HOLOKOST VE ÇOCUK

1933 yılında Almanya’da iktidarı ele geçiren Nasyonal Sosyalist Partisi, ülkenin yaşantısını faşist yönetim doğrultusunda, tümden değiştirirken Yahudilerin yaşam alanları gitgide daha çekilmez hale geldi. Orada yaşayan Yahudi çocukların masum dünyası, 1933’te Nazilerin başa geçmesiyle değişti. Başından itibaren Yahudiler ve çocukları Nazilerin elinde her türlü acıyı çektiler.

HOLOKOST VE ÇOCUK

Geri Döndüğümde

Geri döndüğümde çocuk sesleri,

bir köpek hırıldaması,ya da yükselen

bir mavi duman karşılamayacak beni

tıpkı masallardaki gibi

Kutsal Kitap’ta olduğu gibi ‘ve bakışlarını

kaldırdı’ gerçekleşmeyecek

benim için

 

Yetim olma sınırını aştım.,

Uzun zaman oldu,bana eski

asker denmeyeli.

Artık korunmasızım.

 

Fakat kuru göz yaşlarını icat ettim

Ve bunu bulan kişi,

dünyada sonun başlangıcını keşfetti

kırgınlığı,yıkımı ve sonu,

Yehuda Amihay  -  Çev: Tilda Levi

 

1933 yılında Almanya’da iktidarı ele geçiren Nasyonal Sosyalist Partisi, ülkenin yaşantısını faşist yönetim doğrultusunda, tümden değiştirirken Yahudilerin yaşam alanları gitgide daha çekilmez hale geldi. Orada yaşayan Yahudi çocukların masum dünyası, 1933’te Nazilerin başa geçmesiyle değişti. Başından itibaren Yahudiler ve çocukları Nazilerin elinde her  türlü acıyı çektiler. Çıkartılan yeni yasalarla Yahudi çocukların Alman okullarında okumaları yasaklandı. Yahudi okullarının eğitim ve öğretim şartları en kötüye indirgendi. Çocukların halka açık olan bir çok yere girmeleri engellendi. Parka veya yüzmeye gitmek gibi günlük etkinlikler yasaklandı.

Bazı aileler bu yıllarda komşu Avrupa ülkelerine kaçmayı başardılar ama, sonraki yıllarda kendilerini yine Nazi yönetimi altında buldular.

1938-40 yılları arasında Kinder Transport (çocuk nakli), binlerce mülteci Yahudi çocuğunu Nazi Almanyası’ndan ve işgal altındaki bölgelerden (aileleri olmadan)İngiltere’deki güvenli bir ortama kaçıran kurtama çabasının gayri resmi adıydı.Yahudi olmayan bazı aileler, Yahudi çocukları, bazen de ailenin diğer fertlerini de sakladılar; Fransa’da Le Chambon-sur-Lignon’nun hemen hemen bütün Protestan halkı ve birçok Katolik papaz,rahibe ve laik Katolik, Yahudi çocukları 1942-44 yılları arasında köylerinde sakladı. İtalya ve Belçika’da birçok çocuk savaşı saklanarak geçirdi.

Nazilerin yok etmek için hedef aldığı ilk çocuk grubu ‘yararsız yiyiciler’ olarak adlandırılan engelli çocuklar grubuydu. En yeni tıbbi yardım ve hatta tedavi aldatmacasıyla ailelerinden koparılmışlardı. Aslında çok gizli ‘ötenazi’ pragramının birer parçası oldular. 1939’dan sonra işgal altındaki Avrupadaki Yahudi çocukların kaderlerini belirleyecek dört farklı model vardır: Toplama kamplarına ve öldürme merkezlerine vardıkları anda öldürülenler.

Doğumdan sonra hemen öldürülenler(1943-45 yılları arasında Ravensbrück Toplama Kampı’nda 870 bebek) gettolarda ve toplama kamplarında doğup hayatta kalmayı başaranlar.

Genellikle on yaşın üzerinde olan mahkum, işçi veya Nazi deneylerinde kobay olarak kullanılanlar. 1939 Polonya işgalinden sonra tıkıldıkları gettolarda yaşamaya zorlananlar. Bu çocukların çoğu açlıktan ve hastalıktan öldüler.

İki yıl sonra Sovyetler Birliğinde, işgalci Alman ordularının hemen ardından, köyden köye gidip Yahudileri toplayıp öldüren ‘işlem grupları’ belirdi. Çocuklarda aileleriyle birlikte vurularak toplu mezarlara atıldılar.

VARŞOVA GETTOSU

 Varşova Gettosu’ndaki yaşam şartları son derece acımasızdı.Açlık, hastalık ve ölüm her an her yerde kol geziyordu.Savunmasızlıklarına karşı çocukların pek çoğu sağ kalmanın yollarını keşfetti. Çocukları gettonun dışında pazarlamak için kişisel eşyaları çaldıktan sonra yiyecek ve ilaçları kaçak olarak gettolara sokmak üzere eğittiler.Gençlik hareketindeki çocuklar daha sonra yeraltı direniş eylemlerine katıldılar. Bir çok çocuk anne babası veya akrabalarıyla, bazıları kendi kendine, Yahudi Partizanlar tarafından kurulan aile kamplarına kaçtı. Gettoda hergün çocuklar, yetim kalıyordu.Hatta pek çok çocuk kendinden daha küçük yaştakilere bakmak zorunda kalıyorlardı. Yetimler çoğunlukla bir parça ekmek dilenerek yaşıyorlardı. Pek çoğu kışın soğuktan donarak ölüyordu.

Çocuklar hayatta kalmak için uyanık olmak ve işe yaramak zorundaydılar. Getto duvarlarındaki dar aralıklardan, emekleyerek geçip, ailelerine ve arkadaşlarına yiyecek çalmada yardımcı oluyorlardı. Bunu büyük bir risk alarak yapıyorlardı. Çünkü yakalanan kaçakçılar şiddetle cezalandırılıyorlardı. Birçok genç,gettolarda yetişkinler tarafından düzenlenen derslere katılarak eğitimine devam etmeye çalışıyordu. Bu tür dersler gizli olarak yapıldığından, yakalanmamak için,gerektiğinde kitaplarını giysilerinin içinde saklamayı öğrenmişlerdi. Etraflarındaki acı ve ölüme rağmen, çocuklar oyuncaklarla oynamaya son vermedi.Kimi çok sevdiği bebeğini, kimi ise kamyonunu gettoya getirmişti. Bulabildikleri her türlü bez ve tahta parçasıyla çocuklar kendilerine oyuncak yapıyordu.

Aralık 1941’de Almanlar ‘Nihai Çözüm’e başladılar. Gettolar boşaltıldı ve Yahudiler ölüm kamplarına taşındı. Birçok çocuk trenlerde veya kamplara varır varmaz gaz odalarında öldü. Auschwitz ve Majdenek kamplarında bir seçim yöntemi vardı: kuvvetli olanlar işçi olarak ayrılıyor, bebekler, küçük çocuklar ve anneleri ise anında gaz odalarına yollanıyorlardı. Ergin çocukların ve özellikle bir yeteneğe sahip çocukların hayatta kalma şansları daha yüksekti. Uzun süre sağ kalma olanağı çok düşüktü. Bazı çocuklar korkunç tıbbi deneylerde kullanılmak amacıyla gaz odalarına özellikle gönderilmediler. Bazen ölüm merkezlerine giden ilk vagonlara sadece çocuklar doldurulurdu.Varşova Gettosu yetimhanesi müdürü olan Janusz Korczak (Yanuş Korçak)kendi himayesi altındaki çocuklar, sürgün için seçildiğinde, onları terk etmeyi reddetti, Korczak, Treblinka ölüm merkezine ve gaz odalarına yaptıkları yolculukta yanlarındaydı.Ve onlarla aynı kaderi paylaştı. Avrupa’da bir buçuk milyondan fazla çocuk Nazi rejimi altında katledildi. “Biyolojik olarak saf” bir “Aryan” toplum yaratmakla takıntılı Naziler Avrupa’da yeni bir Yahudi neslinin yetişmesini önlemek için Yahudi çocukları özellikle hedef aldılar.

Tehlike altındaki bazı çocuklar ahırlarda, tavan aralarında, bodrumlarda, mağaralarda, lağımlarda, ormanlarda saklanarak veya sahte kimlikler taşıyarak Nazilerden yıllarca saklandılar.Çocukları güvenli yerlere taşımak için çalışan direniş hareketlerinden birkaç  örnek var. Örneğin, Belçikalı papaz Joseph Andre, Yahudileri Koruma Derneği ile birlikte çalışarak, yüzlerce Yahudi çocuğun manastırlarda ve özel evlerde saklanmasını sağlayıp hayatlarını kurtardı.

Savaşın sonunda kamplardan sağ olarak kurtulan sadece bir kaç bin Yahudi çocuk kalmıştı.

Nazi Almanyasının teslim olması ve 2. Dünya  Savaşı’nın sona ermesinin ardından, mülteciler ve zorla göç ettirilmiş kişiler, Avrupanın her yerinde kayıp çocuklarını aradı. Binlerce yetim çocuk ‘Zorla Göç Ettirilmiş İnsan Kampları’ndaydı.Hayatta kalan pek çok Yahudi çocuk Yishuv tarafından, Filistin’e naklettirilmek üzere Doğu Almanya’da beklettirildiler. Sıraları geldikçe kutsal topraklara yerleştirildiler.Youth Aliyah (gençlik göçü) ile binlerce genç 1948’de kurulan İsrail Devleti’ne göç etti.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın