Farklılıklarımızla güzeliz

3 Mayıs’da kutladığımız Lag BaOmer, Rabi Akiva’nın hayatını kaybeden 24 bin öğrencisi aracılığıyla, birbirimize, eşsizliklerimize, farklılıklarımıza saygı duyarak yaşamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Farklılıklarımızla  güzeliz

Pesah ile Şavuot bayramları arasındaki haftalar, heyecanlı bir bekleyiş ve hazırlık zamanıdır. Bu dönemde her gece yaptığımız Omer sayımı ile atalarımızın Mısır’dan Sina Dağına yolculuğunun izini takip ederiz. Bu hüzün dolu haftaların içinde bir gün, bir sevinç vahası olarak öne çıkar: Omer sayımının 33. günü olan Lag BaOmer’de, hüzün havası ve yas uygulamaları askıya alınır. Çocuklar dışarı çıkıp ok ve yayla oyunlar oynar, açık havada şenlik ateşleri yakılır, bugün bayram havasında neşeyle kutlanır.

Pesah ile Şavuot bayramları arasındaki haftalar, heyecanlı bir bekleyiş ve hazırlık zamanıdır. Bu dönemde her gece yaptığımız Omer sayımı ile atalarımızın Mısır’dan Sina Dağına yolculuğunun izini takip ederiz. Bu, aynı zamanda bir hüzün zamanıdır: evlilik yapılmaz; yas havası içinde saç sakal kesilmez, müzik dinlenmez. Çünkü bu dönemde Rabi Akiva’nın öğrencileri birbirlerine gereken şekilde saygı göstermediklerinden dolayı bir salgın hastalık sonucu öldü.

Bu hüzün dolu haftaların içinde bir gün, bir sevinç vahası olarak öne çıkar: Omer sayımının 33. günü olan Lag BaOmer’de, hüzün havası ve yas uygulamaları askıya alınır. Çocuklar dışarı çıkıp ok ve yayla oyunlar oynar, açık havada şenlik ateşleri yakılır, bugün bayram havasında neşeyle kutlanır.

Bu neşenin nedenlerinden ilki, Rabi Akiva’nın öğrencilerinin ölümüne sebep olan salgının bu gün sona ermesidir. Diğer bir nedeni de, bu günün Kabala olarak bilinen Tora’nın mistik öğretilerinin açığa çıkmasında ve yayılmasında öğretileri ile yeni bir çığır açan Rabi Şimon bar Yohay’ın ölüm yıldönümü olmasıdır. Hayatının çalışmalarının doruğa ulaştığı gün olan Lag BaOmer, Tora’nın ezoterik ruhunun festivali olarak kutlanmaktadır.

Bu yıl Lag BaOmer, 2 Mayıs Çarşamba akşamı ve 3 Mayıs Perşembe günü kutlanıyor.

Rabi Akiva’nın 24.000 öğrencisi- Sevmek yetmez

Kendi neslinin ve tüm zamanların önde gelen Rabilerinden olan Rabi Akiva, Talmud’a göre, Tora öğrenimi ve uygulamasında, neredeyse Sina Dağında Moşe Rabenu yerine Tora’yı alabilecek kadar ileri bir düzeye ulaşmıştı. Rabi Akiva, 24.000 seçkin öğrencisini ikili gruplar halinde (12.000 çift); her birini Tora’nın bir bölümü üzerine yoğunlaşacak şekilde eğitiyordu. Sevgi kavramıyla bütünleşmiş olan Rabi Akiva, Tora’da yer alan “Arkadaşını kendin gibi sev” mitsvasının en temel prensip olduğunu öğrencilerinin de kalplerine işlemeye çalışıyordu. Her biri manevi olarak çok üst seviyelerde olan 24.000 öğrenci, bu temel prensibi kendilerine göre en iyi şekilde uyguluyordu. Onların birbirlerine olan davranışları, yaklaşımları birbirlerine duydukları büyük sevgi çerçevesinde gerçekleşiyordu. Arada sevgi varsa buralara nasıl gelindi, sevgi ortamında öğrenen bu 24.000 öğrenciye ne oldu?

Acaba sadece sevgi yeterli olmayabilir mi?

Bilgeler, Rabi Akiva’nın öğrencileri arasında eksik olanın sevgi değil, kavod-saygı olduğunu belirtir.  İbranice saygı ifade eden kavod  ile “ağır” anlamına gelen  kaved, aynı harfleri paylaşır. Bu ağırlık, başka bir kişinin de bir ağırlığı, bir önemi olduğunu kabul etmeyi gerektirir. Karşımızdakine, onu dinlemek, sadece onun iletebileceği değerli mesajı duymak istediğimizi hissettirmek anlamına gelir. Bir insanı eşsiz yapan nedir? Dışarıdan, benzer özellikleri paylaşabiliriz, ancak içsel olarak ruhlarımız çok farklıdır. Rabi Akiva’nın öğrencileri diğer öğrencilerin de benzersiz birer değeri olduğunu ve farklı ama kendilerininki kadar değerli bir yaklaşıma sahip olabileceğini kabul etmeyi başaramadı. Başka bir kişiye hak ettiği saygıyı göstermemek, kendi içine ruah - ruh almaktan vazgeçmek anlamına gelir. Bu da insanın boğulmasına sebep olur. Bir kişi başka birinin eşsizliğini onurlandırmadığında, o kişinin ruhunun eşsizliğini tanımadığını, takdir etmediğini, içinde ona, onun temsil ettiği Tanırısallığa yer açmadığını gösterir. Tanrı’nın yarattığı, burun deliklerine nefesini üflediği her kişinin içindeki Tanrısallık, saygıyı hak eder. Birisini gerçekten tanımak, kendimizinkilerden farkı bile olsa, onun düşüncelerini tanımak, görebilmek, dinleyebilmek anlamına gelir.

Bilgelerimiz şöyle der: “Nasıl ki her kişinin yüzü, arkadaşlarının yüzünden farklıysa, her kişinin aklı da arkadaşlarının aklından farklıdır.” Rabi Akiva’nın öğrencileri Rabi’lerinin öğretileri üzerinde çalışırken, aynı kavramın 24.000 farklı akıl tarafından içselleştirilmesinin, 24.000 farklı bakış açısının yolu da açılmış oldu. Öğrenciler birbirlerini çok sevip değer verdikleri için, arkadaşlarına kendi anladıkları bakış açısını göstererek kendilerine göre hatalı veya eksik olan arkadaşlarının anlayışını düzeltmek, tamamlamak istediler. Bunu yaparken de karşılarındakinin farklı bakış açısını, farklı düşüncesini, görüşünü, farklılığını dinlemeyi, duymayı, anlamaya çalışmayı göz ardı ettiler. Bu da, Rabi Akiva’nın öğrencileri arasında ayrılma ve bölünmeye yol açtı.

Saygının eşlik etmediği sevgi, tehlikelidir; diğer kişiyi, bazen kelimenin tam anlamıyla ezebilir. Saygı duymak, diğer kişinin biz olmadığını, bizim bir uzantımız, bir yansımamız, oyuncağımız, evcil hayvanımız, yapıtımız olmadığını anlamaktır. Bir saygı ilişkisinde bize düşen, diğer kişiyi eşsiz bir birey olarak algılamak ve onun ihtiyaçlarının bizimkilerden farklı olabileceğini akılda tutmak, her ikimizin birbirinde erimiş tek kişi değil, birlikte yola çıkan, farklılıklarıyla güzel olan birlikte var olan eşsiz bireyler olduğunu idrak etmektir. Görevimiz diğer kişiyi kontrol etmek ya da onu bizim arzu ettiğimiz ama kendisinin gönlü olmayan bir yönde değiştirmeye çalışmak değildir. Bu, öğrenciler, arkadaşlar, iş arkadaşları, eşler, aile içindeki ilişkiler için de geçerlidir.

Rabi Akiva’nın öğrencilerinin gözden kaçırdıkları nokta da bu oldu. Onlar birbirlerini sevdiler, gerektiğinde birbirlerine ilgi ve şevk ile yardımcı oldular. Yapamadıkları tek şey birbirlerine, eşsizliklerine, farklılıklarına saygı duyarak yaşamlarını sürdürmek oldu. Geleceğe Tora’nın güzelliklerini, öğretilerini aktaracak kişiler olarak Rabi Akiva’nın onlar için amacının, kendi ruhsal gelişimleri için bir sonraki adım olan farklılıklara saygı göstermede ustalaşmaları olduğunu anlayamadılar.

 

LAG BAOMER Neden bu kadar mutlu bir gün?

Bugün; Lag BaOmer günü:

λ Rabi Akiva, öğrencileri salgın hastalık sebebiyle birbiri ardına ölünce, umutsuzluğa kapılmak yerine harekete geçer ve İsrail’in güneyine giderek, öğretilerini aktaracağı beş yeni öğrenci bularak hemen eğitimlerine başlar: Rabi Meir, Rabi Yehuda ben İllai, Rabi Yosi, Rabi Şimon bar Yohay (Raşbi) ve Rabi Elazar ben Şamoah. Bugün bilinen bütün sözlü öğretiler, sadece ve sadece bu beş öğrenciden günümüze aktarılarak gelir.

λ Rabi Akiva’nın öğrencilerini öldüren salgın hastalıktan kaynaklanan ölümler bu gün itibarıyla durur.

λ Omer sayımının 33. günü “Ne iyi, ne güzeldir kardeşlerin birlik içinde yaşamaları.” (Teillim 133:1) pasuğunun hayatımızdaki anlamına dikkati çekerek hayatı boyunca sevgi ve birlik kavramının önemini vurgulamış olan büyük Talmud bilgini Rabi Şimon bar Yohay’ın ölüm yıldönümüdür. Ölüm yıldönümü neden mutlulukla kutlanıyor? Ölmeden önce öğrencilerine, Tora’nın yorumlarını içeren Zohar’ı aktaran Rabi Şimon bar Yohay, ölüm gününde kendisi için yas tutulmamasını, mutlu olunmasını, bu günün, kendisi için yom hilula (sevinçli kutlama günü) günü olarak kutlanmasını vasiyet eder.

λ Lag BaOmer, yani Omer’in beşinci haftasının beşinci günü Kabala’ya göre, ‘almak, teslim almak’ için çok elverişli bir gündür. Bir yükseliş günüdür. Bu gün, ruhlarımız sevinç ve şarkılarla yükselişe geçer. Zorluk ve şiddetin gücü, bu gün etkisiz durumdadır. Bu gün, sadece geçmişteki bu çok önemli olaylar değil, günümüzde de bizi aydınlatmaya devam eden, canlı ve güçlü Kabala’ya sahip olmamız da kutlanır. Bugün, Kabala’yı Rabi Akiva’dan ‘teslim alan’ Rabi Şimon’un sevincini içimizde yaşarız. Bunun yanında kendimiz için de seviniriz. Çünkü ruhlarımız, Tora’ya uygun davranıp mitsvaları yerine getirerek buna açık olduğu sürece, biz de Kabalist aktarım zincirindeki yerlerimizi alabiliriz.

λ Raşbi (Rabi Şimon Bar Yohay) ölmeden önce öğrencilerine, Tora’nın yorumlarını içeren Zohar’ı aktarır. Bu, başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. (Raşbi, aktarması bitmeden o günün sona ermeyeceğini söyler, gerçekten de güneş, Raşbi’nin anlatacakları bitene kadar batmaz.)

λ Yahudiler Mısır’dan çıkıp İsrail topraklarına gelene kadar çölde yaşadıkları süre boyunca Tanrı tarafından göklerden gönderilen mucize yiyecek ‘man’ bir yoruma göre, ilk defa bir Lag BaOmer günü yağmaya başlar.

 

Lag BaOmer kutlamaları

*Mutluluk- Rabi Akiva’nın öğrencileri arasındaki ölümlerin, bu günde durmasından ve bu gün gerçekleşen mutlu olaylardan dolayı Lag BaOmer, mutluluğun arttığı bir gündür. Bu gün, bayram günlerinde olduğu gibi Tahanunim (af için yakarış duaları) yapılmaz.

Omer döneminde yasak olan düğün ve benzeri kutlamalar, bu günden itibaren yapılmaya başlanır. Omer döneminde tıraş olmayanlar, 34. günden itibaren tıraş olmaya başlar.

*R’Şimon bar Yohay’ın mezarı ve Meron- Her yıl Lag BaOmer’de Rabi Şimon’un İsrail-Meron’daki mezarı binlerce kişi tarafından ziyaret edilir, orada şarkılar söylenip dans edilir. Meron’un harfleri, ‘Meleh Rofe Neeman ve Rahaman’ın baş harflerinden oluşur- “Güvenilir ve merhametli Şifa veren Kral”. Bu da, Tanrı’nın iyileştirme gücünü ifade eder. Diaspora’da ise, ‘tsadik-dürüst’lerin mezarları ziyaret edilir, tsedaka verilir, bu şekilde Rabi Şimon’un mutluluğu paylaşılır.

*Işık ve ateş- Lag BaOmer  gecesi, her yerde büyük ateşler yakılır. Sinagoglarda çok sayıda kandil ve ışık yakılır. Dev ateşler, Rabi Şimon bar Yohay’ın aktardığı öğretilerinin dünyaya getirdiği dev ışığı temsil eder.

Bu ışık, özellikle Rabi Şimon  bar Yohay’ın ölmeden hemen önce Lag BaOmer’de öğrencilerine Tora’nın gizemleri ve derinliği hakkında günümüzde bile halen açıklanmayı bekleyen sırları açığa çıkardığı zaman göz kamaştırıcı bir şekilde açığa çıkar. Zohar, evin ateş ve yoğun ışıkla dolduğundan bahseder, bu ışık o kadar parlaktır ki, orada toplanan kişiler R’Şimon’a yaklaşamaz, hatta ona bakamazlar bile.

*Erkek çocukların ilk saç kesimi-  Aşkenaz geleneklerine göre erkek çocukların saçları üç yaşına kadar kesilmez. Üç yaşına Omer zamanı girmiş olan ve Omer dönemi olduğu için saçlarını kestirmemiş erkek çocukların ilk saç tıraşlarını, Lag BaOmer’de, bir rabiye yaptırma geleneği vardır.

*Ok ve yay- Bazı geleneklere göre, Lag BaOmer ’de, çocukları açık havada gezilere götürüp sembolik olarak ok ve yay kullandırma âdeti vardır. Bu da, gökkuşağını sembolize eder. Gökkuşağı, tufandan sonra, Tanrı’nın bir daha bütün varlıkları bir tufan tarafından yok etmeyeceğine dair, Noah ile yapmış olduğu anlaşmayı simgeler. Bu şekilde ne zaman ‘Seçilmiş Halk’ı yoldan çıkacak gibi olsa, o zamanlarda çıkan gökkuşağı, Tanrı’nın bu anlaşmasını hatırlatır. Rabi Şimon o derece ‘tsadik-dürüst’ bir kişi idi ki, onun liyakatleri yüzünden, o yaşadığı sürece, dünyanın bu işarete ihtiyacı olmamıştı ve onun zamanında hiç gökkuşağı görülmemişti. Bütün dünyayı savunup koruyacak güce sahip olan R’Şimon, yaşamı boyunca hep tüm dünya için dua edip merhamet dilemişti.

*Sütlü yiyecekler- Bazı çevrelerde, Lag BaOmer’de sütlü yiyecekler yeme âdeti vardır. Kabala yazılarında şarap ve kan, yargıyı; su ve süt ise merhameti sembolize eder. Şavuot’ta sütlü yiyecekler yenmesinin sebeplerinden biri de budur. Şavuot’un spiritüel etkisi, göklerden ‘Tanrısal Merhamet’in bereketli bir şekilde yağmaya başladığı Lag BaOmer’den itibaren hissedilmeye başlar.

*Keçiboynuzu-Talmud, bir zamanlar Raşbi’nin Roma hükümetini eleştirdiği için ölümle cezalandırıldığını ve oğlu Rabi Elazar ile birlikte hayatta kalabilmek için kaçmak zorunda kaldıklarını anlatır. İkili, bir mağaraya sığınır ve orada bulundukları 13 yıl boyunca sürekli olarak Tora çalışır. Tanrı, mağaranın ağzıyla mucizevi bir şekilde yeni bir su kaynağı ortaya çıkarır ve orada meyveleri onlara yemek sağlayan bir keçiboynuzu ağacı yetişir. Birçok kişi bu hikâyeyi anmak için Lag BaOmer’de geleneksel olarak keçiboynuzu yer.

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilen bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek ve konu hakkında bazı yorumları aktarmak amacıyla Lag Baomer-Its observance,laws and significance, Sefiros, GÖZLEM Yayıncılık’tan- El Gid Para El Pratikante, Sidur kol Yaakov, Bereşit, The Book of Our Heritage, Inside Time, Echoes of Eden, Yahudilik Ansiklopedisi kitaplarından ve www.chabad.org; www.jewfaq.org; www.torahtots.com; wwww.meaningfullife.com; www.aish.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

**Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

 


İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın