Netanyahu Kongre’de fırtına gibi esti

ABD-İsrail ilişkilerinde haftalardır gündemi oluşturan, İsrail Başkanı Netanyahu’nun Amerikan Kongresi’ndeki konuşması tüm eleştirilere rağmen gerçekleşti.

Netanyahu Kongre’de fırtına gibi esti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü ‘tarihi görev’ olarak nitelendirdiği iki günlük Washington gezisine başladı. 17 Mart seçimlerinde yeniden başbakan olmak için yarışan Netanyahu, ABD Temsilciler Başkanı (Cumhuriyetçi) John Boehner’in protokolü ihlal ederek Beyaz Saray’dan habersiz yaptığı daveti kabul ederek Kongre’de konuşma yaptı. Batı ile İran arasında olası bir nükleer ön anlaşma için son gün olan 31 Mart’a yaklaşılırken ABD Başkanı Barack Obama, Netanyahu’nun böylesine kritik bir zamanda konuşmasını eleştirdi. Ancak daha sert bir çıkış yapan “İsrail ile ABD ilişkilerine partizanlık karıştı, ilişkinin dokusu tahrip olabilir” diyen Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice oldu. Netanyahu ziyareti boyunca Obama ile görüşmedi. Her zaman Demokrat ve Cumhuriyetçi kamplar arasından dengeyi koruyan İsrail hükümeti bu sefer 30 kadar Demokrat Kongre üyesinden ‘skip the speech-konuşmaya katılmama’ boykotuyla karşı karşıya kaldı. Kongredeki bu tür oturumlara katılması anayasal görevi olmasına rağmen Başkan Yardımcısı Joe Biden Latin Amerika’ya gitti.

KERRY’NİN YUMUŞATMA ÇABALARI

Her ne kadar ABD Dışişleri Bakanı John Kerry hafta sonu gerilen havayı dağıtmak için “İsrailli lider tabi ki ABD’de konuşabilir, yalnızca ABD Yönetimi bunun bir siyasi futbola dönüşmesini istemiyor” dese de kendisi İsviçre, Suudi Arabistan ve İngiltere’ye olan ziyaretlerinden dolayı Netanyahu ile aynı anda ülkede olmaktan sakınmış oldu. Nükleer programın sınırlandırılması karşılığında yaptırımların azaltılması konusundaki görüşmeler Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif arasında Montrö’de başladı. Kerry Netanyahu’yu devam eden pazarlıkların detayları hakkında Kongre’de konuşmaması yönünde uyarmıştı.

Kerry BM İnsan Hakları Konseyi’nde Yahudi Devleti’ne karşı önyargı ile hareket edilmemesi için ve geçen yaz meydana gelen Gazze çatışması ile ilgili tarafsız bir soruşturma yapılması için bir konuşma gerçekleştirdi. BM soruşturmasını 23 Mart’ta tamamlamış olacak.

AIPAC KONFERANSI’NDA KONU İRAN

ABD’nin en güçlü İsrail yanlısı lobisi AIPAC’ın (American Israel Public Affairs Committee) 16 bin kişinin katıldığı yıllık toplantısında pazartesi günü konuşma yapan Netanyahu öncelikle her iki partiye İsrail’e verdikleri destek için teşekkür ederken ilişkilerin kesinlikle bozulmadığını belirtti. İran ile ilgili tehditleri dünyaya ilan etmenin manevi bir zorunluluğu olduğunu dile getiren Netanyahu konuşmasının henüz gerçekleşmeden oldukça fazla yazılıp çizildiğinden şikâyet etti.

AIPAC liderleri Tahran’ın nükleer kapasitesini zayıflatmayacak herhangi bir anlaşma söz konusu olursa bunu bozmak için Kongre ile birlikte bir strateji yürüttüklerini açıkladı. Strateji duruma göre Beyaz Saray’ın yaptırımları kaldırmasını engellemeyi ya da yeni yaptırımlar koymayı öngörüyor. ABD’nin BM Elçisi Samantha Power ve Teksaslı Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz İsrail’i destekleyen konuşmalar yaparken Susan Rice konuşmasında her ne olursa olsun ABD’nin İsrail’in arkasında olduğunu ancak İsrail’in şartlarının İran ile uzlaşmayı varılamaz hale getireceğini savundu. Obama Yönetimi’nin gayret gösterdiği ‘iyi’ bir anlaşmanın, İran’ın nükleer silah geliştirmesi için zenginleştirilmiş uranyum üretmemesini ve nükleer faaliyetlerin on yıldan fazla bir süre için Batı’nın kontrolü altında kalmasını garanti edeceğini söyledi. Rice İran’ın nükleer tesislerinin İsrail’in istediği gibi tamamen kapatılmasının mümkün olamayacağını zira öğrenilmiş teknolojinin geri dönüşü olmayacağını belirtti.

Rice’ın tepki toplayan seslenişin ardından New Jersey Senatörü (Demokrat) Robert Mendendez kendi yönetiminin İran politikasını yerden yere vurdu. Mendendez, “İsrail’in düşmanları veya kendi siyaset arkadaşlarım beni korkutamaz. Oy hakkım olduğu sürece İran’ın nükleer kapasiteye sahip olmasını tamamen engelleyeceğim çünkü kısıtlamaların yeterli kalmaması durumunda nükleer bomba yolu açılır, bu da bize askeri tepki vermek dışında seçenek bırakmaz,”dedi. Bu sözlerinden sonra Senatör, Netanyahu’nun salı günkü konuşması için “Kendisine memnuniyetle Kongre’de eşlik edeceğim,” dedi.

Mendendez Kongre’de sunulacak tasarıların en büyük destekçilerinden. Tasarılar nükleer uzlaşmaya varılamaması durumunda ek yaptırımlar ön görüyor. Obama böyle bir durumda veto gücünü kullanacağı için AIPAC aktivistleri veto gücünü bertaraf etmek için senatörlerden 67 imza toplamaya çalışıyor.

VE BEKLENEN KONUŞMA

Konuşmasına her iki partinin üyelerine ve özellikle Obama’ya teşekkür ederek başlayan Netanyahu, İsrail’in güvenliği için sağlanan askeri yardımların İsrailliler için hayati önemine vurgu yaptı.

Hemen İran tehdidi konusuna girerken Netanyahu henüz geçen hafta nükleer pazarlıklar sürerken İran’ın maket Amerikan gemisine karşı yaptığı askeri tatbikattan bahsetti. Netanyahu’nun “IŞİD ile mücadele ediyor diye İran’ı dostunuz sayamazsınız, Düşmanınızın düşmanı yine düşmanınızdır,” sözleri ayakta alkışlandı.

İran ile uzlaşılmaya yakın olan anlaşmada  tek bir nükleer tesisin yıkılmayacağı ve santrifüjlerin olduğu gibi kalacağını belirten Netanyahu, nükleer bomba geliştirmek için bir yıldan az bir sürenin yeteceğini söyledi. Netanyahu, gözetmenlerin ihlalleri raporlamakla kalıp engelleyemediklerinin altını çizerek, İran’ın ileride nükleer bomba geliştirmiş Kuzey Kore’den farkı kalmayacağını belirtti. Altyapının olduğu gibi kalmasının tehlikesi yanında yaptırımlarda bir gevşetmeye gidilmesinin daha da tehlikeli bir durum yaratacağından söz eden Netanyahu, İran’ın nükleer silah elde etmek istediğinden hiç şüphesi olmadığının ve bunun Ortadoğu’yu nükleer bir kabusa çevireceğinin altını çizdi. Netanyahu, İran’dan bölgedeki ülkelere saldırılarını durdurmasını, küresel terörizmden desteğini çekmesini ve İsrail’i yok etme tehdidinden vazgeçmesini talep etti. Obama Yönetimi’nin ‘hiç yoktan daha iyi’ dediği anlaşmanın şu haliyle çok daha kötü olduğunu ve hiçbir anlaşma olmamasını tercih ettiğini belirten Netanyahu kısıtlamalara devam edilmesinin öneminin altını çizerek İsrail’in sevmese de en azından yaşayabileceği bir anlaşma istedi. 

NETANYAHU GEZİ ÖNCESİ AĞLAMA DUVARI’NDAYDI

Netanyahu geziden önceki gece Ağlama Duvarı’na yaptığı ziyarette zamanlamaya dikkat çekerek, “Purim Bayramı’nda nasıl eski Pers İmparatorluğu’nda Yahudiler yok edilmek istendiyse, şimdi yine aynı Pers topraklarında başka bir rejim bu sefer atom bombalarıyla Yahudi Devleti’ni yok etmek istiyor” dedi. Netanyahu, Obama’ya olan saygısına vurgu yaparak, ilişkilerin bu tür anlaşmazlıkların üstesinden gelebileceğine inandığını söyledi. Netanyahu sözlerine, “Sorumluluğum yalnızca İsrail Devleti’nin değil tüm dünya Yahudilerinin geleceğinden endişe etmemi gerektiriyor, Kongre’ye yapacağım tarihi konuşma tüm İsrailli vatandaşlarımın olduğu gibi tüm Yahudiler adınadır” şeklinde son verdi. CNN’e konuşan Demokrat Partili Dianne Feinstein, “Netanyahu beni temsil etmiyor” diyerek, İsrail Başbakanı’nın açıklamalarının ‘küstahça’ olduğunu söyledi. Buna rağmen Feinstein Netanyahu’nun Kongre’deki oturumuna katıldı.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın