Tu BeAv

“Yahudiler için hiçbir gün,Tu BeAv ve Yom Kipur kadar hayırlı ve güzel olmamıştır. ”(Taanit 4:8) Yahudi tarihindeki en acı ve üzüntülü gün olan Tişa BeAv’dan sadece altı gün sonra, çok neşeli ve hayırlı bir gün olan Tu BeAv bayramı kutlanır. Bu günde gerçekleşen mutlu olaylar ve yedi teselli haftası sürecine girilmesi nedeniyle yeni başlangıçlar, yeni ilişkiler, yeni ortaklıklar kurulması için çok hayırlı bir dönemdir. Bu yıl Tu BeAv; 6 Ağustos Pazar akşamı ve 7 Ağustos Pazartesi günü kutlanıyor.

Tu BeAv

Yahudi tarihindeki en acı ve üzüntülü gün olan Tişa BeAv’dan sadece altı gün sonra, çok neşeli ve hayırlı bir gün olan Tu BeAv bayramı kutlanır.

Bu da bize, olayların en kötü gözüken anlarında bile umutsuzluğa yer olmadığını, her zaman Tanrı’ya güvenmeye devam etmek gerektiğini, yardımın ve Kurtuluş’un her zaman Yüce Tanrı tarafından geleceğini, her şeyin sona ermediğini, en beklenmedik bir anda, birden yeni bir kapı açılıp işlerin düzelmeye başlayacağını hatırlatır.

Tu BeAv’da, yani Av ayının 15’inde affedildiklerini anlamak, Yahudilerin içinde yeni bir umut doğurur. Bu günde gerçekleşen mutlu olaylar ve yedi teselli haftası sürecine girilmesi nedeniyle yeni başlangıçlar, yeni ilişkiler, yeni ortaklıklar kurulması için çok hayırlı bir dönemdir.

 

 Kısa Kısa Tu BeAv

*Nedir- Tora’da bahsedilmeyen, takvime hahamlar tarafından eklenen mutlu bir bayram.

*İsmi- Av ayının 15’i anlamına gelir.

*Özelliği- Sevgi, affediliş, umut, birlik, bütünlük, yeni başlangıçlar, hayırlı ilişkiler, yakınlaşma günü.

*Tu BeAv ve Yom Kipur - “Yahudiler için hiçbir gün Tu BeAv ve Yom Kipur kadar hayırlı ve güzel olmamıştır.” (Taanit 4:8)

Yom Kipur’da, Tanrı’ya karşı bilerek/bilmeyerek işlediğimiz, pişmanlık duyduğumuz günahlarımızın Tanrı tarafından affedilmesini ve bu şekilde Tanrı’ya her yıl biraz daha yakınlaşmamızı, ilişkimizin daha güçlenmesini tarifsiz bir sevinçle kutlarız. Tu BeAv da, aynen Yom Kipur gibi bir affediliş, yakınlaşma ve kutlama günüdür.

*Düğünler- Üç haftalık yas dönemi ve Tişa BeAv’da düğün yapılmadığından ve günün sevgi, bütünlük, umut, birlik, yeni başlangıçlar için hayırlı olma özellikleri nedeniyle Tu BeAv, düğünler için de çoğunlukla tercih edilen bir gündür. “Bu günde, Yeruşalayim’in kızları çıkıp… bağlarda dans ederdi…” ve “bekar erkekler de kendilerine uygun gelini bu bağlarda arardı.

*Duyarlılık- Yeruşalayim’in bekâr kızları, kıyafet alacak imkânı olmayanları mahcup etmemek için, birbirinden ödünç kıyafet alır ve birbirinin aynı kıyafetler giyerdi. Bu şekilde, erkekler de kendilerine uygun gelini, kızların kıyafetlerine değil, içlerine odaklanarak bulmaya çalışırdı. “Çekicilik aldatıcı, güzellik ise boştur. Tanrı’dan uzaklaşmaktan korkan kadındır övgüye layık olan.”

 

Tişa BeAv düşüşü, Tu BeAv onarımı

Tu BeAv’da gerçekleşen mutlu olaylar ve mucizeler, Tişa BeAv’daki düşüşün onarımının sağlandığını gösterir.

Casusların kurguladığı rapor üzerine verilen ceza son bulur ve bu sebeple meydana gelen ölümler sona erer

Vaadedilmiş Toprakları incelemeye giden on iki kabile liderinden on tanesi, ülkede yaşayanların gücü, savaşçı özellikleri ve bu toprakları fethetme olasılığı konusunda negatif düşünmeye yönlendiren bilgiler vererek halkı yanıltır ve umutsuzluğa düşürür. Bu ümitsizlikle halk bütün gece (Tişa BeAv gecesi) sızlanıp ağlar.

Bunun üzerine Tanrı; Moşe Rabenu dâhil, 600 bin (20 yaş üstü ) erkekten oluşan tüm neslin, Kutsal Topraklara girmeyeceklerini bildirir. (Vaat edilen toprakların ne kadar iyi olduğunu ısrarla savunan Kalev ve Yeoşua hariç).

Bu şekilde, çölde geçen yaklaşık kırk yıl boyunca, her yıl Tişa BeAv günü, 15 binden fazla kişi ölür. O yıl kimlerin öleceği bilinmediğinden, günahın yıldönümü olan Tişa BeAv günü, halk mezarlar kazıp içlerine yatar, ertesi gün, o yıl içinde ölmesi gerekenler ölü olarak bulunup mezarında kalır, diğerleri kazdıkları mezarlardan çıkıp yaşamlarına devam ederler. Her sene bu şekilde devam ettikten sonra, kırkıncı yıl, herkes mezarlardan canlı olarak çıkınca, halk tarihi yanlış hesapladığını düşünerek ertesi gün tekrar mezarlara girer. Herkes yine canlı kalınca, bir ertesi gün, yine mezarlara girilir. Bu düzen 15 Av’a kadar devam eder. Dolunay görülünce hesapta bir hata olmadığı kesin bir şekilde ortaya çıkar ve İsrailoğulları Tanrı’nın kendilerini affettiğini ve artık ölümlerin sona erdiğini anlar.

Böylece- Av ayının yükselişi başlar. Yeni bir nesil, vaat edilen topraklara girmek, yeniden yapılanmanın ve canlanmanın temelini atmak ve yeni bir başlangıç için hazırdır.

Toplumdan aforoz edilen Binyamin kabilesi, tekrar cemaate kabul edilir

 Şofetim Kitabı’nda anlatılan bir olay (Hâkimler 19-21), İsrailoğullarının on iki kabilesinden biri olan Binyamin kabilesinin sınırları içinde geçer. Bu sınırlara gelen bir misafirin cariyesi, eşkıyalar tarafından kaçırılır ve tecavüz edilerek evin kapısına bırakılır. Cariyenin bu olay sonucu ölmesi, diğer kabileler ve Binyaminoğulları arasında büyük bir iç savaş çıkmasına sebep olur. Binyaminoğulları kabilesinin büyük bir kısmı savaş sonunda yok olur, kalan kısmının da diğer kabilelerden kızlarla evlenmeleri yasaklanır.

Bir Tu BeAv günü, Binyaminoğulları kabilesinin tamamen yok olması engellemek için bu yasağın sadece olayın geçtiği nesli bağladığı, sonradan gelen nesillerin istedikleri gibi davranmakta serbest oldukları ilan edilir.

Böylece- Binyamin kabilesi tekrar İsrailoğulları arasına kabul edilir ve halk tekrar bir bütün haline gelir. Tişa BeAv’da Bet Amikdaş’ı yıkıma götüren, halkın kendi içinde bölünmüşlüğü onarılmış olur.

Kabileler arası evlilikler yapılmaya başlanır

Erkek varis bırakmadan vefat eden bir babanın toprakları kızları arasında bölüşülüyordu. Kızların başka kabileden kişilerle yapacakları evlilikler, bu toprakların da evlendikleri kabileye geçmesine neden olacaktı. Bu nedenle, bu durumdaki kızların sadece kendi kabilelerinden kişilerle evlenmeleri gerekiyordu (Bamidbar 36:2-12). Bu durum kızların üzerinde büyük bir baskı oluşturuyordu.

Dönemin yöneticileri, bir Tu BeAv günü, bu kuralın sadece İsrail topraklarına ilk giren nesil için geçerli olduğunu ve kızların diğer Yahudi kabilelerle de evlilik yapabileceğini duyurur. Böylece bekâr kızlar, artık sadece kendi kabilelerinden kişilerle değil, gönüllerinin seçtiği kişiyle evlenebileceklerdi. Bu şekilde Tu BeAv, bekâr kızlar için coşkuyla beklenen, sevinç dolu bir kutlama günü haline gelir.

Böylece- Kabileler arası bariyerlerin ortadan kalkmasıyla Tişa BeAv’daki düşüşün başka bir yönü daha düzeltmiş olur. Bilgeler, Bet Amikdaş’ın yıkılmasındaki en önemli etkenlerden birinin, İsrail halkının içindeki bölünmüşlük olduğuna dikkat çeker. Buna göre kurtuluşun anahtarı, İsrail halkının kendi içindeki birlik ve ahengin oluşması, korunması ve beslenmesidir.

Halkın Bet Amikdaş’ı ziyaret etmesini engelleyen birlikler kaldırılır

Kral Şlomo’nun ölümünden sonra ülke bölünür. İsrail, kötülüğü ile ünlü Yerovam Ben Nevat tarafından yönetilir. Nevat, tahta geçtikten üç yıl sonra İsrail’in kuzey ve güneyine altın buzağılar yerleştirir ve halkın Bet Amikdaş’ı ziyaret etmelerini engellemek ve altın buzağılara tapmasını teşvik etmek için Bet Amikdaş’a çıkan yollara engelleyici askeri birlikler yerleştirir. Kendisinden sonra gelen Kral Oşea Ben Ela, bir Tu BeAv günü bu birlikleri kaldırır.

Böylece- Halk Bet Amikdaş’a serbestçe ulaşma imkânına tekrar kavuşur. Bet Amikdaş, politik anlaşmazlıklar yüzünden ayrı düşen İsrailoğullarını tekrar bir araya getiren birleştirici güç olmaya devam eder. Bu birleşme, Tişa BeAv’da Bet Amikdaş’ın yıkılışına götüren, halk içindeki bölünmüşlüğün giderilmesini sağlar.

Betar’da ölenlerin gömülmesine nihayet izin verilir

Tişa BeAV’da yas tutmamızın bir sebebi de Bar Kohba isyanı sırasında Yahudi direnişinin son kalesi olan Betar’ın, Romalıların eline geçip 100 binden fazla Yahudi’nin katledilmesiydi. Romalı yetkililer, Yahudilerin itibarını zedelemek ve üzmek için bu katledilenlerin gömülmesine izin vermez. Cesetler, bir mucize eseri, gömülene kadar, yıllar boyu, çürümeden, aynı şekilde kalır. Sonunda İmparator Adrian’ın ölümünden sonra, bir Tu BeAv günü, gömülmelerine izin verilir.

Hahamlar, bu mucizenin anısına, ekmek yenilen yemeklerden sonra söylenen teşekkür duası Birkat Amazon’a “Atov Veametiv-İyi Olan ve İyilik Yapan Tanrı” kısmını ekler.

Böylece- Tişa BeAv’da Betar’ın düşüşü, 15 Av’daki mucize ile sonuçlanır ve 9 Av’ın başka bir yönü daha düzeltilmiş olur. 

Yom Tabar Maagal-Döngünün son bulduğu dönem

II. Bet Amikdaş zamanında, yetmiş yıllık sürgün boyunca toprakların bakımsız kalmasından dolayı sınırlı miktarda odun bulunabiliyordu. Mizbeah’ta (sunak) kullanılmak üzere devamlı odun stoku olmasını garantilemek için, zengin aileler özellikle -sunakta kullanılmak üzere- bağışta bulunurlardı. Bu odunlarda kurt olmasını engellemek amacıyla, odunlar tamamen kuruyana kadar güneşte bırakılırdı.

Odunların bu şekilde kurtlardan tamamen arınma işlemi, her yıl Tu BeAv gününden itibaren sona erdirilirdi. Bunun sebebi, güneşin bu tarihten sonra istenilen sonucu vermemesiydi. Tu BeAv’da, bütün sene yapılacak kurbanlar için gerekli olan odun stoku sağlamış olmanın sevinci yaşanır, artık ‘baltalar kırılabilirdi’. Bir mitsva tamamlandığı için, Tu BeAv günü, şenlikler ve mutlulukla kutlanırdı.

Böylece- Tişa BeAv’da daha yoğun olarak yıkılışının yasını tuttuğumuz Bet Amikdaş’ın yeniden kurulması, halkın birlik ve ahenk içinde yaşayacağı Maşiah döneminin müjdesi verilmiş olunur.

‘Baltaları kırma’ya gerek var mıydı, gelecek senenin kesimi için saklanamaz mıydı?  ‘Balta’, sunağın ve Bet Amikdaş’ın temsil ettiklerinin tam zıttını simgeler. Sunağın amacı, insan hayatını uzatmaktır. Bet Amikdaş’ın yapımında, insan hayatını kısaltan silah yapımında kullanılan demir, çelik ve benzeri hiç bir madde kulanılmaz.  Savaş ve yıkım için kullanılan maddelerin, insan hayatını uzatacak, sonsuz barış ve ahenk getirecek bir aracın yapımında hiç bir yeri olamaz.


ŞABAT NAHAMU

Tişa BeAV’dan sonraki ilk Şabat; Şabat Nahamu-Teselli Şabat’ı olarak anılır. Bu yıl Şabat Nahamu 5 Ağustos Cumartesi günüdür.

Bereşit peraşasından 17 Tamuz’a kadar olan Aftaralar (Aftara:  Neviim-Peygamberler kitabından okunan bölümler), Peraşa içinde sözü geçen konularla bağlantılıdır.

17 Tamuz’dan sonra ise hangi Aftaraların okunacağı senenin o dönemi ve  tarihsel olaylarla bağlantılıdır.

 

1- Şiva Asar BeTamuz (17 Tamuz) ile Tişa BeAv (9 Av) arasındaki üç Şabat’ta okunan aftaralara ‘Telat DePuranuta-Keder/Felaket üçlüsü’ adı verilir. Yirmeyau ve Yeşayau kitaplarının açılış bölümlerinden oluşan bu aftaraların her biri, Yisrael halkının günahkâr davranışları sonucunda bu davranışlar değişmediği, Tanrı yoluna dönülmediği takdirde onların başlarına gelecek olan felaketler hakkında kehanetler içerir. Bütün bu olumsuzlukların yanında her aftara sonunda, pişmanlıkla Tanrı’ya dönüldüğü takdirde kurtuluşun her zaman mümkün olduğu umudunu verir.

 

2- Tişa BeAv ile Roş Aşana arasındaki yedi aftara; ‘Şiva DeNehemta-Teselli Yedilisi’ olarak adlandırılır. Bu aftaralar, Yeşayau Peygamber’in kitabından, Bet Amikdaş’ın yıkılışından duyulan acıyı bir nebze olsun teselli edebilecek ve gelecek için ümit veren bölümlerdir. Bu aftaralarda Yeşayau Peygamber, çok üzgün olan Yahudilere, günah işledikleri, suçlu oldukları halde Tanrı’nın onları hiç bir zaman unutmayacağı, ışıklı günlerin yakın olduğu mesajını verir.

Şiva DeNehemta Aftara’larının ilki: Tişa BeAv’dan hemen sonra gelen Şabat’ta okunan Nahamu-Teselli; Avunma Aftarasıdır. Bu isimle anılmasının sebebi, aftaranın giriş cümlesidir: “Avutun, avutun halkımı” diyor Tanrı’mız”(Yeşayau 40:1)

Midraşa göre, I. Bet Amikdaş’ın yıkılmasından sonra Yeruşalayim’i avutması için Tanrı sırasıyla Avraam Avinu’yu, daha sonra Yitshak’ı ve nihayet Yaakov ve Moşe Rabenu’yu gönderir. Ancak, Yeruşalayim, bütün bu elçilerle teselli bulmayı reddeder, bunun üzerine Tanrı şehri Bizzat Kendisi teselli edeceğini söyler: “Benim! Benim sizi avutacak olan...”(Tişa BeAv’dan sonra dördüncü hafta okunan Şofetim Peraşasının Aftarası-Anohi Anohi-Yeşayau 51:12)

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, Bamidbar (Gözlem), Devarim (Gözlem), Emanations kitaplarından ve www.ou.org; www.chabad.org; www.hebcal.com; www.meaningfullife.com; www.torah.org; myjewishlearning.com; www.torahweb.org; www.aish.com; www.kiruv.com; www.thejewishstar.com sitelerinden, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla derlenmiştir. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için, önemli günler hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi rabilerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın