946 Dünya Siyonist Kongresi ve 1948 Dünya Yahudi Kongresi’ne delegasyon gönderildi.

İsrail’in kuruluşu ve Sovyetlerin Siyonizm’e karşı olması nedeniyle, Sovyetlerin talimatları doğrulusunda hareket eden Romanya’da Haziran 1948’de Siyonist faaliyetlere kısıtlama getirildi. Yılsonundan önce de baskılar nedeniyle bu kuruluşlar faaliyetlerini tamamen durdurdu. Göçlere ise kesin bir yasaklama getirilmedi. Başta JDC olmak üzere, Yahudi kuruluşları ve İsrail’in girişimiyle kişi başı 10 bin dolar rüşvet karşılığında 100 bin Yahudi’ye çıkış vizesi verildi. 1952 yılından itibaren Rusya’daki Stalinist antisemitizm benzeri olaylar yaşandı. Çok sayıda yüksek kademeli Yahudi bürokrat ya çalışma kamplarına gönderildi ya da kurşuna dizildi. Buna karşılık komünist rejim dönemi boyunca İsrail’in ekonomik yardımı karşılığında kısıtlı bile olsa Yahudi göçüne izin verildi. 1965 yılında Ceausescu başa geçince İsrail’le ilişkilere son verildi. Ancak 1969’da İsrail ile nakit karşılığı vize uygulamasına karar verildi. Yahudi başına ödenecek tutar yaş, meslek ve eğitime göre 2.000-25.000 dolar arasında değişiyordu. 1987 yılına gelindiğinde Romanya’da yarısı 65 yaşından büyük 23 bin kadar Yahudi kalmıştı.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen 1948 yılında baş haham ve cemaat başkanı seçilen Rabbi Mozes Rosen sayesinde bir taraftan göçler organize edilirken diğer taraftan da kalanlar için normale yakın Yahudi yaşam ortamı sağlandı. Komünist rejimin devrilmesinden ve 1994’de Rabbi Rosen’in vefatından sonra Rabbi Alexander Safran yeni cemaat başkanı seçildi. Üniversitelerde Yahudilik kürsüleri açıldı. 2003 yılında Elie Wiesel başkanlığında uluslararası bir komisyon Romanya’da Şoa raporu hazırladı. Bu rapor Cumhurbaşkanı Ion Iliescu tarafından kabul edildi ve raporda belirtilen önerilerin çoğu hayata geçirildi.

Halen Romanya’da çoğu Bükreş’te 6 – 8 bin Yahudi yaşamakta. 1946 yılında yürürlüğe giren bir uygulamayla Sefaradlar, Bükreş Yahudi Cemaati’ne bağlı bir bölüm olarak temsil edilmeye başlandı. Ancak 1965’te cemaatin bu bölümü kapatıldı. Bugün Romanya’da yaşayan Sefaradların sayısı 50’nin altındadır.

 Yazının birinci bölümü: 

http://www.salom.com.tr/haber-95971-balkanlarda_bir_zamanlar_yahudiler_yasardi__romanya.html

 

Kaynaklar

• Sephardic Jewish Community of Romania – Foundation for the Advancement of Sephardic Studies and Culture

• Romania Jews – YIVO

• Les Juifs en Roumanie – Harry Carasso

• History of the Jewish Communities in Romania – Romanian Jewish Heritage

• Shmuel Lupo i los Judios de Rumania – Lucien Zeev Hershkovici

• The Sephardic Presence in Romania, Tradition and Modernity – Yitzhak Kerem

• The History of the Holocaust in Romania – Jean Ancel

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın