İçerde çocuk var

Devlet, ‘her öğrenci mutlaka sosyal sorumluluk projesi içinde gönüllü olarak çalışmalıdır’, zorunluluğu getirdiğinden beri, hepimiz bu konuda biraz daha dikkatli ve araştırmacı olduk. Hangi yaş ve meslekte olursak olalım, farkındalığımızın artması ve toplumsal duyarlılığımızın yeniden hayata geçmesi adına, bu tür çalışmaların önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.

Bizim yollarımız, Yusuf Öztürkkan’la tam da bu dönemde kesişti.

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı adıyla 24 kişilik gönüllülerden oluşan gruplarını bize anlatmaya geldiğinde biz de kendimize içinde çocuk olan gönüllü bir çalışma arayışındaydık. Çalışmanın içinde çocuk arıyorduk ama çocukları “İÇERDE” bulacağımızı hiç düşünmemiştik.

Yusuf Öztürkkan’dan aldığımız bilgiye göre vakıf, daha iyi bir toplum için ne yapabiliriz diyerek yola çıkmış. Önce eğitim ve çocuk diyerek bütün çocukların eşit eğitim haklarına sahip olması gerektiğini savunarak gözlerini toplum içindeki tüm çocuklara çevirmişler.

Ve… Parmaklıklar ardındaki çocukları görmüşler…

Mahkûm kadınların çocuklarını…

Bir sebeple hapse girmek zorunda kalmış annelerin, cezaevinde dünyaya getirdikleri ya da cezaevine alıp götürmek zorunda kaldıkları çocukları…

2014 tarihi itibariyle Türkiye’de, sekiz farklı ilde yer alan kadın ceza infaz kurumlarında 400 dolayında  0-6 yaş arasında çocuk bulunduğunu saptamışlar. Bu çocuklar, en temel gelişim süreçlerini cezaevlerinde geçirmek zorunda kalan ve her türlü suçlu profilini ister istemez tanımak, onlarla birlikte hayata tutunmak zorunda kalan çocuklar… Oyuncakları sınırlı, oyun alanları olmayan, yarınlar hakkında hayaller kurabilmek için gerçek dünyayla yüzleşmeyi, onu gözlemlemeyi hiç bilememiş çocuklar… Sosyal bir çevreleri olmayan, kendi kalabalık yaş ortalamaları içinde ayakta durma şansı bulamayan çocuklar…

İşte bu çocukların bu dönemi en az zararla geçirmeleri ve ileride topluma kazandırılabilmelerini, ceza evinde yaşadıkları şartlara, aldıkları eğitime ve birlikte kaldıkları annelerinin bilgi ve bilinç seviyelerinin arttırılmasını sağlamak amacıyla yola çıkan bu vakıfla biz de okul olarak ortak bir çalışma yapmayı planlıyoruz.

Amacı, bu çocukların dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer bir eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak, konuya dikkat çekmek, toplumda konuyla ilgili farkındalık yaratmak, söz konusu çocukların cezaevindeki fiziki koşullarını iyileştirmek olan vakfın çalışmalarına, Ulus Özel Musevi Lisesi çatısı altında münazaralar düzenleyerek, şiir ve kompozisyon yarışmaları yaparak, afiş tasarlayarak, kısa film çalışmaları yaparak toplumun farkındalığını arttırma yönünde destek olmayı hedefliyoruz.

Vakfın en önemli projesi, çocuklara öğrenecekleri, eğlenecekleri ve oynayacakları eksiksiz bir anaokulu hazırlamak, yeşil alan yaratarak doğa ile tanışmalarını sağlamak, çocuk gelişimine uygun yemek çıkartmak ve uygun mutfak inşa etmek, dış mekân oyun alanı kurmak…  Okula gitme şansına bile sahip olamayan bu çocuklara uygun koşullar ve daha mutlu ve umutlu bir ortamda eğitim ve öğretim verme amacına destek olabilirsek ne mutlu bize… Umuyorum seçim yapma günü geldiğinde öğrencilerimiz arasından bu projede gönüllü olarak çalışmak isteyenler çıkar; film çekerek, şiir yazarak, duygu ve düşüncelerini kâğıda dökerek, münazaralarda bu çocukların gerçeğini ele alarak toplumumuzun belki de hiç düşünülmemiş, fark edilmemiş bu yarasına merhem olurlar.

Not: Vakıfla ilgili ayrıntılı bilgiye www.icerdecocukvar.com sayfasından ulaşabilirsiniz.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın