Zaki, kırk yıl boyunca turizm sektöründe çalıştıktan sonra onu heyecanlandıran restaurant işletme arzusunu geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdi. Mutlaka bu değişiklik yaşamının birçok alanına da yansıdı. Bu sektörün gerektirdiği emek ve vakit, alışılagelmiş iş hayatının rutininden biraz daha farklı. Yine de bu değişime girişen Zaki’den görüşlerini bizzat duymak daha yerinde olacaktır. Gece hayatı dediğime de aldanmayın, kendisi bir o kadar da duyarlı bir aile babası…
Öncelikle biraz kendinizi ve daha önce yaptığın işleri anlatır mısınız?
1950 İstanbul doğumluyum. Şişli 19 Mayıs İlkokulu ve Tarhan Koleji’ni bitirdikten sonra İngiltere’de üniversite okudum. Daha sonra 1969 ve 1971 yıllarında askerliğimi tamamladım. İki sene sonra da evlendim; şimdi iki çocuğum bir de torunum var. 40 sene turizm sektöründe çalıştım, bu arada tekstil de yaptım. Bugünkü şartlardan dolayı bu sektörlerden ayrıldım.
Peki bu sektöre girmeye nasıl karar verdiniz?
Benim 40 senelik gece hayatım var. Bu sektöre her zaman ilgimden dolayı zaafım da oldu. Görev almayı, bir lokanta işletmeyi hep arzu ettim. Zaten turizm sektöründen ayrıldığımda Metin Fadıllıoğlu “Sinbin’i beraber işletelim” dedi, böylece ben de hayatım boyunca hayal ettiğim ve çok sevdiğim bir işe başlamış oldum.
Gençler sürekli olarak etrafında, kendi jenerasyonunuzla ne tip farklar görüyorsunuz?
Etrafımdaki gençler aldıkları keyiften sonra bulundukları yerin de tanıtımını yapıyorlar. Gençler gerçekten çok kıymetli, kültürlü ve ne istediklerini bilen yetişkinler.
Bir yere girdiklerinde kendilerini doğru ve olumlu empoze ediyorlar. Bizim gençliğimizle arada büyük fark var tabi… Şimdi o kadar çok alternatif var ki, bazen kısa sürede çabucak doyuyorlar. Biz zamanında aynı 3-4 mekana girer çıkardık, bundan çok da keyif alırdık. Herkes birbirini tanırdı. Artık o kadar çok yer var ki, görülen tanıdık yüzler azalıyor…
Gece hayatında zamanında da nasıl bu kadar aktiftiniz?
Eşim Ester de benim gibi gezmeyi çok seven biri, bu yüzden birbirimize ayak uydurmakta hiç zorlanmadık. Tabi biz erken evlendik, o zamanlarda erkeğin de 23-25’inde evlenmesi normaldi. Ester de arkadaşlarım da gezip eğlenmeyi sevdikleri için ortam hep elverişliydi.
Bu kadar keyif aldığınız üstelikte eğlendirdiğiniz bu sektöre nasıl oldu da daha önce girmediniz?
Vaktiyle teklifler aldım ama gece işi olduğundan ve eşim ile çocuklarıma vakit ayıramayacağımdan sıcak bakmadım. Şimdi çocuklarım büyüdü, Ester ile beraber bu işi yapabileceğimize kanaat getirdik ve işe girmeye karar verdim. Özellikle belirtmek istiyorum, Ester ile çocuklarım İlker, İrem ve damadım Ceki, yani ailem en büyük destekçilerim oldular
Sizi her bulunduğunuz ortamda bu kadar enerjik kılan nedir? Nasıl oluyor da sürekli hem eğlenip hem eğlendiriyorsunuz?
İnsanları çok seviyorum. Kendimi neredeysem oraya göre hareket etmeliyim diye eğittim. Meyhanedeysem meyhaneye, bardaysam bara, davetteysem davete, toplantıdaysam da toplantıya kendimi adapte ederim. En keyifsiz zamanımda bile mecburen gittiğim eğlence ortamında o üzüntümü siler, o anı yaşamak isterim. Çıkınca tamamen kafamı toparlayıp tekrar o problemleri çözmeye çalışırım. İkizler burcu olmamın da etkisi olsa gerek, çift karakterliyim.
Gezmeyi seven gençlere önerileriniz ve de uyarılarınız neler olur?
Elbette herkes gezmeyi, güzel şeyleri seviyor. Ancak kendilerini korumayı da bilmeleri lazım. Gençler yanlış yapmasınlar, yanlışların geri dönüşleri çok zor.
Peki bu sektöre girmek isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz? (Lokanta, bar işletmeciliği vs.)
Bu sektöre girmek isteyenlerin kendilerinden çok vermesi lazım. Kısacası özveri şart. Özel hayatı biraz arka planı atarak sabırlı olmak gerekiyor. Alternatifler giderek artıyor bu yüzden yapılacak işin en iyisinin yapılması gerek aksi takdirde başarıya ulaşmak çok zor. Ben çalışıyorum fakat ekibimle ve ailemin desteğiyle beraber çalışıyorum. Bunları da unutmamak gerekir…
Gençlerin hayatları boyunca sağlıklı, mutlu ve başarılı olmalarını temenni ederim ve eklemeliyim işleri zor…
Dengeleri kurmak zor olsa gerek, bu iş sizden neler aldı neler götürdü desem… ?
Benim eskiden normal bir mesai saatim vardı. Sabah 9’da işimin başında olurdum 7’de çıkar ailemle dostlarımla yemeğe giderdim. Şimdi çalışma saatlerim çok değişti. Öğlen 12’de başlıyorsam çıkışım işlerin bitişine göre gece saat 1 de olabiliyor, akşam 9 da. Biz iş ne emrediyorsa onu yapıyoruz. Olayın iş tarafına geçince tabii biraz daha ciddiyet kazandım. Öyle sürekli eğlenceyle olmuyor, müşteriyle samimiyetimize göre muhabbet ediyoruz tabi…
Yorucu gece hayatı temposunda bu ‘fit’ görünümünüzün iksirini öğrenebilir miyiz ?
Tam 30 senedir, haftanın 7 günü sabah 6.30’ta kalkıp sahilde 12 km yürüyüş yapıyorum. Ardından da sıkı bir kahvaltıyla günle başlıyorum. Herkese de tavsiye ederim…
Ben de herkese tavsiye ediyorum ve hoş sohbetiniz için çok teşekkür ediyorum…
| Yazar | Mirel ÇİÇEKLİ |