Selihot duaları

Nasıl ki insanın gölgesi her hareketini aynen yansıtırsa, Tanrı da kişinin davranışlarına göre, tamamen aynı şekilde cevap verir.

Selihot duaları

Selihot dualarının ana hattını, Tanrı’nın On Üç Özelliği’nin defalarca tekrar edilmesi oluşturur. Bunun yanında, Viduy (İtiraf) kısmında, toplumun olası müşterek günahları itiraf edilir ve af için yalvarılır. Burada dikkat çeken kısım, itirafın, ‘ben’ değil, ‘biz’ olarak yapılmasıdır. “Suçluyuz, aldattık, hırsızlık yaptık, haksızlık ettik...” Çünkü Yahudi kanunları Alaha’ya göre, bütün Yahudiler birbirinden sorumludur. Her bir Yahudi’nin hareketi, kelebek etkisi misali bütün Yahudileri ve nihayetinde bütün insanlığı etkiler.

Yine bir diğer kısımda, işlenen günahların, atalarımız Avraam, Yitshak, Yaakov, Moşe, Aaron, Yosef, David ve Şlomo’nun hatırına affedilmesi için dua edilir.

TANRI’NIN ON ÜÇ ÖZELLİĞİ

“Ad., Ad., El rahum vehanun, ereh apayim verav hesed veemet, notser hesed laalafim, nose avon vafeşa, vehataa venake”

1. Ad: Tanrı’nın adı, burada merhamet ifade ediyor. Tanrı, insanoğlunun günah işlemeye eğilimi olduğunu bilir, ona rağmen daha günah işlemeden bile ona merhamet gösterir.

2. Ad: Tanrı, insanoğlu günah ile yoldan çıktıktan sonra da merhamet gösterir.

3. El: Burada Tanrı’nın adı, Gücü’nü simgeler. Tanrı’nın merhameti bazen kendi İsmi’nin Yüceliği’ni bile aşar.

4. Rahum: Bağışlayıcı Tanrı, suçlunun cezasını hafifletir.

5. Vehanun: Hak etmeyene karşı bile nazik, lütufkâr ve bağışlayıcı.

6. Ereh Apayim: Öfkesini geciktiren, bu şekilde günah işleyen kişiye, çok geç olmadan hareketini tekrar gözden geçirme fırsatı verir.

7. Verav Hesed: Kişisel meziyetlere sahip olmayanlara karşı bile iyilikte cömert.

8. Veemet: Ve gerçek: Tanrı hiçbir zaman sözünden dönmez.

9. Notser hesed Laalafim: İyiliklerini binlerce kuşak için devam ettirir. Dürüst kişilerin iyi davranışlarının ödülünü, çocuklarına, torunlarına aktarır.

10. Nose Avon: Günahları affeder. Tanrı, bile bile günah işleyenleri bile, pişman oldukları takdirde affeder.

11. Vafeşa: Bilinçli olarak işlenen günahları affeder. Tanrı’yı kasıtlı olarak kızdıran kişilere bile teşuva etme şansı verir.

12. Vehataa: Dikkatsizlik veya ilgisizlik yüzünden yapılan günahları bağışlar.

13. Venake: Temize çıkarır. Tanrı, pişman olup teşuva edenleri temize çıkarır.  Tanrı, Moşe Rabenu’nun önünden geçti ve ilan etti: “Aşem, Aşem, Tanrı, Merhametli, Lütufkâr, Öfkesini Geciktiren, İyilikte Cömert, Gerçek, İyilikleri bin nesil için hatırda tutar, bile bile, kasıtlı işlenen günahları ve dikkatsizlikle işlenen günahları affeder, temizler.”

TANRI’YA BENZEMEYE  ÇALIŞMAK

 Tanrı, bir dua lideri gibi Tallit takarak, Moşe Rabenu’ya: “Yahudiler günah işledikleri zaman, Benim Huzurumda bu duaları dile getirsinler, Ben onları affedeceğim” der. (Talmud Roş Aşana 17b)

Yahudiler günah işleyip, sonra Tanrı’nın On üç Özelliği’ni sayıp hemen affedilecekler mi? Böyle sihirli bir formül olabilir mi? Midraşa göre, “Benim Huzurumda” aslında “Benim Özelliklerime Uygun Olmak” demektir. Tanrı’nın, Bağışlayıcı, Merhametli, Lütufkâr, Cömert olduğu gibi, kişi de yaşamı boyunca aynen bu şekilde davranmaya çalışmalıdır. Kişi, Tanrı’nın On üç Özelliği’ni içselleştirip, O’na benzemeye gayret ettiği zaman, Tanrı da kulunun günahlarını affedecektir. Talmud’da, kişi, etrafındakilere nasıl davranıyorsa, Tanrının da ona aynı şekilde davranacağı yazılıdır.

 Nasıl ki insanın gölgesi, her hareketini aynen yansıtırsa, Tanrı da kişinin davranışlarına göre, tamamen aynı şekilde cevap verir. Kişi, ne ölçüde yüce gönüllü ve şahsına karşı yapılan kötü davranışları bağışlamaya ne kadar istekli olursa, Tanrı da bu kişinin yanlış davranışlarını aynı şekilde bağışlayıp Yüce Gönüllülük gösterecektir. “Tanrı senin Gölgendir”. (Teillim 121:5)

GÜNAH VE TEŞUVA

‘Günah’ veya İbranice ‘Het’, Tanrı ile olan bağlantımızda başarısızlığa uğramaktır. Amacımız, devamlı olarak Tanrı’ya yakınlaşmak iken, ‘Het’,bizi Tanrı’dan uzaklaştırır. Pişmanlık olarak tercüme edilen Teşuva ise, aslında ‘Geri Dönüş’, ‘içimizdeki Tanrısallığa, saf halimize özümüze dönüş’, anlamına gelir. Yaptığımız hatalı davranışlarla Tanrı’dan uzaklaştığımız için kalbimizde derin bir pişmanlık, sızı duyarız, fakat bu günahları iyiye dönüştürmek elimizdedir.  İşlediğimiz günahlar yüzünden umutsuzluğa düşüp, bir daha doğru yolu bulamayacağımız konusunda endişelenmek, utanç psikolojisiyle içimizdeki iyi’den şüphelenmek, kendimize ve Tanrı’ya yapacağımız en büyük haksızlıklardan biridir ve ruh sağlığımıza hiçbir şekilde iyi gelmez. Bunun yerine yaptığımız hatayı mertçe kabullenip, bunu iyiye dönüştürmeye çalışmalıyız, bu da teşuva ile mümkündür. Aklımızdan çıkarmamalıyız ki, “Yeryüzünde o kadar doğru olup da hep iyilik yapan, hiç günah işlemeyen insan yoktur”. (Kral Şlomo -Vaiz 7:20)

 

TEŞUVA

Teşuva, Tanrı’nın sevgili kullarına bağışladığı benzersiz ve olağanüstü cömert bir hediyedir. Teşuva, fizikötesi bir olgudur, bu dünyanın bir parçası değildir, çünkü Yaradılış’tan önce yaratılmıştır. Bu doğaüstü hediyenin değerini insan beynimizle olabildiğince idrak etmeyi deneyebilmek için, teşuvanın ne olduğuna bakmaya çalışalım.

Teşuva zamanötesi bir kavram olduğu için, teşuva  ile yapmış olduğumuz hatalara geri dönüp onları  düzeltme ve daha iyi şekle getirme imkanına sahip oluruz. Teşuvanın etkisi o denli güçlüdür ki, kişi, teşuva sonrasında,  günah işlemeden önceki durumunun da daha ilerisine ulaşır ve  Tanrı ile ilişkisinde mükemmelleşme seviyesine doğru yol almaya başlar . Rabbi Jonathan Sacks’ın yorumuyla Teşuva’nın anlatmak istediği şudur; “geçmişi değiştirebilirsiniz, çünkü siz kendiniz değişebilirsiniz.” Karakterimiz genlerimizde önceden programlanmış bir şey değildir. Yarın, dün davrandığımızdan farklı davranabiliriz. Dünkü düşmanlarımız, yarın dostlarımız olabilir. Tarih değişebilir, çünkü biz değişebiliriz ve tarihi oluşturan da bizleriz.”

Kişi, Teşuva yaptığı zaman, Tanrı için, sanki o günahı hiç işlememiş, geçmişi tamamen silinmiş gibi kabul edilir. Dahası, bu kişinin ödülü, hiç günah işlememiş kişiden daha yüksektir (Sanedrin 99a), çünkü o, günah işlemenin tadını almış, ancak buna rağmen dürtülerini yenerek, özgür iradesiyle bunu bir daha tekrarlamamaya karar vermiştir.

 Teşuva, dört bölümden oluşur:

Harata; olumsuz davranışlar için dürüstçe ve samimiyetle pişmanlık duymak. Aziva; olumsuz davranıştan tamamen vazgeçmek.

 Viduy; sözlü olarak hataları itiraf etmek.

 Kabala; gelecekte bu olumsuz davranışları tekrar etmemeye dürüstçe karar almak.

 Dikkat!!

1) Bu adımlar sadece insanın Tanrı’ya karşı işlediği günahlar için geçerlidir. Kişinin, başka bir kişiye karşı işlediği suçlar için, o kişiden af dilenmelidir.

2) Teşuva’nın dört adımlık aşaması,  yapılmış ve sonradan pişman olunmuş davranış için geçerlidir. Yani hatalı bir davranışta bulunmadan önce, “Ben bu günahı işleyeyim, sonra nasılsa Teşuva yaparım, Tanrı beni affeder” şeklinde bir mantık söz konusu değildir.

3) Teşuva, sadece Elul ayında veya Roş Aşana ile Kipur arasındaki Aseret Yeme Teşuva (On Teşuva Günü)nde yapılan dönemsel bir uygulama değil, sürekli, günlük hayatımızın parçası haline getirmemiz gereken bir süreçtir.

 

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla, El Gid Para El Pratikante (Gözlem),

Every Person’s Guide to the High Holy Days, 60 Days-A Spiritual Guide to High Holidays,

Rosh Hashanah-Its Significance, Laws and Prayers, Daily Dose of Torah, Torah Studies kitaplarından ve www.chabad.org, www.jewfaq.org; sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için Bayramlar ve Özel Günler hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

* Katkıları için Rav İzak Peres ve Rav Ceki Baruh’a teşekkür ederiz.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın