Facebook'ta Takip Edin Twitter'da Takip Edin
Kurt Reklam

Tünelin Ucu

Tünelin Ucu

Mozotros Ailesi

Mozotros Ailesi
GS2

Türk Yahudileri gidiyor mu? Mois GABAY BOY AYNASI @Moisgabay  mois_gabay84@yahoo.com

Bu yazı geniş toplumdan okurlarımız için… (...) "Cemaat genelinde de lise mezunlarının yüzde 37’si bu yıl eğitimine yurtdışındaki üniversitelerde devam etmeyi seçti." (...)

10 Aralık 2014

Sevgili kardeşim, şimdi sana anlatacaklarımı dikkatle dinle. Bundan 20 yıl sonrasının İstanbul’unda “Bir zamanlar yüzde 64’ümüz pek istemese de Yahudi komşularımız vardı” dememek için şimdinin cemaat gençlerinin sessiz çığlığına kulak ver. Son zamanlarda sık sık duymaya başladığımız antisemit söylemler, dinimize, kutsalımıza edilen hakaretler bir özürle unutulup gider diye düşünebilirsin, ama birçoğumuz için bu durum hiç bu kadar basit değil. Sözü çok uzatmayacağım, sayısal veriler şimdilerde aksini söylese de sana günlük hayattan somut örnekler vereceğim. Mesela “Yaratıcı ortamda üretken bireyler yetiştiren” sevgili okulumuz mezunlarının bu sene yüzde 10’u, cemaat genelinde de lise mezunlarının yüzde 37’si bu yıl eğitimine yurtdışındaki üniversitelerde devam etmeyi seçti. Yüzde 37’lik oranın yüzde 24’nün Kanada ve Amerika’da eğitimi seçtiği düşünülürse beyin göçünü daha iyi anlayabiliriz. Okulumuz gençlerinde başvuranların çoğunun yurtdışından kabul görse de burada kalmayı tercih etmesi dışında, genelde yüzde 20’lerde kalan yurtdışı eğitim oranının bu yıl neredeyse iki misli arttığını görmekteyiz. Bu gençlerin mevcut ortamda yüzde kaçlık bölümü geri gelecek bunu da zaman gösterir.

Gelelim benim yaştaki, hani şu genç profesyoneller dedikleri ister holdingde, ister patron şirketinde çalışan geleceğin ebeveynlerine… Geçtiğimiz hafta iki ayrı ortamda yakın dostumla muhabbet ederken konu dönüp dolaştı ileride yaşamaya yönelik farklı ülke arayışlarına geldi. Ne de olsa yaşadığımız şartlar, bırakın kültürümüzü tanıtmayı, kimliğimizi bile gizlemeyi emretmekteydi. Böyle bir ortamda hele ki ticaret yapıyorsanız Mois’ler çoktan Musa, Cefi’ler Cem, Meri’ler ise Peri oluverirdi. Sohbetimizde arkadaşım “Zaten kimliğimizi saklamak zorundayken, dayatılan bu yeni hayat tarzında çocuğunu büyütmek istemediğini ve Kanada, Panama, Avustralya gibi alternatifleri araştırmaya başladığını anlattı. Bir sonraki gün, bu kez tekstil mefruşat ile uğraşan başka bir dostumun yanına uğradım. Unkapanı’nda iki Yahudi esnaf kalmışlardı. Duyduklarım daha da içimi ürpertti. Dükkânlarının hemen yanındaki mescitten her cuma namazı sonrası İmam Efendi tarafından verilen vaazı anlatmaktaydı. “Yahudiler mikser gibi tüm dünyayı karıştırırlar” tarzı antisemit açıklamaları ile tanıdığımız Cübbeli Ahmet Hoca’nın müritlerinden olan imamın cuma namazı sonrası alenen halka “Yahudi-Hristiyan ile dostluk yapmayın” çağrısını boğazı düğümlenerek dinlemekteydi dükkânından bu genç tüccar arkadaşım. Geçtiğimiz günlerde sevgili Mario Levi’nin hatırlattığı “Günün birinde bu ülkeyi terk edebilirim” sözü hiçbirimiz için artık uzak bir ihtimal değil ne yazık ki. Tahammülsüzlük, antisemitizm gittikçe hayatımızın içine daha da yerleşmiş durumda, zaman geçtikçe alışmaya başlıyoruz. Çocuğunu dilediği gibi büyütüp, yetiştiremeyeceğini düşünen ve durumu olanlar alternatif aramaya başlamış. Geride kalanlar, buradan başka vatan olmadığının bilincinde gittikçe küçülen bir umut taşıyor.

Peki ya ben? Çoğu kez sokakta, takside “Siyonist” kılıfı altında Yahudi’ye hakareti reva gören birçok muhabbete şimdilik kulaklarımı tıkayıp, burada kalmayı yeğliyorum. Sayıca az da olsa geniş toplumda ses getiren ustalarım, bana umut veriyor. Biliyorum zamanla o şimdilerde susan azınlık bir gün yine “Yeter, artık buramıza geldi!” diyecek.

Ey bir zamanlar Ada’da, Moda’da, Şişli’de, Suadiye’de Yahudi komşularımız, bize borekitas yapan Madam Sara’lar, Raşel’ler vardı diyen sevgili kardeşim. Bu topraklarda ilerde de Müslüman bir gencin Yahudi bir kıza aşkı üstüne romanlar yazılsın istiyorsan kulak ver anlattıklarıma. Bizimkiler durumun farkında. Gün ortasında sonunu beklemek yerine, “Hadi yürüyelim, adımlarımız birlikte atsın.” deme vaktidir. Siz sahip çıktığınız ölçüde, bu topraklar farklı renkleriyle yeşerecektir!

Not: Geçtiğimiz hafta yakın dostlarımdan “Kardeşim, güzel ama uzun yazıyorsun” yorumunu aldım. Bu hafta nispeten derdimi kısa anlatmaya çalıştım. Eğer siz de uzunluktan dolayı yazılarımı yarıda bırakıyorsanız, www.şalom.com.tr linkinde yorumlarınızı beklerim.

 

Haberlere yorum yapabilmek için üye girişi gereklidir. Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.

Yorumlar

16

Tüm Yazıları

Cesur gazetecilik mi dediniz? Her nesle bir Nahşon gerekli! Erdoğan’ın ziyareti antisemitizmi çözer mi? Dezenformasyon toplumu Şimdi anladık mı İsrail’i? Sesimizi duyuyor musunuz? Şimdi Musevi Liseli olmak vardı İçimizdeki değerlere sahip çıkabiliyor muyuz? Yönetime muhalif gençler aranıyor! Bu söylemler Türk Yahudileri için neden tehlikeli? Türk Yahudileri için yeni bir dönem mi? Şu bizim çılgın Yahudiler! Sizi en iyi Yahudiler anlar! Size katılmıyorum Roger Cohen! Başını kuma gömme! Yüzün kızarmıyor mu hiç? Görünenin ardındaki gerçeklerimiz Abdi İpekçi Ormanı’nda yitirilen son çınarlar İktidar baldan tatlı mıdır? Cunda’da bir Ahparig! Coğrafya bir kader midir? ‘Değişim’ bize rağmen gelecek! Tarihin karanlık sayfalarından özür dileyen bir İspanya’ya: İspanyol pasaportu ne işe yarar? “İyi ki yaşamışız baba!” “Biz olmanın zamanı geldi!” Adalet bir gün herkese lâzım olur! : Persona Non Grata Devekuşu Kabare ve düşündürdükleri Bir Yahudi seçimden ne bekler? Medyanın “Yahudi” ile imtihanı Peki ya bundan sonra? “Eşit Vatandaş” mıyız? Ölümlerin ötekileştirilmesi ve ideolojik yaklaşımlar: Acılarımızı yarıştırmayalım! Türk mü? Yahudi mi? Türk Yahudi’si mi? Kayadez* Birlikte yaşayabilecek miyiz? Türk Yahudilerini nasıl bilirsiniz? Susmalı mı, konuşmalı mı? Türk Yahudileri gidiyor mu? Türkiye’de antisemitizm (yoktur)! Bize kim sahip çıkar? Türk Yahudi’sinden ‘danışman’ olur mu? Kendimizle yüzleşme vakti gelmedi mi? Yeni Türkiye’yi tarihimizle anlamak Özgürlük ve umut hâlâ ayakta! 6-7 Eylül 1955’in 59. yıldönümü Hakkını helal et! Yazılanlar Bir Türk Yahudi’si için ne anlama geliyor? Bu yazı tüm geniş toplumdan dostlarımız için Yalnız kadın ve kimsesiz okurları için… Trakya Olayları’nın 80. Yıldönümü’nde tarihimizle yüzleşme vakti: Tarihimizi ne kadar doğru anlatıyoruz? Efraim Elrom Suikasti ve Az Bilinen Gerçekler: Medyanın bize hatırlatmadıkları… Başka bir Yahudi yaşamı mümkün mü? Hayatta kalan son kalem: Annem Geleceğe umutla bakabilecek miyiz? Babamın şarkıları Kaş yapayım derken göz çıkarmak Barış için sağduyu zamanı Gurur duyulacak bir nesil yetişiyor! Musevi Lisesi yüzüncü yılına yaklaşırken… On Birinci Emir Türkiye’de Yahudi Olmak: Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık! Uyanışın yansımaları Hepimiz bazen ‘Forrest Gump’ mıyız bu hayatta? Türk Musevi Cemaati’nin dünü, bugünü üzerine: Az bilinen gerçeklerimiz Milgram Deneyi’nden yarım asır sonra otoriteye itaatin tehlikeleri üstüne düşünceler… Sen aydınlatırsın geceyi! Beyoğlu’nun En Güzel Abisi İlk defa limanımızdan çıktık! Şalom Aleyküm Cemaat kurum birleşmeleri ve düşündürdükleri… Vicdanlarımız tatilde mi? Buradayım! : Bir avuç insan ve terör kurbanlarımız üstüne… Türk Musevi Cemaati ve kamusal dönüşüm Hayatı bir Yahudi ile paylaşmak Bir damla kan ve bin endişe Bir zamanlar Gezi Parkı Bukalemun Bir Zamanlar Büyükada- Âşıklar Gazinosu’ndan Lunapark’a… Laleli’de bir Yahudi Ortak acımızdan 10 yıl sonra ‘Birlikte yaşama bir çağrı’ “Buradayız” demek için 15 Kasım doğru zaman!” Yarın yapayalnız Ne Mutlu Türküm Diyene! Türk Musevi Cemaati ve Yaşayan Kütüphane projesi üstüne… Kitabı kapağına göre yargılama! “Hoş geldin” yeni yönetim! Buradayız Ahparig! Bu devirde itibar canavarlara! Peynirimi kim kaptı? En önce ve illa ki “Sağlık Olsun”! Dostlukların son günü … Ne bir sabah, ne bir selam… Sesimi Duyan Kimse Var mı? Benimle evlenir misin? Gidenlerin ardından … Birlikte yaşamanın yazılı olmayan kuralları… “Mutlu gün Dostları” Hoşgeldiniz! Musevi Liseli olmaktan gurur duyuyorum! Şampuan reklamından Martıları Besleyen Adam’a ülkemden portreler… Malafa Curcuna Neden gönüllüyüz? Türk Musevi Cemaati ve gönüllülük kavramı üstüne… Babam olmadan asla… Hepimize biraz daha fazla oksijen! İzi Başkan’ın ardından… Nasıl bakıyor senin gözlerin? Tarihi Semtlerimizdeki Yok Oluşa Dur Diyelim - 6 Karaköy’den Khalkedon’a hüzün dolu İstanbul Tarihi Semtlerimizdeki Yok Oluşa Dur Diyelim-5 Haliç’in unutulan Yahudileri: Hasköy ve Balat Tiyatro ile Değişen Hayatlar… Haliç’te bir semt ve bu semtin son Yahudi Cemaati: Hasköy İnsan pek de vefalı bir varlık değil! Geçmişten geleceğe bir miras: Şişli Beth İsrael Sinagogu Tüm kurumlarımıza açık teklif Kuzey Afrika’da Türkiye Mevsimi! Peki, biz neler yapabiliriz? Tarihi semtlerimizdeki yok oluşa dur diyelim -3 : İstanbul’un vitrini Nişantaşı’nda neler oluyor? Birleşerek küçülmek mi, birleşerek güçlenmek mi? Galata’yı Kim Kurtaracak? Kaygılarım var geleceğe dair… Hepimiz birer Moşe Fransez’iz… Vazgeçenler Kulübü Yallah Büyükada! THY’de bir pazartesi sabahı… Benim babam bir kahramandı… Boy aynası ne işe yarar?
  Yükleniyor...