kanada REklam

EVA LAVI: “Hayatta kaldığım için kendimi suçlu hissediyorum”

Holokost’un sona ermesinden 74 yıl sonra, Alman sanayici Oscar Schindler’in kurtardığı en genç yaşayan Holokost kurtulanı Eva Lavi, o zamanki Yahudi çocuklarının çoğu, kuzenleri de dâhil olmak üzere öldürüldüğünden, hayatta kaldığı için hâlâ suçlu hissediyor.

EVA LAVI: “Hayatta kaldığım için kendimi suçlu hissediyorum”

Savaştan sonra hayatta kalan bir çocuk olmak kolay değildi. Saklanmaya devam ettim. Ebeveynim çocuklarını kaybedenlerin duygularına zarar vermemek için diğer kurtulanlarla yapılan toplantılara beni almadılar” diye anlatan Eva Lavi, 2018 yılının 27 Ocak gününde, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde katıldığı Holokost Anma Töreninde yaptığı konuşmada “Savaştan 74 yıl sonra bile hayatta kaldığım için kendimi suçlu hissediyorum” diye haykırdı.

Eva Lavi, 1937’de Polonya’da doğdu. Savaş başladığında iki yaşındaydı. Naziler evlerinin kapısında göründüğü gün, annesi onu pencerenin dışına koyarak aslında, çaresizce bir kumar oynadığının bilincindeydi. Mevsimlerden kıştı ve hava eksi yirmi dereceydi. Çocuk ona tembih edildiği gibi, dışarıdaki bir boruya tutundu. Dondurucu bir soğuktu ama hayatta kaldı.

Şimdi 82 yaşında olan Eva Lavi, Tanrı’nın onu neden kurtardığını sık sık merak ettiğini belirtiyor.

“Belki de büyük bir şey yapmamı istedi. Ben sadece sıradan bir kadınım. Özel bir başarı hikâyem yok. Ama şimdi buradayım. Birleşmiş Milletler’de konuşuyorum. Bu Tanrı’nın benim için planladığı büyük bir şey” dedi.

Bir diğer konuşmacı, Holokost’tan kurtulan Thomas Buergenthal idi. Buergenthal, George Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesinden profesör ve Uluslararası Adalet Divanının üyelerinden biri olarak emekli oldu. Kendisi, yaşayan en genç Holokost kurtulanı grubundan olduğunu belirtti.

“Holokost’un tüm mağdurlarının hatıralarının kalıcı olarak korunmasını sağlamak ve hiç kimsenin bir daha bu korkunç soykırımın yarattığı dehşeti yaşamayacağı bir dünya için çalışmak için çok acil ve kutsal bir yükümlülüğümüz var. Onların kafasına bunu iyice sokmamız gerekir” dedi.

Öldürülen 6 milyon Yahudi’den, bir milyondan fazlasının çocuk olduğunu vurguladı.

“Doktorları, bilim insanlarını, tarihçileri, ilahiyatçıları, filozofları, yazarları, mühendisleri, öğretmenleri ve bu çocukların olabileceği diğer profesyonel meslekleri düşünün” diye konuşmasına devam etti. Diğer beş milyon kurbanı saymadan bile, Holokost’u  ”insanlığın felaket oranlarda trajedisi” olarak nitelediği bu milyondan fazla Yahudi çocuk kıyımının dünyanın bir bütün olarak, insanlığa fayda sağlayacak olan muazzam entelektüel, kültürel ve bilimsel zenginliklerinden mahrum edildiğini anlattı.

“Hiçbir millet iyiliği veya kötülüğü hak etmez. İyilik kimsenin tekelinde değildir. Belirli şartlar altında soykırım kendi ülkelerimizin çoğunda gerçekleşebilir. Bu yüzden her zaman bu suça karşı uyanık olmak zorundayız. İnsan yaşamında olan kin ve nefret, zamanımızda çok yaygın olduğu için, her gün ve her yerde yabancı düşmanlığına karşı dikkatli ve güvende durmalıyız” dedi.

Oscar SchIndler kimdir?

1908-1974 yılları arasında yaşayan, Schindler, II. Dünya Savaşı’nda Polonya’da ve günümüzde Çekya’da bulunan emaye ve mühimmat fabrikalarında çalıştırma yoluyla, 1200’e yakın Yahudi’yi Holokost’tan kurtaran Alman işadamıdır.

Hayatı, 1982’de Thomas Keneally’nin yazdığı Booker Ödüllü, ‘Schindler’in Gemisi / Schindler’s Ark’ kitabına ve bu kitaptan uyarlanan Steven Spielberg’in 1993 yapımı yedi Oscar kazanan ‘Schindler’in Listesi / Schindler’s List’ filmine konu oldı.

Fırsatları değerlendiren bir iş adamı olarak, Almanya’nın 1939’daki Polonya işgalinin yaratacağı iş olanaklarını gören birçok kişiden biriydi. Schindler Nazi Almayasının ‘Aryanlaştırma’ politikası dâhilinde, Yahudi endüstrici Nathan Wurzel’in Krakow’daki bir fabrikasının sahibi oldu.

Schindler, Wurzel’in tavsiyesine uyarak fabrikasının adını Deutsche Emaillewaren-Fabrik (DEF) yaptı ve emaye mutfak eşyası üretmeye koyuldu. Yahudi muhasebecisi İtzhak Stern’in yardımıyla 1.000 civarında Yahudi köle işçiyi fabrikasında çalıştırmaya başladı. Stern ve Schindler ilk tanıştıklarında, Schindler elini uzatmış, ancak Stern sıkmamıştı. Schindler sebebini sorduğunda Yahudi olduğunu söylemiş ve bir Yahudi’nin, bir Almanın elini sıkmasının yasak olduğunu söylemişti. Schindler’in cevabı ise Almanca argo terimi olan “Lanet olsun” olmuştu. İlk başlarda Schindler’in ana motivasyonu para olmuştu. Örneğin zengin Yahudi yatırımcılarını saklamıştı, ancak daha sonraları, tüm işçilerini durumun parasal maliyetini düşünmeden korumaya başladı. Örneğin, birçok kez vasıfsız işçilerinin aslında fabrika için önemli olduğunu iddia etti. İşçilerine zarar verilmesi Schindler’in şikâyetlere ve hükümetten tazminat taleplerine yol açmıştı.

1942’de Krakow Gettosuna yapılan baskına şahitlik eden Schindler, askerlerin burada yaşayanları toplayıp Krakow-Plaszow Toplama Kampına nakliyesi için hazırlanmasını da görmüştü. Schindler kendisi için çalışan birçok Yahudi’nin öldürülüşü karşısında dehşete düşmüştü. İkna ediciliği sayesinde (Schindler’in Yahudileri) ‘Schindlersjuden’ olarak tabir edilen çalışanlarını korumak için tüm hünerlerini kullanabildi. DEF’te çalışan Yahudileri kurtarmak için sık sık sıra dışı yollara başvurdu. Sıklıkla kişisel karizmasına ve insanların sevgisini kazanma yeteneğine başvurdu, gereken durumlarda yağcılık yaptı. Eric Silver’in ‘The Book Of Just’ (Adilin Kitabı) kitabında bahsettiği bir olayda “İki Gestapo gelerek ofisime girdiler ve sahte Polonyalı kimlik belgelerine sahip beş kişilik bir ailenin teslim edilmelerini istediler. İçeri girmelerinden üç saat sonra iki sarhoş gestapo, ellerinde mahkûmlar ve talep ettikleri suçlayıcı belgeler olmadan ofisimden dışarı çıktı” diyordu Schindler. Schindler’in ayrıca gettodan dışarı çocuk kaçırarak, Polonyalı rahibelere teslim ettiği ve rahibelerin çocukları Nazilerden sakladıkları veya Hıristiyan yetimler olarak tanıttıkları da bilinmekte. Plasow’un komutanı Amon Göth ile 700 Yahudi’nin yakındaki bir fabrika tesisine taşınmasını da ayarlamış, böylece Alman gardiyanların yaratabileceği tehlikeden uzaklaşmalarını sağlamıştı. Haziran - Ekim 1942 arasında SS, gettoda bulunan 17 bin esirden 14 binini Belzec Ölüm Kampına yolladı. Schindler’in kurtardığı Yahudiler ise kurtulanların arasında çoğunluktadır.

Kızıl Ordu’nun Auschwitz ve doğudaki diğer toplama kamplarının yakınlarına gelmesiyle, SS kalan esirleri batıya doğru göndermeye başladı. Schindler SS subaylarını ikna ederek 1.100 Yahudi işçisinin Nazi işgali altındaki Çekoslovakya’da, dönemin Sudetland eyaletinde yer alan Brnenec-Brünnlitz’e gönderilmesini sağlamış, bu sayede ölüm kamplarından kurtarmıştı. Brnenec’de bir diğer Yahudi fabrikasını aynı şekilde ele alarak 37 mm. mühimmat (cephane) bileşenleri üretmeye başlamıştı.

 

Itzhak Stern kimdir?

1901-1969 yılları arasında yaşadı. Alman sanayici Oscar Schindler’in Yahudi muhasebecisiydi. Kendisi Krakow’daki emaye tencere ve mutfak gereçleri fabrikasında muhasebeci olarak Schindler’e hizmet veriyordu. Ayrıca diğer şirketlerinin yönetilmesine yardımcı oldu.

Oscar Schindler’in, kurtardığı Yahudilerin isim listesini yapmakla görevliydi.

Savaş sonrası

Savaşın sonuna doğru Schindler tüm servetini işçileri için rüşvet ve kara borsadan yaptığı alımlarla tüketmişti. Hemen hemen yoksul biçimde Regensburg, Almanya’ya sonra Münih’e taşındı; ancak savaş sonrası Almanya’da başarılı olamadı. Gerçekte mali durumu, Yahudi organizasyonlarından yardım alacak kadar kötüydü. 1948’de Schindler, Arjantin’e göç etti ancak orada da iflas etti. 1958’de Almanya’ya döndü ve bir seri başarısız iş girişiminde bulundu. Frankfurt am Main, Batı Almanya’da küçük bir apartmana yerleşti. Tekrar bir Yahudi organizasyonunun yardımıyla bir çimento fabrikası kurmaya çalıştı. Fakat bu iş de 1961’de iflas etti.

Oscar Schindler, Frankfurt Almanya’da 9 Ekim 1974’te, 66 yaşında öldü. Ölümünden kısa bir süre önce, bir ‘Schindlerjuden’ (Schindler Yahudi’si) olan Poldek Pfefferberg’e, Kudüs’e gömülmek istediğini söylemişti. Bu isteğin sebebini “Benim çocuklarım orada” sözleriyle gerekçelendirmişti. Kudüs’ün Sion Dağındaki Katolik mezarlığına gömüldü.

Schindler’in Yahudilere bu denli yakınlık duymasının nedeni net olarak bilinmiyor. Yine de bu konuda, “Benim için çalışan insanları tanıdım... İnsanları tanıdığınızda, onlara karşı insan gibi davranırsınız” sözüyle, Yahudilerin Nazi Almanya’sında insan sayılmaması fikrine katılmadığını belirtmiş.

Schindler, Kudüs’te bulunan Holokost Müzesi yönetimi tarafından ‘Uluslararası Dürüst’ unvanını almış ve oradaki bir anıta adı yazılmıştır.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın