10 Temmuz 2020 Cuma 21:27

Judeo-Espanyol´u kaybetmeyeceğiz

Uluslararası Ladino Günü’nün yedincisi, kalabalık bir katılımla pazar günü gerçekleşti. Sefarad kültürünün en önemli öğelerinden olan Judeo-Espanyol gün boyu süren farklı etkinliklerle onurlandırıldı.

Dora NİYEGO Toplum 3417 görüntüleme
19 Şubat 2020 Çarşamba

Kalabalık katılım

400 kişilik katılımcı günü, 16 Şubat sabahı, erken saatten itibaren UÖMO salonlarını doldurmaya başladı. Bu yıl, katılımcıların arasında yeni yüzlerin de olması sevindirdi.

Konuşmalar, skeçler, konserler

Judeo-Espanyol, gün boyu farklı etkinliklerle katılımcılara aktarıldı. Yurt dışından gelen konukların konuşmaları, skeç ve oyunlar, 15. yılını kutlayan Estreyikas d’Estanbol Korosunun konseri ilgiyle izlendi.

Tam gün kutlayan tek ülke Türkiye

Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi Başkanı Silvyo Ovadya, Koordinatörü Karen Gerson Şarhon ve gönüllüleri, bir kez daha dünyada eşi benzeri olmayan bir etkinliğe imza atmış oldu.

Türk Yahudi kültürünün bir parçası olan Judeo-Espanyol lisanının kaybolmaması için yapılan çalışmaların yanı sıra, her yıl İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Ladino Günü’nün yedincisi, bu yıl da 16 Şubat Pazar günü UÖMO’da kalabalık bir Ladinosever izleyici kitlesinin katılımı ile gerçekleşti.

Uluslararası Ladino Günü, Türk Yahudi Toplumu geçmiş dönem Başkanı ve Ladino lisanının canlı kalması için canla başla çalışan Sefarad Merkezi Başkanı Silvyo Ovadya ile Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi Koordinatörü, Şalom Gazetesi JudeoEspanyol sayfası ve El Amaneser dergisinin editörü Karen Gerson Şarhon’un konuşmaları ile başladı. Şarhon, etkinliğin düzenlenmesinde büyük emeği geçen Silvyo Ovadya’ya teşekkür etti. Silvyo Ovadya ise günün hazırlanmasında canla başla çalışan Sefarad Merkezi üyelerini övdü, hepsine yardımları için teşekkür etti.

Ardından, bu özel gün için İstanbul’a gelen, Paris’te Sorbonne Üniversitesi bölüm başkanı ve arşiv yöneticisi, ayrıca Judeo Espanyol lisanında bir ders kitabının ve ‘deyim ve atasözleri’ kitabının yazarı olan Christine Marie Varol söz aldı. Konuşmasını slaytlar eşliğinde gerçekleştiren Varol, kayınvalidesinden öğrendiği bu dilden, kayınvalidesinden ve komşulardan duyduğu atasözlerinden, eski kartpostallardan ve mektuplardan bahsetti.

Şeli Gaon, Anna Eskenazi ve Süzet Herman’ın hazırladıkları ‘Los Djugos de Ayer i Oy’ (Dünün ve Bugünün Oyunları) sunumlarının bir bölümü skeç şeklinde idi. İlgi ile izlenen ve büyük beğeni toplayan sunumda, eskiden çocukların oynadığı oyunlarla bugünkü çocukların bilgisayarda oynadıkları oyunları karşılaştırdılar. Gaon ve Eskenazi eskiden oynadığımız seksek, ip atlama, saklambaç, bilye gibi oyunları bir gösteri şeklinde canlandırdılar. Herman ise küçüklüğünde oynadığı oyunlarla ilgili başından geçen olayları komik bir lisanla anlattı.

Lili Değerli

Konuşmacı Eliz Gatenyo yeni evli bir akrabasının başından geçen mizahi bir olayı paylaştı. Komşusunda ilk defa gördüğü uyluk etini pişirmek için kasaba gittiğini, ancak ismini bilmediği için uyluk yerine hemoroid istediğini, bunu duyan kasabın şaşkınlığını ve genç evlinin kızgınlığını espri dolu bir lisanla dinleyicilere aktardı. 

Ardından söz alan Saint Benoit’nın eski Fransızca öğretmenlerinden Lili Değerli, ‘Kerer es Pueder’ başlıklı bir konuşma sundu. Değerli, konuşmasında sadece Judeo Espanyol bilen kayınvalidesi ile anlaşmak için sürekli eski Şalom gazetesinin Ladino sayfalarını okuduğunu anlattı. Sonra, sunduğu kısa anısında, üniversite yıllarında 87 yaşındaki bir kadının üniversiteye kaydolduğunu, öğrencilerin önceleri onu yadırgarken sonraları çok sevdiklerini anlattı. Bu anının ana fikri olan, “Her gün gülün ve yapacak bir şey bulun, hayatta bir amacınız olsun. Hiçbir şey yapmadan yaşarsanız çabuk yaşlanırsınız. Yapamam düşüncesi ile istemekten vazgeçmeyin” tavsiyelerini örneklerle dinleyicilere aktardı.

Kuruluşlarının 15. yılını kutlayan Estreyikas d’Estanbol Korosunun yöneticisi İzzet Bana, bu 15 yıl içinde çeşitli ülkelerde verdikleri konserleri ve aldıkları ödülleri bir video gösterisi ile sundu. Ardından, grubun üyeleri söyledikleri şarkılarla dinleyicileri hayran bıraktı. Bazı şarkılarda, bugün delikanlı ve genç kız olan grubun eski üyeleri de onlarla beraber şarkı söyledi. Sahneye gelen Silvyo Ovadya İzzet Bana’ya bir plaket vererek, kendisini çalışmalarından dolayı kutladı. İzzet Bana da bu grubun kurulmasını ve bu kadar yol almalarını Ovadya’ya borçlu olduklarını söyleyerek kendisine bir hediye sundu. Programın sonunda Bana, tüm emeği geçenleri sahneye davet etti ve birer sertifika sunarak kendilerine teşekkür etti.

En son etkinlik olan, Forti Barokas’ın yazdığı ve toplumumuzda birçok oyunlarda rol alan kabiliyetli sanatçıların oynadığı ‘Rekuerdos’ (Anılar) oyunu, Karen Gerşon’un söylediği nostaljik şarkılar ve oyuncuların canlandırdığı güzel anılarla seyircileri eski günlere götürdü.

Öğlen saatinde sunulan Sefarad yemekleri ve akşamüstü çay ve kahve eşliğinde yenen ‘borekas’lar da 7. Ladino Günü’ne her zamanki gibi damgasını vurdu.

Bu günü gerçekleştirmek için canla başla çalışan başta Silvyo Ovadya ve Karen Gerşon Şarhon olmak üzere, tüm Sefarad Kültür Merkezi üyelerini ve emeği geçenleri kutluyor, bu derece coşkulu ve başarılı geçen Ladino Günü’nün her yıl aynı coşku ve başarı ile tekrarlanmasını diliyoruz.

 

UNUTULMAZ GÜNÜ  BİR DE KAREN GERSON ŞARHON’DAN DİNLİYORUZ

“Bu sene 7.sini kutladığımız “Dia Internasyonal del Judeo-Espanyol/Ladino” yine 400 kişinin katılımı ile Ulus Musevi Okullarında yer aldı. Sabah 11.00’de başlayan faaliyetler akşam 18.00’e kadar sürdü. Dünyada bu kutlamayı tam gün Judeo-Espanyolca faaliyetlerle gerçekleştiren tek ülke olmanın gururunu bir kez daha yaşadık. Senelerdir keyifle gelip zevkli saatler geçiren kemikleşmiş seyirci kitlemizin dışında bu sene yeni yüzlerin de olması bizleri çok mutlu etti.

Genelde bu günde sabahı konuşmacılara ayırırız. Bu sene de öyle oldu. Fransa’dan davet ettiğimiz Prof. Marie Christine Varol mükemmel Ladinosu ve son derece ilginç ve keyifli konuşması ile seyircileri büyüledi. Bu yıl yine konuşmalarına skeçleriyle renk katan Anna Eskenazi, Şeli Gaon ve Süzet Herman herkesi çocukluklarına götürmeyi başardı. Bu yıl iki yeni konuşmacımız vardı, Eliz Gatenyo ve Lili Değerli. Harika anekdotları herkesi güldürmeyi ve duygulandırmayı başardı.

Yemek yine Meir Baruh tarafından yapılan harika sefarad mutfağından örneklerle bezenmişti.

Öğleden sonra iki önemli faaliyet vardı. Biri 15. senesini kutlayan çocuk korosu, Estreyikas d’Estambol ve şefleri Izzet Bana’nın konseri, diğeri de “Amigos para Siempre” tiyatro grubunun sahneye koyduğu Forti Barokas’ın Rekuerdos adlı müzikal piyesi idi.

Günün programı ispanyol Movistar Plus kanalı, La Vanguardia gazetesi ve bir Amerikalı podcast’çı tarafından ilgiyle izlendi.

Bu tür bir faaliyeti hazırlamak için başta Silvyo Ovadya olmak üzere kalabalık bir gönüllü grubu neredeyse bir sene boyunca çok çalıştılar. Sonuçta da herşey tıkırında gitti ve herkes çok yorgun ama çok da mutlu evlerine dağıldı. Gelecek senelerde de aynı başarının devam etmesi dileği ile...”

 

 

 

 

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR