Tarihin tekerrür etmemesi bizim elimizde: Tişa BeAv

Tişa BeAv, Yahudi takvimindeki en acı ve en kederli gündür. Tişa BeAv’da Yeruşalayim kaybedilmiş, Tanrı’nın Yüce Varlığı’nı bu dünyada barındıran, I. ve II. Bet Amikdaş yıkılmıştır. O gün, Yahudiler anavatanlarından sürülmüş ve Diaspora (Galut) başlamıştır. Bu, her Yahudi’nin, yarasını taze olarak içinde taşıdığı, benzersiz bir acıdır.

Tarihin tekerrür etmemesi bizim elimizde: Tişa BeAv

Bu acıyı, Bet Amikdaş’ların yıkıldığı Tişa BeAv günündeki ruh halimiz, hareketlerimiz ve tuttuğumuz oruç ile daha derinden hissederiz. 

Tişa BeAv Orucu,  8 Av akşamı güneşin batışıyla başlar. (Bu yıl, 4 Ağustos Pazartesi gün batımında) Oruç 9 Av akşamı, yıldızların çıkmasıyla son bulur (Bu yıl 5 Ağustos Salı akşamı üç yıldız çıktıktan sonra)

Bilgelerimiz “Kendi zamanında Bet Amikdaş’ın yeniden kurulduğunu görmeyen her nesil, sanki Bet Amikdaş kendi zamanında yıkılmış gibi kabul edilir ” der.

 İki Bet Amikdaş’ın da yıkılması kademeli bir şekilde, adım adım gerçekleşirken, bunun durdurulması, değiştirilmesi her adımda, insanlar Tanrı Yolu’na döndükleri takdirde mümkündü.

Tarihte bu döneme iz bırakan trajik olaylara bakıp bunu bir uyarı, uyanış için bir alarm saati gibi alıp ona göre davranışlarımızı içtenlikle gözden geçirmeliyiz. Eğer bu felâketlerin yaşandığı dönemdeki atalarımızdan daha farklı bir seviyede olsaydık, Tapınak şu ana kadar Yeruşalayim’de kurulmuş olurdu ve o zaman bu günde oruç tutmazdık.

Kurulacağı vaad edilen, Tişa BeAv’dan önceki Şabat’ta her Yahudi’ye görüntüsü gösterilen III.Bet Amikdaş’ın kurulabilmesi için, Tanrı; kendimize dönmemizi, hayatımızı gözden geçirmemizi, özümüzle bir olmamızı bekliyor. İşte o zaman bu yas ve oruç günlerini mutluluk ve bayram günleri olarak kutlamaya başlayabileceğiz.

 

Oruç Nedir/ Ne Değildir

 

Oruç, sadece geçmişte yaşanan olayları hatırlamak için değildir.

Oruç, sadece yememek içmemek ve günün yasaklarına harfiyen uymak değildir.

Orucun amacı, bedenimize acı çektirmek değildir.

Oruç, bir amaç değil, bir araçtır.

Oruç, bizim belli bir ruh haline ulaşabilmemiz için bir araçtır.

Zamanının lineer değil, spiral olduğunu kabul eden Yahudilikte, tarihte aynı günler, olayların meydana geldiği zamanla aynı özellikleri taşır. Bu günler dua için, duaların kabulü için çok elverişli günlerdir. Oruç tutmak, fiziksel dünyadan uzaklaşıp, spiritüelliğe yoğunlaşmak için bir araçtır.

Oruç günleri,  cemaati dua için bir araya getirir, birliğin gücü ile dua etmek için bir araçtır.

 Oruç günleri, kişinin tarihte o gün yaşanan olaylara yoğunlaşması, o gün ile bu gün yaşananlar arasında bir bağ kurması ve bu bağın içinde kendisinin nerede olduğuna odaklanması için bir araçtır.

Oruç günleri, kişinin kendi içine dönmesi, samimiyetle ve dürüstlükle kendi iç muhasebesini yapması ve hayatına farklı bir açıdan bakabilmesi ve hareketlerini, yaşamını kendi içine, kendi özüne, Tanrı’ya daha yakın olacak şekilde ayarlayabilmesi, cenneti yeryüzüne indirebilmek için neler yapabileceğine yoğunlaşması için bir araçtır.

Yahudi tarihinde Tişa BeAv- 9 Av günü  

Kral Şlomo tarafından inşa edilen ve Şehina’nın (Tanrı’nın Nur’unun, Kutsal Varlığı’nın) ikamet ettiği I.Bet Amikdaş, M.Ö 586 (bazı kaynaklara göre M.Ö 423) yılının 9 Av günü, Babil Kralı Nebukadnezar tarafından ateşe verilip yıktırılır.

 II. Bet Amikdaş,(M.S 68 veya 70 ),İmparator Titus liderliğindeki Romalılar tarafından tahrip edilir.

İsrailoğulları, Tanrı’nın kendilerine vaat etmiş olduğu Kenaan Ülkesi’ne gitmeden, bu toprakların verimliliğinden ve güvenliğinden emin olmak için yollanan on iki casustan on tanesi, İsrail halkına gerçekleri, kendi yorumları ile yönlendirerek iletir (Bamidbar 13:27-28; 33) . Casuslar, bu şekilde sanki İsrailoğulları’na oradaki devler tarafından alt edilecekler ve kurtulamayacaklar mesajını verir.

Sadece diğer iki casus, Kalev ve Yeoşua, ısrarla ülkenin Tanrı’nın söz verdiği şekilde fethedilebileceğini savunur. Kalev ve Yeoşua yerine, diğer on casusun dediklerini dikkate alan halk, umutsuzluğa kapılır ve bütün gece ağlar (Bamidbar :14:1).

Tanrı, sebepsiz boş yere ağlayan halkına, o günün, 9 Av gününün, tüm nesiller için, ağlama sebebi olan bir gün olarak sabitleneceğini bildirir.

 Bar Kohba isyanı sırasında Yahudi direnişinin son kalesi olan Betar, Romalılar’ın eline geçer (M.S 135).

 Betar düştükten tam bir yıl sonra ( M.S.136), Yahudilerin en kutsal yerleri olan Bet Amikdaş ve Yeruşalayim, Romalılar tarafından bir tarla gibi dümdüz edilir ve Aelia Capitolina adını verdikleri putperest bir şehir haline getirilir.

 1492 yılında İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe Isabella, Yahudilerin ülkeden sürülmesini emreden bir bildiri yayınlar. Bu bildiriye göre, dört ay içinde tüm Yahudiler toparlanıp ülkeyi terk etmelidir. İsrailoğulları’nın, İspanya topraklarından çıkmaları için verilen mühletin son günü, 9 Av’dır.

Tarihçiler, II. Dünya Savaşı ve Holokost’un, I.Dünya Savaşı’nın başlattığı sürecin bir sonucu olduğunu savunur. I.Dünya Savaşı’nın başlama tarihi ise,1914 yılı ve 9 Av günüdür.

Tişa BeAv’dan önceki Cumartesi – ‘ŞABAT HAZON’

 

Tişa BeAv’dan önceki Şabat  (bu yıl 2 Ağustos Cumartesi), Şabat Hazon-Vizyon Şabat’ı- adıyla anılır. Bu isimle anılmasının bir sebebi, Tişa BeAv(9 Av)’a en yakın Şabat’ta okunan Devarim Peraşası’nın aftarasının ‘Hazon Yeşayau’ (Yeşayau’nun gördüğü vizyon) kelimeleriyle başlamasıdır. ( Yeşayau 1:1-27)

Berdiçev’li Rabbi Levi Yitzchak, Şabat Hazon-vizyon Şabat’ı ismine farklı bir yorum getirir. Buna göre, Tanrı, Şabat Hazon’da, her Yahudi’ye, III. Bet Amikdaş’ın görüntüsünü, vizyonunu gösterir.

Onu ancak, biz hazır olduğumuzda bize verecektir.  Ne kadar güzel ve özel bir hediyenin hazır bizi beklediğini sürekli hatırda tutabilmemiz için de, zaman zaman bu özel hediyeyi bize göstermektedir.

Tanrı, bizim bu hediyeyi almaya hazır olmamızı bekliyor. Bunun için kendimizi ve etrafımızdaki dünyayı geliştirmek için istikrarla çabalayıp, elimizden geleni, hatta daha fazlasını yaparak, iç rahatlığıyla babamıza artık hediyeyi almak için hazır olduğumuzu göstermeliyiz.

Tişa BeAv orucunu kimler tutar?

Her Yahudi, Tişa BeAv’da oruç tutmakla yükümlüdür.  Hamile ve süt veren kadınlar ancak doktor kontrolünde ve bebeğe zarar vermeyecek şekilde oruç tutabilirler.

Tişa BeAv Yasakları

 

1) Yemek yenilmez, hiçbir içecek içilmez.

2) Yıkanılmaz. Sıcak veya soğuk suyla ferahlama amaçlı yıkanılmaz. Sadece vücudun kirlenen bir bölümü olursa, o kısım yıkanabilir.

3) Vücuda krem, losyon gibi ferahlatıcı şeyler sürülmez.

4) Deri ayakkabı giyilmez.

5) Eşler arası temasta bulunulmaz.

6) Güzel kokular, esans, kolonya koklanmaz.

7) Herkesin görebileceği şekilde sigara içilmez.

8) Selamlaşılmaz. Fakat karşımızdaki kişi “Şalom” derse, ona daha alçak bir sesle karşılık verilebilir.

9) Yeni kıyafetler giyilmez. Yeni olmasa bile güzel kıyafetler giyilmez. Yeni yıkanıp ütülenmiş giysiler giyilmez.

10) Tora öğrenilmez. Sadece Bet Amikdaş’ın yıkılması, Tişa BeAv ile ilgili olan bölümler ve Musar (Yahudi ahlak kuralları), Kinot (Ağıtlar)  okunabilir.

11) Müzik dinlenmez.

12) Öğlene kadar iş yapmama âdeti vardır.

13) Öğlene kadar normal yükseklikte bir sandalyede oturmama, yerde veya alçak bir taburede oturma âdeti vardır.

14) Oruç günlerinde fazladan tzedaka(bağış verme) âdeti vardır.

15) 10 Av günü öğlene kadar tıraş olunmaz ve et yenmez.

Tişa BeAv’da okunan Megilat Eha- Eha Kitabı

8 Av akşamı (bu yıl 4 Ağustos Pazartesi akşamı) sinagogda ( sinagoga gelemiyorsa evde ) Kutsal Kitap -Tanah’ın, Ketuvim-Yazıtlar kısmından  ‘Ağıtlar- Megilat Eha- Yeremya’nın Mersiyeleri’ gibi farklı isimlerle anılan bölüm okunur. Bu Megilat, Yeruşalayim’in ve Kutsal Tapınak Bet Amikdaş’ın yıkılışını, sürgün ve bu yıkımın sonuçlarını şiirsel ve duyarlı bir şekilde anlatır. Genelinde bir yas havası taşıyan Megilat Eha’da, aynı zamanda Yahudiliğin özünü oluşturan geleceğe umut ve Tanrı’ya güven de göze çarpar.

Megilat Eha, beş bölümden oluşur. Bunların ilk dört bölümü akrostiş olarak yazılmıştır. Satır başlarındaki harfler, İbranice alfabesindeki harfleri sırasıyla içerecek şekilde düzenlenmiştir. Sadece üçüncü bölümde, yine akrostiş olarak ama bu sefer her İbranice harf yine sırasıyla ard arda üç satırda tekrar edilecek şekilde düzenlenmiştir.

Zannedilenin aksine, Megilat Eha,  Bet Amikdaş yıkıldıktan sonra değil, yıkılışından yıllar önce,  Tanrı tarafından Yeremya Peygamber’e yazdırılır. Bu şekilde Tanrı, Yahudi halkına, gelecekte olacakları yıllar öncesinden haber verip, onlara kendi iç muhasebelerini yapmaları, günahlarından pişmanlık duyarak Tanrı’ya dönmeleri ve Tanrı’nın onları affetmesi için bir fırsat vermek ister.

Yeremya’nın görevi, gelecekte olacakları haber vererek İsrailoğulları’nı uyarmak, yaşam tarzlarını değiştirmezlerse onları yıkım ve sürgünün beklediğini tekrarlamak ve kurtuluşun ancak Tanrı’ya dönüş ile mümkün olacağını vurgulamaktı. Fakat Yahudiler, yaşam biçimlerini gözden geçirmeyi ve özlerine dönmeyi reddeder ve Tanrı tarafından gönderilen Yeremya peygamberi, yalan felaket habercisi diye ciddiye almaz, yazdığı kehanetleri de yakar.

Bilgeler, Eichah ve Ayecha kelimeleri arasındaki benzerliğe dikkat çeker. Megilat’nın ismi Eha- İbranice ‘Eichah- Nasıl!’ ile Bereşit kitabında yasak meyveyi yedikten sonra utancından saklanan Adam’a Tanrı’nın seslenmesi: “Ayecha- Neredesin?”

Yeremya  “Eichah- Nasıl! Bunlar, bu felâketler Nasıl olabildi!” diye ağıt yakarken, halkın başına gelen felâketlerin sebebi, aynen Ganeden’de Adam’ın yapmış olduğu gibi, Yahudi halkının da Tanrı’dan uzaklaşmaları ve umursamazlık idi.

Eğer bir gün biz de “Eichah- Nasıl, bunlar Nasıl başımıza gelebildi” demek istemiyorsak, bugün her birimiz kendi kendimize sormalıyız: “Ayecha- Neredesin? Tanrı ile ilişkinde, Tanrı’nın İstekleri doğrultusunda yaşamakta, Tanrı’yı dünyamıza getirmekte….Neredesin?”

 

-------------------------------------------------------------

 

Adım Adım Tişa BeAv -5774-2014

 

4 Ağustos Pazartesi ( 8 Av ) – Gün ortasından itibaren, Tişa BeAv ve Tapınakların yıkılması kısımları hariç, Tora okuma yasağı başlar.

Öğleden sonra duası Minha’ da,(ve diğer bütün Tişa BeAv duaları sırasında) yakarış duaları Tahanunim yapılmaz.

Güneş batmadan öncesine kadar yenilen yemek, birçok çeşitten oluşan zengin bir yemek değildir ve et ile şarap içermez. Geleneksel olarak tek çeşit yemek, mercimek yenir. Bu yemeğe Seudat Amafseket-yemek yemeyi kesme öğünü adı verilir.

Yemek bittikten sonra, kafasında orucu kabul etmemiş bir işi, karnı hala açsa güneş batana kadar yemek yiyebilir.

Gün batımı ile bütün Tişa BeAv kurallarının uygulanmasına başlanır.

4 Ağustos Pazartesi- Akşam Duası

Dua sırasında sinagoglar çok az aydınlatılır, Sefer Toralar’ın yerleştirildiği dolap Ehal Ha-Kodeş, siyah örtülere bürünür. Ehal Ha-Kodeş’in önündeki perde- Parohet ters çevrilir.

Hazan, kederli bir ses tonuyla, bir matem havasında Yeremya’nın Mersiyelerini okur. Bet Amikdaş’ın yıkılışından beri geçen süreyi söylerken sinagogdaki tüm ışıklar söndürülür. Sadece Hazan’ın yanında ufak bir ışık bırakılır.

5 Ağustos Salı- Sabah

Tişa BeAv sabahı, yataktan kalkınca eller her günkü gibi Netila ile ama su, ellerin sadece parmakların ilk eklem yerine gelecek şekilde yıkanır. Eller yıkandıktan sonra parmaklar ıslakken gözler temizlenir. Ağız, hiçbir şekilde çalkalanmaz.

Sabah berahaları- Birkot Aşahar bölümünde:

 

* Bu gün, deri ayakkabı giyilmediği için,

 “Baruh Ata Ad. Elo-enu Meleh Aolam Şeasa Li Kol Storki- Kutsalsın Sen Tanrı’mız, Evrenin Kralı, bütün ihtiyaçlarımı karşılayan” kısmı söylenmez.

 

*Bugün sabah duası sırasında, gurur ve mutluluğumuzun sembolü, her hafta arası sabah duası sırasında takılan Tefillin ve Tallit kullanılmaz ama Tallit katan (tzitzit) giyilir.

Oruç tutan Sefaradlar, Amida duasına Anenu kısmını ekler. “Cevap ver bize Baba’mız, bu oruç gününde bize cevap ver…”(Sidur Kol Yaakov s.132)

5 Ağustos Salı- Minha

Öğleden sonra duası sırasında,  Tallit giyilir ve Tefillin takılır.

Sefer Toralar’ın yerleştirildiği dolap Ehal Ha-Kodeş’in siyah örtüsü çıkarılır. Sinagog, normal şekilde aydınlatılır.

Gün ortasından itibaren - Tişa BeAv’la ilgili kısıtlamalar hafiflemeye başlar.

5 Ağustos Salı akşamı gökte üç yıldız görülünce oruç son bulur. Yemek yemeden önce netilat yadayim yapılır. Sabahkinden farklı olarak bu sefer su, bütün eli kaplayacak şekilde, ama beraha söylenmeden yapılır.

Bet Amikdaş 9 Av günü öğleden sonra ateşe verilmişti, ama yanması 10 Av günü boyunca devam etmişti. Bu yüzden, et yeme ve şarap içme, tıraş olma konusundaki yasaklar, 10 Av öğlene kadar(bu yıl 6 Ağustos Çarşamba öğlene kadar) devam eder.

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amaçıyla The Jewish Book of Why, El Gid Para El Pratikante(Gözlem),Kutsal Kitap, Gateway to Judaism, The Five Megilloth, Sacred Seasons, Bamidbar(Gözlem), Devarim(Gözlem), Yahudilik Ansiklopedisi (Gözlem) kitapları ve www.chabad.org, www.jsn.info.com, www.torah.org, www.ou.org, judaism.about.com, www.jewfaq.org, www.ttidbits.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için, yas dönemi ve oruç ile ilgili yasaklar ve kısıtlamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın