Savaş sonrası Yahudi nüfusu artan tek yer KOSOVA

BALKANLAR´DA BİR ZAMANLAR SEFARADLAR YAŞARDI: Balkanlardaki Sefarad tarihine yönelik yaptığımız yolculukta şimdik durağımız Kosova.

Savaş sonrası Yahudi nüfusu artan tek yer KOSOVA

Diğer güneydoğu Avrupa ülkelerinde - özellikle Yugoslavya, Arnavutluk ve Yunanistan’da - olduğu gibi, Kosova Yahudilerinin neredeyse tamamı Sefarad kökenlidir.

Bölgedeki diğer toplumlar gibi Kosova Yahudi toplumunun tarihi inişli çıkışlı bir seyir izledi. Tüm olumsuzluklara rağmen yerleştikten sonra Kosova’da kalmakta direndiler. Geldikleri ülkelerin dillerine ilaveten Kosova Yahudileri Arnavutça, Sırpça ve Türkçeyi de konuştular.

Tarihi bulgulara göre Yahudilerin Kosova’ya gelmeleri 15. yüzyıla dayanıyor. Kosova’da Yahudilerden ilk kez 1442 tarihli gümüş işleme izin belgesinde bahsedilmekte. Engizisyon döneminde ise geçici veya kalıcı olarak 90 bin kişilik Yahudi göçmen dalgasından bahsediliyor.

Kosova’da yaşayan Yahudi toplumu ticaret, tıp ve zanaat alanlarında aktiftiler. Bölge toplum yaşamında de aktif bireyler olarak da saygı görüyorlardı. Kosova’nın değişik yörelerine dağılmışlardı. Her kent cemaatinin Osmanlı dönemi boyunca ve hatta II. Dünya Savaşı sonrasına kadar ayakta kalabilen sinagogları vardı. Bu kültür mirasının izleri yıkıntı halinde bile olsa günümüzde de görülebiliyor. En büyük sinagog ise 19. yüzyılda Priştine’de açıldı. Ayrıca Priştine bölgenin en ünlü ve işlek Yahudi Pazarı’na da ev sahipliği yaptı. Bu iki yerleşke Komünist rejim döneminde yerle bir edildi. Günümüzde sağlam olarak ayakta kalabilen en önemli Yahudi kültür mirası ise Yeşiva ve Yahudi mezarlığıdır.

Tarihi belgelere göre, 1498-99 yıllarında Novo Brdo’da altı Yahudi aile yaşamaktaydı. Buna karşılık, 1569-70 yılı Osmanlı vergi belgelerine göre ‘Cemaat Cavidan / Ebedi Cemaat’ olarak adlandırılan Yahudi toplumunda Bahar, Ruben, Salomon, Navon, Adizhes, Kohen, Levi gibi aile isimleri görülüyordu.

19. yüzyıl ortalarında Prizren’de 50, Priştine’de 315 aile bulunuyordu. Hepsi Sefarad kökenli olup ana dilleri Judeo-Espanyol idi.

1910 yılında, İtalya Konsolosu Balldaci’nin verdiği bilgilere göre Kosova’da 3171 Yahudi yaşamaktaydı. Bu sayı İtalya’nın bölgeyi işgal ettiği 1941 yılında ise 551’e düşmüştü. İtalyan işgali altında Yahudilere diğer ülkelerde Nazilerin uyguladığı acımasız kurallar uygulanmadı. Ancak İtalya’nın 1943’te teslim olmasından ve Almanya’nın bölgeye girmesinden sonra durum değişti. Gestapo emriyle tüm Yahudiler fişlendi, peşinden bir kısmı Zemun/Sajmiste Kampına kalan kısım ise Bergen Belsen’e gönderildi. Eldeki belgelere göre 14 Mayıs 1944’te 258 Kosova Yahudi’si Bergen Belsen’e gitti. Yine kamp arşivine göre Kosova’dan 92 kişi bu kampta hayatını kaybetti.

1948 yılında İsrail Devletinin kurulmasıyla birlikte çok sayıda Kosova Yahudi’si yeni kurulan ülkeye göç etti. 1999 yılında Kosova Yahudi nüfusu 329 kişi idi. Günümüzde ise çoğu Prizren’de olmak üzere 56 Yahudi yaşıyor.

KOSOVA YAHUDİLERİNİN EKONOMİK ETKİNLİKLERİ

Kosova Yahudileri sayıca az olmalarına rağmen bölgenin ekonomik, kültürel ve daha ileri dönemlerde siyasi yaşamında etkin aktörler oldular. Özellikle, Priştine, Prizren, Novo Brdo, Kosovska Mitrovica kentlerinde yoğunlaştılar. Eldeki yazışmalardan anlaşıldığına göre en yakın komşu ülke olan Sırbistan ve Belgrad Yahudileri ile Kosova Yahudileri arasında uzun süre işbirliği sağlanamadı. Bu nedenle de, özellikle 20. yüzyıl başlarında Kosova Yahudileri büyük sıkıntılar yaşadı.

1905 tarihli bir belgede Kosova’da yaşayan Yahudi sayısı 3 bin civarında görülmektedir. Buna karşılık 1915’te Yahudi nüfusu 298’e indi. Nüfus azalması ise 1912 yılında Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle birlikte çok sayıda Yahudi’nin Türkiye topraklarına göç etmesi şeklinde izah edilebilir. Büyük göç Türkiye yönünde olurken çok az sayıda Kosova Yahudi’si de Belgrad’a göç etti. Bir söylentiye göre de, Türkiye’ye göçü azaltmak amacıyla Belgrad’dan hahamlar Kosova’ya gelmiş ve Yahudileri Sırbistan’a gelmeleri veya en azından Kosova’da kalmaları için ikna etmeye çalışmışlar.

Yugoslavya Yahudi Cemaatleri Federasyonu tutanaklarına göre, diğerlerinden sonra Belgrad Başhaham’ı da Priştine’ye gelmiş, kurulacak yeni devletin Yahudiler dâhil tüm azınlıklara eşit haklar tanıyacağını ve ülkeyi terk etmemenin onların yararına ve daha akılcı olacağını iletmiş. Bu son girişim sonrasında Priştine’den Yahudi göçü sona erdi. Kosovska Mitrovice kenti Yahudileri de bu öneriye uydu.

1912-1918 döneminde, iki Balkan ve I. Dünya Savaşı esnasında Kosova Yahudileri çok sıkıntılar yaşadılar ancak 1918 sonrasında durumlarında düzelme gözlemlendi. Bu dönemde çok sayıda Yahudi ülkeyi terk eden Osmanlı tebaalılardan işyerlerini ve gayrimenkullerini satın aldı ve ekonomiye tekrar katılma imkânı buldular.

Bu refah dönemi, II. Dünya Savaşına, ülkenin işgal edilmesine kadar süregeldi.

II. Dünya Savaşı dönemine geçmeden önce, az bilinen ve duyulan, Kosova Yahudilerine bu dönemde Kosova Arnavutları tarafından yapılan yardımlar konusunu aktarmaya çalışacağım.

TANRI MİSAFİRİ

Küçük ve askeri açıdan çok zayıf bir ülke olmasına rağmen, Kosova halkının büyük bir çoğunluğu ülke Yahudilerini Nazilere teslim etmemek için ellerinden gelen tüm çabayı gösterdiler. Savaş döneminde, Kosova Arnavutları, BESA olarak adlandırılan kadim şeref prensiplerine uygun olarak Yahudi cemaati üyelerini ya gizledi, ya ülke dışına kaçmalarını sağladı ya da maddi ve gıda yardımı yaptı. BESA kuralına göre, bir kişiye yardım önerip evine misafir olarak kabul edince, ev sahibi misafirinin hayatından ve güvenliğinden sorumlu sayılır. Bu kural Arnavut atasözü olarak da görülür: “Bir Arnavut’un evi, Tanrı misafirlerinin de evidir.”

Elde edilen çok sayıda yazılı ve sözlü tanıklığa göre, çok sayıda Kosova Arnavut’u hayatları pahasına bu ‘onur’ görevini yerine getirdi. Tarihçi Bernd Jürgen Fischer’in de belirttiği üzere, bu dönemde “Nazilere teslim edilmiş Yahudi olayları, karşılıklı güven bozulduğu, hayatları karşılığı bedel istenmesi veya benzeri herhangi bir olay görülmemiştir.” Diğer araştırmalara göre de Kosova Arnavutları hem İtalyan hem de Alman işgali esnasında, Yahudilerin toplanıp kamplara gönderilmesi konusunda işbirliğini reddetmiş ve karşı çıkmışlardı. Bu tutum hem yerli hem de Kosova’ya sığınmış Yahudiler için geçerli oldu. Bu nedenle Kosova, savaş bitiminde Yahudi nüfusunun arttığı ender ülkelerden biri oldu.

Avrupa sathında korkunç katliamlar yaşanırken, çok sayıda Yahudi, Kosova’ya ve sonra da Arnavutluğa sığınmışlardı. Dönemin Kosova Valisi Yahudilerin sahte belgelerle Arnavutluk’a sorunsuz geçmelerini sağlamıştı. Gidemeyecek durumda olanları ise bulaşıcı hastalık bahanesiyle Priştine Hastanesinde karantinada tutmuş ve Naziler tarafından götürülmelerini engellemişti. Bu duyum üzerine çevre ülkelerden çok sayıda Yahudi Kosova’ya gelmişti. Bu arada Priştine Hahamı Jozef Levi bunlardan 52’sine sahte doğum belgeleri tanzim etmiş ve böylece Arnavutluk’a sorunsuz geçmelerini sağlamıştı.

Arnavutluk’u işlerken BESA konusuna tekrar döneceğiz.

Bu ön bilgiden sonra, II. Dünya Savaş’ında Kosova’da yaşananlara göz atabiliriz.

Yugoslavya 16 Nisan 1941’de teslim olunca, anlaşma gereği Kosova, Büyük Arnavutluk coğrafyasına eklendi. Arnavutluk da İtalya’nın kontrolü altına girdi. 1942 yılında Priştine’de Yugoslavya’dan kaçan Yahudiler için bir toplama kampı açıldı. Ancak burada diğer ülkelerdekinin aksine tutuklulara daha mülayim davranıldı, aileler birlikte tutuldu, dönemin zor şartlarına rağmen yeterli gıda temin edildi. Alman yetkililerinin baskıları sonrasında bu toplama kampı/hapishanesinde tutulanlar Arnavutluk’ta Kavaja’ya gönderildi. Ancak bu esnada 51 tutuklu Naziler tarafından öldürüldü. 1942 Temmuz ayında İtalyanlar Priştine’de bulunan tüm Yahudileri Kavaja’ya gönderdi. İtalya’nın 1943 yılında müttefiklere teslim olmasından sonra Kosova Alman denetimine girdi. Almanların bu aşamada hedefleri özellikle Sırplar oldu. 600 kadar Sırp tutuklanıp kamplara gönderildi. Kiliseleri yağmalandı ve tahrip edildi. 1944 yılı başlarında Almanlar Yahudi mallarına el koydu, sinagog yağmalandı, peşinden yakıldı. Yahudilere Sarı Yıldız takma zorunluluğu getirildi. 1944 sonlarında Almanların bölgeden çekilmesiyle birlikte Kosova Yugoslavya’ya bağlandı.

1941 yılı başlarında Kosova’da 550 civarında Yahudi yaşıyordu. 1944 yılı sonunda bu sayı yaklaşık 850 idi. Bu nüfus artışının nedeni Yugoslavya’dan Kosova’ya sığınanlardı. Savaş esnasında 200 kadar Kosova Yahudi’sinin kamplarda hayatlarını kaybettiği tahmin ediliyor. İsrail’in kurulmasıyla birlikte Kosova’dan bu ülkeye göç yaşandı.

Savaş ertesinde Kosova Yugoslavya’ya bağlandı. 1974 Yugoslavya Anayasası Kosova’yı özerk bir Sırp bölgesi olarak kabul etti. 1990 yılı başlarında Miloseviç Kosova’nın özerkliğini kaldırdı. 1998 yılında Arnavutlar Sırp yönetimine karşı kitle protestolara başladılar. Bunun üzerine Sırp ordusu Kosova’ya saldırdı; etnik temizlik hareketi başlatıldı. Priştine’de yaşayan Yahudiler Sırbistan ve Makedonya’ya sığındılar. Arnavutça ve Türkçe konuşan Prizren Yahudileri ise ülkeyi terk etmediler.

Yahudiler ve Arnavutlar, 50 yıl sonra, ancak bu sefer rollerini değiştirerek birbirlerine destek oldular. Bu kez Kosova Yahudileri, Yahudi kuruluşları ve İsrail, etnik temizliğe karşı çıktı. Bazılarının kaçmalarına veya tahliye edilmelerine yardımcı oldular, kaçamayanlara ise barınak, maddi ve gıda yardımı yapıldı. Kosova 17 Şubat 2008’de tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.

 

BUGÜN

Günümüzde, Kosova’da, neredeyse tamamı Prizren’de yerleşik ve tümü Sefarad kökenli olan 56 Yahudi yaşıyor. Cemaat Başkanı Votim Demiri’dir. Kosova Yahudi Cemaati Avrupa Yahudi Parlamentosu’nun üyesidir.

70 yıllık bir aradan sonra, Kosova Cumhuriyeti tüm organlarıyla birlikte Kosova Yahudi Cemaati’nin yeniden canlandırılmasına özel önem gösteriyor. Mayıs 2013’te Kosova Hükümeti, Şoa döneminde öldürülen Kosovalı Yahudiler anısına bir anıt açtı. Bu anıt için özel bir bölge, eski sinagogun bulunduğu alan seçildi. Kosova’da bir sinagog ve Yahudi kültür merkezi / müzesi kurulması için çalışmalar başladı.

 

KAYNAKLAR:

The Rescue of Jews in Kosovo – Tirana News – Saimir Lolja

The Holocaust and the Albanian Salvation – Tirana Times – Saimir Lolja

Besa – Norman Gershman

Kosovo Story – Damir Pilic

“Jews in Kosovo city share fate and struggle of Albanians”. Jewish Telegraphic Agency. Jordan, Michael J. (1999-12-03). 

http://forward.com/news/179465/in-kosovos-tiny-jerusalem-a-struggle-to-sustain-je/ - Votim Demiri

http://www.i24news.tv/en/opinion/130928-the-people-of-kosovo-and-the-jews-share-a-history-and-a-future -  ENVER HOXHAJ

 

 Serinin önceki yazıları için yazarın üstüne tıklayın

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın