Gözlem Banner
RSS
Yayın Haftaları X
Benimle dans eder misin?
Benimle dans eder misin?
Hayatınıza farklı bir renk mi katmak istiyorsunuz? Yaza daha fit, daha enerjik mi girmek istiyorsunuz? Bunca yıldır jimnastik salonlarını denediniz. Bu kez de gelin dans edelim… Ancak amacınız sadece bu olmasın, dansın yaşamınızda büyük farklılık yaratacağına emin olun…

Bir başkadır yaz düğünleri. Gün sizin, ancak unutulmaz kılmak da yine size kalmış…

Düşünün bir, herkes otururken uygun bir müzik çalıyor ve siz nazikçe eşinizin elinden tutarak emin adımlarla piste ilerliyorsunuz…Tatlı bir meltem size eşlik ederken, yıldızlar İstanbul semalarında yanıp sönerken uçarcasına dans ediyorsunuz…

Ya da  vakit biraz ilerlemişken daha sonra diskjokeyin  size uygun bir müzik çaldığının düşünün, bu kez arkadaşlarınızla her zamankinden daha bilinçli olarak pistte sirtaki yapıyorsunuz…

Gelin hep birlikte dansın çıkış noktasına, çeşitlerine ve en önemlisi yararlarına bir göz atalım…

*Dans ve hareket evrenin doğasındadır. Bitkiler zarif ve ritmik şekilde hareket ederler. Yüzlerini güneşe dönerler. Bir esintide dalgalanırlar, spiraller ve başka hoş şekillerde büyürler. Kuşların, kusursuz kur veya güç gösterileri için kanatlarını ve tüylerini yayarak oluşturdukları kendi hareketleri ve dansları vardır.  Aynı şekilde, bütün hayvanların da güç, kızgınlık veya sadece mutluluklarını göstermek için kendilerine has dansları bulunur.

*İnsan bedeni hareket için tasarlanmıştır.

Hareket yaşam için, nefes almak kadar doğal ve önemlidir. Nefes almak ve hareket etmekte günlük algılamalarımızı ve bilincimizi aşmamızı sağlar.

*Hareket dengeler, iyileştirir, uyandırır ve enerji verir. Kuvvet için, aydınlanma için, yaşam için ve ölüm için psişik enerji yaratır.

*Dans, sezgiyi ve mantığı bir araya getirerek beynin iki yarısını birbirine bağlar. Her hareket ve devinim, vücutta ve zihinde elektriksel değişimler yaratır. Vücudumuzdaki sinir-kas sistemleri, müziksel ritimleri bir hareket kalıbına dönüştürür. Bu kalıba kapılabilir ve dünyayı alışageldiğimiz şekilde algılamaktan uzaklaşabiliriz.

*Dansın tümü, vücut hareketleridir ve hepimizin kendimize has vücut hareketleri vardır. Bize renk ve bireysellik verirler. Hareketler dış kişiliği iç kişilikle birleştirir ve daha ilahi yönlerimizle aramızda köprü kurmaya yardımcı olur.

*Dans sadece güzel görünmek ve estetik hareketlerin kombinasyonu değildir. Dans hareketlere ruh katmaktır.  Şişmanlık dansa bir engel teşkil etmez… Şişman bir kişi de dans ederken son derece estetik görülebilir.  Hatta toplumdaki bir çok zayıftan daha güzel dans edebilir. Salsa dansını sosyal bir aktivite olarak yapan Kübalı kadınlar yüzlerindeki o sağlıklı gülüş ve psikolojinin yanı sıra, fiziksel olarak da sağlıklı görünürler.

Neden dans ederiz ?

Dansın sosyal olanı, yani sosyal danslara bakarsak ve genelleme yaparsak hiç bir zaman tek olarak yapılmadıklarını görürüz.  Ya bir düğünde insan grubu olarak piste fırlarız, ya eşli dans yapmak için birini davet ederiz, ya da başka bir mekanda kendimizi müziğin akışına bırakırız. Her durumda da yalnız değilizdir; halay çekerken, horon teperken veya tango, vals yaparken hep birileri de bizimle beraber, etrafımızdadır. Değişen sadece mekân kullanımı ve kişiler arası uyum için grup halinde hareketi düzenleyen bazı yazılı olmayan kurallardır.

Peki, düğünlerde neden dans edildiğini, neden illa ki müzik olduğunu hiç düşündünüz mü? Sadece eğlence ve hoşça vakit geçirmek midir amaç? Öncelik düğün bir birleşmedir ve iki insanın bir olmasıdır, ortak bir neden veya hedefe doğru en yakın dayanışma şeklidir. Belki de en basit insan içgüdülerinden olan dans da bu nedenle düğünlerin ayrılmaz bir parçası olmuştur, katılan herkes bu birleşmeyi, birlikteliği sözlerden bile daha iyi ifade eden çeşitli danslarla pekiştirmektedir.

Dans, kişi için her çeşit duygusunu içeren tüm veya belli bir bölümüyle durumunu ifade etme şeklidir.

Korkma, danset!

Dans edelim dedik ancak seçim o denli kolay değil…  Seçeneklere bir göz atalım… Latin, Tango, Flamenko, sirtaki,  Cha Cha, Merengue, rhumba, samba, modern dans, folklor, oryantal…seç beğen, öğren  yap…

Güzel dans etmek için gerekenler : Dans, öğrenilen bir şey. Kendi kendinize öğrenmeniz de mümkün ama bazı ince ayrıntıları yakalamak herkesin harcı olmayabilir. Kendinizi geliştirme hızı ve kolaylığı açısından en iyisi bir eğitmenden yardım almak.  Eğitmeni taklit ederken bir de bakarsınız ki öğrenmişsiniz. Ondan sonrası kolay, kendi dansınızı yaratabilirsiniz artık.

1.   Ritimleri algıla:  Dans deyince akla önce 'ritim' gelmeli, çünkü ritme uymadan yapılan dans pek de estetik görünmez. Ritmi algılamak için iyi bir kulak, bu refleksi geliştirmek içinse bol bol dans müziği dinlemeniz gerekiyor.

2.   Konsantrasyona dikkat:  Yapılan figürle vücudun uyumu ve yüz ifadesi çok önemli. Bedeni gelişigüzel kullanmak yerine ritme uyarsanız figürler çok daha güzel görünür. Bunun için de konsantrasyon çok önemli.

Tango

Tango, günümüzde Arjantin' in lüks gece kulüplerinde şık giyimli, dans eden insanları çağrıştırsa da, başlangıcı bu imajından çok uzaktır.

Amerikan cazı gibi, tango barlarda ve genelevlerde doğmuş bir kültür karışımıdır.

19. yüzyılda  Buenos Aires' de yaşayan yerliler ve Afrika ve Avrupa' dan göç edenlerle birlikte polka, mazurka, habanera, candombe ve milonganın oluşturduğu bir karışım.

20. yüzyılın’ın ilk yarısında Arjantin dünyanın en zengin ülkeleri arasına girmiş ve bu dönemde Tango fazlasıyla ilgi görmüştür. 1940’lı yıllarda Tango orkestraları sayısı 600' ü geçmiş; 1950'li yılların sonunda, ülkenin ekonomik olarak düşüşe geçmesiyle Tango'ya olan ilgi de azalmıştır. Bu ilgi, 1980'li yıllarda tekrar tırmanışa geçmiştir.

Cha Cha

Küba familyası danslarının diğer bir üyesi olan Cha Cha Cha, aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüler olanıdır. Bu dans başlangıçta Mambo ve Rumba'nın bir çeşidiydi ancak 1948'de Enrique Jorrin, Mambo'nun doğduğu danzon ritmiyle, montuno ritimlerini karıştırdı. Sonuç gözle görülür şekilde farklı ve heyecan vericiydi.

Cha Cha Cha dansı, müziğinin de olduğu gibi; canlı, göz alıcı, alaycıdır ve coşkun ritmiyle dünyadaki tüm dansçıların rağbet edip zevk alacağı türden nadir bir eğlence sunar.

Cha Cha Cha adı İspanyolca'da "Chacha" çocuk bakıcısı demektir. Aynı zamanda "chachar" kokain yaprağı çiğnemek anlamına da gelmektedir.  Cha Cha Cha’nın hızlı bir Küba dansı olan Guaracha'dan geldiği düşünülmektedir.

Flamenko

Dans, cante gibi temelde solo, ara sıra da önceden hazırlanmadan yapılan bir düettir. Ama bir grup dansı değildir. Bu önceden hazırlanılmamış olması "puro flamenko"nun özelliğinde vardır. Cante ile aynı ritmde, ruhen ve biçimsel olarak eşleştirilebilir olmalıdır. Ancak flamenko dansını ve tekniğini karakterize eden öğeler bunlardan çok fazlasıdır.

Performans flamenkosunun daha ihtimamlı ve tanımlanmış bir tekniği vardır. Oldukça gelişmiş bir üst gövde, kol tekniğiyle karmaşık ve ses çıkartılarak yapılan ayak hareketlerinin birleşiminden oluşur. Bu yönleriyle de diğer etnik danslardan ayrılır. Amerikan tap dansında, clog dansında (Tahta ayakkabıyla yapılır), İrlanda dansında ve bazı Meksika halk danslarında da sesli ayak vuruşları vardır. Ancak üst gövde, daha çok "sürüklenir". Üst gövdenin kullanıldığı doğu danslarında ise ayak hareketleri bu kadar karmaşık değildir.

Merengue

Merengue Dominik Cumhuriyetinin ulusal dansı, komşuları Haiti ve etrafındaki adalarda yapılan danstır. Merengue'nin nasıl doğduğuna dair iki rivayet vardır. İlki, Afrika'dan gelen köleler zincire vurularak şeker tarlalarında çalıştırılıyordu. Davulla vuruşlarıyla beraber ilerliyor, zincire vuruldukları için her adımda bir bacaklarını sürüklemek zorunda kalıyorlardı. Merengue'nin bu hareketten çıktığı sanılır. Diğer rivayet ise, Dominik Cumhuriyetinin bir çok savaşında bulunmuş bir kahraman vardı. Halk tarafından çok sevilen bu kahraman savaşta ayağından yaralanmıştı. Her gittiği şehirde ona "hoş geldin" eğlenceleri ve danslar yapılıyordu. Bütün insanlar onu sevdikleri için bir ayaklarını gevşek bırakıp, sanki bir ayakları sakatmış gibi sürükleyerek dans ediyorlardı. Bu danstan Merengue çıkmıştır. Merengue Dominik Cumhuriyetinin başlangıç yıllarından beri var olmuş bir dans olmasına rağmen,  19. yüzyılda çok popüler oldu.

Modern Dans

Bugünün Modern dansının kökleri Almanya ve Amerika’ya dayanmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki on yıllık dönemde Amerikalı ve Alman dansçılar birbirlerinden bağımsız olarak, öykülemeci ve gösterişli bale geleneğine karşı çıkan yeni dans biçimleri geliştirdiler. Ancak Amerikan ve Alman Modern Dans gelenekleri birbirini etkilemeseydi yeni biçimlerin geliştirilmesinden büyük olasılıkla söz edilmeyecekti. Amerika’da yaşayan Kızılderililerin geleneksel danslarının varoluşu ve Avrupalıların Salon dansları ve balelerinin bir araya gelmesi ile Amerika’nın Modern dans anlayışı ortaya çıkmıştır.  Almanya’da da otuzlu yıllarda birçok Alman dansçı Amerika’ya göç etmiş ve Amerikan modern dansının gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Hareketler ve jestler bir vücut dili geliştirerek, sözcüklerin anlatım yükünü üstlendikleri gibi, bu anlatımı, sözcükleri aratmayacak şekilde, hatta bazı durumlarda sözcüklerden daha da kuvvetli bir şekilde gerçekleştirmektedirler. Bunun en güzel örneği, dans dünyasında görülmektedir.

Günümüz insanı, bir şeyleri belirli şekillerde görmeyi bekler durumdadır. Modern dansın amacı da bu şekillenmelerde yeni bakış açıları geliştirmektir. Bu durumda Modern dans, sadece belirli şekillerle ifade edebilme fikrinden yola çıkmayıp, özünde bale ve müzikten bir çok öğeyi içermekle birlikte sadece vücutla bir ifade yaratmaktadır.

Sirtaki

Günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki dansı Bizans döneminde İstanbul'da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul'un Fener ve Balat semtlerinde, kasap loncaları arasında doğdu ve 1900'lü yılların başına kadar kasap loncalarında popülerliğini korudu.

Ancak Bizans'ta günlük yaşamdan kesitler sunan bir eserde, kasapların hayvanları kesmeden önce bir tür vicdan rahatlatma ritüeli olarak hayvanların etrafında döndükleri, önlerinde diz kırıp çöktükleri türünden bilgilere rastlanır. O dönemde Bizans kasaplarının çoğu Arnavut olduğu halde, Hasapiko'nun niçin bir Yunan dansı olarak ünlendiği ise başka bir muammadır.

Rumba

Rumbanın yavaş, kalp atışını andıran ritmi ve romantik müziği onun sonsuz ve evrensel çekiciliğinin ana etkenidir. Dansın kendisi, tutkusuyla partnerini ritmin yoğunluğunda baştan çıkarmaya çalışan duygulu ve kışkırtıcı Latin aşığının özgüvenini ve gücünü simgeler. Ancak Rumba’da bayan kolay boyun eğmez.  Dişi cilveli ve nazlı edasıyla erkeğini önce cezp edip, sonra onun yakınlaşma isteğini reddederek kendi yaptırımını ortaya koyar. Şayet Tango tutkunun dansıysa, Rumba da hiç kuşkusuz aşkın dansıdır. Tutuş pozisyonu alıp Rumbanın temel adımındaki katıksız duygu yoğunluğunu hissetmek ancak birkaç derin an dans ederken yaşanabilir. En popüler Guajira müziği bir Rumba klasiği haline gelmiş olan Joseito Fernandez'in dünyaca ünlü parçası "Guantanamera"dır.

 

Yazar Joelle PİNTO Genç Görüş
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
turksin
Abone Formu X
İletişim Formu X
Abone Bize Ulaşın Reklam İnsan Kaynakları Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008