PURİM

5773-2013 Yahudi takvimindeki en neşeli ve en eğlenceli bayramlardan olan Purim, 14 Adar -bu yıl 24 Şubat Pazar- günü kutlanıyor.

PURİM

Adar kadar neşeli bir ay yoktur. Hahamlarımıza göre: “Av (ayı) girdiğinde neşenin azalması gibi, aynı şekilde; Adar (ayı) girdiğinde neşe artırılır”(Talmud-Taanit 29a). Adar ayı, üstü kapalı bereket açısından zengindir.  Sadece Purim günleri değil, Adar ayının tümü neşelidir. Adar ayı için Megila’da şöyle denir: “Onlar için kederden sevince, matemden bayrama dönüşen ay” (Megilat Ester 9:22)

  

Maskeli balolar, ziyafetler ve bolca içki ile kutlanan neşeli bir bayram sayılan Purim’in bu kadar özel olmasının sebebi nedir?

 

Rabbi Abraham Twerski der ki, öncelikle, Purim mucizesi, doğaüstü bir olgu değildir. Her şey, ‘doğal’ sayılabilecek bir olaylar zinciri sonucu gerçekleşir. Kral Ahaşveroş verdiği partilerden birinde sarhoş olur, Kraliçe onun emirlerine karşı gelince saraydan uzaklaştırılır. Daha sonra güzelliğinden etkilenip Ester’i(Adasa), kendisine kraliçe olarak seçer. Ester, Yahudi kimliğini kraldan gizler. Antisemit olan ve Amalek soyundan gelen Aman, baş vezirliğe yükselir ve krallıktaki bütün Yahudileri bir gün içinde yok etmek için bir plan yapar. Bu günün hangi gün olacağına karar vermek için zarlar atarak bir tür kura çeker. (Purim=zarlar) Bu arada kralın kapı görevlisi olan, Ester’in amcası Mordehay, iki muhafızın krala suikast planladıklarını duyup Ester’e haber verir ve bu şekilde kralın hayatını kurtarır. Mordehay, kral tarafından, baş vezirin hiç hoşuna gitmeyecek kadar yüksek bir şekilde onurlandırılır. Kraliçe, Yahudi halkının bir bütün olup birlikte tuttukları üç günlük oruç ve dualar sonunda kralın huzuruna çıkar, Yahudi kimliğini açıklar. Kralın hayatını kurtaran Mordehay’ın, Ester’in ve kendi halklarının baş vezir tarafından öldürülme tehdidi altında olduklarını açıklar. Kral, baş vezir ve tüm ailesinin öldürülmesi emrini verir, Mordehay baş vezir konumuna getirilir, Yahudilere, düşmanlarını yok etme izni verilir.

Rabbi Twerski, bu olayların ilk bakışta normal bir saray politika ve entrikası gibi göründüğünü belirtir. Gerçekte ise, her olay, en ince detaylarına kadar Tanrısal müdahaleler sonucu gerçekleşmiştir. Bu da bizlere, doğal gibi görünen olayların her birinin aslında Tanrısal mucizeler olduğu mesajını vermektedir. Purim’i tam olarak idrak etmek, her ‘doğal’ olayı, Tanrı’nın bir mucizesi olarak kabul edip, takdir etmekle mümkün olabilir.

 

 

Purim’in bu kadar özel bir bayram olmasının bir başka sebebi de bir yoruma göre Tora’nın yeniden kabul edilmesidir. Ama Tora zaten Şavuot’ta kabul edilmemiş miydi?

Rabbi Twerski,Talmud’da belirtilen:  “Yahudiler Sina Dağı’nda Tora’yı kabul etmelerine rağmen, Purim mucizesinden sonra tekrar kabul ederler” (Shabbos 88a) bölümünü  şöyle açıklar.Yahudilerin Sina’da Tora’yı kabul etmeleri, doğaüstü mucizelere şahit olmalarından sonra ve yine doğaüstü mucizeler eşliğinde gerçekleşir (hasta olanlar iyileşir,körler görmeye başlar,sağırlar işitmeye başlar..vb).

Ondan sonra gelen nesiller, bu tarz mucizelerle karşılaşmadıklarından dolayı, inançlarını sorgulayabilirlerdi. Ama Purim’den sonra, ‘doğal’ olayların bile aslında birer mucize olduklarını idrak edip, Tora’yı da Tanrı’nın tartışmasız ve şüphesiz hükümdarlığının bir ispatı olarak kabul ederler.

Rabbi Yaakov Hillel, Gemara’da,Tanrı’nın Sina Dağı’nı kaldırıp İsrailoğulları’nın kafalarının üzerinde tutarak,Tora’yı kabul etmedikleri takdirde dağın onların üzerlerine kapanacağından bahsedildiğini belirtir.Der ki;burada akıl karıştıran bir ikilem vardır.Bir tarafta Yahudilerin Tora’yı alırken,ağız birliği edip “Naase venişma-yapacağız ve dinleyeceğiz” demeleri,diğer tarafta Tanrı’nın,  Sina Dağı’nı onların başlarının üzerinde tutup Tora’yı kabul etmeleri için ikna etmesi.Bu akıl karıştırıcı durum,bin yıla yakın bir süre,Ester ile Mordehay zamanına kadar devam eder.

Rabbi Hillel, Tanhuma Midraş’ında  burada hiçbir ikilem olmadığının  açıkça belirtildiğini vurgular. Yahudiler, Sina Dağı’nda “Yazılı Tora” yı hevesle kabul edip “yapacağız ve dinleyeceğiz” demişlerdi. Onların kabul etmekte zorlandıkları ise, ‘Sözlü Tora’ idi. Sözlü Tora’yı, Yahudiler ancak Mordehay ve Ester zamanında istekle ve gönüllü olarak kabul ederler. Rabbi Hillel, bunun ne kadar önemli olduğunun üzerinde durulması gerektiğini, çünkü Sözlü Tora olmadan Yazılı Tora’yı layığıyla uygulamanın mümkün olamayacağına dikkat çeker. Yazılı Tora’da açık olarak belirtilmeyen, sadece Sözlü Tora ile açıklanabilen ve tam olarak uygulanması gereken binlerce kural vardır. Dolayısıyla Yazılı ve Sözlü Tora, aynı bütünü teşkil eder. Yahudi Halkı Yazılı ve Sözlü Tora’yı Sina Dağı’ndan beri kabul edip uygulamışlardır. Ama Mordehay ve Ester zamanında, Purim’den sonra, ‘kendi istekleri’  ile kabul etmişlerdir.

Purim ile Hanuka bayramlarının benzer ve farklı yönleri nelerdir?

 

 İkisi de Tora’da yazılı olmayan, sonradan Rabiler tarafından eklenmiş bayramlardır. İkisinde de Yahudiler bağımsız değillerdi, ikisinde de zulüm altındaydılar, ikisinde de karşılarındakilere göre çok az sayıda ve kuvvette olmalarına rağmen, girdikleri savaşta mucizevî şekilde bir zafer kazanmışlardır.

Purim’de Yahudilerin fiziksel varlıkları tehdit altındaydı. Aman, çıkarttırdığı emirle, dinlerinin gereklerini yerine getirip getirmemeleriyle bağlantısız olarak, tüm Yahudileri toptan yok etme amacındaydı. Bu yüzden, Purim kutlamaları da daha fiziksel bağlamda, şaraplar, zengin ziyafetler(Seudat Purim), yiyecek hediyeleri (Mişloah Manot),ihtiyaç sahiplerine verilen hediyeler (Matanot Laevyonim) tarzında yapılır. Çünkü Purim’de, Yahudi halkının ‘fiziksel yokoluş’tan kurtulmaları kutlanır.

 Yahudi takvimindeki en uzun bayramlarından biri olan Hanuka ise, Yahudilerin ‘spiritüel bir yokoluş’tan kurtulmalarını simgeler. Yunanlılar, Yahudilerin ölmesini değil, Tora yolundan ayrılmalarını ve putperest olmalarını istiyordu. Bu yüzden Hanuka kutlamaları, Purim’den farklı olarak daha tinsel (spiritüel) bir şekilde, sekiz gece boyunca yakılan kandiller ve sekiz gün boyunca sabahları yapılan Allel dualarıyla gerçekleşir.

PURİM VE PESAH

Purim’de de Pesah’ta da bol şarap içilir. Bunların ne farkı vardır?

Purim’le ilgili olarak Talmud: “Arur Aman-Aman lanetlidir” ile “ Baruh Mordehay -Mordehay mübarektir” sözlerini ayırt edemeyecek duruma gelene kadar şarap içilmelidir”der (Babil Talmudu, Megilla 7b).

 Bu durum, bazen yanlış olarak   “Purim’de ille de sarhoş olmak gerek” olarak algılansa da, şarap içip uykulu bir havada olmak da aynı etkiyi yaratır.

Pesah’ta içilmesi gereken dört bardak şarap ise, kurtuluşun dört farklı ifadesini simgeler: “Sizi çıkaracağım”,”Sizi serbest kılacağım”,”Sizi özgürlüğe kavuşturacağım”,”Sizi Kendim’e Halk olarak alacağım” (Şemot 6:6-7)

Purim’de bu kadar şarap içilmesi, “Hester Panim- Tanrı’nın Gizli Yüzü” ile maskeli balolar, kimliklerin değiştirilmesi, karışıklık ve karmaşa ile bağlantılıdır.

Pesah’ta ise şaraplar, kurtuluşun farklı boyutlarına ve ince ayrıntılarına odaklanma amacıyla içilir.

Purim ve Pesah mucizelerinin farkı nedir?

Pesah mucizeleri büyük küçük herkesin gözü önünde, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek kadar aleni bir şekilde gerçekleşmişti. Gerek Mısır’da yaşanan on bela, gerekse Kızıl Deniz’in ortadan ikiye ayrılması, doğa kanunlarını yaratanın da değiştirenin de kim olduğunu açık olarak ortaya koymuştur. Pesah’ta doğa ve kuralları, Tanrı’nın isteği ile hem de insanların gözleri önünde değişmiştir.

Purim’de ise, doğa kuralları değişmemiştir. Her şey, olayların doğal akışı içinde gerçekleşmiştir. Burada Tanrı, Yüzü’nü gizlemiş, Yahudileri kurtarmak için gereken mucizeleri, doğa şartlarını değiştirmeden, gizli olarak yapmıştır. Bu yüzden Purim’de maskeli balolarda kıyafetler ardına gizlenilir, bu yüzden Megilat Ester’de Tanrı’nın Adı’na rastlanmaz.

 

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya konu hakkında fikir vermek amacıyla; Every Person’s Guide to Purim; Days of Joy; Ascending Yaakov’s Ladder; Mitzvot (Gözlem); Megilat Ester (Gözlem); El Gid para El Pratikante (Gözlem); Yahudilik Ansiklopedisi(Gözlem); Sidur kol Yaakov (Gözlem) kitaplarından, www.ou.org; www.chabad.org; sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.  Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın