Batya Natan

TRUMP 2017’ye damga vurdu

ABD’deki ırkçı gösterilerden, Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına kadar pek çok olayla, 2017 yılı dünyada Yahudiler için hareketli bir yıl oldu.

TRUMP 2017’ye damga vurdu

Trump çoğu zaman gündemi belİrleyen İsİm oldu

Beyaz Saray’da ilk yılını tamamlamak üzere olan Başkan Donald Trump, birçok sözü, açıklaması ve kararı ile gündeme oturdu. Trump, artan antisemitizmi soran gazeteciyi azarlaması, Charlottesville’de meydana gelen ırkçı gösteriye verdiği tepkiler nedeniyle Yahudiler arasında endişelerin artmasına neden oldu.

Diğer taraftan Yahudi asıllı damadı Kushner’i İsrail-Filistin barış süreci konusunda çalışması için görevlendirmesi, ilk yurt dışı seyahatini Ortadoğu’ya gerçekleştirmesi, dış politikadaki tavrı konusunda iyimserliği arttırdı.

İsrail – Diaspora tartışması alevlendi

İsrail hükümetinin bazı kararları da, Diaspora Yahudilerinin tepkisine neden oldu. Ağlama Duvarında eşitlikçi bir bölüm açılması yönünde alınan kararın dondurulması, Yahudiliğe geçiş işlemlerinin sadece Ortodokslara verilmesi gibi kararlar, İsrail ile diaspora arasındaki tartışmaları alevlendirdi. 


Dünya Yahudileri için 2017’nin EN ÖNEMLİ 10 OLAYI  

Derleyen Rakela Palombo

 

Dünya çapında pek çok Yahudi Cemaati merkezlerine yapılan bombalı eylem tehditlerinden Charlotsville’de gerçekleşen neo-Nazi karşıtı yürüyüşlere ve Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına kadar pek çok olayla, 2017 dünya Yahudileri için hareketli bir yıl oldu. 

2017 yılının son günlerinde, Yahudi haber ajansı JTA, geçtiğimiz senenin Yahudiler için önemli olaylarını kronolojik olarak sıraladı.

1- Trump, yanında Ivanka ve Jared ile başkanlık koltuğuna oturdu

2016 yılının kasım ayındaki seçimlerde Hillary Clinton karşısında beklenmedik bir zafer kazanan Trump, ocak ayında Amerika’yı ‘ilk sıraya’ koymak üzere (America first) yemin ederek başkanlık görevini devraldı. II. Dünya Savaşı öncesinde, çoğunlukla antisemit olan ve soyutlama taraftarı bir hareketin de kullandığı bu sloganın Trump tarafından yemin töreninde sarf edilmesi bazı Yahudileri son derece rahatsız etmiş olsa da yeni Başkan, sözlerinin daha önceki kullanım şekliyle alakası olmadığını belirtti. Trump kendisiyle birlikte göreve aralarında kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner gibi isimlerden pek çok Yahudi’nin bulunduğu bir danışman ekibi getirdi. Dindar Yahudi olan Ivanka-Jared çifti, Başkan’ın üst düzey danışmanları görevini üstlenirken, Kushner’in elindeki en önemli dosyalardan birinin İsrail ile Filistin barış anlaşmasını sağlamak olduğu bildirildi.

2- ABD ve Kanada’da çeşitli Yahudi cemaat merkezleri (JCC) yüzden fazla bombalı saldırı ihbarı aldı

Ocak ayından mart ayına kadar, Yahudi cemaati merkezleri, Yahudi okulları ve diğer Yahudi kurumlarına yüzden fazla bombalı saldırı ihbarı yapıldı. Çoğu telefonla yapılan ihbarların hiçbiri doğru çıkmamış olsa da, ihbarların hedef olduğu alanlar boşaltıldı ve cemaat içinde korku yayıldı. Ayrıca pek çok Yahudi mezarlığı saldırıya uğradı. Bir kesim bu saldırıları, Trump’ın başkanlık zaferi sonrası hortlayan alternatif sağcı grupların yükselişine yordu. Fakat bu saldırılarla ilgili tutuklanan iki kişinin de aşırı sağcı görüşlere sahip olmadıkları belirlendi. Yakalananlardan biri olan Juan Thompson’ın eski bir kız arkadaşından intikam almak için onun adını kullanarak sekiz Yahudi kuruluşuna bombalı tehdit yaptığı açıklandı. Diğer şüpheli ise, İsrail asıllı Amerikalı bir Yahudi olan Aşkelon’lu Michael Kadar çıktı. Tutuklandığı sırada on sekiz yaşında olan Michael’ın yüzlerce ihbardan sorumlu olduğu öğrenildi. Avukatları kendisini savunurken Michael’ın beyninde bir tümör olduğunu ve bu ‘bomba tehdidi servisini’ internet üzerinden sattığını belirtti. 

3- Trump antisemitizmin yükselişte olduğunu söyleyen gazetecilere bağırdı

Şubat ayındaki bir basın toplantısında, iki gazeteci tarafından kendisine Yahudi karşıtlığındaki artış hakkında soru yöneltilen Trump, gazetecilere bağırdı ve kimse böyle bir iddiada bulunmadığı halde ‘kendisinin antisemit olarak adlandırılmaktan nefret ettiğini’ söyledi. Daha sonra kendisine daha ‘dostane’ bir gazetecinin soru yöneltmesini isteyen Trump, aşırı sağcı Yahudi bir gazetecinin sorusunu bölerek gazeteciyi art niyetli olmakla suçlayarak ‘hayatı boyunca görmüş olduğu en az antisemit kişi olduğunu’ söyledi. Trump’ın bu cevapları kendisini henüz bir ay kadar önce Uluslararası Soykırım Anma Günü’nde yayınladığı açıklamada Yahudi kelimesinin kullanmamış olmasından dolayı zaten kınamış olan Yahudi gruplarından tekrar tepki çekerken, Başkan’ı destekleyenler bu tip açıklamaların siyasi gerekçeleri olduğunu belirtti.

4- Göreve gelmesinin ardından ilk uluslararası seyahatinde Trump, İsrail’i ziyaret etti

ABD Başkanı olarak ilk uluslararası seyahatinde Trump, mayıs ayında programına İtalya ve Suudi Arabistan yanı sıra İsrail’i de aldı. İki günlük seyahati süresince İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Devlet Başkanı Reuven Rivlin’in yanı sıra Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile de görüşen Trump, ayrıca Yad Vaşem Holokost Müzesini de ziyaret etti. Daha sonra kişisel bir ziyaret gerçekleştiren Trump, yanında Ivanka ve Jared Kushner ile Ağlama Duvarını ziyaret ederek, görevde olduğu süre içerisinde bu ziyareti gerçekleştiren ilk ABD Başkanı olduğundan tarihe geçti. Trump’ın bu davranışı İsraillilerin çok hoşuna gitti. Ziyaretinden birkaç ay sonra aralarında başyardımcısı Kushner, Jason Greenblatt ve Dina Powell gibi isimlerin olduğu bir ekibi, barış görüşmelerini canlandırmak üzere İsrail ve bazı başka Ortadoğu ülkelerini ziyarete yolladı. 

5- İsrail çoğulcu Ağlama Duvarı anlaşmasını dondurdu

Haziran ayında Netanyahu hükümeti, Ağlama Duvarında açılacak eşitlikçi bir bölümün projesini dondurunca başta Amerikalı Yahudiler olmak üzere diasporayı öfkelendirdi. 2016’da yapılmış bir anlaşmayı takiben alınan bir kararla, İsrail’deki tüm Yahudiliğe geçiş işlemlerini tek bir Ortodoks hahama bağlayan yasa tasarısının meclisten geçmesi konusunda zaten öfkeli olan bazı liderler, bu tip hareketlerin Amerikalı ve İsrailli Yahudiler arasında bölünmeye yol açmakta olduğuna dikkat çekti. Yahudi Ajansı Başkanı Natan Sharansky, kararı eleştirenlere katılarak, bu kararların ‘kendilerinin görevi olan ve İsrailli Yahudiler ile dünyada yaşayan Yahudileri yaklaştırma işini’ zorlaştırdığını belirtti. Ağustos ayında İsrail Yüksek Mahkemesi, hükümetin bu dondurduğu kararı tekrar hayata geçirmesini, yoksa da neden dondurduğuna dair bir açıklama yapılması gerektiğini bildirdi.

6- Chicago LGBT Yürüyüşünde üç kadının ellerinde Yahudi yıldızlı bayraklar taşımaları yasaklandı

Haziran ayından Chicago’da gerçekleşen bir lezbiyen yürüyüşünde üç kadın, üzerinde Davud’un yıldızları olan bayraklar taşıyarak yürüyüşün Filistin taraftarı ve anti-Siyonist olduğunu iddia ettikleri gerekçesiyle yürüyüşten atıldılar. Bu kararın ardından olayı ilk Chicago’lu bir LGBT gazetesine yazan Yahudi gazetecinin de bu makalesi yüzünden işten atıldığı iddiasıyla ateşli bir tartışma çıktı. Feminizmde Siyonist kadınların rolü, yürüyüşe Yahudi yıldızlı afişler getirilip getirilemeyeceği gibi bazı tartışmalar, Siyonist Yahudilerin liberal ortamlarda kabul görmeleriyle ilgili soruna ışık tuttu. 

7- Neo-Naziler Charlottesville’de yürüdü

Neo-Nazi ve beyaz ırkın üstünlüğünü savunan bazı gruplar, ağustos ayında Virginia Parkında toplanarak Konfederasyon Generali Robert E.Lee’nin heykelinin parktan kaldırılmasını protesto ettiler ve “sağı bir araya getir” adlı bir kampanya düzenlediler. Aşırı sağcı bu kişiler, ırkçı ve ‘Yahudiler yerimizi alamaz’ gibi antisemit sloganlar atarak protestoyu engellemek isteyen bir başka grupla tartıştı.

Aşırı sağcılara engel olmak isteyen gruptan bir kişi, Heather Heyer, aşırı sağcılardan bir kişinin arabasıyla kalabalığa dalması sonucu hayatını kaybetti. Trump tutarsız ve dengesiz bir tavırla, her iki tarafı da kınadı ve aslında “her iki tarafta da çok iyi insanlar bulunduğunu” söyledi. Başta Yahudi gruplar, senatörler ve başkanın baş ekonomi danışmanı Gary Cohn’un da aralarında bulunduğu pek çok kişi Trump’ın bu yaklaşımını kınayarak, onu nefreti kınamak için elinden geleni yapmamakla suçladılar.

8- Houston Harvey Kasırgası ile sular altında kaldı

Ağustos ayında Teksas’ı vuran Harvey Kasırgası ile evler sular altında kaldı ve binlerce hayat altüst oldu. Kasırgadan en fazla etkilenen yerde, bölgedeki Yahudilerin neredeyse yüzde yetmişi yaşamaktaydı. Buralardaki sinagoglar, Yahudi okulları ve diğer bazı Yahudi cemaati binaları ciddi şekilde zarar gördü. Zararın telafi edilmesinin yıllar süreceği belirtiliyor. Diğer yandan bu doğal afet sonrasında Yahudi cemaatleri bir araya gelerek bağışlar topladı ve evsiz kalanlara geçici yerleşim fırsatları sağlamaya çalıştı.

9- Harvey Weinstein hakkındaki iddiaların ardından cinsel istismar suçlamaları çığ gibi arttı

Ekim ayında, The New York Times ve The New Yorker’da çıkan, birçok kadının Yahudi asıllı Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein hakkında cinsel istismar suçlamalarında bulundukları makalelerin ardından, Weinstein görevinden alındı. Bu iddiaları takiben, adeta bir kapı açılarak, gerek Weinstein gerekse eğlence, siyaset ve medya dünyasında başka ünlü kişilerle ilgili yapılan cinsel istismar suçlamaları doldu taştı. ABD’de tüm gazeteler her gün yeni iddialar yayınlarken, sosyal medyada da #metoo (ben de) etiketiyle bir kampanya doğdu. Suçlananlar arasında Yahudi asıllı Senatör Al Franken, yönetmen ve yazar James Toback, eski New Republic başyazarı Leon Wieseltier, New York Times’da görevli gazeteci Glenn Thrush, yapımcı Brett Ratner ve oyuncu Jeffrey Tambor da bulunuyordu. Konservatif Yahudi Gençliği (USY) hareketi de eski üyelerinden gelen iddialar karşısında sarsıldı.

10- Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı

ABD’nin onlarca yıllık politikasını hiçe sayan Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ve bir noktada ABD Elçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyacağını açıkladı. Karar, İsrail, çeşitli Yahudi kurumlar ve Amerikalı evanjelistler tarafından mutlulukla karşılansa da, dünyanın geri kalanı kararı pek de desteklemedi. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, kararın açıklanmasından sonra, bölgeyi ziyaret etmesi planlanan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşmeyi ve bundan sonra yapılabilecek barış görüşmelerine ABD’nin dahil olmasını kabul etmeyeceklerini bildirdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde diğer tüm on dört üye ülkenin desteklediği ve Trump’ın kararını geri çekmesini isteyen tasarıyı veto eden ABD’nin bu kararı, günler sonra tekrar toplanan Birleşmiş Milletler’de tekrar oylandı ve 128 oyla Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasının reddedilmesi kararı çıktı. Oylamada ayrıca dokuz ret, otuz beş çekimser oy kullanıldı.

  

2017’de Türkiye’de akıllara kazınan olay

Türk Yahudileri de hareketli bir yıl geçirdi. Ancak hafızalara kazınan olay, temmuz ayında önce Neve Şalom, sonra da Balat Ahrida Sinagogları önünde düzenlenen protesto gösterileri ve taşkınlıklar oldu.

 Mescid i Aksa olaylarının yaşandığı dönemde 20 Temmuz akşamı gerçekleşen olayda Neve Şalom Sinagogu önünde toplanan grup adına Alperen Ocakları İl Başkanı Kürşat Mican bir açıklama yaparak, “Eğer İsrail Müslümanların ibadetini engelliyorsa biz de buradan kimseyi geçirmeyiz” dedi. Olayın ardından göstericiler sinagog kapısını tekmeledi. Takip eden günlerde de benzer bir olay Balat Ahrida Sinagogu önünde yaşandı.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1592