kanada REklam

Popeye… (Nam-ı diğer Temel Reis)

Popeye… (Nam-ı diğer Temel Reis)

Daha yazıya başlamıştım ki, sevgili eşim, başlığı görür görmez, “Haydaa! Şimdi her şey bitti de çizgi film kahramanlarından mı bahsedeceksin” demez mi?

Kendisine böyle bir niyetim olmadığını, aslında çok önemli ve ciddi bir güncel meseleyi kaleme alacağımı söyledim. “Konum ıspanaktır” deyince gülmeye başladı.

Bildiğiniz gibi Temel Reis dediğimiz zaman aklımıza hemen ıspanak gelir. Sevgili kahramanımız, özel bir kuvvete ihtiyacı olduğu anda derhal bir kutu ıspanak püresini açar, süratle midesine indirir ve anında bir tür Süperman haline gelerek tüm rakiplerini yumruklarıyla alt ederdi. Bilhassa uzatmalı sevgilisi ‘Olive Oyl’ için hiçbir fedakârlıktan kaçınmazdı (kelime oyununa dikkatinize çekerim… Popeye’nin yaratıcısı herhâlde zeytinyağlı ıspanağa çok meraklı idi).

Peki, ıspanağın bu gücü sağlamasının sebebi nedir dersiniz? Bu sebzemizin içinde yüksek oranda demir bulunduğu herkesin malumudur. Demir de daima gücü temsil ettiğinden ‘Popeye’ bu yemyeşil püreye bayılmaktadır.

Aslında, ıspanağın demir oranı 100 gramda 3,5 - 4 miligram arasındadır. Ancak gelin görün ki 1870 yılında, Erich von Wolf adında bir Alman kimyageri, yeşil sebzelerin ihtiva ettikleri demir miktarının nispetlerini hesaplamaya başlamış. Sıra ıspanağa gelince onu da 3,56 miligram olarak ölçmüş, ama yorgunluktan mıdır, dalgınlıktan mıdır, virgülü kaydırmış ve 35,6 olarak yazıvermiş. Kitabı basılırken de kimse farkına varmamış... Yanlışlık - inanılır gibi değil ama - 1937 yılında ortaya çıkmış. Ancak arada bunun etkileri öyle yaygınlaşmış ki, Temel Reis çizgi filmlerinin yaratıcıları, muazzam bir enerji kaynağının sembolü olarak ıspanağı seçmiş. (Popeye piyasaya 1927 yılında çıktı ve sinemalarda oynatılmaya başlandı.)

Kulunuz da Temel Reis’in maceralarını hayranlıkla izlerdi. (Fırsat buldukça hâlâ izler ya…) Annem de bu zayıf noktamı yakalayınca, yemeklere ıspanağın her türlüsünü katarak tabakları daha hızlı bitirmemi sağladı ve böylece ıspanak bağımlısı oldum.

Esasen, yine bildiğiniz gibi ıspanak, Sefarad mutfağımızda epey yer tutar. ‘Avikas kon ispinaka, supa de ispinaka, tapadas de ispinaka, ispinaka kon uevo, köftikas de ispinaka, borekitas kon ispinaka’ vs. Hepsi birbirinden nefis yemekler. 

Tam bunları zevkle mideye indirirken geçen ay ıspanak zehirlenmesi olayı patlak vermez mi? TV’ler başta olmak üzere, tüm gazetelerde birdenbire ıspanak hakkında çelişkili yayınlara başlandı. Neyse ki Tarım Gıda Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı devreye girerek durumu süratle aydınlattılar ve bu nimeti gönül rahatlığı ile yememizi önerdiler. (Ancak hâlâ bazı ailelerde tereddütler görülmekte.)

Kulunuz da aynı öneride bulunuyor: Bu muhteşem gıdadan sakın kendinizi mahrum etmeyin. Niye mi?

Ispanak zengin bir K vitamini kaynağıdır. Bu yönüyle kemik yapımızın gelişmesini, dengelenmesini ve sıhhatli kalmasını sağlar. Böylece güçlü bir iskelete sahip oluruz.

İhtiva ettiği beta karotene, zeaxanthin, lutein ve klorofil1 sayesinde bir taraftan göz retinamızın daha da güçlenmesini, kuvvetli bir ışığa maruz kaldığımızda zararlı etkisinin azalmasını temin eder.  Bağışıklık sistemimizi korur.

Aynı zamanda içeriğinde bulunan A vitaminine bağlı olarak deri ve saçlarınızın sağlıklı gelişmesine yardım ettiği gibi, deri ve mükozalarımızda çeşitli bakteri ve virüslerin yerleşmesini önler.

Kalbimizin koruyucusudur. Damarlarımızın sertleşmesine karşı savaşır.

Ve nihayet söylemeye lüzum yok, başta demir olmak üzere ihtiva ettiği mineraller sayesine ideal yoğunlukta bir enerji kaynağıdır.

Temkinli olmak uğruna, şunları da ilave etmek zorundayım. Erişebildiğim tıbbî makalelere göre, bazı yeşil sebzelere alerjiniz var ise, ıspanak bu tip belirtilerin doğmasına sebep olabilir. Aşırı tüketilirse, nadir olmakla beraber, dişlerinizde lekeler çıkarabilir, ürik asit oranının yükselmesine ve böbreklerde taş oluşmasına yol açabilir.

Yine de siz siz olun çocuklarınızı ıspanaktan uzaklaştırmayın. Bir taraftan Temel Reis filmlerini seyrederken et suyu ile pişirilmiş ıspanak püresini afiyetle yesin. Arada siz de bir iki kaşık atıştırın.

 

1 Zeaxanthin ve lutein bilhassa kataraktı önlemesi bakımından tavsiye edilir. Piyasada haplar halinde de satılmaktadır.

2 Şu tesadüfe bakın ki bu yazıyı tamamladığım gün, Hürriyet gazetesi ile beraber bir dergi dağıtıldı. Adı: Ispanak Sağlıklı ve Uzun Yaşam Dergisi!  Dergi görüşlerimi daha güzel özetleyemezdi.

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın