26 Ocak 2012 günü, ‘Nefret Suçları Yasası İstiyorum!’ Platformu, “Sen de başkasın, nefretme!” sloganıyla bir imza kampanyası başlattı. Bu girişime imzalarıyla destek vermek isteyenler http://imza.nefretme.org/nefret-suclari-yasasi-istiyorum/ sitesini mutlaka ziyaret etsinler.
İsrail’in dünyaya tanıttığı ‘Kibutz’ hareketinin ideolojik temellerini anlatan bu yazı, üç ayda bir yayınlanan, sosyal bilim dergisi Dipnot’un Ekim 2011 sayısında yer alan Ulus-devlet perspektifinde İsrail’in Sosyalist ve Komünalist Kibutz Deneyimi başlıklı makalemden yapılan seçme alıntılardan oluşuyor.
Cahit Kayra’nın “Savaş, Türkiye, Varlık Vergisi” adlı kitabıyla gündeme gelen tartışmalar sürüyor
Daha ilk çağda 1. asırda ortaya çıkan Kan İftirası (Yahudilerin dinsel törenlerde insan kanı kullandıkları iddiası) Ortaçağ boyunca Yahudilerin kitlesel öldürülme ve sürgün edilmeleriyle neticelenmekteyken, ‘modern’ zamanlarda bu olgunun yeni tezahürleri 1840’ta Rodos ve Şam’da ortaya çıkmıştır. Tepki olarak, önce Sultan Abdülmecid (1840) bilahare Sultan Abdülaziz (1866) fermanlar yayınlayıp bu iftiraları yayanları cezalandıracaklarını tebliğ etmişlerdir.
8 Kasım 2009 günü TÜYAP’ın Beylikdüzü’ndeki sergi yerleşkesinde Ayrıntı Yayınları’nın düzenlediği panelin moderatörlüğünü Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Yasemin İnceoğlu yaptı.
Yeni yazarımız, uluslararası ilişkiler uzmanı Denis Ojalvo, ‘Muhavere’ köşesinde Türk Yahudileri ile ilgili her konuda okuyucularımıza seslenecek.
Yeni yazarımız, uluslararası ilişkiler uzmanı Denis Ojalvo, ‘Muhavere’ köşesinde Türk Yahudileri ile ilgili her konuda okuyucularımıza seslenecek. Ojalvo, ilk yazısında Türk basınında yaygın olarak varlığını sürdüren nefret söylemine karşı alınması gereken önlemleri kaleme aldı
Geçtiğimiz hafta Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Alain Decaux’nun yazdığı, Orhan Alkaya’nın yönettiği ‘Rosenbergler Ölmemeli’ adlı oyunu seyrettim. Yıllar önce Dostlar Tiyatrosu’nda Ayla Algan ve Genco Erkal’ın sahneye koydukları insanlık tarihinin bu ibret verici, yüz karası ayıbının kitabını okudum, filmini izledim. Her seferinde isyan ettim, Ethel ve Julius Rosenberg için sessizce ağladım.
Yazar kendi niyetini başkalarını üzerinden dillendiriyor ki konu ayrımcılık olunca çok karşılaştığımız bir şey. Bak böyle düşünenler de var naifliğiyle demokratik bir ülkede suç sayılacak nefret söylemi örneklerini fikir paylaşımıymış gibi sunan anlayışı da tanıyoruz.Bülent Top