“Boyamak değil, insanın içindeki aydınlığı ortaya çıkarmak”

Makyaj sanatı deyince akla gelen ilk isimlerden biridir Eti Motola… Hem yaptığı makyajlar hem de bu konuda verdiği eğitimlerle, birkaç nesil kadının hayatında önemli bir iz bıraktı… Eti Motola ile bu mesleğin kendisine kazandırdıklarını konuştuk

Bu mesleği seçmek nereden aklınıza geldi?
Kendimi bildim bileli giyim ve saç kullanımımda olduğu gibi makyajımda da dönemsel farklılıklarla sadeliği seçerek dış görünümümü tamamlıyorum. Makyajın temel ilkesi, kendisini yani ‘boyanmış’ olma durumunu göstermeyi değil gizlemeyi öne çıkartmaktır. 
Makyajın değil, uygulanan kişinin güzelleşmesi ön planda olmalıdır. İşte bu ilke,   karakterimden gelen sadelikte birleşti.
Belki meslekteki başarının nedenlerinden biri de budur. 1974'te Londra'da eğitim almaya gittiğimde (anatomi, fizyoloji, yüz, vücut bakımı, makyaj) kaşlarım ip kıvamındayken, doğru olanın doğal halinin elbette düzeltilmiş forma getirilmesini beğenip buna uydum.
1979' da Paris'e artistik makyaj eğitimi için gittiğimde (tiyatro, fotoğraf, sinema, yaratıcı makyaj) ise her gün sabahtan akşama farklı karakterleri çalışarak yaratmak için başkasını bulamayınca mecburen kendi yüzüme o kadar çok renkte ve çeşitte boya sürdüm ki bir yılın sonunda uzun bir süreliğine cildimi dinlendirme ihtiyacı hissettim.

Sadeliği seçmiş biri nasıl moda ile iç içe, süslü mesleği seçti?
Makyaj uygularken o kişiyle aramda duygusal bir bağ oluşur, makyaj bitiminde insanların yüzündeki gülümseme “Tamam, demek içindeki çocuğa ulaşmak için bu işi yapıyorum” yanıtını bulmama neden oldu.
Asıl ve aydınlatıcı yanıt, bir sohbet sırasında Metin Hara'dan geldi: “Sen boyamak için değil, insanın içindeki aydınlığı ortaya çıkartmak için bu mesleği yapıyorsun.” 

Bu meslek size neler kazandırdı?
Mesleğim, yaşamımdaki en önemli aşklarından biri. Aşk, içinde birbirine tamamen zıt görünen hisler barındırıyor. Sevgi-öfke, sevinç-üzüntü, ayrılık-kavuşma, kıskançlık-paylaşım.
40 yıla yaklaşan meslek yaşantımda bu duyguları yaşadım. Bırakmaya karar verdiğim anlar oldu. Vermesi çok olan bir meslek bu. Tanımadığım insanla, kısa süreliğine de olsa yakın ve yoğun bir iletişim kuruyorsun. Daha güzel görünmek, foto ve videolarda iyi çıkmak için gelen birinin bu beklentisini karşılamak için tüm olasılıkları hızlıca fark edip, analiz etmek ve ne yapacağına karar vermek gerekir.

“Aynaya her baktığımda, her gün makyajımı yaparken seni düşünüp teşekkür ediyorum Eticiğim, iyi ki kurslarına katılmışım” gibi sözler, 20-30 yıl sonra gelinlerden gelen, düğün günü yaptığımız sohbeti anımsatan bir telefon görüşmesi, moda, dergi, defile, reklam foto ve filmleri, banka ve firmaların yönetim kurulu çekimleri sırasında tanıştığım sayısız insan (Sakıp Sabancı, Vehbi Koç, Turgut Özal, Uğur Mumcu, Cem Yılmaz, Okan Bayülgen, Ajda Pekkan, Hülya Avşar, Cem Hakko, Cem Boyner, Türkiye ve dünyaca ünlü sahne ve opera sanatçıları, mankenlerimiz, sanatçılarımız), halen dostluğumun sürdüğü onca güzel varlık bana “İyi ki bu mesleği yapıyorum” dedirtiyor.
Özetle bu meslek bana tüm duygularımı aynı zaman diliminde olsa da yaşamanın gayet ‘olağan’ olduğunu, onları kabul edip barışmanın ne denli zenginleştirici olduğunu öğretti.

Makyaj eğitimleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Makyaj kurslarıma gençleştirici, rahatlatıcı yüz masajını da ekledim. Dişlerini sıkanlar için birebir; çenede oluşan kas gerginliğini gevşetmeyi de amaçlıyor. Workshoplar kalabalık gruplara yönelik ve uygulamalı. Seminerler ise özel kurumların çalışanlarına yönelik.
Bu eğitimler makyajın renk /  tonlama gibi teknik bilgilerini içeriyor.
Asla tarz empoze etmem, sadece öneririm, bilgilerimi paylaşırım. Yüz hatlarıyla ilgili şikayeti olana sarkan göz kapağı, incelmiş dudak gibi, kişiye özel tüyoları paylaşırım.

Son çalışmalarınız nelerdir?
Güvenç Dağüstün’ün son video klip ve foto çekimi, Metin Hara’nın kitap ve bazı medyalarda yer alan haber ve yazılardaki fotoğrafları, Renan Koen’in son konseri, İTÜ Maçka seminer dizisi son çalışmalarımdan bazılarıydı…

Hanımlara makyaj konusunda nasıl bir öneride bulunabilirsiniz?
Makyaj uygulamasına yüzünün en sevdikleri yerlerinden başlasınlar. Görecekler ki "Oram, buram güzel değil" şeklindeki duyguları yerini sevince bırakacak.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın