Alüminyum Hurda Geri Dönüşüm

Olimpiyatlardaki Türk Yahudi basketçiler

Dünya yepyeni bir Olimpiyat Oyunlarına hazırlanırken, biz de tarihte Türk milli takımlarının kadrosu içinde Olimpiyatlara katılan Türk Yahudi basketbolcuları hatırlamak istedik.

Soldan sağa; Hanri Düenyas, Mordo Habib, Şükrü Mete, Eli Behar, Beto Levis, Aron Habib, Moris Kohen, İsak Yavuz Arditi, Niso Behar, David Filiba 

 

 

 

 

 24 Haziran 1936: İlk Milli Maçımız: Türkiye 49- Yunanistan 12

 

Türk Yahudileri, gerek kurdukları bazı kulüpler gerekse bireysel katkıları ile basketbol, atletizm, futbol, yüzme, masa tenisi, voleybol gibi değişik spor dallarında başarılı oldular, Milli Takımlarda yerlerini aldılar.

 1931 İstanbul Basket Ligi Şampiyonu Soldan 2. Jak Habib

 

Basketbol, Türk Yahudi sporcuların muhtemelen en verimli oldukları spor branşı oldu. Bir dönemin efsanevi Makabi ve Bar Kohba takımları, oralarda yetişen basketçilerin Galata, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray takımlarında ve Milli Takım’da performansları, Türk Spor Tarihi’nin onurlu sayfaları arasında yer alır.

Türkiye’de Basketbol

Yurdumuzda basketbol, 1904 yılında Amerikan Robert Kolej öğretmenlerinden Ahmet Robenson tarafından tanıtıldı ise de, bu dalda ilk lig karşılaşmaları ancak 1927 yılında başladı. Kurtuluş, İstanbul Makabi, Bar Kohba, İtalyan Kartal, Protkeba ve Beyoğlu[spor] takımlarının katıldığı bu ligde, Türk basketbolunun “öncü takımı”[1] mavi-beyaz formalı Makabi, mutlak bir üstünlük göstererek 1933 yılına kadar şampiyonluğu tekeline aldı. O yıl, özellikle Naili Moran ve Feridun Vasfi Koray’ın çabalarıyla güçlenen Galatasaray ve Türk Spor Kurumu’nun, bu sporu ele alması sonucu Makabi’nin takım olarak üstünlüğü sona erdi. Zamanla Makabi’nin birçok oyuncusu Bar Kohba Kulübü’ne geçti.

Basketbolda ilk milli temas

 1936 yılında Uluslararası Basketbol Federasyonu FIBA’ya üye olan Türkiye’de, ilk milli temas 24 Haziran 1936 tarihinde gerçekleşti. Amatör Milli Takım’a seçilen sporcuların kendi aralarında topladıkları 50’şer lira ile uçak ve ikamet masrafları karşılanan, Yunanistan ile Beyoğlu Halkevi salonunda yapılan bu ilk karşılaşmayı 49-12 (ilk devre 13-4) kazanan takımın iki oyuncusu Türk Yahudi’si idi:[2] Jak Habib ve Hazday Penso. O maçta, Türk Milli Takımı’nın 20 sayısını Jak Habib, 6 sayısını da Hazday Penso kaydetti. Bu galibiyet aynı zamanda, takımımıza 1936 Berlin Olimpiyatları’nın kapısını açtı

1936 Berlin Olimpiyatları

1-16 Ağustos 1936 tarihleri arasında yapılan ve 49 ulustan 3963 sporcunun katıldığı bu Olimpiyat, açılışını yapan Adolf Hitler’in, ABD’li siyahî atlet Jessie Owens’in birinciliği sonrasında stadı terk etmesiyle anılır.

Resmî programında basketbol dalının ilk kez yer aldığı bu olimpiyata, Türk Basketbol Milli takımı şu oyuncularla katıldı: Naili Moran, Jak Habib, Hazday Pensoy, Kamil Ocak,[3] Şeref Alemdar, Sadri Usoğlu, Hayri Arsebük, Nihat Rıza Ertuğ ve Dionis Sakalak. Prensipesa Maria gemisiyle Köstence’ye, oradan da trenle Berlin’e ulaşan[4] milli takımımız, ilk maçında (7 Ağustos 1936) Şili’ye 30-16, ikinci maçında (8 Ağustos 1936) da Mısır’a 33-23 yenilerek elendi. Jak Habib, Litvanya ile yapılan antrenman maçında düşüp kolunu kırınca, sarılı kolla çıktığı resmi maçlarda,[5] beklenen randımanı veremedi. O yıllarda Almanya’da başlamış olan Yahudi karşıtlığından zarar görmemesi için Jak Habib’in pasaportu, Habib Habip olarak düzenlenmişti.[6]

Türk Yahudi basketçilerin spor yaşamı

Bar Kohba Kulübü 1938 yılında kendini feshedince, o güne kadar kazanılan 8 kupa da, takımın sekiz oyuncusu arasında kura çekilerek paylaşıldı. Takım oyuncularının tümü 1939-40 döneminde Beşiktaş’a geçerek bir sezon basketbolun siyah-beyaz renklerini oluşturdu.[7]

Azapkapı-Şişhane yokuşunda oturan Habib kardeşlerin evlerine yakın olan Galata Gençlik Kulübü’nde, imkânsızlıklar içinde top koşturmaya devam eden Habib ve arkadaşları, 1944 yılının kasım ayında, Fenerbahçe Basketbol Takımı’nı kurma çabaları çerçevesinde, Muhtar Sencer ve Cem Atabeyoğlu tarafından kulübe katılmaya davet edildiler. Daveti severek kabul eden tüm takım elemanları, çalışmalarına bu kez sarı-lacivert forma altında devam etti. Jak Habib’in antrenörlüğünü ve Şükrü Mete’nin kaptanlığını yüklendiği Fenerbahçe Basketbol Takımı’nın ilk kadrosu Mişel Gabay, Hanri Duenyas, Moris Meşulam, Aron Habib, Mordohay Habib, (Dr.) David Filiba, Vitali Benazuz, İzak Ventura ve Silvio Gerşon’dan oluştu. Bu elemanlar 1948-49 sezonu sonuna kadar, Fenerbahçe forması altında mücadele etti.[8]

1947-49 sezonlarında Fenerbahçe’de ve askerlik görevi sırasında Karagücü takımında yer alan Yavuz İsak Arditti, eski Demokrat Parti milletvekili Naci Öktem’in daveti üzerine, Galata takımında oynayan Arşalon (Miko) Arditi, Rafael Memi, Vitali Benbasat, Haskiya Eskenazi gibi takım arkadaşları ile birlikte, 2. küme takımlarından Yeşildirek’e geçti ve yıllarca amatör olarak bu takımda oynadı.[9]

 

 

 

Habib Kardeşler – Jak – Mordo ve Aron

Avram Habib ve Kalo Manoah’ın beş çocuğundan biri olarak 26 Nisan 1912’de İstanbul-Kasımpaşa’da dünyaya gelen Jak’ın çocukluk yılları, çok mütevazı koşullar altında geçti. Beş yaşında iken Kuledibi Yazıcı sokaktaki Alyans Okulu’na, ana sınıfa kaydedildi. Tedrisat Fransızca idi. Hasköy Musevi Okulu’na giden Jak, Balkan Savaşı sonrası ve Birinci Dünya Harbi ile işgal yıllarının olumsuz koşullarından payını alarak çok küçük yaşta, henüz ilkokula devam ederken, çalışmaya ve aile bütçesine katkıda bulunmaya başladı. Öğrenim yıllarında çok kez geceleri ve hafta sonları çalışma zorunluluğunda olan Jak, çırak olarak girdiği bir dükkânda, ağır manifatura toplarını kaldırıp bir yerden diğerine taşırken gösterdiği performans ve uzun boyu dolayısıyla spora yönelmeye teşvik edildi ve zamanın Yahudi gençlerinin devam ettiği Makabi Kulübü’nde spora başlayarak kısa zamanda kendini gösterdi.

Jak Habib’in, Türkiye’nin ilk milli basketbol teması olan Yunanistan maçı (24 Haziran 1936) ile başlayan milli spor yaşamı, 1936 Berlin Olimpiyatları’yla devam etti. Habib 1938-39 Beşiktaş, 1945-46 Fenerbahçe takımlarında yer aldı.

Spor yaşamına bölge hakemi ve daha sonra Milli Hakem olarak devam eden Habib, 1935 İkinci ve 1950 Üçüncü Makabiyat Oyunları’na katıldı.

12 Kasım 1943 tarihinde Sara Kokielev ile evlenip, iki kız çocuğu (Korin-Rene ve Rosa-Rozet) sahibi olan Jak Habib’in[10], Kasımpaşa’da başlayan renkli yaşamı, 9 Şubat 1995’de sona erdi.

Mordo Habib

Nisan 1925 doğumlu Mordohay (Mordo) Habib, basketbola ağabeyini seyrederek başladı. Kuledibi’nde İkinci Musevi Karma İlkokulu bahçesindeki ilk antrenmanlarından sonra Yeşildirek Kulübü formasını giydi.[11] Bir aralık Galata Gençlik’te oynayan Mordo Habib, vatani görevini tamamlayıp terhisinden sonra, 1945-46 sezonundan 1948-49 sezonuna kadar Fenerbahçe Takımı A Kadrosu’nda yer aldı. 1950 yılında basketbola veda ederek tenise başlayan Mordo Habib, önce Moda Tenis Kulübü, daha sonra Vakıf Tenis Kulübü çerçevesinde katıldığı milli ve uluslararası turnuvalarda birçok birincilik ve kupa elde etti[12] ve bu arada 1961 yılında Dördüncü Makabiyat Oyunları’na da katıldı.

5 Ağustos 2014 tarihinde yaşamını yitiren Mordo Habib, Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu üyesi idi.

Aron Habib

Habib Kardeşlerin en küçüğü Aron, 14-15 yaşlarında geçirdiği bir trafik kazasında kırılan bacağına rağmen, 20 yaşında Fenerbahçe Basketbol Takımı’nın değerli elemanı olarak 1944 sezonundan 1949’a kadar oynadı ve 1948 yılında Mısır ve Suriye ile karşılaşan Askeri Milli Takım kadrosunda yer aldı.

1945-46 yılı Fenerbahçe Basketbol kadrosunda Habib Kardeşlerin üçü de sahada idi.

 Penso 3'no lu forma ile

Hazday Penso

Hazday Penso, 1914 yılı Aralık ayında Çanakkale’de dünyaya geldi. Henüz 4 aylıkken annesi Fortüne Sadaka, babası Salomon ve kendisinden iki yaş büyük olan ağabeyi Jozef ile İstanbul’a, zamanın Yahudi yoğunluklu semtlerinden Galata-Tozkoparan’a taşındı. Hayatı boyunca bir daha Çanakkale’yi görmemiş olmasına rağmen, Hazday Penso her sorulduğunda, anne ve babasının güzel anılarını yaşatırcasına ve gururla, kendini Çanakkaleli olarak tanıttı.

Öğrenimine Saint Benoit Okulu’nda devam ederken, İstanbul’da aileye katılmış olan küçük kardeşlerinin eğitim giderlerine katkı sağlayabilmek için okulunu liseden terk edip çalışma hayatına atıldı.

Atletik yapısı ve uzun bacakları ile zamanın gözde basketbol takımlarından Makabi ve Barkohba antrenörlerinin dikkatini çeken Hazday, bu takımların birçok önemli maçında yer aldı. Yunanistan ile İstanbul’da oynanan ilk milli maçta ve 1936 Berlin Olimpiyatları’na katılan Türk Milli Takımı’nda milli formayı giydi. Maçlarda, seyircilerin “Penso Penso Benhabib - iyi iya yooo” nakaratı günümüz amigo teşvik gösterilerinin ilk adımları idi. O günlerden kalan 3 no’lu ay-yıldızlı forma, olimpiyat madalyası ve gümüş bir kupa,  Hazday Penso’nun torunlarının övünç kaynağı olarak titiz bir şekilde saklanmaktadır. Hazday 1938-1939 yıllarında, basketbol şubesini yeni kuran Beşiktaş takımında yer aldı ve takımın lige katıldığı ilk yılda kazandığı İstanbul ikinciliğinin sevincini yaşadı.[13]

1942 yılı, birçok aile gibi Penso’lar için de bir felaket yılı oldu. Kendisine tarh edilen ve mali olanaklarını fersah fersah aşan Varlık Vergisi’ni tebellüğ eden [bildirimini alan] baba Salamon Penso, o anda geçirdiği bir kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Ailenin sorumluluğunu yüklenen Hazday, 20 Mart 1949’da Jaklin Coya Modiano ile hayatını birleştirdi ve bu evlilikten biri kız (Simone Kohen) ve diğeri erkek (Selim) iki çocuğu oldu. Evliliğinin ilk yıllarından hayatının sonuna kadar her yaz gitmekten büyük zevk aldığı Burgazada kendisini, gençlere verdiği gönüllü basket koçluğu ve hakemliği, adanın balıkçı ahalisi ile yaptığı keyifli sohbetleri, adanın sinagogu için yaptığı Şabat mezmurlarının ilk Türkçe transliterasyonu ve özel kişiliği ile hatırlar.

Yakalandığı amansız hastalık sonucu 28 Eylül 1986 günü sevenlerinden ayrılan Hazday, Ulus Aşkenaz Musevi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 6 Kasım 1946 Atina; Türkiye: 34 Yunanistan: 30 Avram Barokas 8'no'lu forması ile

 Avram Barokas ‘Börek’

Avram Barokas, Samuel Barokas ve Reyna Levi’nin oğlu olarak 25 Temmuz 1926’da İstanbul/Bakırköy’de dünyaya geldi. Bir dönem öncesinin Trakya eşrafından, pehlivan Kara Behor’un torunu olmasından kaynaklandığı sanılan tükenmez enerjisi sebebiyle, babası Samuel tarafından yaşı büyütülerek bir sene erken okula gönderildi. Eğitimini Musevi Lisesi’nde tamamladı.

Hayatını şekillendiren iki tutku olan basketbol ve atçılık ile çok küçük yaşlarda tanıştı.[14] Henüz 13 yaşındayken boyu 1.89’a vardığından dönemin önemli basketbol takımlarından Beyoğluspor’un dikkatini çekti. O dönemde her basket sonrası hava atışı yapıldığından, sıçrama kabiliyetiyle genç yaşta A Takımda yer buldu. Futbola da yetenekli olduğundan, iki dalı bir arada yürütmeye çalıştı. Büyükada sahasında Lefter’li kadrolarla futbol maçına çıkan ve hemen akabinde basketbol idmanına katılan Barokas, zafiyet geçirince seçim yapma zorunluluğu karşısında basketbol’u yeğledi. Barokas, Beyoğluspor ve Galatasaray formalarıyla sayısız şampiyonluk ve kupanın ortağı oldu; Türk Milli Takımı’nın, 1949 yılı Avrupa Şampiyonası’nda (Kahire) Yunanistan, Fransa, Suriye, Mısır, Hollanda ve Lübnan ile,[15] 1951 yılı  Avrupa Şampiyonası’nda (Paris) Avusturya, Danimarka, Bulgaristan, Belçika, Yunanistan, Fransa ve İtalya ile[16] karşılaşan kadrolarında yer aldı; 23 kez ay-yıldızlı formayı gururla taşıdı.

25 Mayıs 1952’de Suzet Meyohas ile evlendi ve 1956 yılında kızı Cina’nın doğumundan sonra profesyonel kariyerine noktayı koydu. Kopamadığı basketbol camiasına başta Darüşşafaka olmak üzere, birkaç takımda antrenörlük yaparak hizmetini sürdürdü.

Sporculuk sonrası başlayan iş adamlığı süreci, genç yaşlarda basının yanında Veliefendi’ye gelerek filizlenen ve daha sonraları da at sahipliği ve yetiştiriciliği boyutuna varan at sevgisinin yanında cazibesini kaybedince, yeşil-lacivert formasıyla “Barokas ekürisi” olarak at yarışı pistlerinde boy göstermeye başladı

Aytudor, Prince Nur, Bora Bora, Hakan gibi atlarla Çaldıran, Kraliçe II. Elizabeth, Ankara gibi önemli grup koşularında söz sahibi oldu. Ekürisinden Aytudor adlı atı 1974 yılı Gazi Koşusu’nda ikinciliği kazandı. 1994 yılında TJK Asli Üyeliğine geçen, muhtelif dönemlerde TJK Yönetim Kurulu üyeliği yapan Barokas Şubat 1989’da kurulan SİAYSD Safkan İngiliz Atları Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği kurucuları arasında yer aldı.[17]

Gerçek bir at sever ve camianın renkli simalarından biri olarak her sabah ve akşam atlarının yanında bulunan Avram Barokas 6 Temmuz 2003’de yaşama gözlerini yumdu. Ekürisi halen kızı ve torunları tarafından adına layık bir şekilde an sürdürülmektedir.[18]

 Ve daha niceleri…

 Galatasaray’ın 1933’de ilk kez şampiyon olduğu kadroda yer alan Rodrig[19] ve 1949 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası’na 15 numaralı forma ile katılarak, 19 Mayıs 1949 günü Suriye’ye karşı takımda yerini alan Fenerbahçeli Vitali Benazuz’u[20] da belirtmeden geçmeyelim. Moris Erbeş, Henri Maçorro, Moris Sorya ve adlarını anımsamadığım niceleri de potadan potaya başarıyla koşturdular.

Yıldırımspor Gençlik ve Kültür Kulübü Derneği ile Makabiyat Oyunları ise, başka bir yazımızın konusu olacaktır.

 Basketbol hakemleri.  M. Toledo ve Yuda Çerasi

Araştırmamızı bitirirken adlarını vurgulamamız gereken iki kişi daha var: basketbol hakemleri M. Toledo ve Yuda Çerasi.

Türk basketbolunda resmî hakemlik M. Toledo ile başlar. Basketbolu, kâtip olarak çalıştığı YMCA salonunda tanıyan ve bir süre de oynayan Toledo, basketbol hakemi olarak hizmet vermek üzere, Türkiye’de bu konuda sertifika verecek bir kurum bulunmadığından, müracaat ettiği Amerikan Basketbol Birliği tarafından önce mektupla yazılı, daha sonra da ABD İstanbul Konsolosluğu’nda sözlü sınava tabi tutularak resmî hakemlik belgesi alan ilk Türk oldu.[21]

Türkiye’nin, Toledo’dan sonra en eski iki basketbol hakeminden biri de Yuda Çerasi’dir. 1910 yılında Bursa’da doğan Leon Yuda basketbola genç yaşlarında YMCA salonunda başladı. 1931-32 döneminde Bar Khoba formasıyla İstanbul Birinci Lig’de oynadı. [22] Kısa bir oyunculuk döneminden sonra hakemliğe soyundu ve isabetli maç yönetimi sayesinde çok geçmeden FİBA kokartlı milli hakem oldu. 25 yıla yakın süre hakemlik yapan ve ilk ‘rekortmen hakem’ sıfatını kazanan Çerasi, en kritik maçların hakemi oldu. İlk dönemin en ünlü basketbolcularından Naili Moran, Sadri Usoğlu ve Turgut Atakol’u oyundan ihraç edebilmesi, “teknik bilgisinin yanı sıra otoritesinin de kuvvetini” göstermektedir. [23] Uzun yıllar Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi üyeliği yapan Yuda Çerasi Türkiye’nin 4. Milli hakemi, Avrupa’nın FİBA’ya kayıtlı ilk Yahudi milli hakemi ve FİBA’nın 9. Teknik Komiseri oldu. Viki ile evli olan, iki kız (Eni ve Fortune) babası Leon Yuda Çerasi 1980 yılında İstanbul’da öldü.[24]

 

Bu makalede gördüğünüz fotoğrafları kullanmama izin verdikleri için Sayın Cina Alkaş, İzak Yavuz Arditti, Rozi Horvath, Simone Kohen ve Yük. Müh. Mimar Erdoğan Yalkın’a özel olarak teşekkürlerimi sunarım.



[1] Vala Somali, “12 Dev adamın 98 yıllık serüveni”, Popüler Tarih, Eylül 2002, S.25, s.82

[2] Diğerleri: Naili Moran (yüzme, atletizm, boks ve basketbol Milli takımlarında yer aldı, Galatasaray ve France-Nice takımlarında futbol oynadı, 1945-57 ve 1964-68 yıllarında Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanlığını yürüttü), Sadri Usoğlu (Beşiktaş futbol takımının Arap Sadri olarak bilinen Genel Kaptanı ve sonra yöneticisi), Feridun Koray, Dionis Sakalak, Hayri Arsebük ve Nihat Rıza Ertuğ idi

[3] (1914-1969) Gaziantep Belediye Başkanlığı ve 1. Demirel Hükümeti’nde Spor’dan Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu

[4] Cumhuriyet, 21 Temmuz 1936

[5] Cumhuriyet, 11 Ağustos 1936

[6] Jak Habib’in el yazılı anıları (Naim Güleryüz arşivi)

[7] Vala Somalı, agm., s.83

[9] Ester Yannier, “Yavuz İzak Arditi ile Objektifin Önünde ve Arkasında”, Şalom, 3 Ağustos 2005

[10] Jak Habib’in kendi el yazılı anıları (Naim Güleryüz Arşivi)

[11] Sara Yanarocak, “45 yıllık bir tenis şampiyonu: Mordo Habib”, Şalom, 24 Aralık 1997

[12] 1 Mayıs 2011 tarihli görüşmemiz

[13] http://www.eurocupbasketball.com/ulebcup/home/eurocup-finals/turin-2008/besiktas-cola-turka/i/27725/3748/the-club-besiktas-jk-col-turka

[14] www.tjk.org/Content/Haber Detay.aspx?hID=4880

[15] www.fiba.com 1949 European Championship for Men

[16] www.fiba.com 1951 European Championship for Men      

[18] Torunu Emir Alkaş’ın sağladığı bilgiler.

[19] Vala Somalı, agm., s.83; www.yenilmezarmada.org/blog/yenilmez-armada-hikayesi

[20] www.fiba.com 1949 European Championship for Men

[21] Mustafa Kaan Uzunkara, Ankara Bölgesi Basketbol Hakemlerinin Sosyo-ekonomik Yapılarının İncelenmesi ve Hakemliği Seçme Nedenleri Üzerine Bir Araştırma, T.C. Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2007, s.19-20; Cem Atabeyoğlu, Türk Basketbolu, İstanbul Matbaacılık, İstanbul, 1970, s.104

[22]  http://www.turksports.net/b_oyuncu.asp?tablo=162&kat=4310

[23]  Cem Atabeyoğlu, age., s.104

[24]  Kızı Fortune Çerasi İzerel’in 16 Mayıs 2012 tarihli e-posta iletisi

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın