Batya Natan

Devarim Türkçe’ye çevrildi

Pazar gecesi Büyükada Kültür Merkez’indeydim. Küçük bahçesi, yerden aydınlatmasıyla, ayak üstü sohbetler için hoş bir mekan. Nitekim bahçede beklerken büyük bir dinamizm ile yanıma gelen Alber Levi, eşime dönerek, ‘Haydi paşam Arvit’e gidelim’ dedi. Bir an için duraksayan eşim, bir bana bir Alber Levi’ye baktı, sonra da peşisıra  gitti. Arvit sonrası Kültür Merkezi’ne girdik. Hazırlanmış olan yuvarlak masaların birinde yerimizi aldık. Gecenin etkinliği, Tora Grubu adına Ester Asa’nın Tora’nın beşinci ve son kitabı olan Devarim’in Türkçe’ye çevrilmesi ile ilgiliydi. Böylelikle Tora’nın beş kitabının çevirisi tamamlanmış oldu. Şahsen kimi zaman referans olarak bilgi aktarımı yapmam gerektiğinde kitapların Türkçe - İbranice veya başka lisandaki karşılıklarını karıştırırım. Belki sizin de hatırlamaya ihtiyacınız olur düşüncesiyle bir kez daha sıralayacağım. Tora 1. kitap- Bereşit-Tekvin / Yaradılış; 2. kitap- Şemot- Çıkış / Mısır’dan Çıkış; 3. kitap- Vayikra- Levililer; 4. kitap - Bamidbar- Sayılar / Çölde Sayım; 5. kitap- Devarim-Tesniye / Yasa’nın Tekrarı.

Ciddi bir proje tamamlandı. Önümüze hazır konuldu. Bundan sonrası ise bizlere düşüyor. Okuyup öğrenmek, Tora’yı anlayarak yaşantımızın bir parçası haline getirmek bir görev, bir aydınlanma.

Asa konuşmasında Teşa Be Av arifesinde olduğumuzdan ,olayları hatırlatarak, Rav Benveniste’nin Cumartesi günkü  deraşasından bir alıntı yaptı. “Bugün mabedimizi kendi içimizde inşa etmeliyiz. Her birimiz kendi içsel gelişimimiz için mücadele etmeli ve Tora’nın ışığının ruhumuzu aydınlatması için çalışmalıyız.Bunu yaparken de birbirimize kenetlenmeli, sevmeli ve destek olmalıyız” dedi.

Gece boyunca birçok değerli konuşmacı söz aldı. Ancak, aralarından biri duygularını farklı bir şekilde dile getirdi. Alber Levi, her sıkışıldığında kendisine danışılan bir insan. Oysa ki, her zamanki karizmasıyla yaptığı konuşmada, ‘Ben sponsor olarak anılmak istemiyorum. Dileğim, insanların manevi destekçisi olmaktır’ dedi. Her şeye rağmen eğitime katkıda bulunmaktan daha büyük mitsva düşünemiyorum. Bunu alçakgönüllülükle yapmak ise daha büyük bir erdem.

Dolu dolu geçen bir gecenin sonunda sunulan açık büfe ise gerçek bir şölendi. İhtiyarlar Yurdu Derneği Catering’inin hazırladığı yemekler ve ardından gelen tatlılar mükemmeldi.

* * *

Çok önemli bir nedenim olmadığı sürece, Rav David Asseo’nun anma törenlerine katılmaya özen gösteririm. Bu benim için sadece bir görev değil, manevi bir huzur arayışıdır. Birlik ve beraberlik böyle günlerde belli olur. Dolayısı ile bu seneki katılımın geçen yıllara oranla daha kalabalık olması sevindiriciydi. Rav Adoni’nin yaptığı konuşma ise son derece özlü ve akılda kalıcıydı. Kırk yıl boyunca Hahambaşılık makamında görev yapmış olan Rav Asseo’yu ölümünün yedinci yılında bir kez daha andık. Mekanı cennet olsun.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1485