Yahudi takvimindeki en acı ve en kederli gün: TİŞA BEAV

Av ayının dokuzu anlamına gelen Tişa BeAv, tarih boyunca Yahudileri bugüne kadar etkileyen felaketlerin gerçekleştiği, Yahudi takvimindeki en acı ve en kederli gündür. Tişa BeAv Orucu, 8 Av akşamı güneşin batışıyla başlar. (Bu yıl, 31 Temmuz Pazartesi gün batımında) Oruç 9 Av akşamı, yıldızların çıkmasıyla son bulur (Bu yıl 1 Ağustos Salı akşamı üç yıldız çıktıktan sonra).

Yahudi takvimindeki en acı ve en kederli gün: TİŞA BEAV

“Eğer seni unutursam ey Yeruşalayim, sağ elim hünerini unutsun. Dilim damağıma yapışsın, eğer seni hatırlamazsam, eğer Yeruşalayim’i yüceltmezsem, neşemin en tepesine.” (Teillim 137:5)

 

Av ayının dokuzu anlamına gelen Tişa BeAv, tarih boyunca Yahudileri bugüne kadar etkileyen felaketlerin gerçekleştiği, Yahudi takvimindeki en acı ve en kederli gündür. Tişa BeAv’da Tanrı’nın Yüce Varlığı’nı bu dünyada barındıran, I. ve II. Bet Amikdaş yıkılır, Yeruşalayim kaybedilir, Yahudiler anavatanlarından sürülür ve Diaspora (Galut) başlar. Bu derin acı, her Yahudi’nin, yarasını taze olarak içinde taşıdığı benzersiz bir acıdır. Bet Amikdaş tekrar kurulana, Tanrı’nın Varlığı tekrar aramıza dönenene dek, ne kadar mutlu olsa da, hiçbir Yahudi’nin mutluluğu tam olamaz. Yaşamının en mutlu günlerinden biri olan düğün gününde, hupanın altında damadın kırdığı bardak, Bet Amikdaş’ın yıkılışının acısının her an içimizde yaşadığını, evin girişinin karşı duvarında badanalanmadan veya duvar kâğıdı konulmadan bırakılmış kısım ise, Bet Amikdaş kurulana kadar evimizin tam olamayacağını simgeler. “ İm eşkaheh Yeruşalayim, tişkah yemini.Tidbak leşoni lehiki, im lo ezkerehi; im lo aale et Yeruşalayim, al roş simhati.” (Teillim 137:5)

 

Yahudi Tarihinde Tişa BeAv- 9 Av günü 

* Kral Şlomo tarafından inşa edilen ve Şehina’nın (Tanrı’nın Nuru’nun, Kutsal Varlığı’nın) ikamet ettiği I. Bet Amikdaş Babil Kralı Nebukadnezar tarafından ateşe verilip yıktırılır.

* II. Bet Amikdaş, İmparator Titus liderliğindeki Romalılar tarafından tahrip edilir.

*Algı Yönetimi: İsrailoğulları, Tanrı’nın kendilerine vaat etmiş olduğu Kenaan Ülkesi’ne gitmeden, bu toprakların verimliliğinden ve güvenliğinden emin olmak için yollanan on iki kabile liderinden on tanesi, İsrail halkına ülke hakkındaki gerçekleri kendi yorumlarını katarak onların algılarını kendi istekleri doğrultusunda yönetecek şekilde iletir (Bamidbar 13:27-28; 33). On kabile lideri, bu şekilde sanki İsrailoğulları’na oradaki devler tarafından alt edilecekleri ve kurtulamayacakları mesajını verir.

Sadece diğer iki kabile lideri, Kalev ve Yeoşua, ısrarla ülkenin Tanrı’nın söz verdiği şekilde fethedilebileceğini savunur. Kalev ve Yeoşua yerine, diğer on casusun dediklerini dikkate alan halk, umutsuzluğa kapılır ve ağlar.

* Bar Kohba isyanı sırasında Yahudi direnişinin son kalesi olan Betar, Romalıların eline geçer.

* Betar düştükten tam bir yıl sonra Yahudilerin en kutsal yerleri olan Bet Amikdaş ve Yeruşalayim, Romalılar tarafından bir tarla gibi dümdüz edilir ve Aelia Capitolina adını verdikleri putperest bir şehir haline getirilir.

* 1492 yılında İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe İsabella, Yahudilerin ülkeden sürülmesini emreden bir bildiri yayınlar. Bu bildiriye göre, dört ay içinde tüm Yahudiler toparlanıp ülkeyi terk etmelidir. İsrailoğulları’nın, İspanya topraklarından çıkmaları için verilen mühletin son günü, 9 Av’dır.

* Tarihçiler, II. Dünya Savaşı ve Holokost’un, I. Dünya Savaşı’nın başlattığı sürecin bir sonucu olduğunu savunur. I. Dünya Savaşı’nın başlama tarihi ise,1914 yılı ve 9 Av günüdür.

 

Tişa BeAv’dan önceki cumartesi - ŞABAT HAZON

Tişa BeAv’dan önceki Şabat (bu yıl 29 Temmuz Cumartesi), Şabat Hazon-Vizyon Şabat’ı- adıyla anılır. Bu isimle anılmasının bir sebebi, Tişa BeAv’a (9 Av) en yakın Şabat’ta okunan Devarim Peraşası’nın aftarasının ‘Hazon Yeşayau’-(Yeşayau’nun gördüğü vizyon) kelimeleriyle başlamasıdır. ( Yeşayau 1:1-27)

Berdiçev’li Rabbi Levi Yitzchak, Şabat Hazon-Vizyon Şabat’ı ismine farklı bir yorum getirir. Bu yoruma göre, Şabat Hazon’da, her Yahudi’ye, III. Bet Amikdaş’ın görüntüsü, vizyonu gösterilir.

 

Tişa BeAv’da okunan Megilat Eha - Eha Kitabı

Nedir: 8 Av akşamı (bu yıl 31 Temmuz Pazartesi akşamı) sinagogda (sinagoga gelemiyorsa evde) Tanah’ın, Ketuvim-Yazıtlar kısmından ‘Ağıtlar- Megilat Eha- Yeremya’nın Mersiyeleri’ gibi farklı isimlerle anılan bölüm okunur. Bu Megila, Yeruşalayim’in ve Kutsal Tapınak Bet Amikdaş’ın yıkılışını, sürgün ve bu yıkımın sonuçlarını şiirsel ve duyarlı bir şekilde anlatır. Genelinde bir yas havası taşıyan Megilat Eha’da, aynı zamanda Yahudiliğin özünü oluşturan geleceğe umut ve Tanrı’ya güven de göze çarpar.

Bölümleri: Megila Eha, beş bölümden oluşur. Bunların ilk dört bölümü akrostiş olarak yazılmıştır. Satır başlarındaki harfler, İbranice alfabesindeki harfleri sırasıyla içerecek şekilde düzenlenmiştir. Sadece üçüncü bölümde, yine akrostiş olarak ama bu sefer her İbranice harf yine sırasıyla olmak üzere üç kere tekrar edilecek şekilde düzenlenmiştir.

Ne zaman yazıldı: Zannedilenin aksine, Megilat Eha, Bet Amikdaş yıkıldıktan sonra değil, yıkılışından yıllar önce, Tanrı tarafından Yeremya Peygamber’e yazdırılır. Bu şekilde Tanrı, Yahudi halkına, gelecekte olacakları yıllar öncesinden haber verip, onlara kendi iç muhasebelerini yapmaları, günahlarından pişmanlık duyarak Tanrı’ya dönmeleri ve Tanrı’nın onları affetmesi için bir fırsat vermek ister.

Yeremya’nın görevi, gelecekte olacakları haber vererek İsrailoğullarını uyarmak, yaşam tarzlarını değiştirmezlerse onları yıkım ve sürgünün beklediğini tekrarlamak ve kurtuluşun ancak Tanrı’ya dönüş ile mümkün olacağını vurgulamaktı. Fakat Yahudiler, yaşam biçimlerini gözden geçirmeyi ve özlerine dönmeyi reddeder ve Tanrı tarafından gönderilen Yeremya peygamberi, yalan felaket habercisi diye ciddiye almaz, yazdığı kehanetleri de yakar.

Eichah - Ayecha: Bilgeler, (Eha) Eichah ve Ayecha kelimeleri arasındaki benzerliğe dikkat çeker. Megila’nın ismi Eha- İbranice ‘Eichah- Nasıl!’ ile Bereşit kitabında yasak meyveyi yedikten sonra utancından saklanan Adam’a Tanrı’nın seslenmesi: “Ayecha- Neredesin?”

Yeremya, “Eichah- Nasıl! Bunlar, bu felaketler Nasıl olabildi!” diye ağıt yakarken, halkın başına gelen felaketlerin sebebi, aynen Ganeden’de Adam’ın yapmış olduğu gibi, Yahudi halkının da Tanrı’dan uzaklaşmaları ve umursamazlık idi.

Eğer bir gün biz de “Eichah- Nasıl, bunlar Nasıl başımıza gelebildi” demek istemiyorsak, bugün her birimiz kendi kendimize sormalıyız: “Ayecha- Neredesin”- Tanrı ile ilişkinde, Tanrı’nın İstekleri doğrultusunda yaşamakta, Tanrı’yı dünyamıza getirmekte… Neredesin?

 

Kutsal tapınaklar neden yıkıldı?

Yahudiliğin temel inançlarından biri, her şeyin Tanrı’nın Eli’nde olduğudur. Yahudi tarihi politik ve ekonomik güçlerin standart bağlantıları ile yorumlanmaz, Tanrı ile ilişkimizin durumunu yansıtır. Babilliler ve Romalılar, Tapınağı yıkabildilerse, çok açık ki Tanrı onların bunu yapmalarına izin vermiştir. Çünkü zaten Yahudi halkının günahları, Tapınağın spiritüel köklerini yıkmıştır bile. Ondan sonra yıkılan sadece boş bir binanın tuğlaları olur.

I.Bet Amikdaş: I.Bet Amikdaş’ın yıkılışının ana sebebi puta tapma, adam öldürme ve cinsel ahlaksızlıktı. Bunlar Yahudilikteki en ciddi günahlardır. O kadar ki Talmud, bu günahları işlemek yerine ölmenin daha iyi olduğunu yazar.

Bunun yanında Tora’ya ve Tora öğrenimine gereken önem ve saygının gösterilmemesi, engin spiritüel amacını göz ardı ederek Tora öğreniminin bencil sebeplerle yapılması.

Tora’ya ve mitsvalara gereken saygı ve önemin gösterilmemesi.

II. Bet Amikdaş: I.Bet Amikdaş’ın yıkılışından 70 yıl sonra kurulan II. Bet Amikdaş’ın yıkılış sebepleri; kibir, ‘sebepsiz nefret-sinat hinam’, laşon ara- başkaları hakkında duyarlarsa onların hoşlarına gitmeyecek negatif şekilde konuşmaları, insanları başkalarının önünde utandırmaları (Kamtza – Bar Kamtza olayı- http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1788&Itemid=67), hâkimlerin yerine göre kanunu harfi harfine uygulamak yerine, içine biraz merhamet ekleyerek yargılamaktan kaçınmaları, kararlarını kendi çıkarları doğrultusunda taraflı olarak vermeleri.

 

Dünyayı daha iyi bir hale getirebilmek

Kutsal Tapınakların atalarımızın günahları sonucu yıkıldığı gibi, başka bir neslin atacağı yerinde adımlar da dünyayı iyileştirebilir, Tanrı’nın Varlığı’nı barındırabilecek bir yer haline getirebilir ve Tapınağın yeniden kurulmasını mümkün kılabilir. Tapınağı yeniden kurabilmek için, O’nun yıkımına götüren hataları veya bunların alt kollarını kendi hayatlarımızda bulup, bunları düzeltmeye çalışalım. Bu yolda kılavuzumuz Tora öğretileri olsun. Tora’yı sadece öğrenip aktarmakla yetinmeyelim, öğretilerini özümseyerek hayatımıza uyarlayalım, Tora’yı yaşayalım.

Kardeşlerimizi gerçekten sevip saygı duyalım, sebepsiz nefret yerine sebepsiz sevgiyi yerleştirelim, kusur aramak yerine kusur kapatma yolunu seçelim, ilk adımı biz atalım, ilişkilerimizi güzelleştirip, sağlamlaştıralım. Bunun yanında konuşmamızı geliştirmek üzerine çalışalım, dedikodudan, laf taşımaktan, kırıcı, küçük düşürücü konuşma ve şakalardan kendimizi arındıralım. Ağzımızdan çıkan her sözün Tanrı’nın içimize üflediği nefes ile çıktığını ve Tanrı’nın Nefesi’ni temsil ettiğini akılda tutalım ve kullandığımız kelimelerin bu gerçeği yansıtıyor olmasına çok dikkat edelim. Bize anlatılan, duyduğumuz her şeye hemen inanmadan önce etraflıca bir süzgeçten geçirelim, aklımızı, içgüdülerimizi, içimizdeki Bilge’yi kullanalım. Başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı olalım. Kendi zaaf ve hassasiyetlerimizi idrak ederek daha affedici ve tahammüllü olalım.

Başkalarını onurlandırabileceğimiz durumlar bulalım. Bu şekilde onlara öz saygı hediyesini verelim, aynı zamanda kendimizi de egomuzun bizi sürüklemeye çalıştığı sahne ortasından kurtaralım. Değişim, kendimizle başlar. Dün bugün yarın, her gün farklı, her gün yeni bir yaşam, bize yeni bir hediye. Tanrı’nın bize verdiği yaşam hediyesini en iyi şekilde kullanmaya, dünyayı daha iyi bir hale getirmeye kendimizden başlayalım, bugün, şimdi, şu an niyet ederek başlayalım. Bu şekilde Tapınağın kurulması işine zemine kendi tuğlamızı döşeyerek başlayalım.

 

 Tişa BeAv Takvimi- (5777-2017)

31 Temmuz Pazartesi (8 Av) - Gün ortasından itibaren, Tişa BeAv ve Tapınakların yıkılması kısımları hariç, Tora okuma yasağı başlar.

Öğleden sonra duası Minha’ da, (ve diğer bütün Tişa BeAv duaları sırasında) yakarış duaları Tahanunim yapılmaz.

Güneş batmadan öncesine kadar yenilen yemek, birçok çeşitten oluşan zengin bir yemek değildir ve et ile şarap içermez. Geleneksel olarak tek çeşit yemek,  mercimek yenir. Bu yemeğe ‘Seudat Amafseket-yemek yemeyi kesme öğünü’ adı verilir.

Gün batımı ile bütün Tişa BeAv kurallarının uygulanmasına başlanır.

31 Temmuz Pazartesi- Akşam Duası - Dua sırasında sinagoglar çok az aydınlatılır, Sefer Toraların yerleştirildiği dolap Ehal Ha-Kodeş, siyah örtülere bürünür. Ehal Ha-Kodeş’in önündeki perde- Parohet ters çevrilir.

Hazan, kederli bir ses tonuyla, bir matem havasında Yeremya’nın Mersiyelerini (Megilat Eha) okur. Bet Amikdaş’ın yıkılışından beri geçen süreyi söylerken sinagogdaki tüm ışıklar söndürülür. Sadece Hazan’ın yanında ufak bir ışık bırakılır.

1 Ağustos Salı - sabah - Tişa BeAv sabahı, yataktan kalkınca eller her günkü gibi Netila ile ama su, sadece parmakların el ile birleştiği ilk eklem yerine gelecek şekilde yıkanır. Eller yıkandıktan sonra parmaklar ıslakken gözler temizlenir. Ağız, hiçbir şekilde çalkalanmaz.

Sabah berahaları- Birkot Aşahar bölümünde:

* Bugün, deri ayakkabı giyilmediği için, “Baruh Ata Ad. Elo-enu Meleh Aolam Şeasa Li Kol Storki- Kutsalsın Sen Tanrı’mız, Evrenin Kralı, bütün ihtiyaçlarımı karşılayan” kısmı söylenmez.

* Gurur ve mutluluğumuzun sembolü, her gün (Şabat ve Yom Tov hariç) sabah duası sırasında takılan Tefilin ve Tallit kullanılmaz ve yas atmosferi hâkimdir.

*Tefilin ve Tallit kullanılmaz ama Tallit katan (tsitsit) giyilir.

Oruç tutan Sefarad’lar, Amida duasına Anenu kısmını ekler: “Cevap ver bize Baba’mız,bu oruç gününde bize cevap ver…

1 Ağustos Salı - Minha -

*Öğleden sonra duası sırasında, Tallit giyilir ve Tefilin takılır.

*Sefer Toraların yerleştirildiği dolap Ehal Ha-Kodeş’in siyah örtüsü çıkarılır. Sinagog, normal şekilde aydınlatılır.

*Gün ortasından itibaren - Tişa BeAv’la ilgili kısıtlamalar hafiflemeye başlar.

*1 Ağustos Salı akşamı gökte üç yıldız görülünce oruç son bulur.

*Sağlığı elveren her Yahudi’nin tutması gereken Tişa BeAv Orucu kuralları ve Tişa BeAv felsefesi: http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&task=blogcategory&id=77&Itemid=52

 

*Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla The Jewish Book of Why, El Gid Para El Pratikante (Gözlem),Kutsal Kitap, Gateway to Judaism, The Five Megilloth, Sacred Seasons, Bamidbar (Gözlem),Devarim (Gözlem), Yahudilik Ansiklopedisi (Gözlem) kitapları ve www.chabad.org; www.jsn.info.com; www.torah.org; www.ou.org; judaism.about.com; ,www.jewfaq.org; www.ttidbits.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için, yas dönemi ve oruç ile ilgili yasaklar ve kısıtlamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi rabilerine başvurması gerekir.

 

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın