kanada REklam

İki kitap üzerine

İki kitap üzerine

Değerli Şalom okurları, yıllardır Judeo-Espanyol lisanımızın hayatiyetini sürdürmesi için Şalom’a katkımı, bu lisanda ayda ona yakın yazı yazarak sağlıyorum. Ve gerçekten katkı sağlayabiliyorsam gurur duyuyorum. Ana lisanım olmasa da bu lisanın mutlaka hayatiyetini sürdürmesi gerektiğine inanıyorum. Judeo Espanyol lisanında iki kitap üzerine bir şeyler yazdıktan sonra gazete yönetimine aynı paralelde Türkçe bir yazı yazmayı önerdim, sağ olsunlar bu imkânı verdiler.

Söz konusu ilk kitaba Gözlem tarafından, Türk Musevileri Müzesi ve Sefarad Derneğinin katkılarıyla yayınlanan ‘Nüfus Defterlerindeki Gelibolu’daki Yahudi Milleti’nin kayıtlarının günümüz Türkçesiyle tıpkıbasımı’. Çanakkaleli araştırmacı Fuat Durmuş’un çalışmasıyla gün yüzüne çıkan bu kayıtları sadece Türkçe bilenlerin değil, herkesin öğrenebilmesi için Vivian Kohen’in tercümesiyle İngilizce de yayınladık. Bu kasabada bu denli Yahudi’nin yaşamış olduğuna bu defterleri incelemeden gerçekten inanmayabilirsiniz.

Toplumumuzun Temsilciler Meclisini bünyesinde oluşturduğu ilk yıllarda toplantımıza katılan ve o günlerde Gelibolu’da yaşayan Salamon Sıvacı’yı hatırlıyorum. Nalbur dükkânı sahibi Sıvacı’nın işini bugün oğlunun sürdürdüğünü ilettiler. Kitap yayınlanmadan birkaç gün önce müzeyi ziyaret eden Türkiye kökenli bir yabancının Gelibolulu büyükbabalarını ve büyükanneleriyle ilgili bazı ipuçları bulabilmek için verdiği çabayı gördüm. Dayanamadım ve işine yarayacak kitaba birkaç günde kavuşabileceğini ilettim. Söz konusu kitaba, Şalom’dan veya Müze’den 40 lira karşılığında sahip olabilirsiniz.

Diğer kitap ise hem Müze yönetiminde görev alan, hem de gazetemize yazılar yazan Metin Delevi’nin uzun soluklu bir çalışması: ‘Türkiye Spor Tarihinde Yahudi Sporcular’. Bugüne dek bu konuda Naim Güleryüz’ün bazı çalışmaları olmuştu. Ancak Delevi’nin bu konudaki çalışmalarının çok daha kapsamlı olduğu görüşündeyim. Kitabın ağırlığı Osmanlı dönemindeki Yahudi spor kulüpleri ve Osmanlı’da Makabi kulüplerinin oluşumu ile ilgili. Bu kulüplerin tarihini bu denli detaylı anlatan başka bir kaynağın olduğunu da sanmıyorum. Cumhuriyet’in özellikle ilk dönemlerinde, spor kulüplerinin kuruluşunda ülkemizde yaşayan yabancıların ve dini azınlıklara mensup bireylerin önemli katkıları olmuştur. Yıllarca Yeşildirek hatta Fenerbahçe basketbol takımları Türk Yahudi toplumu fertlerinden oluşmuyor muydu?

Yıllarca Makabi Oyunlarına katılan sporculara ve spor kafilelerine de yer verilen kitapta günümüzde bireysel spor dallarında faaliyet gösteren bireylere de yer verilmekte. Tabii ki burada herkese ulaşılabildi mi? Kanaatimce önsözde belirtilmiş olsa da bu imkânsız. Kitabın yayınlanmasından sonra Delevi’ye çok bilgi geleceğinden hiç şüphem yok.

Kitapta yer alan ilginç bir not: Berlin’de gerçekleşen 1936 Olimpiyatları’nda Goebbels’in Yahudi oyunlara katılmasını engelleme çabalarına karşın Türkiye’yi temsil eden ekipte iki Yahudi sporcu bulunmaktaydı.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın