5 Nisan 2020 Pazar 09:32

2021 yılına az kaldı

2020 yılı bir başladı pir başladı. Daha iki ay bitmeden Brexit, Çin ile ilk faz ticaret anlaşması, Kobe Bryant, Elazığ Depremi, Ortadoğu Planı, İran ABD füze savaşı unutuldu. Koronavirüs daha ilk ayını doldurmadan COVID-19 oldu. Kalan on ayda uzaylılar da geldi mi geriye alacakaranlık kuşağında bir şey kalmıyor.

Cüneyt DİRİCAN Ekonomi 4404 görüntüleme
26 Şubat 2020 Çarşamba

Şöyle bol sirkeli sarımsaklı kelle paça çorbası mı daha müthiş bir çözüm, yoksa bilgisayar oyunu War of Warcraft’a virüs bulaştırmışlar, insana geçmesin diye sörvürü (server) kapatıp reset atmışlar mı daha büyük bir efsane henüz karar verememişken (üstelik akademik unvanlı kişilerin bir küresel haber kanalının logosu altındaki ifadeleri ile) tılsımlı kitaptan Atakan’ın felsefe kitaplarına 24 saatte ışık hızı ile geçebilecek bir ulusal Twitter gündemimiz var. Sahi RTÜK, BTK, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı bu haberleri ve gündemleri takip ettiğinde neler düşünüyor? Fransa Hükümeti sosyal medya hesaplarından her gün COVID-19 ile ilgili bilgilendirici kamu spotları yayınlarken biz korsan baskı kitaptan tılsım alınabilir mi diye işi şakaya vurmaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Forsu ve CİMER logoları kullanılarak, Twitter, LinkedIn (dahi) sosyal medya platformlarında kredi kartı ve hesap işletim ücretlerinin iadeleri başladı, linkteki bilgileri doldurunuz diye siber korsanlıklar fütursuzca ve cesurca işlerine devam ederken son torba yasa ile en azından manipülasyon suçu bir nebze olsun kontrol altına alınıyor. Fakat tüm bunlar gösteriyor ki, toplumu bilinçlendirecek kamu spotlarından çok reyting uğruna bilimden ve mevzuattan uzaklaşan bir toplumsal hareket dalgası ülkemizi sarmış durumda ve bu en az koronavirüs kadar tehlikeli. Toplumun, safsataları bilimin yerine koymasının sonuçlarını geçmiş örneklerde fazlası ile deneyimlemiş bir ülkedeyiz üstelik.

Belki de nohut pilav turşu

WSJ, Reuters, Bloomberg, Marketwatch, CNBC, Financial Times gibi ekonomi haber platformlarının hemen hemen hepsinde son bir haftadır neredeyse tek gündem koronavirüs. Henüz Dünya Sağlık Örgütü (WHO) pandemi riski demek için erken dese dahi virüsün yayılma hızı, SARS ve Ebola dahil, diğerlerinden fazla. Ölüm oranı görülen (resmi) vakalara kıyasla henüz normal influenza (grip), MERS gibi virüslere göre daha az olsa da bulaşma ve atlama riski piyasaları korkutmuş durumda. Olur da transformasyon geçirir ve daha tehlikeli bir hal alırsa korkusu aslında piyasaları tedirgin eden. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Olimpiyatların iptali henüz konuşulmasa da Dünya GSM Birliği’nin (GSMA) düzenlediği en büyük mobil dünya kongresinin (MWC) İspanya’da iptali ile küresel ticarete ve dünya ekonomik büyümesine yönelik kaygılar giderek artıyor.

Cruise gemilerde yaşanan vakalar ile havacılık sektöründeki iptaller ile olay şimdiden belli sektörleri vurmuş durumda. Turizm dışında lojistik sektörü de golü yiyenler arasında. Türkiye özelinde İran’la sınırın kapatılması tır kamyonlarına ve lojistik firmalarına yük getirmeye başladı. Apple gibi firmaların Çin satışlarının düşmesinin yanında tedarik zincirinin Avrupalı otomotiv şirketleri gibi etkilenmeye başlaması küresel üreticilerde alternatif tedarik arayışlarını başlattı. Bu durum Çin ekonomisinin büyümesini olumsuz etkilerken, Çin Hükümeti etkilenen sektörler için parasal genişleme ve ucuz krediler ile destek vereceğini açıkladı. Henüz söylemek için erken ancak nisan ayında FED’den bu sene beklenmeyen faiz indiriminin de gelmesi olasılığı konuşulmaya başlandı. Dolar endeksi ve Euro/dolar paritesi henüz bu durumu yansıtmazken, merkez bankalarının bu sene eğer işler büyümeye devam ederse para politikalarında genişlemeci ve faiz indirimli gitme olasılığı büyüyemeye başlıyor.

Aslında başta Çin olmak üzere küresel dış ticaretteki yavaşlama ABD gibi Çin’e dış ticaret açığı veren ülkeleri rahatlatabilir. Keza bu durumu resmin deglobalizasyon şekli olarak da okumak mümkün. Yani korumacılık aslında dolaylı olarak gerçekleşiyor bazı ülkeler adına. İtalya’nın bu durumda etkilenmesi ise Trieste Limanının Avrupa’ya Rotterdam gibi açılan iki önemli ticaret noktasından biri olması nedeni ile çok önemli. FT’de yer alan bir haber ise bu şekilde etkilenen ülkeler için Dünya Bankası’nın bir pandemi bonosu ihraç ederek fon çıkarması önerisi ile dikkatleri bu krizle beraber tahvillerde yaşanan ralliye kaydırıyor. ABD 30 yıllık tahvilleri tarihi zirvesinde, faizler en dipte. Güvenli liman altın ile ABD doları şu anda dünyada revaçta. Hatta Japon Yeni bile güvenli liman değil artık.

(Çözüm belki de kelle paçada değil nohut pilav turşuda veya Minecraft’ta. Sıcak gündeme ve bilime uzak kalmayalım, bizim de bir katkımız olsun dünyaya).

Siyah kuğularla mücadele

Daha önce yazmıştık. Finansal piyasalarda artık siyah kuğulara (ve) yani ekstrem risklere hazır olmak lazım. Brexit, Trump gibi (bu sayfamızdaki Şalom okurları hariç) beklenmeyenlerin sayısı önümüzdeki günlerde ve yıllarda artarak devam edecek. İşte 2021 sonunda kalkacak Libor. Trump yerine Sanders’ın seçimi kazanması, Sanders’ın aday olması ancak sağlık raporunu açıklamaması nedeni ile son anda seçimden çekilmek zorunda kalması ile Trump’ın ezici seçim zaferi. COVID-19 kaygıları ile küresel endekslerde gerilemenin çöküşe dönmesi, altının 2000 doların üzerine atması, dolar=euro parite eşitlenmesi hatta terse dönmesi.

Bunlar olasılıklardan bazıları. Ekstrem risklerle ilgili daha önce bu sayfamızda yazmıştık. Depremde artık hızlı manevra yapabiliyoruz, (maalesef üzücü bir olay karşısında da olsa) bu refleksi kazandık. Ancak örneğin, okulların uzun süreli tatil olması, fabrika üretimlerinin durması, plazalarda salgın nedeni ile zorunlu tatile gidilmesi gibi ekstrem risklerin yönetimine ne kadar hazırız? Uzaktan çalışma, açık öğretim gibi konularda bir B planımız var mı? Bankacılığı uzaktan yapabiliyoruz, eve yiyecek sipariş edebiliyoruz ancak siparişi getirecek yetkiliyi kim kontrol edecek? Güney Kore ordusunda askerlerde koronavirüse yakalananlar var. Milli güvenlik konusu sadece Akdeniz Havzasında veya Suriye’de geçerli değil artık günümüzde. Bu konular maalesef TV tartışma programlarında kelle paça veya bilgisayar virüsü ayrımını yapamayacak konu uzmanları (?!) seviyesine indirgenecek başlıklar değil. Mesela küresel satış dalgası hızlanarak devam ederse BİST ve TCMB piyasalarında neler yapılacak?

Ekonomik etkiler

Bu salgının sektörler özelinde önemli çıkarımları ve etkileri olacaktır. Öncelikle dünyada artık güvenli bir bölge olmadığının teyidi. Seri üretimlerin otomasyona yani insandan bağımsız robotik üretime kayması kaçınılmaz. Küresel markaların yeni bir bulmaktansa 7/24 çalışabilecek yatırımlara kayması Endüstri 4.0 özelinde olumlu katkı yapacaktır. Bu dünyada teknolojik yatırımların önünü açarken bir süre sonra işsizliğin ve gelir dağılımı eşitsizliğinin artmasına daha çok yol açacaktır. Sağlık ve teknoloji firmaları hisseleri değer artışının yanında bu vakalara hızlı cevap verebilen lojistik ve havayolu şirketleri mevcudiyetini koruyacaktır. Turizm ise Venedik Festivalinin iptali dikkate alındığında kendisine yeni açılımlar bulmak zorunda. Yoksa küreselleşme bitti dediğimiz bu sayfada acaba yeni bir iddiada bulunmak için çok mu erken? Toplu yaşam yerine bireysel yaşamın öne çıktığı bir ekonomiye mi gidiyoruz? Çok boyutlu yazıcılar düşünüldüğünde bireysel ihtiyaçların bireysel giderilebildiği özel bölgeler. Yoksa akıllı kentlerin yeni şeklinde temasın az olduğu, toplu taşımaların insansız küçük hava ve yer taşıtları ile yapıldığı bir dönem mi geliyor? Veya akıllı kentler yok mu?

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GS2

Tünelin Ucu- İzel Rozental

Tünelin Ucu- İzel Rozental

Vizyondakiler

Vizyondakiler