13 Temmuz 2020 Pazartesi 05:33

Biz boşandık! Ya çocuklar?

Türkiye İstatistik Kurumunun 2018 verilerine göre Türkiye’de evlenme oranı önceki senelere göre yüzde 4,2 azalırken boşanma oranı yüzde 1,8 artmış. Peki, boşanmaların çocuklar üzerindeki etkisi ne? Ve boşanan ebeveynler bu konuda nelere dikkat etmeli?

Yaşam 2376 görüntüleme
27 Şubat 2019 Çarşamba

Psikolog Serra Gerşon Nahmias

 

Merhaba, bugünden itibaren Şalom sayfalarında sizlerle güncel sorunları ve bunların çözümlerini paylaşacağım. İlk yazımda, çağımızın gerçeği olan boşanma konusunu ve boşanmanın çocuklar üzerindeki etkilerini ele almak istiyorum.

Maalesef boşanma artık çok gündemde bir konu. Çiftlerin birbirlerine olan toleransları artık çok daha az. Sanal dünya birçoğumuzun sevgisini de sanallaştırdı. Gerçek sevgi, fedakârlık nedir bilmiyoruz. Aslında bilsek bile ilişkiye emek vermek istemiyoruz. Karşımızdakine sabrımız yok. Teknoloji sayesinde isteklerimizi o kadar çabuk elde etmeye alıştık ki bu durum evlilik hayatımıza da yansıyor. İstediğimiz birkaç şey ‘anında’ olmayınca ilişkiyi vakit kaybı gibi görmeye başlıyoruz. Zaten artık Tinder, The Inner Circle, Instagram ve Facebook gibi uygulamalar sayesinde eşlerimizin yerine hemen birilerini bulmak çok kolay. Onu da beğenmezsen sıradaki… Her şey bir parmak hareketine bağlı.

Boşanmalar tabii ki sadece tahammülsüzlükten gerçekleşmiyor. Aile içi şiddet, erkeğin evi geçindirememesi, aldatma ve yanlış iletişim boşanmanın başlıca nedenlerinden… Böyle durumlarda da mutsuz bir evliliği sürdürmektense boşanmak her iki taraf için de daha olumlu bir seçenek…

Türkiye İstatistik Kurumunun 2018 verilerine göre Türkiye’de evlenme oranı önceki senelere göre yüzde 4,2 azalırken boşanma oranı yüzde 1,8 artmış. Boşanmaların yaklaşık yüzde 35-40’ı evliliğin ilk beş yılı içerisinde, yüzde 20-25’i ise 6-10 yıl içerisinde gerçekleşmiş.

Peki boşanmaların çocuklar üzerindeki etkisi ne olacak?

Boşanma; çocukları duygusal, davranışsal ve akademik yönden olumsuz etkilemektedir.

Boşanan ailelerin çocukları özellikle küçük yaşlardaysa suçluluk duygusu hissedebilir. Anne-baba arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu tam kavrayamayan ve gerçeği mantıklı biçimde değerlendiremeyen çocuk boşanmanın kendisi yüzünden olduğunu düşünür. Bunun sonucunda ya konuyu ebeveynleriyle konuşur ya sessizleşip depresif özellikler gösterir ya da aşırı hareketlilikle kendisini kötü hissettiğinin sinyallerini verir.

İngiltere ve Amerika’da 7-16 yaş arası çocuklarla, “Boşanmanın çocukların davranışları ve akademik becerileri üstündeki etkisi” konusunda bir araştırma yapılmış. Araştırmanın sonucunda boşanmış ailelerin çocuklarının evli çiftlerin çocuklarına göre; akademik performanslarının daha düşük olduğu ve davranış bozukluklarının daha sık görüldüğü bulunmuş. Ayrıca boşanmadan erkek çocukların kız çocuklara oranla daha olumsuz etkilendiği görülmüş.

 

Peki, çocuklar boşanma sürecinin etkilerinden nasıl korunmalı? İşte dikkat edilmesi gereken birkaç nokta:

1-Çocukların önünde onlar hakkında kavga edilmemeli:

Çocuklar ebeveynlerinin onlar hakkında kavga ettiğini duyunca bir hata yaptıklarını düşünür. Bu durum onlarda suçluluk duygusu oluşturur. Bu yüzden çocukların yanındayken konuşmaların içeriğine ve ses tonuna dikkat edilmeli.

2-Çocuklar iletişim aracı olarak kullanılmamalı:

Anne ve baba boşandıktan sonra birbirleri hakkında merak ettikleri durumları çocukları aracılığıyla öğrenmeye çok meyillidir. Bu durumda çocuk kendisini casus gibi hisseder ve psikolojisi olumsuz etkilenir. Bunu önlemek için veliler birbirleriyle direk iletişime geçmeyi tercih etmeli.

3-Eşler çocuklarına birbirlerini kötülememeli:

Çocuklarına birbirini kötüleyen anne-babalar çocuklarını baskı altında bırakır; çocuk taraf tutma ihtiyacı hisseder. Bu da çocuğun psikolojisini olumsuz etkiler.

4-Çocuğun sorunları ortaklaşa üstlenilmeli:

Çocuk problemlerini biriyle konuşmak isteyince, bunu anne-babadan sadece biri üstlenmemeli. Çocuğun ikisine de güvenmeye ve ikisinin de ilgisine ihtiyaç duyduğu unutulmamalı.

5-Çocukla boşanma hakkında konuşmaktan kaçınılmamalı:

Çocuğun mutsuz olduğu hissedildiğinde “biraz bekleyelim geçer” diye düşünmek yanlış. Onun boşanmayla ilgili sorularına net cevaplar vererek rahatlaması sağlanmalı.

Yanlış yönetilmiş bir boşanma sonucunda çocukların büyük kısmı bu süreçten yaralanmış olarak çıkıyor. Kafalarında ‘değersizlik’, ‘yetersizlik’ ve ‘terk edilmişlik’ gibi düşünce kalıpları oluşuyor ve gelecekteki ilişkileri de bilinçaltlarındaki bu düşüncelere göre şekillenebiliyor. Yetişkinliklerinde bu psikolojiyle ilişkiye başlayan bu çocuklar aşağıdaki sorunları yaşamaya meyilli olabiliyor. 

Aşırı Kıskançlık: Boşanma esnasında ebeveynlerinden biriyle iletişimi koparılan çocuk, ileride sevgilisi olunca karşısındakine karşı güvensizlik yaşar ve kontrol edemediği bir kıskançlıkla ilişkisine zarar verebilir.

Benlik Saygısını Kaybetme: Ebeveynlerinin kendisi yüzünden boşandığını düşünen çocuk ileriki ilişkilerinde sevgilisini/eşini kaybetmemek için ilişkide pasif bir rol oynamayı tercih eder. Düşünce ve duygularını ifade etmekten bilinçsizce kaçınır. Çoğunlukla karşısındakine uyum sağlamak amacıyla kendi değerlerinden vazgeçer. 

Aldatma: Boşanmadan sonra terk edilmişlik duygusu hisseden çocuk, ileride de bilinçaltında sevgilisi tarafından terk edilme korkusu yaşar. Bu durumu önlemek için sevgilisini aldatarak yeniden bir üzüntü yaşamayı engellemiş olur.

Dürtüsel Davranışlar: Boşanmadan sonra özellikle bir ebeveynle ilişkisi koparılan çocuğun içinde bir boşluk hissi oluşur. Aile sevgisi tarafından doldurulamayan çocuk, bu boşluk hissini ileride günübirlik ilişkilerle bastırmaya çalışır ve yeniden terk edilmişlik hissini yaşamamak için uzun ilişkilerden kaçınır.

Görüldüğü gibi basit gibi görünen bir boşanma aslında çocuklarımızı hayatları boyunca etkileyen, bilinçaltlarını yeniden programlayan önemli bir unsur. Çocukların bu durumu en sağlıklı şekilde atlatmaları için anne ve babalar onlardan sevgi ve ilgiyi eksik etmemelidir.

Bu süreçte kendi sorunlarıyla meşgul olmaktan çocuklarıyla ilgilenemeyen anne ve babalar çocukların ruh sağlığını korumak için mutlaka bir psikologa başvurmalı.

Tüm sorularınız için bana serragerson@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR