Batya Natan

Yemek bir bağımlılık mıdır?

“Madde bağımlılığından kurtulmak için, o maddeyi hayatınızdan çıkarabilirsiniz, ancak yemeği hayatınızdan çıkartmanız imkânsız”

Yemek bir bağımlılık mıdır?

Psikolog Teri Kandiyoti ile şişmanlık, obezite, diyet ve mide ameliyatı hakkında konuştuk…Kontrollü beslenmenin önemini vurguluyan Teri Kandiyoti, bu konuda psikolojik destek almanın da yararlı olduğunu ifade etti.

Önce sizi tanıyabilir miyiz?

1964 İstanbul doğumluyum. Evliyim, bir kız, bir erkek iki çocuğum var. Ana sınıfından itibaren ilk-orta-lise eğitimimin tamamını Şişli Terakki Lisesinde tamamladım. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünü bitirdim.  

“Okul biter bitmez karşıma çıkan iş hayatı beni hiç hesapta olmayan ticaret hayatının içine çekti” demişsiniz. İş hayatınızdaki bu ilk deneyimlerinizden biraz bahseder misiniz? 

Üniversiteyi bitirdiğim yıl babam birkaç ortakla birlikte banyo mutfak dekorasyonu ile ilgili bir iş kurdu. Showroom açıldığı günden itibaren çalışmaya başladım. İş benim için çok cazipti. Firmamız kısa zamanda dekorasyon dünyasına dair çok önemli bir yer haline geldi. Yeni kurulan bir işletme olduğundan, her bölümde çalışıp, her işi deneyimleme fırsatım olmuştu. Benim için dekorasyon her zaman heyecan vericiydi ve orada çalıştığım süre boyunca iş hayatına dair çok şey öğrendim.

Çocuklarınızın doğumuyla bir süre çalışma hayatına ara verdiniz. Bu aradan sonra eğitimini aldığınız mesleğinize dönmeye nasıl karar verdiniz? Bu alanda neler yaptınız?

Okulum bittikten sonra mesleğime dair yaptığım tek iş, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümünde sekiz ay staj yapmak olmuştu. 1998 kışında Kemerburgaz’a taşındık. Çocuklarım küçüktü; şehirden o gün için çok uzakta ve az gelişmiş bir yerde çocukları bırakıp işe gitmek gözümü korkuttu. Böylece, mesleğim tam zamanlı ev kadını ve annelik oldu. Bu benim için bir yandan çok zorlayıcı, bir diğer yandan da çok geliştirici bir dönem oldu. Boş kalmak, sıkılmak, insanı hem dışarıyı hem de içeriyi araştırmaya itiyor.

Evde oturmak çok sıkıcıydı. Kendimi ve hayatımı sorgulamaya başlamamla birlikte, hayatıma yeni insanlar girdi. Onlar beni, meditasyon, reiki derken Gestalt gibi büyük bir kaynakla tanıştırdı. Önce kendimi tamir etmekle başladığım bu yolculuk, beni eğitimini aldığım mesleğime döndürdü. Bir noktadan sonra, kendimi geliştirmek için mesleki eğitimler almaya başladım.

Grup çalışmaları Çapa’dan beri bana çok cazip geliyordu. Danışanlar çok daha hızlı gelişim yaşıyor ve kendilerini desteklenmiş hissediyorlardı. Bu nedenle, grup çalışmaları bana her zaman daha cazip geldi. Oturduğum yerde, komşularım, arkadaşlarım ilk kişisel gelişim grubum oldular. Ardından, yaklaşık 2,5 yıl Gazi Mahallesi Sosyal Merkezinde kadınlarla gönüllü olarak çalıştım. Böylece, bugün uyguladığım mesleğime adım atmış oldum.

‘Obezite, Yaşama Yeniden Merhaba’ programında Cerrah Bora Koç’un sizinle yaptığı söyleşi çok ilgimi çekti. Mide küçültme ameliyatı olan biri olduğunuz için, sormak istiyorum. Sizce obezite, diyet ve psikolojik destek ile yenilemez mi? Ameliyat şart mı? Diyetisyenler bazen “Seni zayıflatacağım” diyerek obez kişiyi yanlış mı yönlendiriyor?

Diyet ve psikolojik destek obeziteyi yenme konusunda, hiç şüphesiz çok gerekli iki yöntem. Ancak, tıp doktorlarının uzun yıllardır yaptıkları araştırmalardan elde ettikleri sonuçlara göre, özellikle midesini fazlasıyla büyütmüş, çok uzun yıllar çok yüksek kilolara birçok kez çıkıp, kilo alıp vermede çok sayıda iniş çıkış yaşamış kişiler için yetersiz kalabiliyor. Çünkü midenin bir bölümünde bulunan iştah hormonu midenin hacmi ile birlikte büyüyormuş. Midenin hacmi büyüdükçe, iştah hormonu da onunla birlikte arttığından, dışarıdan operasyonla müdahale edilmediği sürece tekrar azalması imkânsızmış. O kişiler için ameliyat obeziteyle baş edebilmenin başlangıç noktası oluyor. Yalnız hatırlatmakta fayda var: Mide, büyüyebilen bir organ, büyüdükçe de iştah hormonu yine midenin büyüklüğüyle orantılı olarak geri geliyor. Bu nedenle, operasyonun ardından diyetisyen ve psikolojik destekle yürüyerek yol almak çok önemli.

Bana göre ‘zayıflamak’, obezite cerrahisi dışında bir başkasının size yapabileceği, yaptırabileceği bir şey değil. Kişi, kendi kararı ve kendi iradesi ile diyetisyenin rehberliğinde kilo verebilir. Benim için doğru diyetisyen “seni zayıflatacağım” diyen değil, doğru beslenmeyi öğretmeye çalışandır. Kişi, eğer baş edilemez kilolara gelmediyse, diyetisyenin yönlendirmeleriyle kilo verebilir ve ideal kilosuna ulaşabilir. İşte o noktada önemli olan kilosunu koruyabilmektir ki, bu da ancak doğru beslenmeyi bilmekle mümkün olur.

Obez insanın bir takım fiziksel rahatsızlıkları vardır şüphesiz. Mide küçültme ameliyatı ile bu rahatsızlıklar giderilebiliyor mu? Ameliyattan sonra obeziteye neden olan bağımlılık sorunu için psikolojik tedaviye devam etmek gerekir mi?

Ameliyat olduğum günden beri tansiyon ilacı kullanmıyorum. Obezitenin getirdiği fiziksel hastalıkların büyük çoğunluğundan kurtulunduğunu biliyorum.

Bağımlılık insanın tek başına baş edebileceği bir olgu değil. Yardım almanın çok önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum.

Son olarak, kilolu kişilere bu sorunlarını çözmek için neler tavsiye ediyorsunuz?

Psikolojik destek ve  beslenmeyi öğrenmek önemli iki kilit nokta. Ancak bu ikili yetersiz kalıyor ve kilolar baş edilemez bir hale geliyorsa, cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Yine de, hatırlatmakta fayda var. Cerrahi sonrası, beslenmeyi öğrenmek ve psikolojik olarak yardım almak, sürecin doğru işlemesi için şart. Yoksa kişi yeniden eski haline geri dönebilir.

 

Diyelim kilonuzu korumak için kontrollü besleniyorsunuz. Ancak bir davete gitmeniz gerekti. Kendinizi nasıl engelleyebilirsiniz?

kontrolünü kendim sağlıyorum. Başkasının benim yediğime müdahale etmesine izin vermiyorum. O ne demek derseniz; davet sahibinin bana sunduğu her şeyi yemek zorunda değilim. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir aile büyüğüm, benim için, eskiden çok sevdiğimi bildiği bir böreği yaptı diye, kendimi onu yemek zorunda hissetmiyorum. Çünkü o kişi, böreği aslında beni şişmanlatmak için yapmadı. Beni sevdiği için yaptı. Onun sevgisini gördüğümü ona hissettirirsem, börek yememe gerek kalmaz.

Bir düğüne gittiğimde önüme üç-dört tabak yemek konacağını biliyorum. Her zaman en iyi, en sağlıklı tabak sonuncu tabak oluyor. Onu bekliyorum yemek için. O tabak da, çok geç geleceği için, evden çıkmadan kendimi buna hazırlıyorum. Yani kilomu kontrol etmek istiyorsam, yemek yemenin her aşamasını da kontrol etmem gerektiğini biliyorum. Yine de, eklemekte fayda var, bu hiç hata yapmıyorum ve kusursuz bir şekilde besleniyorum demek değil. Sadece yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışıp, şaşırdığım yerde düzeltmek için pazartesiyi beklemiyorum.

 

 “Yemek yeme bir bağımlılıktır” demişsiniz. Madde bağımlılığı gibi mi? Bu bağımlılığı yenmek için psikolojik destek mi gerekir?

Kesinlikle, aynen madde bağımlılığı gibi… Hatta, biraz daha fazlası. Çünkü madde bağımlılığından kurtulmak için, o maddeyi hayatınızdan tamamen çıkartıyorsunuz. Ancak, yemeyi hayatınızdan tamamen çıkartmanız mümkün değil. Psikolojik destek, kesinlikle bu süreçte çok önemli.

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın