Yazı dizimizi “Edirne’ye Geri Dönüş” ile sonlandırıyoruz

" />

Kaybolan Tarihimiz Edirne Yahudileri -5-

Yazı dizimizi “Edirne’ye Geri Dönüş” ile sonlandırıyoruz

Kaybolan Tarihimiz Edirne Yahudileri -5-

Sizlerle bir ay boyunca bu sayfalarda geçmişten günümüze Edirne Yahudi Cemaati’ni iyi ve kötü günleri ile paylaşmaya çalıştık. Burada anlattıklarımız görgü tanıklarından, kitaplardan o dönemlerden akıllarda yer tutmuş olayları ve kahramanları kapsadı. Kim bilir adını sayamadığımız daha ne kadar sayısız hayatlar, umutlar, aşklar vardı bir zamanların Edirne’sinde…  Bu son yazımızda Edirne cemaatinin gelişmesinde büyük önem taşıyan Alliance okullarından ve Edirne cemaat yapısından söz edeceğiz. Bu yazıdan sonra artık klavye sizde olacak. Siz de eğer Edirne’de halen hatırlanmaya değer anılar var diyorsanız bunları çevrenize aktarın, bize yazın, gelecek için harekete geçin. Ben de kendi adıma bu yazıyı bitirdikten sonra facebook’ta bir Edirneliler grubu açarak çalışmaya başlıyorum. Sosyal medyanın bu kadar hâkim olduğu bir zamanda hepimizin birer birey olarak aslında ne kadar güçlü olduğumuzu unutmayalım. Dilerim ki çabalarımız bu kadarı ile kalmaz, yakın zamanda büyüklerimiz de gereken onarım çalışmalarını sonuçlandırır ve hep beraber tarihimizi yerinde öğrenmeye gideriz.  Şimdi ise Murat 124 arabamıza binip no frost buzdolaplarının daha evlere girmediği, İstanbul-Edirne otoyolunun ve terminalin daha inşa edilmeyip yolun iki buçuk saate inmediği, toz toprak içinde hasretle zorlukların buluştuğu o yıllara son defa gidiyoruz. 

CEMAAT VE ALLIANCE OKULLARI

Alliance Israelite Universelle Örgütü 1860 yılında doğu ülkelerdeki cemaat bireylerinin vatandaşlık haklarını kazanmalarını sağlamaya yardımcı olmak üzere yardımcı olmuştur. İyi bir vatandaşlığın iyi bir eğitimle mümkün olabileceğini ilke edinen örgüt faaliyet gösterdiği ülkelerde cemaatin en iyi şekilde eğitim almasına, çağın gereklerini ayak uydurmasına ve Fransız eğitimine önem vermiştir. Alliance Edirne’de 1867 yılında bu amaçlarla  ilk olarak Talmud Torah Im Dereh Eretz (Saygıyla Öğrenilecek Talmud Tora)  isimli okulu açmıştır. Erkek-kız karma Alliance okulunun 1937 yılında kapandığı düşünüldüğünde Edirne Alliance’ın en uzun süre varlık gösterdiği şehirlerden biridir. O dönemde Edirne Yahudi Cemaati de Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en büyük cemaatlerden biriydi. Alliance varlık gösterdiği dönemde amaçları doğrultusunda bazı eksikliklere çözüm bulmayı amaçlamıştır. Bunlardan genç cemaat bireylerini ihtisas sahibi kişiler olarak yetiştirmek ilk amaçtır, bu yüzden de mesleki eğitim programlarına önem vermişlerdir. Bunun yanında Yahudilerin aydın birer vatandaşa dönüşmeleri için eğitimde sisteminde bir reformu da mutlak kılmışlardır. Alliance fakirliğin geri kalmışlıkta önemli bir ölçüt olduğunun farkına varmış, yangın, sel gibi afetlerden zarar görenlere ve sosyal yardım faaliyetlerine destek vermiştir. Her ne kadar Edirne’deki Alliance gelmeden önce eğitim seviyesi daha düşük iken cemaat görüntüsüne baktığımızda ise diğer cemaatlere göre Edirne cemaatinin o dönem hem maddi hem de kültürel açıdan zengin bir geçmişi olduğu inkâr edilemezdir. 1867 yılında açılan ilkokulun müdürlüğüne getirilen Mr Felix Bloch etkileyici kişiliği sayesinde okula olan ilgiyi kısa sürede arttırmış, daha sonra İstanbul’daki Kamondolar’ın Alliance okuluna tayin olmuştur. Osmanlı yönetimi okula sıcakça bakmış ve hatta maaşlarını kendileri ödedikleri bir Türkçe öğretmeni bile tayin ettirmişlerdir. Alliance Okulları Edirne’de 1884–1912 yılları arasında müdürleri Samuel Loupo eşliğinde parlak bir dönem geçirmişlerdir. 1913–1923 yılları arasında istikrarsız ortam ve savaşlardan Alliance okullarının da işleyişleri etkilenmiştir. 1923’te cumhuriyetin ilanı ile Alliance okullarını kapanmaya doğru götüren yeni bir dönem başlamıştır. 1924 yılında Alliance örgütünün Türkiye’de 9904 öğrencisinin okuduğu 28 ayrı okulu bulunmaktaydı. Alliance okulları cumhuriyet ile birlikte şekil ve içerik olarak arzu edilenin dışında kalmaktaydı. Yayınlanan genelgeler ile sene sonu sınavlarından, açılma kapanma tarihlerine ve eğitim kadrosuna kadar temel değişiklikler ve Fransızcanın da ek dil olarak okutulması Alliance’tan istendi. Bu dönemde Edirne’nin önemli gazetelerinden Paşeli gazetesi de yayınladığı makalelerde hem antisemit hem de Alliance karşıtı bir tutum belirleyerek Alliance’a olan tepkilerin artmasına yardımcı oldu. Gazete Alliance Okulu ile ilgili yorumunda “ politik vücuda batan, dikene benzer bir nesne” diye belirtirken bu tarz birçok ifadeyi günlük yazılarda kullanır olmuştu. Okulun son müdürü Mitrani’lerin Paris’e gittikten sonra evlerinin Yahudi karşıtı olaylar esnasında yağmalanması, bunun yanında okulun yaşadığı maddi ve manevi zorluklar ve cemaatin yaşadığı sıkıntılar da Alliance okulların Edirne’de kapanmasında etkin olmuştur. Bütün bu olumsuzluklara rağmen şu anda Edirne’de eski Alliance Okulu binasının en azından yine okul olarak bir liseye dönüştürülmesini gördükten sonra biz kez daha bu binaların ancak işlevsel tutulduğu taktirde hayata kazandırılabileceğini anlamış oldum. 

CEMAAT VE DERNEKLER

Edirne Cemaati’nde de İstanbul Cemaati gibi birçok dernek ve kulüp mevcuttu. Bunlar arasından özelikle cemaatte ihtiyaçlı olanlara yardım amacı ile kurulan derneklerden Ozer Dalim (Fakirlere Yardım Derneği), Bikur Holim Derneği, Matan Baseter ve Fakirleri Koruma Derneği’ni örnek olarak gösterebiliriz. Bunun yanında 1900’lü yılların başında cemaat gençlerini motive etmek amacı ile El Circle İsraélite ve Eski Alliance Öğretmenleri gibi dernekler de kurulmuştur. Bunun yanında Edirne’de işçi olarak çalışan cemaat fertlerini kurduğu “Edine İşçiler Cemiyeti” de 1940 yılında kurulmuştur. Kurulmuş olan dernekler arasında şu anda halen binasının bir bölümünün ayakta olduğu Muavenet-i Hayriye Cemiyeti de bulunmaktaydı. 1940 yılında Edine Yahudi tüccar ve gençlerinden kurulan bu dernek hem bir gençlik merkezi hem de diğer dernekler gibi fakirlere yardım toplamak amacını taşımaktaydı. Binası İstanbul Caddesi’nde Has fırının arkasında bulunan bu dernek aynı zamanda fakir Musevi kızları için drahoma toplamak, gibi bir görevi de üstlenmişti. Edine cemaatinin lokalleri arasında Serkli klüp ise daha çok varlıklı kesimin uğrak yeri olan içinde masa tenisi salonu, kahvehane ve büyükçe bir kütüphaneye sahip bir kulüptü. 1982 yılında bu kütüphane de yıkılınca değerli kitap ve ansiklopediler Edirne kütüphanelerine bağışta bulunulmuştur. Kurulan diğer dernekler arasında Fraternité – kardeşlik kulübü amaç olarak her kesimden cemaat fertlerini bir araya toplamayı hedeflemişti. Bunun yanında Tahtakale semtinde bulunan it’amhanede de fakir cemaat bireylerine ücretsiz yemek dağıtımı yapılmaktaydı. 

ŞEHRİN TARİHİ ZENGİNLİKLERİ

Edirne turum esnasında Yahudi mirasından arta kalan zamanda Edirne’nin gurur kaynağı olan diğer yapılarını da tekrardan gezerek hatırladım. Şehir merkezinde sizi karşılayan Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii içerisindeki işlemeler ve duvardaki ters gül deseni ile Osmanlı’nın ihtişamını bir kez daha göstermektedir. Hemen karşısında bulunan Eski Camii de ise günümüzde halen eski bir gelenek olan minbere kılıçla çıkılması devam etmektedir. Bilindiği üzere Edirne Türkler tarafından kılıç ile fethedilmiş ve o dönemden beri minbere kılıçla çıkılması bir gelenek olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın ünlü sadrazamı Rüstem Paşa’nın kendi adına Mimar Sinan’a yaptırdığı Kervansaray ise günümüzde restorasyon ödüllü bir otel olarak hizmet vermektedir. Turumuzda son durağımız ise II. Beyazıt külliyesi-Şifa Müzesidir. Trakya Üniversitesi’nin başarılı restorasyon girişimi ve ödülleri ile adını dünyaya duyuran bu müze doğru bir restorasyon sonucu tarihimizin nasıl zenginliğimize dönüştüğünün en güzel örneğidir. Dilerim bir gün Edirne Sinagog’u da Edirne’nin mirası olarak kapılarını tekrardan açar. O zamanlardaki anıları, sokakları, evlerin yaşayanlarını arayıp da tekrardan oralara gelmelerini sağlamak mümkün değil ama onların çocuklarına ve torunlarına bu güzel anıları bırakmak hepimizin sorumluluğudur. 

TRAKYA OLAYLARI VE EDİRNE

Daha evvelden “Vatandaş Türkçe Konuş” ile başlayan milli hisler ile beslenip gazetelerin Yahudi karşıtı yayınları ile gündem gelen tutum Trakya’da 1934 yılına gelindiğinde kendisini daha çok eyleme dönüşen bir hal almıştı. 24 Haziran günü Çanakkale’de başlayan olaylarda ilk olarak 100 kadar aile evlerini bırakıp İstanbul’a gelmişlerdir. Bunun devamında 3 Temmuz günü Kırklareli’nde şiddet eylemleri Yahudi evlerinin camlarının taşlanması ve kapılarının kırılması ile devam etmiştir. 4 Temmuz günü trene atlayıp İstanbul’a kaçan cemaat fertleri 120 Yahudi evinden sadece karakola yakın olanlarının yıkık bir hal almadığını belirtmişlerdir. Çanakkale ve Kırklareli’nde yaşananlara benzeyen olaylar Gelibolu, Uzunköprü, Babaeski, Edirne ve Lüleburgaz’da da meydana gelmişti. Canlarını kurtarmak için trenlerle İstanbul’a kaçan Yahudilerin bir kısmı Balat, Ortaköy ve Kuzguncuk’taki akrabalarının yanlarına yerleşirlerken, diğer kesim de Balat’taki Yahudi okuluna, hastaneye ve Sinagog’a yerleştirildiler. Yağmadan kurtarabildikleri mallar ise Sirkeci Garı’nda vagonlarda bekletilmekteydi. Uzunköprü’deki yüz aileden, hastası ve hamilesi olan beş aile dışında 95’i İstanbul’a gelmişti. Hatta görgü tanıkları Lisa Adato isminde bir hanımın üstü başı parçalanarak arabaya bindirildiğini anlatmışlardı. Olayların çıkmasından evvel de şehirlerde “Yahudi mağazalarından alışveriş etmeyin.”şeklinde pankartlar asılıydı. 2 Temmuz günü de Edirne’deki Yahudi mahallesine giren saldırganlar cemaat bireylerini öldürdüler, evleri ve işyerlerini yağmalayıp ateşe verdiler. Bu olaylar her ne kadar 12 Temmuz gibi hükümet tarafından yatıştırılsa da cemaat telafisi zor derin bir yara almıştı. Geri dönüş sonrasında kimi aileler satın aldıkları malları sahipleri Yahudi komşulara geri vermek istedilerse de cemaatte genel görüş “bizim canımız kurtuldu, bu bize yeter mallar helal olsun!” idi. Trakya olayları bugün halen geçmişten ders almamız ve iyisi ve kötüsüyle anımsamamız için bizim gerçeğimizdir.

Yazımın son bölümünde yetkililerin müdahalesini beklerken acilen hep beraber başlatabileceğimiz ve genişletebileceğimiz fikirlerimi de sizlerle paylaşıyorum.

GERİ DÖNÜŞ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER:

1 Cemaat kurumları tarafından belli bir dönemde Edirne temasının yeniden gündeme taşınmasını sağlamak ve çalışmaların Edirne Yahudileri üzerinde yoğunlaşmasına destek vermek.

2 Edirne ile ilgili en değerli bilgilerin bulunduğu Alliance Arşivlerini bir kopyasının kayda değer bilgi, belge ve resimleri ile elden geçirilip, ileriki zamanda kurulacak bir müze için ön çalışmanın başlatılması.

3 Edirne Yahudileri ile ilgili araştırmaya yapan ve yapmaya istekli akademisyen ve öğrencilere belge temini ve maddi kaynak yaratmak.

4 Edirne cemaatini web ortamında yaşanır kılmak bunun için bir web sitesi oluşturmak.

5 Edirneli dindaşlarımızın faaliyetlerle bir araya getirilip örgütlendirilmesi ver bu konuda demografik bir çalışma yapılması.

6 İkinci nesil büyüklerimiz ile Edirne sosyal yaşamı ile ilgili olarak periyodik olarak sözlü tarih çalışmaları başlatmak.

7 Birinci maddeye bağlı olarak Edirne Yahudilerini anlatan sanat faaliyetleri düzenlemek ve bunu her sene düzenlenen bir hafta sonu festivaline dönüştürme. Bu faaliyetin her sene aynı tarihlerde Edirne turu ile birleştirilip fotoğraf sergileri, dans gösterisi, film ve dia gösterileri ve tiyatro ile desteklenmesi.

8 Sinagogun şu andaki halinin korunması ve daha fazla zararın engellenmesi için dışının kaplanmasının ve inşaat halini almasını sağlayacak ortamı sağlamak.

9 Sinagogun dışında bir orman halini alan çalılıkların temizlenip sinagogun çevresinin düzenlenmesi.

10 Belediye ve diğer yetkililer ile görüşülüp sahiplerini bildiğimiz tahta evlerin onarımı için kaynak bulunmasına yardımcı olmak. 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın