ABD seçim kampanyası sırasında tüm rakipleri tarafından tecrübesiz olmakla eleştirilen Obama hızla girdiği Ortadoğu’da kısa zamanda acemiliğinin kurbanı oldu.
Geçenlerde sınırın güney tarafında otlayan inekler kuzeye geçip Baathaiil’den su içmişler. Bunun üzerine Lübnan gazeteleri basmışlar yaygarayı: “Siyonist inekler sularımızdan içiyor!”.
İstanbul’dan arabayla bir buçuk saat.
Ormanlı dağlardan aşağı akan nehirlerin denizle buluştuğu yerde kurulmuş sakin bir köy.
Upuzun kumsalında yürürken Karadeniz’e sırtını verince, üç beş adım atıp kendini nehrin içinde bulduğun enfes bir doğa.
Gazze Operasyonu sırasında sesini çıkarmayan ve seçilmeden önce Kudüs’ün birleşik kalacağına söz veren Obama’nın manevra alanı kısıtlı.
Geçmişime çektiğim kalın duvarlar sanki hiç ölmeyecek gibi gelen Michael Jakson’un ani gelen kara haberiyle bir anda toz olup gitti.
Beynimden boşalan anılar yığınının altında eziliverdim.
Geçtiğimiz hafta Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Alain Decaux’nun yazdığı, Orhan Alkaya’nın yönettiği ‘Rosenbergler Ölmemeli’ adlı oyunu seyrettim. Yıllar önce Dostlar Tiyatrosu’nda Ayla Algan ve Genco Erkal’ın sahneye koydukları insanlık tarihinin bu ibret verici, yüz karası ayıbının kitabını okudum, filmini izledim. Her seferinde isyan ettim, Ethel ve Julius Rosenberg için sessizce ağladım.
Yazar kendi niyetini başkalarını üzerinden dillendiriyor ki konu ayrımcılık olunca çok karşılaştığımız bir şey. Bak böyle düşünenler de var naifliğiyle demokratik bir ülkede suç sayılacak nefret söylemi örneklerini fikir paylaşımıymış gibi sunan anlayışı da tanıyoruz.Bülent Top
26 Ocak 2012 günü, ‘Nefret Suçları Yasası İstiyorum!’ Platformu, “Sen de başkasın, nefretme!” sloganıyla bir imza kampanyası başlattı. Bu girişime imzalarıyla destek vermek isteyenler http://imza.nefretme.org/nefret-suclari-yasasi-istiyorum/ sitesini mutlaka ziyaret etsinler.