Bu hafta 2009-2010 sezonunun Avrupa futboluna ekonomik olarak neler getirdiğini inceleyecek, sektörün büyüklüğünü anlamaya çalışacağız...

" />

2009 - 2010 sezonunda Avrupa futbolunun ekonomik tablosu

Bu hafta 2009-2010 sezonunun Avrupa futboluna ekonomik olarak neler getirdiğini inceleyecek, sektörün büyüklüğünü anlamaya çalışacağız...

2009 - 2010 sezonunda Avrupa futbolunun ekonomik  tablosu

Dünyanın en önemli ve yaygın şirketlerinden biri Deloitte her yıl Avrupa futbolunun mali durumunu bildiren raporlar düzenler. 2009 yılında on ikincisi yayınlanan raporda geçen senelere oranla değişik gelen çok önemli bir nokta vardı. Fenerbahçe, Türkiye’ye prestij kazandıran bu listede on dokuzuncu sıradan yer bulmuştu.

2008 yılında bu listenin ilk 20’si içinde altı İngiliz, dört Alman, dört İtalyan, üç İspanyol, iki Fransız ve bir İskoç kulüp yer alırken, 2009’da İngilizler (ne kadar kriz kurbanı olsalar da) listedeki kulüp sayılarını yediye çıkardılar. Alman ve İtalyan kulüplerin dörder kulüple sabit kaldıklarını, İspanyol kulüp sayısının bir eksilerek ikiye gerilediğini, İskoç Celtic’in yerine de Fenerbahçe’nin girdiğini gördük.

Aynı raporda ilgi çeken diğer şey ise ekonomik kriz nedeniyle listeye giremeyen İngiliz takımlarıydı. Ekonomik krizin en çok hedef olarak belirlediği yerlerden biri İngiliz futbolu olduğunu bir kez daha gördük. İngiliz Sterlini’nin, Euro ve Dolar karşısında hızla erimesiyle, bu listeye girebilecek en az üç İngiliz kulübü daha kendine yer bulamadı. Sterlin, Euro karşısında oldukça değer kaybetti. Listede 2009’da en az dokuz İngiliz kulübünü olacaktı ve Manchester United da ilk sırada yer bulacaktı. Haziran 2007’de 1£= 1,4856 ğ iken; 30 Temmuz 2008’de bu parite yüzde 15’lik bir düşüşle 1,2632’ye geriledi.

Kur kayıplarını odak nokta belirleyen rapor, kulüplerin 2007/2008 dönemlerinde elde ettiği tüm gelirleri üst üste toplayıp istatistik haline getirdi. Bu raporda, kombine kart ve biletlerden kazanılan maç gelirleri, naklen yayın gelirleri, tüm ticari gelirler, sponsorluk gelirleri ve ‘merchandising’ gelirleri esas alındı. Fakat Fenerbahçe’nin lehine olan bir durumla, kulüplerin transfer gelirleri bu listeye dahil edilmedi.

2009’un ‘En Zengin 20’ listesine Fenerbahçe ve Manchester United yeni üye olurken, Werder Bremen ve Valencia önceki sene başardıklarını 2009’da başaramadılar.

2009 raporunun en başarılı kulübü olarak gördüğümüz B.Münih gelirlerini yüzde 32,5 arttırarak, 223,3 milyon Euro’dan 295,3 milyon Euro’ya yükseltti. (yedinci sıradan dördüncü sıraya) Parlayan kulüplerden biri de O.Marsilya oldu (gelirlerini yüzde 28 arttırdı).

Listeye 2009’da 19. sıradan giren Fenerbahçe de raporlara göre gelirlerini önceki seneye göre yüzde 275 artırarak, 87 milyon Euro’dan 111,3 milyon Euro’ya yükseltti.

Zenginler listesinde yer alan yedi İngiliz kulübünün yaratmış olduğu toplam gelir 1 milyar 443 milyon 600 bin Euro civarında ve bu tutar toplam 20 kulübün gelirinin yüzde 37’sine eşit. Listeye 19. sıradan giren Fenerbahçe ise 111,3 milyon Euro’luk geliriyle en zenginlerin yüzde üçüne sahip.

Listeye giren ‘En Zengin 20’ kulübün toplam gelirleri, 2006 yılına göre 222,1 milyon Euro’luk bir artışla (yüzde 6), 3,9 milyar Euro’ya ulaşmış durumda. Bu tutar 2009’da yaklaşık 13,5 milyar Euro tutarındaki Avrupa futbol pastasının da yüzde 28,8’ini oluşturuyor.

2009 listesinin ilk sırasında, dört yıldır liderliği kimseye kaptırmayan, 365,8 milyon Euro’luk geliriyle Real Madrid’i gördük.

2010 listesi henüz yayınlanmamış olsa da bazı bilgilere sahibiz. Örneğin Avrupa futbol pastasının 14,6 milyar Euro’ya ulaştığı tahmin ediliyor.

Futbol ekonomisinin beşiği İngiltere’ye dikkatleri yöneltirsek sanırız 2010 tablosu için de bir öngörü sahibi olmuş oluruz.

Futbol kulüplerinin el değiştirmesi ve televizyon yayın gelirleri, İngiltere’de 2010 için ödenen toplam transfer parasını 530 milyon pounda yükseltti. Bu rakam 2006 yılında ise sadece 330 milyon Sterlin seviyesindeydi.

Rakamlardaki bu artışı değerlendiren analistler iki noktaya dikkat çekiyor. Aralarında Liverpool, Manchester City ve West Ham gibi kulüplerin de bulunduğu birçok takımın el değiştirdiğini belirten sektör analistleri, yeni başkanların da transfer konusunda son derece cömert olduğunu söylüyor. Ayrıca kulüplerin naklen yayın hakları ve bahislerden isim hakları olarak aldıkları paralar da yeni transferler olarak sporseverlere geri dönüyor.

Deloitte analisti Paul Rawnsley, 2009-2010 sezonunda transfer için harcanan paranın rekor kırdığını söyledi. Ancak Rawnsley, kulüplerin sadece bu yıl için ekstra 300 milyon Pound yayın geliri elde edeceklerini, bu nedenle rakamlardaki artışın şaşırtıcı olmadığını vurguladı.

Premier Lig’de önceki sene ortalama transfer ücreti 3,5 milyon Pound’a iken, bu rakam 2007’de 4 milyon Pound’a yükseldi. Transfer sayısı da 2006’da 80 iken bu sene 100’ü geçti.

Bu sene transfere en çok parayı 51 milyon Pound ile Manchester United, 50 milyon Pound ile Liverpool ve 40 milyon Pound ile Tottenham Hotspur harcadı. Dördüncü sırada ise 35 milyon pound ile Sunderland yer aldı.

Avrupa’da ise transferin kralı Real Madrid oldu. Gabriel Heinze ve Arjen Robben gibi isimleri transfer eden İspanyol devi transfere yaklaşık 80 milyon Pound harcadı. Ezeli rakibi Barcelona’nın transfer harcaması ise 50 milyon Pound’da kaldı.

Avrupa’nın en büyük beş ligi olan İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ve Fransa’da transferlere harcanan toplam para 1 milyar Pound’a ulaştı.

Türkiye Süper Ligi’ne baktığımız zaman ise 2009-2010 sezonu için yaratılan değerin 725 milyon Euro’ya ulaştığını görüyoruz. Rakamın ezici büyüklüğü aslında kulüplerimizi de bir şekilde kendilerine çeki düzen vermeye zorluyor.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın