Ben Sevgilime aitim, Sevgilim de bana. (Şir Aşirim 6:3)

İbrani takviminin son ayı Elul ve kırk özel gün

Ben Sevgilime aitim, Sevgilim de bana. (Şir Aşirim 6:3)

“Yahudi takvimindeki son ay olan Elul, sevgi ayıdır. Elul ayında Tanrı’ya ulaşma yolları üzerine çalışır, geçmiş yıl yaptığımız hatalar ve işlediğimiz günahlar ile neden olduğumuz manevi yıkımı onarmaya çalışırız. Tanrı’nın bize olan Sevgisi’ni, bizim çabalarımıza cevap vermesiyle hissederiz. Biz özümüze dönmeye çalışıp hareketlerimizle:  “Ben Sevgilime aitim”i yaşarken, aşağıdan yukarıya doğru, Ona ulaşmaya çabalarız. Tanrı da: “Sevgilim de bana (ait).” diyerek bize yukarıdan uzanarak cevap verir. Bu, aynı zamanda duanın da özünü oluşturur. Böylece Elul, Tanrı ile karşılıklı sevgimizi,  aramızdaki sevgi dolu hayat ortaklığını simgeler.

 

ROŞ HODEŞ ELUL NEDEN ÖNEMLİ?

Yahudiler, Tanrı’nın kendilerini Mısır’daki esaretten kurtarması sonrasında, çölde 49 günlük bir hazırlanma ve arınma dönemi geçirirler. Bu dönem sonunda, Şavuot’ta, tarihte benzeri görülmeyen bir şekilde Tanrı ile İsrailoğulları bir araya gelir, onların düğün günü sayılan Şavuot’ta Tanrı halkına seslenerek ‘On Söz’ü söylemeye başlar. Tanrı’nın Sesi’nin yüceliğinden ürküp ölmekten korkan Yahudi halkı, Moşe Rabenu’nun Tanrı’nın Sözlerini ve Tora’yı öğrenip, halka aktarmasını ister. Bunun üzerine Sina Dağı’na çıkan Moşe Rabenu, 40 gün 40 gece sonra On Söz Tabletleri ile dağdan indiğinde (17 Tamuz-Şiva Asar BeTamuz), halkının başka tanrılara tapmama sözünü kabul etmelerine rağmen, altın bir buzağı yapıp ona taptıklarını görür ve tabletleri kırar. Tanrı’ya ihanet eden halk, aslında kendine, kendi ruhuna, kendi özüne, İlahi İsteğe ve hayattaki en büyük görevlerine, Tanrı ile bağlantıda kalıp Tanrı’yı bu dünyaya getirme görevlerine ihanet etmiş olurlar. Bu olayın ertesi günü, 18 Tamuz’da Moşe Rabenu, Tanrı’nın halkını yok etmemesi ve affetmesi, Tanrı’nın Kutsal Varlığı’nın tekrar İsrailoğullarının arasına dönmesi için yakarmak üzere tekrar Sina Dağına çıkar. Moşe Rabenu, 40 gün ve 40 gece Sina Dağında kalıp dua eder. Bu dönem Tanrı'nın halkına karşı öfkeli olduğu bir dönemdir. Bu 40 günlük süreye, ‘Gazap Günleri’ adı verilir. Ancak Moşe Rabenu vazgeçmez, Tanrı’nın sonsuz merhametine ve bağışlayıcılığına olan sarsılmaz inancı, Tanrı’nın bize olan inancı, bizimle Tanrı arasındaki koşulsuz sevginin gücü ve umutla Roş Hodeş Elul’de tekrar Sina Dağına çıkar. Bu üçüncü 40 gün ve 40 gecenin sonu, Yom Kipur’dur.

Elul, Moşe Rabenu’nun yolculuğunun öyküsüdür. Tehlikeye düşmüş olsa bile, arada ciddi kırgınlıklar olsa bile, gerçek ve kalıcı olmasını istediğimiz değerli bir ilişkiyi kurtarmanın mümkün olabileceğinin öyküsüdür. Moşe Rabenu’nun Elul deneyimi, “Kral’ın meydanda olduğu” ve On Üç Merhamet Özelliğini ışık gibi saçtığı bu ay boyunca, Tanrı’nın bize özel bir sevgi ve merhamet göstereceğinin güvenini verir. 

 

ELUL AYI NEDEN BU KADAR ÖZEL?

Elul ayı döneminde içe dönüşün özellikle vurgulanması, Elul ayının benzersiz yapısı ile bağlantılıdır. Roş Hodeş Elul’den (bu sene 3 ve 4 Eylül’den) başlayarak Yom Kipur’a (bu sene 12 Ekim’e) kadar süren kırk gün, Moşe Rabenu’nun, Sina Dağına üçüncü ve son kez çıkıp kaldığı kırk güne tekabül eder. Bu 40 gün boyunca Yahudiler de dua ederek, içlerine dönüp kendileriyle hesaplaşarak, teşuva yapıp Tanrı’ya dönerek kendilerini manevi anlamda kuvvetlendirir ve şofar çalarak Tanrı’nın merhametini dilerler. Bu şekilde Moşe Rabenu’nun ilk kez dağa çıktığı zaman yaptıkları gibi bir günah işleme ihtimalini ortadan kaldırırlar. Bu kırk günün sonunda Moşe Rabenu, ikinci On Söz Tabletleri ile Sina Dağından indiğinde, (Yom Kipur’da), Yahudiler, Tanrı’nın onları altın buzağı günahından dolayı affettiğini anlar.

Bu nedenle Roş Hodeş, Elul’den başlayan 40 gün, bir içe dönüş, Tanrı’ya dönüş ve insanın kendisiyle hesaplaşma dönemidir. Bu süreçte Yahudiler aynen atalarının yapmış olduğu gibi davranışlarını gözden geçirir, samimiyetle bir durum değerlendirmesi yapmaya çalışır, eksik ve hatalı olduğu noktaları bulmaya, bunları tamamlamaya niyet eder, ‘teşuva’ yapar, ‘Ulu Günler’, Roş Aşana ve Yom Kipur’a tüm benlikleriyle hazırlanmaya başlar.

Kişinin bu ilahi merhamet ve af dönemindeki en güçlü yardımcıları; Teşuva (Tanrı’ya, özümüze dönüş) tefila (Tanrı’ya bağlanmak) ve tsedaka’dır (Tanrı’nın bize bağışladıklarını adaletli bir şekilde dağıtmak).

 

YOM KİPUR KATAN KÜÇÜK YOM KİPUR

Yom Kipur Katan-Küçük Yom Kipur, büyük Kabalist R’Moshe Cordovero’ya mal edilen bir gelenektir. Bu geleneğe göre, (bazı istisna aylar dışında),her Roş Hodeş’den önceki gün, bir pişmanlık ve tövbe günü olarak kabul edilir ve o gün (gün doğuşuyla başlayan) oruç tutulur ve yakarış duaları-Selihot- okunur. Bu gelenek, kişilerin manevi gelişimlerine daha duyarlı oldukları geçmiş nesillerde sıkça uygulanır olmasına rağmen, günümüzde pek az kişi tarafından gözetilmektedir. Ancak Roş Hodeş Elul’den önceki Yom Kipur Katan, günümüzde de bazı cemaatlerde birçok kişi tarafından uygulanmaktadır. Bu yıl Roş Hodeş Elul’den önceki gün cuma olduğu için, tutmak isteyenler için Yom Kipur Katan, 1 Eylül Perşembe günüdür.

 

ELUL -  SEVGİLİYE DÖNÜŞ

Elul’un İbranice yazılışındaki Alef, Lamed, Vav, Lamed harfleri, Kral Şlomo’nun  Şir Aşirim-Ezgiler Ezgisi’ndeki bir bölümün kısaltması olarak yorumlanır. “Ani LeDodi, VeDodi  Li - Ben sevgilime aitim, sevgilim de bana.”  Elul ayı, Yahudilerin kendilerini teşuva yapmaya ve sevgilileri Kutsal Tanrı’ya yaklaşmaya adadıkları bir zamandır. Aynı zamanda Tanrı da Yahudileri karşılamak için Elini uzatır ve onlara yakınlaşır. Pasuğun her kelimesi, yud harfi ile biter. Dört yud harfinin toplam nümerik değeri olan kırk sayısı, Elul ayından Yom Kipur’a kadar olan teşuva için ayrılmış kırk özel güne işaret eder

 

ELUL TEŞUVASI vs ASERET YEME TEŞUVA GÜNLERİ TEŞUVASI

Teşuva, sadece Elul ayında veya Roş Aşana ile Kipur arasındaki Aseret Yeme Teşuva (On Teşuva Günü)nde yapılan dönemsel bir uygulama değil, devamlı yapmamız gereken bir süreçtir. Kişi, teşuva uygulamasında kaç kere tökezlerse tökezlesin, kendini toparlamalı ve Tanrı ile bağlantıda kalmaya gayret etmelidir.

R.Şimşon Pinkus’a göre, sene boyunca ve Elul ayı süresince yaptığımız teşuvada, yaptığımız hareketler üzerine yoğunlaşırız. Her bir ihlalimizin üzerinden tek tek geçer, pişmanlık duyarak bu hareketleri terk eder, bunları itiraf eder, bir daha tekrarlamamaya niyet eder, bunlardan geriye dönüş yaparız. Buna karşılık ‘On Teşuva Günü’nde, kişi, kendi yapısını geliştirmek üzerine yoğunlaşır. Yardım almadan kendimizi yenilememiz mümkün olmadığı için, burada Tanrı en büyük destekçimiz olarak devreye girer. Birinin hareketlere, diğerinin insanın yapısına odaklanması,  Elul ile Roş Aşana ve On Teşuva Günü Teşuvası’nın farkını oluşturur.

 

ELUL AYI’NI KENDİMİZ  İÇİN EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEK

1

 Tanrı - Kral aramızda: Hasidik Üstad Rabbi Schneur Zalman, Elul ayından, ‘Kralın Aramızda’ olduğu bir zaman olarak bahseder. Kral (Tanrı), bu ay boyunca halkının içinde, halkının arasındadır. Tanrı, bu dönemde herkesi hoşgörülü bir ifadeyle ve güler yüzle karşılar, ona dönen her kulunun tek tek duygularını, düşüncelerini, kaygılarını ve isteklerini bilmek ister. Bu Tanrı’ya ulaşmak isteyenler için benzersiz bir fırsattır.

2

 Teşuva - tefila - tsedaka: Elul ayı, gelecek sene için yazgıların kararlaştırıldığı Roş Aşana ve Kipur gibi mübarek günlere bir hazırlık dönemi olarak kabul edilir. Elul ayı boyunca, sürekli içe dönüş ve Tanrı ile bağlantıyı güçlendirme üzerine yoğunlaşılır. Teşuva (Tanrı’ya, özümüze dönüş)  tefila (Tanrı’ya bağlanmak) ve tsedaka (Tanrı’nın bize bağışladıklarını adaletli bir şekilde dağıtmak), bu hazırlık döneminin ana temelini oluşturur.

3

Özür dilemek - affetmek: Tanrı’ya karşı yapmış olduğumuz hataların farkına varıp bunları samimiyetle kabul edip, bir daha tekrarlamamaya niyet eder, teşuva yaparız. Yahudi geleneklerine göre Tanrı, başkalarına karşı işlediğimiz günahlarımızı, ancak o kişi bizi bağışladıktan sonra affeder. Bu yüzden özellikle Elul ayı, hayatımızdaki kişilerle aramızda geçmiş kırgınlıklar, yapmış olduğumuz hatalar, sebep olduğumuz üzüntüler için, o kişilerden özür dilemeye başlamak ve bizden özür dileyenleri affetmemiz için çok uygun bir zamandır.

4

 Mezuza ve tefilinlerin kontrolü: Bu ay mezuza ve tefilinlerin, konu hakkında yetkili biri tarafından incelenerek, iyi durumda oldukları, yazılarının silinmediği ve halen geçerli olduklarının teyit edilmesi, tallit ve Tanrı hizmetinde kullanılan diğer eşyaların elden geçirilip kontrol edilmesi tavsiye edilir. 

5

 Selamlaşırken ve mektuplarda iyi dilekler: Bu aydan başlayarak, arkadaşlarla selamlaşırken ve mektup veya e-postalarda yeni yıl için güzel dileklerde bulunulur: “Ketiva Vehatima Tova / İyi ve hayırlı şeyler kitabına yazılasın ve mühürlenesin.”

6

  Teillim: Tzemach Tzedek şöyle der: “Teilim okumanın içindeki gücü gerçekten idrak edebilsek, hiç durmadan Teilim okurduk.”

R.Raşab da, Elul ayının, Teilim okuma dönemi olduğuna dikkat çeker.  Baal Shem Tov, Elul ayının 1’inden başlayıp, Yom Kipur’a kadar her gün Teilim kitabından ek üç bölümün okunması geleneğini getirir. Yom Kipur’da da kalan 36 bölüm okunarak, bütün Teilim kitabı tamamlanır. R’Ephraim Zalman Margulies de, başka bir gelenekten bahseder. Buna göre, hafta arası her gün en az on mezmur okunur, bu şekilde Roş Aşana’ya kadar, 150 mezmurdan oluşan Teilim kitabı, iki kere tamamen okunmuş olur. Bu şekilde çifte okunan Teilim kitabında okunan mezmur sayısı, üç yüz olur. Affetmek –kaper fiilinin sayısal değeri de üç yüzdür.

7

  Selihot: Kişinin iç hesaplaşması yapıp pişmanlığını dile getirmesine yardımcı olan Selihot duaları, Elul ayında başlar. Sabaha karşı yapılan Selihot duaları, Kipur sonuna kadar devam eder. Selihot dualarının ana hattını, Tanrı’nın ‘On Üç Merhamet Özelliği’nin defalarca tekrar edilmesi oluşturur: “Aşem, Aşem, Tanrı, Merhametli, Lütufkâr, Öfkesini Geciktiren, İyilikte Cömert, Gerçek, İyilikleri bin nesil için hatırda tutar, bile bile, kasıtlı işlenen günahları ve dikkatsizlikle işlenen günahları affeder, temizler.” Bunun yanında, Viduy (İtiraf) kısmında, toplumun olası müşterek günahları itiraf edilir ve af için yalvarılır. Bir diğer kısımda da, işlenen günahların,  atalarımız Avraam, Yitshak, Yaakov, Moşe, Aaron, Yosef, David ve Şlomo’nun hatırına affedilmesi için dua edilir. Kişi sadece söylemekle kalmayıp, Tanrı’nın ‘On üç Merhamet Özelliği’ni içselleştirip, O’na benzemeye gayret ettiği zaman, Tanrı da sevgili çocuklarının günahlarını affeder. Kişi, etrafındakilere nasıl davranıyorsa, Tanrı da ona aynı şekilde davranır. “Tanrı senin Gölgendir.”(Teillim 121:5)

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla, El Gid Para El Pratikante (Gözlem), Roş Aşana (Gözlem), 60 Days-A Spiritual Guide to High Holidays,  Rosh Hashanah-Its Significance, Laws and Prayers, Daily Dose of Torah, Torah Studies kitaplarından ve www.chabadorlando.org, www.morashasyllabus.com  sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için Bayramlar ve özel günler hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi rabilerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın