gozlemkitap
RSS
Yayın Haftaları X
‘Nefret suçları yasası istiyorum’
‘Nefret suçları yasası istiyorum’
Son yıllarda özellikle bazı gazeteci cinayetleri ile gündeme gelen, basında çoğunlukla azınlık gruplarının maruz kaldığı nefret söylemi ve neden olduğu nefret suçlarının ceza kapsamına alınmasıiçin önemli kamuoyu çalışmaları yapılıyor.

 ÖNYARGIDAN kaynaklanan ve çoğunlukla medyanın bilinçli ya da bilinçsizce söylemleriyle beslenen, farklı olana karşı nefreti savunan nefret söylemi artık Türkiye’nin gündeminin önemli bir maddesi. Zaman zaman tehlikeli nefret suçlarına neden olan bu söylemler maalesef ülkemizde yasa kapsamında cezalandırılmıyor.

 KONU, son dönemlerde, özellikle sivil toplum kuruluşları ve akademisyenler tarafından gündeme getirilerek, bu yönde bir yasanın çıkması için kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Bu amaçla kurulan ‘Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu’, evrensel insan hakları ölçütlerine ve uluslararası örneklere uygun yasal düzenlemenin en kısa sürede gerçekleştirilmesi için bir kampanya başlattı.

CENGİZ AKTAR: “SİVİL TOPLUM ANCAK YOL GÖSTERİCİ OLABİLİR AMA YASAYI MECLİS YAPAR”

Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Cengiz Aktar, son yıllarda artış gösteren bu eğilimin nedenlerini  ve bunun önlenmesinde nihai sorumluluğun kime düştüğü konusundaki görüşlerini Şalom’la paylaştı:

“Oldum olası, Türk toplumsal ruh halinin yapıtaşları olan ‘dış mihrak’ takıntısı ve ‘bölünme’ paranoyası Türk olmayan veya olmadıkları farzedilen gayrimüslimleri birer nefret öznesi haline getirir. Son dönemdeki artışı ise ekonomik ve diplomatik başarıların ve görünürlüğün yarattığı aşırı özgüven ve kibre bağlıyorum. Normalleşeceğine, ezik bir ruh halinden gelen ama artık tekrardan güçlü olan veya olduğunu varsayan Türkiye’nin ‘benim önümde kimseler duramaz’ tavırlarının içe ve dışa yansıması... Ya da millet-i hakime kompleksi. Diğer taraftan engelliler, farklı cinsel tercihte bulunan yurttaşlar, kadınlar, Çingeneler gibi oldum olası aşağılanan farklılıkların açık nefret özneleri haline gelmelerinin ardında toplumsal mobilite, kentleşme ve bunların getirdiği toplumsal uyum zorlukları olduğu anlaşılıyor.

Normalleşme ve başarıların hazmının çok zaman alacağını varsayarsak, giderek toplumun cidarlarına işleyen nefret söyleminin önlenmesinde sorumluluk herkesten önce elbette kamu otoritesine düşer. Sivil toplum bu yolda ancak yol gösterici, zihin açıcı ve ezber bozucu olabilir ama yasayı meclis yapar.

Nefret söylemi ve nefret suçları tam olarak nedir? Nasıl yayılır? Ve bunlarla mücadele etmek için neler yapmak gerekir? Konunun uzmanları belirtiyor:

yazının devamı

http://www.salom.com.tr/news/detail/22761-Nefret-soylemi-ve-nefret-sucu.aspx

 

EVET, AMA YETMEZ!

MUHAVERE / Denis Ojalvo

http://www.salom.com.tr/news/detail/22759-Evet-ama-yetmez.aspx

 

Facebook'ta Paylaş
Yorum Ekle Yorum Ekle
Yorum Ekle X
Yazdır Yazdır
Yazdırma Önizleme X Yazdir
Yazdırma işlemini başlatmak için YAZDIR 'a tıklayın.
Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkadaşlarıma Gönder X
Yorumlar
A İlgili haber bulunamadı
Abone Formu X
Şalom Gazetesi’nin adresinize gelmesi için bir yıllık şehir içi abonelik ücreti 160 TL.dir.
İletişim Formu X
Şalom Satış Noktaları X
Remzi Kitabevi - Etiler Akmerkez
Remzi Kitabevi - Suadiye
Remzi Kitabevi - Osmanbey
Remzi Kitabevi - Erenköy Carrefour
Remzi Kitabevi - Akadlar Mayadrom
Remzi Kitabevi - Mecidiyeköy Profilo
Remzi Kitabevi - Ankara Armada
Remzi Kitabevi - İzmir
Remzi Kitabevi - Antalya
Şalom Gazetesi - Künye X
künye
Abone Bize Ulaşın Reklam Şalom Satış Noktaları Künye Tüm Hakları Saklıdır. Şalom Gazetesi 2008