Batya Natan

YAHUDİLİKTE TEMEL KAVRAMLAR / KABALA {3}

Musevi mistiklerine göre İbrani harflerinin yazılması bile aklı ve bedeni birleştirerek kişiyi üst dünya ile ilişkiye sokabilir. Üç harf alef, mem, şin dünyanın yaratılışındaki bütün potansiyel elementleri içerirken; diğer oniki basit harf, evreni ayakta tutan kutsal enerji için kanal görevi görür.

Tzeruf (harflerin permütasyonu) olarak bilinen meditasyon tekniği ile fiziksel öğelerden ruhsal enerji duyarına geçen mistiklerin başında 13.cü yüzyıl kabalisti Abraham Abulafia gelir. Abulafia, 1240'da İspanya'da Saragossa'da dünyaya gelmiştir. 1273'te tzerufu öğrencilerine öğretmeye başladı. Gerek Papa, gerekse hahambaşılar tarafından benimsenmediyse de, öğretileri evrenseldir. Her insanın konsantrasyonunu güçlendirmesini savunur ve Museviler'in yanısıra Müslüman Sufiler'i ve Hıristiyan mistikleri de etkilemiştir. Abulafia'ya göre Kabalist heves ve arzu ile harfler üzerinde konsantre olursa, Devekuth'a (Tanrı'ya bağlanmaya) varabilir. Bu arada Tanrı'nın harfleri (Tetragrammaton - YHVH) harfler arasında nefes alma koşullarını belirtir. Tzeruf meditasyonu yapan Abulafia'nın öğrencilerinden Shem Tov Sefaradi ise, bu meditasyon esnasında harflerin devleştiğini görmüş; büyük bir fiziksel ve ruhsal baskı duyumsamıştır. Zamanla harflerle meditasyon değişik yöntemlere tabi tutulmuş, (16.cı yüzyıl), 18.ci yüzyılda ise pek ender uygulanmıştır.

Hasidizm mezhebi mensupları olayı basitleştirdiler. Devekuth (Tanrı'ya bağlanma), kişinin kendisine eziyet etmesinden ziyade, Tanrı'ya sevgiyle bağlanmasından geçiyordu. Günlük meşgalelerin yoğunluğu meditasyon ve konsantrasyona engel oluyordu. Fakat bencillikten uzak iyiliksever bilinç (Kavanna), Hasidliğin ritüelinin bir parçası olmuştu. Baal Şem Tov, duaların dışa vuran ve neşeli bir yürekten kaynaklandığında Tanrısal kabul gördüğünü belirtiyordu. İbadet ile Tanrı'yla bir olunduğunu vurgulayan Baal Şem Tov, 1760'da öldüğünde Kabala'yı insanlara daha somut tarzda bırakabilmiştir. Baal Şem Tov'un torunu Rabi Nachman (1772 - 1881) da Hasidizm'in öncülerindendi. Dünyevi hayatını esirgememesine karşın öğrettiği meditasyonla birçok müritler yetiştirmiştir. Rabi Nachman, bu şekilde herkesin "tzadik" olabileceğini savunmuştur. Ancak 1747'de Orta Rusya'da doğan Shneur Zalman, tzadikliğin doğuştan bir özellik olduğunu savunuyordu. Kitabı "Tanya" sıradan bir Hasid için çok kabalacıydı. Zalman'a göre kişi hayvansal ruhundan ancak ilahi bilgiye erdiği zaman kurtulabilirdi.

Shneur Zalman'ın birci ve affetmeyen Kabalizmi, Lubavitch'li oğlu Dov Baer'de (1774 - 1872) daha da güçlü olarak ortaya çıktı. Baal Shem Tov Tanrı'ya ulaşmak için kalpten duayı geniş kitlelere önermesine rağmen, bugün bir efsane olarak kalmıştır. Ancak Zalman ve Baer'in aklın mistik uygulamalardaki rolünü yineledikleri Habad sistemi, günümüzde Lubavitch'çi Hasidizm olarak süregelmektedir ve Hasidik merkezler bugün Kabala hakkındaki fikirsel alışverişin oluşturalabileceği en uygun merkezler olarak görülmektedir. Ayrıca Kabala'ya giriş seviyesinde öğreti kitapları yayınlanmaktadır. (4),(5)

Kaynakça: "Yahudilik  Ansiklopedisi", Cilt I, II, III Yusuf Besalel

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
763