Hüzün dolu bir dönemin başlangıcı: ŞİVA ASAR BETAMUZ - 5774 -2014

Tamuz ayının 17’si (Şiva Asar BeTamuz), İsrailoğulları için çok önemli ve çok hüzünlü bir gündür; bu gün başlayıp birbiri ardına gelen felaketler, Kutsal Tapınak Bet Amikdaş’ın yıkılmasıyla sonuçlanır.

Hüzün dolu bir dönemin başlangıcı: ŞİVA ASAR BETAMUZ - 5774 -2014

Yahudilerin kaderini günümüze kadar etkileyen trajik olayların anısına, 17 Tamuz günü (bu yıl 15 Temmuz Salı), Şiva Asar Betamuz orucu tutulur.

 

Şiva Asar BeTamuz orucu, 15 Temmuz Salı sabah gün doğmadan başlar ve aynı günün akşamı yıldızların çıkmasıyla son bulur. 

Yahudi takvimi, neşeli bayramlar ve kutlamaların yanı sıra, unutulmaması gereken acı olayları ve ulusal yas günlerini de belirtir. Bu yıl 15 Temmuz Salı (17 Tamuz ), üç hafta sürecek olan hüzünlü bir döneme girilir. ‘Ben Ametzarim-kısıtlamalar arası’ olarak adlandırılan bu yas ve iç gözlem dönemi, bir oruç günüyle başlar:  ‘Şiva Asar Be’Tamuz-17 Tamuz orucu’ ve yine bir oruç günüyle sona erer: ‘Tişa Be’Av- 9 Av orucu.’

Yahudi tarihinde, Şiva Asar BeTamuz günü yaşanan acı olaylar

Mişna’ya gore (sözlü Tora),Tamuz ayının 17’si, İsrailoğulları’nın tarihinde birçok felakete sahne olmuştur. Bu günde gerçekleştiğine inanılan olaylar: 

Moşe Peygamber, Yahudi halkının altın buzağıya taptığını görünce, 10 Emir Tabletleri’ni kırar.

Yahudiler Mısır’dan çıktıktan yedi hafta sonra, Sina Dağı’nda, onlara 10 Emir’i söylemeye başlayan Tanrı’nın Yüce Varlığı ile karşı karşıya gelir (Şavuot). Halk, şahit olduğu bu İhtişam’ından son derece korkar. Bunun üzerine, Moşe Peygamber’e, Tanrı’nın Emirleri’ni, kendisinin teslim almasını ve halka bizzat anlatması için yalvarır. Bunun üzerine, Moşe Sina Dağı’nda, yazılı ve sözlü Tora’yı almak üzere Tanrı ile buluşur.

Kırk gün ve kırk gece sonunda, Moşe, 10 Emir’in yazılı olduğu tabletleri alıp Sina Dağı’ndan indiğinde, halkın, kendilerine bir altın buzağı yapıp, ona taptıklarını görür ve 10 Emir Tabletleri’ni kırar.

Babillilerin Yeruşalayim kuşatması sırasında, Kutsal Tapınak’ta sürekli yapılan kurbanlar, kurbanlık hayvan bulmanın imkânsızlığından dolayı durdurulur.

Kumandan Apostemos Kutsal Tora’yı yakar.

Helen Kralı Antiohos Epifanes, Kutsal Tapınak’a Zeus’un heykelini yerleştirerek tapınağın kutsallığını murdar eder.

Romalılar, uzun bir kuşatmadan sonra, Yeruşalayim’in surlarında gedik açmayı başarır. Bu olay sonucunda, tam üç hafta sonra, 9 Av-Tişa Beav’da II. Bet Amikdaş yıkılır.

Binlerce yıl önce olmuş bitmiş olaylar için neden modern dünyamızda hala oruç tutuyoruz?

Oruç tutmanın amacı, kalpleri harekete geçirerek pişmanlığa açmak ve bu sayede kendi özüne, Tanrı Yolu’na dönüşü sağlamaktır.

 Oruç günlerinde; neden böyle bir oruç günü olduğunu hatırlamak, anlamını kavramak ve bu oruç zamanını doğru amaç için, iç muhasebesi yapıp kendi özüne dönüş için kullanmak gerekir.

Rambam’a göre hepimiz, geçmiş nesillerde yaşanmış olan bu üzücü olayların sorumluluğunu paylaşıyoruz.

I.Bet Amikdaş’ın yıkılmasının sebeplerinin en önemlileri, o neslin Tora’daki mitsvaları yerine getirmemeleri; getirseler bile gereken şevki göstermemeleri, puta tapmaları, adam öldürmeleri ve cinsel ahlaksızlıktı.

II. Bet Amikdaş’ın yıkılma sebebi ise, o nesildeki sebepsiz nefret (sinat hinam) idi. Ayrıca insanların kibri, başarılarının kendi çabaları ve yetenekleri sonucu gerçekleştiğine inanmaları, her şeyin Tanrı’dan geldiğini unutmaları da, II. Bet Amikdaş’ın yıkılma sebeplerindendi.

I.Bet Amikdaş dönemindeki günahları işleyen nesil, 70 yıl sonra kurtularak tekrar Bet Amikdaş’ı inşa etmişti. Ancak, kibir ile sebepsiz nefret, Tanrı tarafından ne kadar ciddi boyutta bir suç olarak kabul edilmektedir ki, o kibir ve nefretin nesli hala kurtuluşun gelmesini beklemektedir.

Yeruşalmi Talmudu’nda (Yoma Bölümü) belirtildiği gibi, bilgeler; “Kendi zamanlarında III. Bet Amikdaş’ın kurulmadığı her nesil, sanki Bet Amikdaş o nesilde yıkılmış gibi kabul edilir,” der.

 Buna göre, her Yahudi, kendi kişisel Bet Amikdaş’nı kurmak, Tanrı’nın Yüce Varlığı’nı Şehina’yı, kendi içinde barındıracak seviyeye gelmekle yükümlüdür. Ancak Tora öğrenimi ile kişi kendi Bet Amikdaş’ını ‘kendi içinde’ kurarak, kendini yeniden yapılandırabilir ve bu şekilde dünyaya mükemmelliği getirme yolunda kendisine düşen adımı atabilir… Bunun için hiçbir zaman ve yaş çok geç değildir, samimiyetle istendiği takdirde kendi özüne, Tanrı’ya dönüş her zaman mümkündür.

Şiva Asar BeTamuz orucunu kimler tutar?

Bu tarihte gerçekleşen acı olayların anısına, 'sağlığı elveren' ve bar/bat mitsva çağına gelmiş her Yahudi, Şiva Asar BeTamuz orucunu tutar. Oruç tutmaktan muaf olan kişiler de sadece temel ihtiyaçlarını giderecek şekilde yer, güzel ve lezzetli yemekler yemez.

Oruç,  (bu yıl 15 Temmuz Salı)  sabah gün doğmadan başlar, Pazartesi akşam yatana kadar yemek içmek serbesttir.

Şiva Asar Betamuz orucunda, Tişa Beav’da yasak olan yıkanmak, orucu bozmayacak şekilde (86gramdan az bir suyla) ağzı çalkalamak, deri ayakkabı giymek yasak değildir.

Şiva Asar BeTamuz ile başlayan  ‘Üç Haftalık Yas Dönemi’

Yahudi takvimine göre Tamuz ayının 17’si, İsrailoğulları için çok acı bir dönemin başlangıcıdır. Kutsal Tapınak Bet Amikdaş’ın yıkılmasıyla sonuçlanan olaylar, bu tarihte başlar. Bu tarihten itibaren, Tişa BeAv’a (9Av= bu yıl 5 Ağustos Salı akşamına) kadar, üç hafta süren ve gittikçe yoğunlaşan bir yas dönemi başlar.

Yahudi bilgelerin inancına göre, bu üç haftalık dönemde Kutsal Tapınak Bet Amikdaş’ın yıkılışının yasını samimi olarak tutan kişiler, III. Bet Amikdaş’ın kurulduğu günü görmeye hak kazanacaklardır.

İki Bet Amikdaş’ın da yıkılması kademeli bir şekilde, adım adım gerçekleşirken, bunun durdurulması, değiştirilmesi her adımda, insanlar Tanrı Yolu’na döndükleri takdirde mümkündü.

Bu yas günleri nasıl bayram günlerine dönüşebilir?

Tarihte bu döneme iz bırakan trajik olaylara bakıp bunu bir uyarı, uyanış için bir alarm saati gibi almalıyız. Buna göre davranışlarımızı içtenlikle gözden geçirip

Tanrı Yolu’na döndüğümüzde, bu günlerin üzerindeki yas damgası kalkacak, bu günler, Zeharya Peygamber’in dediği şekilde mutlu bayram günlerine dönüşecektir. “Yüce Tanrı diyor ki: ‘Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları, Yahudi halkı için sevinç, coşku dolu mutlu bayramlar olacak. Bu nedenle gerçeği ve barışı sevin.” (Zeharya 8:19)

 ‘Üç Haftalık Yas Dönemi’nin önemli günleri

!) 15 Temmuz Salı- 27 Temmuz Pazar akşamı- yas döneminin ilk ve nispeten daha hafif olan bölümü.

2) 27 Temmuz Pazar akşamı (Roş Hodeş Av)- 2 Ağustos  Cumartesi akşamı- 

 27 Temmuz Pazar akşamı, Roş Hodeş Av, Av ayının başlangıcıdır. Bu günden itibaren, kişi, daha az neşeli olmalı, I. ve II. Bet Amikdaş’ın yıkılmasından dolayı tuttuğu yasın yoğunluğunu artırmalı, ilk dönemin yasaklarına ek olarak daha ağır bir matem havasına girmeli, davranışlarını da buna göre düzenlemelidir.

Ayın bu kısmı, tehlikeye açık günler olduğundan, riskli davranışlardan kaçınmalıdır.

Roş Hodeş Av’dan itibaren et yememe ve şarap içmeme âdeti vardır. Berit Mila ve Pidyon Aben gibi mitsva ziyafetlerinde et yenip şarap içilebilir.

3) 2 Ağustos Cumartesi akşamı- 5 Ağustos Salı akşamı (Tişa BeAv)-

Türk Musevi Cemaati’nin geleneklerine göre, Tişa BeAv haftası, (bu yıl 2 Ağustos Cumartesi akşamı ile 5 Ağustos Salı akşamı arası) matemle ilgili daha ağır bir süreç başlar. Bu dönemde daha sıkı yas kuralları uygulanır.

Bu dönemde et yemek ve şarap içmek yasaktır. Fakat Berit Mila ve Pidyon Aben gibi mitsva ziyafetlerinde et yenip şarap içilebilir.

Şiva Asar BeTamuz ile başlayan ve gittikçe yas oranı artan ‘Üç Haftalık Yas Dönemi’

Bu dönemde:

Düğün yapılmaz, eğlenceler düzenlenmez.

Yeni bir kıyafet giyilince veya yeni bir meyve yenilirken söylenen Şeeheyanu berahası söylenmez. Şeeheyanu berahası “bizleri bugünlere eriştirdiği için” Tanrı’ya şükrettiğimiz bir duadır. Acı olayların yaşandığı bu döneme uygun kaçmadığı için söylenmez

İstisnalar:

Hamile veya hasta bir kişinin canı yeni bir meyve çekerse, bu meyve kendisine verilir ve Şeeheyanu berahasını söyler.

Tişa Beav’dan sonra bulunamayacak bir meyve söz konusuysa, Şeeheyanu berahası söylenebilir. Bu meyveyi, Şabat günü içinde yiyip, berahayı bu şekilde söylemeye gayret edilir.

 Berit Mila ve Pidyon Aben törenlerinde Şeeheyanu berahası söylenebilir.

Yeni kıyafet ve ayakkabı alınmaz.(Ancak Tişa BeAv’dan sonra bulunamayacak özel bir ürün, indirim söz konusu ise alınır, ama Tişa BeAv sonrasına kadar giyilmez. Tişa BeAv’da kullanılmak üzere lastik veya bez ayakkabılar satın alınabilir, yeni bile olsalar, giyilebilir.)

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, Ascending Jacob’s Ladder, Gateway to Judaism, Tevrat, El Gid Para El Pratikante(Gözlem) kitaplarından ve www.chabad.com, www.torah.org,www.torahtots.com, www.ou.org, www.ahavat-israel.com, www.jsn.info.com, www.betemunah.org ,www.meaningfullife.com sitelerinden, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla derlenmiştir. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için, yas dönemi ve oruç ile ilgili yasaklar ve kısıtlamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın