" />
Batya Natan

.

Yahudiler "dünyayı ele geçirme ülküsünde bütünleşmiş bir kitle" değil

.

ABD'DEKİ MUSEVİ LOBİSİ NASIL HAREKET EDER ONU BİZ BİLEMEYİZ

'ABD'deki Musevi lobisi nasıl hareket eder onu biz bilemeyiz. Türkiye ile İsrail arasındaki bu gerginlik onları olumsuz etkiliyor olabilir. Sürekli tek taraflı olarak İsrail'in hedef alınmasından onların da mutlu olacaklarını sanmıyorum. Nihai kararlarını verirken, iki ülke ilişkilerinin seyrine bakarak pozisyonlarını belirleyeceklerdir.'

Pinhas Avivi

http://aksam.com.tr/2010/02/23/yazar/16424/utku_cakirozer/ermeni_karar_tasarisina_israil_in_bakisi.html

HEP KORKAN OLAN TOPLULUK SON 70 YILDA KORKUTMAYI ÖĞRETMİŞTİ

Ortaçağ Avrupası'nda kimliklerini belirtmek için damgalanan Yahudiler, kara vebayı yaymak ile suçlanıyordu. Prusya’da şehre girerken büyük baş hayvanlar gibi ayakbastı parası ödemeleri gerekiyordu.

İtalya’da Talmud’u elde bulundurmak suç olduğu gibi, Roma, her yıl düzenlediği sirk eğlentilerinde hayvan yerine yarı çıplak Yahudileri koşturuyordu. Venedik’te nerdeyse tüm Yahudiler tek bir mahalleye hapsedilmiş dışarı çıkmalarına müsaade edilmiyordu.

Rusya’da Çarlar döneminde Yahudi erkekler 12 yaşında askere alınıp 25 yıl orduda görev yapmaya zorlanıyor ve Yahudi kadınlar fahişelerin kollarına vurulan sarı mühürle sokaklarda dolaşabiliyordu.

Yahudiler o dönem Hıristiyanlar ele geçirene kadar sadece halifeler İspanyası'nda normal bir hayat sürebilmişlerdi. Ve en son Nazi Almanya’sında gaz odalarının ve kampların acınası konukları olmuşlardı.

Doğu ülkelerinin bu lanetli halkı bağnazca bir bağlılık ile dinine sarılıp geleneklerine büyük bir ateşle uyarak kurmuştu korku imparatorluğu İsrail’i. Ancak hep korkan olan topluluk son 70 yılda korkutmayı öğretmişti ve bu kendine güven, yenilmezlik unvanı şimdi ülkenin geleceğini tehdit etmeye başladı.

Fatih Er

http://www.haber7.com/haber/20100222/Israil-esas-kendi-gencliginden-korkuyor.php

İSRAİL-ÇİN İLİŞKİLERİ BM MÜEYYİDE KARARINDA VE BAŞKA ALANLARDA ROL OYNAYACAK ÖNEMLİ BİR FAKTÖR

İsrail, Çin bakımından bu anlattığımız sebeplerle darıltılamayacak kadar önemli bir ülke. Diğer yandan, BM müeyyideleri çerçevesinde İran da özellikle enerji ilişkileri bakımından Çin tarafından kolay kolay gözden çıkarılamayacak bir ülke...

Son tahlilde, Çin kimi tercih edecek veya iki tarafı da gözden çıkarmayacak bir formül bulabilecek mi? İsrail-Çin ilişkileri BM müeyyide kararında ve başka alanlarda rol oynayacak önemli bir faktör. Hızlanan İran'ın nükleer programı tartışmaları dolayısıyla bugün de buna işaret etmiş olalım...

Fikret Ertan

http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=955418&title=israil-ve-cin

İSRAİL HÜKÜMET POLİTİKASININ ‘EFELİK YAPMA’ FELSEFESİ

Avrupalılar, yeni İsrail hükümetinin politikasının ‘efelik yapma’ felsefesi üzerine kurulu olduğunu, her geçen gün daha iyi idrak ediyor. Belki de, Ankara ile Kudüs arasında yaşanan rahatsızlığın sadece Erdoğan hükümetinden kaynaklanmadığı ve asıl değişimin İsrail’in siyaset tarzında olduğu bile zamanla idrak edilebilir.

Fakat şu sırada Avrupa’yı daha çok meşgul eden, dış dünyayı kaale almayan bu politik yaklaşımın, Ortadoğu’da başka nasıl sorunlara yol açabileceği.

Bu noktada da Avrupalıların ilgisi öncelikle son cinayetten sorumlu olduğu öne sürülen Mossad ve onun başkanı Meir Dagan üzerinde yoğunlaşıyor.

“Maceracı” olarak tanımlanan Dagan’ın Mahbub cinayeti sonrasında gelen baskılara aldırış bile etmediği ve haziran ayı sonunda görev süresi dolana kadar işine aynı şekilde devam edeceği tahmin ediliyor.

Cem Sey

http://www.taraf.com.tr/makale/10168.htm

KISIRLAŞSINLAR DİYE SOKAKTA SATILAN HER ÇİKLETE MOSSAD’IN İLAÇ ZERK ETTİĞİNE İNANDI ARAPLAR

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak’la -ki kendisi askeri istihbaratın başkanıydı- bir zamanlar, istihbarat gücüne dair uzun uzun konuşma fırsatım olmuştu. Demişti ki, “Asıl gücümüz hakkımızdaki söylentiler.” Haklıydı, aldıkları her nefesin bile Mossad tarafından izlenebildiğini düşünüp, kısırlaşsınlar diye sokakta satılan her çiklete Mossad’ın ilaç zerk ettiğine inandı Araplar. Dubai operasyonu bu imajı epeyce yıktı çünkü her şeyden önce bir Arap ülkesi, Mossad’ı afişe etmeyi başardı. İsrail, Avrupa ülkelerinin pasaportlarını kullanarak, zaten iyice zorda olan itibarına kendisi bir darbe indirdi. Bundan sonra işi daha da zor.

Oysa, işgal olmasaydı, sanıldığından daha kolay olan barış sağlansaydı, ‘düşman bizi yok edecek’ korkusu olmasaydı, ne itibarlar kaybolacak, ne insanlar bacaklarından meydanlara asılacak, ne de oğullar babalarına ihanet edecekti. Çünkü işgal çürütüyor, hem işgal edeni, hem edileni.

Ayşe Karabat

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=982706&Yazar=AYŞE%20KARABAT&Date=27.02.2010&CategoryID=100

YAHUDİLER "DÜNYAYI ELE GEÇİRME ÜLKÜSÜNDE BÜTÜNLEŞMİŞ BİR KİTLE" DEĞİL

Farkına varılması gereken gerçek, Yahudilerin "dünyayı ele geçirme ülküsünde bütünleşmiş bir kitle" değil; diğer etnik gruplar gibi, içinde aşırı ırkçı ve milliyetçilerin de, insan haklarına duyarlı sosyalist ve liberallerin de bulunduğu bireylerden oluştuğudur...

Özetle, her toplumda aykırı sesler mevcuttur. O sebeple tarihi olgular, iddia sahibinin etnik kimliğinden bağımsız olarak, bilimsel temelleri esas alınarak değerlendirilmelidir. Yahudi Soykırımı, ne Şansolye Willy Brandt ‘var’ dediği için vardır; ne de Finkelstein ‘yok’ dediği için yoktur. Aynı şekilde, Ermeni Soykırımı, ne Prof. Dr. Akçam ‘var’ dediği için vardır; ne de Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkan ‘yok’ dediği için yoktur.

Yunus Emre Kocabaşoğlu

http://bianet.org/biamag/azinliklar/120323-sahide-de-kimlik-sormamak

AKP MEDYASI ‘SOYKIRIMIN TANINMASINI’ YAHUDİ LOBİSİNİN DESİSESİYLE AÇIKLAR

AKP, milletin öfkesini yatıştırmak için Washington’a karşı bir tepki göstermek zorunda kalmadan önce gündemi değiştirmek için çareler arar... Bir alternatif bulamazsa, AKP medyası ‘soykırımın tanınmasını’ Yahudi lobisinin desisesiyle açıklar. Bu açıklama, öfkenin ABD’den Yahudilere ve İsrail’e yönelmesinde kısmen etkili olur; antisemitizm daha da tırmanır. Ancak ABD’ye tepki göstermekten kaçmak imkânsızdır... Çünkü seçim çok yakındır ve muhalefet AKP’yi eylemsizlikle suçlamaktadır.

Kadri Gürsel

http://www.milliyet.com.tr/soykirimsenaryosu/kadrigursel/dunya/yazardetay/28.02.2010/1204929/default.htm?ver=76 

Purim

UN BAUL VYEJO KON UNA ‘MEGİLAT ESTER’ PARA AMOSTRAR A MİS İJAS

Anyos despues, kuando kije fyestar la fyesta de Purim en los Estados Unidos, vide ke la estorya de Purim es eskrita i kontada aki en munchas formas. Yo no tengo komo teniya mi madre, un baul vyejo kon una "Megilat Ester" para amostrar a mis ijas, ma las fyestas kontinuan. Aki los Djudyos se visten komo Mordehay o komo otros personajes de la leyenda, komen i beven i se alegran, i kontan esta estorya a sus ijos..

http://judeopanishmemoires.blogspot.com/2009/03/purim.html

 

Haftanın alıntısı: Bensiyon Pinto’dan

“Çevremde her şeye evet diyen insanlar istemiyorum. Bana gerçekleri söyleyebilecek çalışma arkadaşlarıma ihtiyacım var! Bu tavırları işlerine mal olsa bile …”

http://sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/02/24/sevdigim_laflar

“Eğile eğile yükselen cüce kalmaya mahkûmdur.”

http://sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/02/25/sevdigim_laflar

“Ne kadar çok çalıştığın, ne kadar yetenekli olduğundan ziyade görev yaptığın kuruma ait olup olmadığın önemlidir.”

http://sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/02/27/sevdigim_laflar

Haftanın siteleri

http://ninabencoya.blogspot.com/

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
532