kanada REklam

İlk çocuk gazetesi

Yüzyılımız, kitle iletişim araçlarının zafer yüzyılıdır. Bu zafer kazanıldıkça topluma yönelen tehlikenin de arttığı bir ters orantı olduğundan bahsetmemiz mümkündür. Özellikle çocuklar, doğrudan veya dolaylı olarak ilk andan itibaren etki altındalar. Özellikle radyo ve televizyonlar bu konudaki birincilikleri ellerinde bulundurmakta.

Çocukluk döneminin; çocukların fiziksel olduğu kadar zihinsel gelişimlerinin de önemli bir süreci olduğunu düşünürsek, kitle iletişim araçlarından gelen etkinin ne derece önemli olduğunun da farkına varabiliriz.

Özellikle, doğrudan çocuklara yönelik olarak hazırlanan yayınlar bu anlamda daha da önem taşır. Ülkemizde yerel anlamada olmayan ancak Türkiye’den getirtilerek satışta bulunan çocuk dergileri bu önemli kategoridedir. Doğrudan çocukları hedef alan bu yayınlar diğer genel veya özel içerikli dergilere oranla çok daha dikkatli ve daha hassas bir içeriğe sahip olma profesyonelliğinde olmalıdır.

Çünkü kitle iletişim araçlarının, yeni alışkanlıklar oluşturulmasında, kısmen değiştirilmesinde veya mevcut olanların terk edilmesinde etkin rol oynadığı biliniyor.

Dolayısı ile çocuk dergiciliği önemlidir ve bu kategoridedir.

***

Tarihçesine baktığımızda, Avrupa’da çocuk dergiciliği yayıncılığın hızla geliştiği 17. yüzyıldan yüz yıl sonraya denk gelir. Eğitim ve öğretim temelli ilkelerle 18. yüzyılda ortaya çıkmış ve hızla gelişmiştir. İlk yayımlanan çocuk dergilerinde ebeveynlere ve çocuklara yönelik ahlaki öğütlere yer verilmişti. 1722’de Leipzig’te yayımlanan Leipziger Wochenblatt für Kinder (Leipzig’in Çocuklar İçin Haftalık Gazetesi) dünyanın ilk çocuk dergisi kabul edilir. Aynı yıl bu dergiye rakip olarak basılan Niedergaschisches Wochenblatt für Kinder (Niedergaschisches’in Çocuklar İçin Haftalık Gazetesi), 1724’te Moralisce Wochenschirift (Ahlaki haftalık yayın), aynı yıl Patriot (Vatansever), 1759’da Wochenblatt zum esten der Kinder (Çocukların Yararına Haftalık Dergi) ve 1771’de Wochenschirift zum Besten der Erziehung der Jugend (Gençlerin Eğitimi Yararına Haftalık Mecmua) ilk çocuk dergisi olan Leipzig’i takip eden diğer çocuk gazeteleridir.

***

Tıpkı batıdaki gibi, Osmanlı’da da ilk çocuk gazetesi, eğitim ve ahlaki gelişimi hedef alan içerikle yayımlandı. Bu tarih 28 Temmuz 1869 Çarşamba (15 Teşrinievvel Frenki 1869) günüdür.

Sıtkı Efendi’ye ait olan Mümeyyiz Gazetesi, hafta içi beş gün yayımlanan bir gazete idi. İlk sayısı çarşambaya denk düşmesine rağmen geri kalan baskıları gazetenin cuma günkü baskılarının yanında ve aynı ismi, Mümeyyiz ismini taşıyan, yanında ise “çocuklar için gazetedir” yazısı bulunan bir ilave olarak yayımlanırken, ilk Türkçe çocuk gazetesi (dergisi) yayımlamış oldu.

Osmanlı Devletinde zor geçen 18. yüzyılın hemen ardından çöküş sürecinin başladığı 19. yüzyıla gelindiğinde sadece iki gazete yayımlanabiliyordu. Bunlar 1831’de bizzat Padişah II. Mahmut’un emriyle yayıma giren Takvim-i Vakayi ve diğeri de devletten ödenek alarak yayın yapan yarı resmi Ceride-i Havadis’ti. Her ikisi de devlet politikası ile yayımlanıyordu. 1860’a gelindiğinde Batı’da iki yüzyıldır devam eden gazeteciliğin ilk adımları Osmanlı’da da atılmaya başladı. Tercüman-ı Ahval, Tavsir-i Efkar ve Mümeyyiz bu dönemine denk gelir.

Mümeyyiz, dönemin Sıpyan Mektepleri’nde (ilkokul) verilen eğitime ek olarak çocuklara, daha çağdaş daha Batılı eğitimle destek vermeyi ve bu yolla uzun vadede de olsa Türk toplumunun daha eğitimli ve daha çağdaş bir konuma gelmesi hatta Batılı ülkelere karşı yitirdiği eski itibarını ve gücünü yakalaması için çözüm üretmeyi hedeflemişti.

***

Şimdilerde Türkiye medyası ciddiyetsiz bir ürün olarak ve yine gazete ilavelerinde çocuk dergiciliğini daha maddi değerlere dayandırarak sürdürmektedir. ‘Boyalı basın’ yakıştırmalı Türkiye medyası ve bize uzanan kollarına bakıldığında, çocuklara yönelik ürünlerin hiçte ciddiye alınmadığı görülebilir. Ülkemizde ise çocuk dergiciliğinde bir açık bulunmaktadır. Birçok dergi türüne sahip olan KKTC’de, başarılı içeriği ve sorumluluğuyla çocuk dergisi hazırlamak, çocuklarına, savaş sonrası toplumu olan Kıbrıs Türk Halkı’nın gösterdiği ‘kelebek etkisi’ni de düşündüğümüzde, yatırım olarak da akıllıca olacaktır.

Yeter ki özgün ve düzgün olsun.

 

* Araştırma notları Yrd. Doç. Dr. Belkıs Ulusoy Nalcıoğlu’nun ‘Mümeyyiz’ isimli kitabından kendi izni ile alınmıştır.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın