13 Temmuz 2020 Pazartesi 04:38

Dört özel Şabat dört özel Peraşa

“Sayımdan geçen herkes şunu vermelidir: Kutsiyet (konularındaki) şekel standardına göre, yarım şekel. Tanrı Adına (yapılacak) bağış, (bu miktara göre) yarım şekeldir.” (Şemot 30:13) Ne bir bayrama, ne Roş Hodeş’e denk gelmeseler bile, her Şabat okunan Tora bölümlerinin yanında, bu özel Şabat’a ait olan başka bir Tora bölümünün de ek olarak okunduğu Dört Özel Şabat; Şabat Şekalim, Şabat Zahor, Şabat Para ve Şabat Ahodeş’tir. Dört Özel Şabat’tan ilki, Şabat Şekalim, bu sene 2 Mart Cumartesi (25 Adar 1) günüdür.

Nazlı DOENYAS Kavram 2242 görüntüleme
27 Şubat 2019 Çarşamba

ARBA PERAŞİYOT- 1  ŞABAT ŞEKALİM

Sina Dağında tarihte ilk ve son defa olarak Tanrı’nın Varlığının sadece bir kişi değil, tüm bir halkın gözleri önünde açığa çıkmasından sonra verilen ‘10 Söz’den biri Şabat’ı hatırlama ve koruma mitsvasıydı. Bilgelerimiz, Şabat gününün, gelecek dünya- Olam Aba’nın adeta ufak bir kesiti olduğunu belirtir. Spiritüel yapısı ile haftanın diğer günlerinden ayrılan kutsal Şabat’ın duaları da özeldir. Her Şabat sabahı, duaların yanında haftanın peraşası (Sina Dağında verilen ve aynı şekilde günümüze kadar gelen Tora’dan o haftaya ait olan Tora bölümü), Maftir, ve Aftara okunur. Aftara, Peygamberler kitabından, o haftanın peraşasının içindeki bir konu ile ilgili olan kısımdan seçilir.

 Bayramlarda ve Roş Hodeş’te (yeni ayın başlangıcı)  peraşa ve aftaranın yanında, o özel güne ait başka bir Tora bölümü de ek olarak okunur.

Dört Özel Şabat’tan ilki, Şabat Şekalim, bu sene 2 Mart Cumartesi (25 Adar 1) günüdür.

Şabat Şekalim-Şekellerin Şabat’ı

Normal yıllarda, Roş Hodeş Adar’dan önceki Şabat (veya Şabat’a denk gelirse Roş Hodeş Adar) Şabat Şekalim’dir. Bu yıl olduğu gibi ‘Artık’, yani iki Adar ayı olan yıllarda, Şabat Şekalim, Roş Hodeş VeAdar’dan önceki Şabat’tır.

Şabat Şekalim’de, Şemot Kitabı- Ki Tisa Peraşasından 30:11-16 bölümleri okunur.

Bu bölümde Mısır’dan çıkmış olan Yahudilerin nüfus sayımından bahsedilir. Tora, burada ve başka yerlerde de, Yahudilerin bilinen şekilde kişi başı sayılmalarını yasaklar. Onun yerine, kişiler, her birinin bağışladıkları öğelerle sayılırlar. Buradaki nüfus sayımında katkıda bulunulan öğe, ‘yarım şekel’dir. 20 yaşını geçmiş her kişi yarım şekel bağışlayacak, bu şekilde nüfus sayımı gerçekleşecektir.

Nüfus sayımı 1 Nisan’da yapılacağı için, bundan tam bir ay önce, herkesin yarım şekel getirmesi gerektiği, Adar ayının başında, halka ilan edilir.

Bu şekilde toplanan şekalim (şekeller); Mişkan’ın (çölde kurulan geçici Tapınak, Toplanma Çadırı) bakım, onarım, orada yerine getirilen korbanlar ve hizmetler için kullanılır.

 Tanrı Adına yapılacak bağış, yarım şekeldir.” (Şemot 30:13)

Tam değil yarım şekel

Tanrı hizmetinde kullanılan her şey, mutlaka en iyisi, en kalitelisi ve en özeli olmalıdır. Fakat Mişkan için ve Tanrı’ya yapılan korbanlar için Tora, tam değil yarım şekel toplanılması mitsvasını verir. Çünkü hiçbir insan tek başına, kendi başına ‘tam’ olamaz. İsrailoğulları, ancak bireysellikten çıkıp birbiriyle birleşip bir bütün haline geldikleri zaman güçlü olabilirler. Bunun akabinde, daha içtenlikle dua etmeye, Tora öğrenimine, Tora öğretilerini anlamaya, öğrendiklerini sadece bilgi olmaktan çıkarıp eyleme dönüştürmeye, laşon ara’dan (bir başkası hakkında kötü konuşmalardan, kötü isim yayabilecek söylemler) uzak durmaya, insanlara daha fazla iyilik ve sabırla yaklaşmaya, sadece sinagog ortamında değil, her an ve hayatın her alanında kimin önünde durduğunu hatırlamaya niyet ettiği zaman, insan sadece bireysel olarak kendisini yükseltmekle kalmaz. Bu şekilde davrandığında, onun söyledikleri değil, yaşamı ve hareketleri etrafını etkiler ve terazi; bütün halk ve nihayetinde tüm dünya lehine çevrilmiş olur.

Başka bir yoruma göre, yarım şekel mitsvası altın buzağı günahının kefareti için verilir. Halkın altın buzağıya tapması, Tanrı ile İsrailoğulları arasına derin bir uçurum girmesine sebep olur. Arada oluşan bu mesafeyi bir şekilde birleşerek kapamak gerekir. Yanımızda Tanrı olmayınca eksik oluruz, yarım oluruz. Bu yüzden yarım şekel getirilmesi mitsvası verilir. Bir bütünün sadece yarısı olduğumuzu, diğer yarımızın Tanrı olduğunu ve ancak birlikte olduğumuzda tam olabileceğimizi göstermek için.

Farklı bir yorumla, kadınlar altın buzağı günahına iştirak etmediklerinden ve yanında kadını olmayan erkek ancak yarım olarak sayılabileceğinden sadece yarım şekel getirir.

Yine başka bir yorumla, yarım şekel, yarım kefaret gerekliydi, çünkü kişinin benliğinin sadece yarısı günaha iştirak eder, ruhunun özü lekelenmemiş şekilde tertemiz kalır.

“Ne zengin olan, bu yarım şekelden fazlasını, ne de fakir olan bu miktardan eksiğini verebilir.” (Şemot 30:15)

Zengini de fakiri de yarım şekel

Zenginin de fakirin de aynı miktarda katkıda bulunması, Tanrı’nın gözünde zenginin ruhunun da, fakirin ruhunun da aynı değeri taşıdığını simgeler.

Her insanın karakteri, aklı, becerileri, dini gereklerini yerine getirme şekli ve seviyesi, Tora öğrenim durumu veya isteği farklı olabilir, hatta kişi özünün yolundan sapmış bile olabilir. Ama her insan, Tanrı Gözü’nde eşittir ve her kim olursa olsun her bir Yahudi, Yahudi halkının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçasıdır.  Yarım şekel verme mitsvasıdan sonra Tanrı, kutsal ritüellerde kullanılacak tütsüyü yapması için bir araya getirilmesi gereken baharatları Moşe Rabenu’ya anlatır. Bunların içindeki helbena, tek başınayken oldukça itici ve kötü bir kokuya sahiptir. O zaman neden tütsünün yapılması için gereklidir? Ayrıca Talmud der ki, günah sahibi olanların da iştirak etmediği toplumsal hiç bir oruç, geçerli sayılmaz. (Masehet Karetot, 6b.)

Rav Chaim Shmulevitz, Yahudi halkı bir-likte olmadığı zaman, bir bütün sayılamayacağını ve bu durumda cemaatin gücünün şiddetli bir şekilde zayıflayacağını açıklar.

Bu bakımdandır ki, Mişkan’ın farklı bölümlerinin yapımı için, herkes kendi bütçesi doğrultusunda katkıda bulunurken, Mişkan’ın temelini oluşturacak ‘gümüş’ söz konusu olduğunda, herkesin eşit miktarda iştiraki istenir. Bu şekilde halka arasında bir birlik ve bütünlük oluşturulur.

Mahatsit Aşekel ve Purim- Hastalıktan önce aşı

Şekalim bölümünün okunması, yaklaşan Purim Bayramı ile yakından ilgilidir.

Talmud’a göre, Aman’ın İsrailoğulları’nı ortadan kaldırma planları, mahatsit aşekel (yarım şekel mitsvası) sayesinde geri teper. Şekalim toplandıktan yıllarca sonra Aman, Yahudileri yok etmek için Kral Ahaşveroş’a büyük miktarda ‘gümüş’ teklif eder.

Fakat her bir Yahudi’nin; Mişkan’ın yapımı ve bakımı için, eşit olarak katkıda bulunduğu yarım gümüş şekeller sembolik olarak aşı vazifesi görür, ve Yahudiler mucizevi bir şekilde yok olmaktan kurtulur; Aman ve ailesi ise yok olur.

Günümüzde Yarım Şekel Mitsvasının yerine getirilmesi

Bet-Amikdaş Dönemi’nde, Adar ayı boyunca tapınağa bağış amacıyla, 20 yaşını geçmiş her kişiden, yarım şekel bağış toplanırdı. Bu şekilde nüfus sayımı yapılırdı.

 Günümüzde, Roş Hodeş Adar (Adar ayının başlangıcından), Purim’de Megilat Ester’in okunmasına kadarki zaman sürecinde, ailedeki her birey için, yarım gümüş şekel değerinde (tam olarak 10 gr gümüş karşılığı) bir bağış verilir. Bu yıl Artık Yıl olduğu için, Adar ayına ait uygulamalar, VeAdar (Adar II) ayında yerine getirilir. Buna göre Zeher Lemahatsit Aşekel- Yarım Şekelin Anısına” yapılan bağış, VeAdar ayının başlangıcı (bu yıl 7-8 Mart’tan), Purim’de (bu yıl 21 Mart) Megilat Ester’in okunmasına kadar verilir.

Bu mitsvayı en iyi şekilde yerine getirmek isteyenler, yaşına bakmaksızın ailenin her bireyi için, hatta evin hanımı hamileyse, karnındaki bebek için de bu bağışı yapar.

“Adar ayına girilince, mutluluk artar.”(Taanit 29A)

Adar ayı, Yahudi takvimindeki en neşeli, en mutlu aydır.

Normal yıllarda Adar ayında kutlanan tüm bayramlar ve uygulamalar,13 ay içeren Artık Yıllarda, VeAdar (Adar II) ayında kutlanır. Talmud’da Adar ayına girildiğinde mutluluğun arttığından bahsedilir. İçinde olduğumuz Artık Yıl’da; hem Adar hem VeAdar aylarımız olduğu için, mutluluğun arttığı iki Adar’ımız, iki ayımız vardır.

*Dört Peraşa- http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1182&Itemid=41

 

Yarım şekel- Mahatsit Aşekel- Bağışın zaman ötesi gücü

Mişkan ve Bet Amikdaş döneminde, zengin fakir herkesin vermekle yükümlü olduğu yarım şekel-Mahatsit Aşekel’de, Mahatsit (yarım) kelimesinin ortasındaki harf; tsadi –tsedakayı (bağış vermeyi) simgeler. Bu harfin iki tarafındaki Het ve Yud harfleri birlikte Hay-yaşamı oluşturur. Bu da bize, tsedaka vermenin, hayat verdiği, hayat kattığı mesajını verir.

Bağışın gücünün başka bir yönü de, sadece geçmişte yapılan hatalar için kefaret sağlamakla kalmaması. Birisi geçmişte günah işlemiş ve bu hareketinden pişmanlık duyarak doğru niyetle bağış yaptıysa, bu, tövbe etmek ile eşdeğer sayılır. Bu yüzden Roş Aşana’da: “Teşuva (Tanrı’ya dönüş), tefila (Tanrı’ya dua ve benzeri yollarla bağlanmak) ve tsedaka (bağış vermek), hakkımızda verilmiş olan negatif yargıları geçersiz kılar,” deriz. Geçmişte yapılanlar için kefaret sağlamasının yanında, bağış vermek, gelecek için, gelecek nesiller için de bir sigorta poliçesi vazifesi görür.

Verirken almak

Sayımdan geçen herkes şunu vermelidir.”
(Şemot-30:13)

Midraş’a göre, Tanrı; “Onursal Tahtı’nın altından ateşten bir sikke” çıkarıp Moşe Rabenu’ya göstermiş ve ona: “halk işte şunu vermelidir” demiştir.

Burada kullanılan “Venatenu (vermelidir)”, İbranicede okunuşu önden ve arkadan aynı olan bir kelimedir.

Bu da bize; verilen her şeyin, bir gün veren kişiye bir şekilde geri geleceğini, onu bir şekilde zenginleştireceğini hatırlatır. Vermek, ruhu geliştirir, dünyayı ve hayatımızı daha anlamlı hale getirir ve bize kendimizden daha büyük bir şeyin parçası olduğumuzu hatırlatır. Ayrıca Tanrı’nın Nimetlerinin kişinin hem kendisi, hem de tüm halkı üzerine gelmesini sağlar.

 

Önemli Not:  Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya konu hakkında fikir vermek amacıyla GÖZLEM’den El Gid Para El Pratikante, Şemot, Megilat Ester  ve Torah for Your Table, The Book of Our Heritage kitaplarından, www.ou.org, www.chabad.org, myjewishlearning.com, www.jewfaq.org, www.akhlah.com, www.betemunah.org, www.aish.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR