OSCAR’LAR SAHİPLERİNİ BULDU > Tartışmalı Nazi filmine Oscar

Viktor APALAÇİ
25 Şubat 2009 Çarşamba

Oscar Ödül Töreni’nin mutlak galibi, sekiz ödülüyle “Milyoner / Slumdog Millionaire” oldu. Film Cuma günü vizyona giriyor. Eleştirisini önümüzdeki hafta okuyacaksınız. Ancak size tavsiyem, beklenti çıtanızı fazla yükseklere koymamanızdır. Yoksa siz de benim gibi, izledikten sonra düş kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Tarihin akışını değiştirmekle, yanlış mesaj vermekle suçlanan ve büyük tartışmalara yol açan “Okuyucu / The Reader”a gelince Kate Winslet, dev rakiplerini geride bırakarak, bu filmdeki kompozisyonuyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını aldı.

Bernard Schilink’in popüler romanından alınan film, Alman toplumunun toplama kamplarıyla ne ölçüde yüzleştiğini sorguluyor. Konusu 50’li yıllarda başlayıp 90’larda devam eden filmde, Kate Winslet, Nazi geçmişi ortaya çıkan bir kadını canlandırıyor. Anna, on beş yaşında bir delikanlıyla ilişkiye giren, okuma yazma bilmeyen, cahil eski bir SS görevlisidir. Delikanlı, izini kaybettiği kadın gardiyanı yıllar sonra, savaş suçları mahkemesinde yargılanırken bulur.

Filmde kadının, toplama kampındaki görevi sırasında Yahudilerin gaz odalarına gönderilmelerinde rol aldığı için mahkeme karşısına çıkarıldığı, hapishanede yaşlandığı anlatılır.

“Hitler’i Anlatmak” kitabıyla tanınan yazar Ron Rosenbaum “Okuyucu” filminin ana temasıyla soykırımı inkar ettiğini ileri sürerek Akademi’nin Kate Winslet’e ödül vermemesini istemişti.

300 Yahudi’nin bir kilise yangınında ölümüne göz yuman gardiyan Anna karakterinin güzel bir kadın olan Kate Winslet tarafından canlandırılmasının, işlenen insanlık suçunun etkisini azalttığını söyleyen eleştirmenler çıktı. Bu görüşe gore “Okuyucu”nun izleyicisi, Holokost’ta ölenlere acıyacağına, kader kurbanı sarışın güzel kadına acıyor. Kate Winslet’in müthiş performansıyla Oscar’ı hakettiği tartışılmıyor. Ancak Oscar kazanmasıyla izleyici sayısını artacağı, Nazilere sempatiyle bakan bir filmin haksız bir şöhret kazanacağını iler süren eleştirmenler de var.

Simon Weisenthal Vakfı’ndan Mark Weitzman “Okuyucu” filmine Oscar verilmemeini talep ederken, “Mesaj vermeye çalışarak tarihin akışını değiştirmeye, suçluları suçsuz ilan etme yarışına girenleri” eleştirdi.

2. Dünya Savaşı, savaş suçları ve Naziler gibi Akademi üyelerini fazlasıyla ilgilendiren meselelere değinen “Okuyucu”nun Oscar şansının yüksek olduğu biliniyordu.

“Hayallerin Peşinde / Revolutionary Road”daki olağanüstü kompozisyonuyla yılın en başarılı kadın oyuncusu sayılan Kate Winslet, “Okuyucu”da Stephen Daldry gibi usta bir yönetmenle çalışmanın verdiği avantajla, Oscar’a uzandı.

Gecenin beklenen ödüllerinden biri, “Kara ?övalye”deki oyunu için Heath Ledger’e verildi. Geçtiğimiz yıl Ocak ayında hayatını kaybeden Ledger’in ödülünü anne-baba ve kızkardeşi aldı. Ledger, “?ebeke” ile Oscar alan Peter Finch’ten 33 yıl sonra, öldükten sonra bu ödüle ulaşan 2. aktör oldu.

Kısa Film Oscar ödülünü, konusu Nazi Almanya’sında geçen, 9 yaşındaki Türk oyuncu Tamay Bulut Özvatan’ın da oynadığı Alman filmi “Oyuncak Ülke” aldı.

Gecenin en büyük hayal kırıklığını, Yabancı Dilde En İyi Film dalının mutlak favorisi gösterilen, Ari Folman’ın yönettiği, İsrail yapımı animasyon “Beşir’le Vals” filmi yaşadı. Ödül, sürpriz bir şekilde Japon filmi “Departures”e gitti.