Sizce lider kimdir ya da sizi lider olarak etkilemiş olan kişiler kimlerdir? Sizi etkileyen özellikleri nedir hiç düşündünüz mü? Peki, bu özellikler sizde var mı? Ve en önemli soru, siz lider olabilir misiniz?

" />

/Lider olabilir misiniz?

Sizce lider kimdir ya da sizi lider olarak etkilemiş olan kişiler kimlerdir? Sizi etkileyen özellikleri nedir hiç düşündünüz mü? Peki, bu özellikler sizde var mı? Ve en önemli soru, siz lider olabilir misiniz?

/Lider olabilir misiniz?

Kasım ayında gerçekleşen Limmud etkinlikleri kapsamında kişisel gelişim, girişimcilik ve koçluk konularının yer aldığı farklı oturumları izleme fırsatı buldum. Bu ayki yazımda sizlerle bu oturumlarda edindiğim bilgileri paylaşacağım.

Belkıs Kazmirci katılımcılardan bir kibrit yakarak kendilerini tanıtmalarını rica etti. Elbette bir kibritin yanarak ne kadar çabuk bitebileceği ve elinizi yakma endişeleriyle aklınıza ilk geleni anlatıyorsunuz.

Bir düşünün o esnada aklınızdan neler geçerdi; örneğin siz kimsiniz, kendinizi oldukça kısa bir sürede nasıl tanımlarsınız; eğitiminiz, çocuğunuz, çalışma hayatınız, hobileriniz… Kibrit daha uzun süre nasıl dayanır, bir ipucu var, ama sonuçta yine de sönüyor.

Asansör konuşması gibi, kısacık bir anda kendinizi karşınızdakine nasıl anlatırsınız iyice bir düşünün. Bunları seçebilmek için hızlı ve zekice kararlar vermek ve öncelikleri belirleyebilmek gerekiyor.

Belkıs Kazmirci farklı iş deneyimlerden sonra koçluk alanına geçmiş. Atölyenin temelinde koçluk ve danışan ilişkisini anlamak yatıyor. Ancak bu konuya geçiş için bir yerden başlamak lazım.

Kendinizde liderlik özelliklerini görüyorsunuz, iyi ama özelliklerden bir kaçına sahip olmak lider olmaya yeter mi? Yetmez ise kendinizi hangi konularda geliştirmek isterdiniz? Bu sorulara dayanarak ikili grupla halinde bir koçluk uygulaması yapıldı.

Koçluğu nasıl bilirsiniz? Kültürümüzün aksine koçluk etkin dinlemeyi ve doğru sorular sormayı gerektiriyor. Malum karşımızdaki dinlemekten ziyade tavsiye vermeyi severiz. Hatta işin içinde biraz da “Bak benim fikirlerim ne kadar iyi” deme egosu vardır.

Danışan kişi dinlendiğini ne kadar hissederse o kadar açılıyor ve aynı oranda kendi dediğini duymaya başlıyor. Kendini duyan kişi probleminin ne olduğunu anlayama başlıyor. Amaç, yargılanmaksızın kişinin kendisini duymasını sağlamaktır. Çünkü aslında her sorunun çözümü kişinin kendinde yatar. Koçluk, kişinin kendi sorununu çözmesi için gerekli kaynakları bulmasını sağlamayı hedefler.

Uygulamada ikili gruplarda çalışıldığı için taraflar hem koçluğu hem de danışan olmayı deneyimlilerdi. Katılımcılar koçluk yaparken tavsiye vermemek konusunda kendini tutmakta zorlandı. Ancak hem koçluğun ne olduğunu daha yakından anladı, hem de dinlenen tarafta olmanın ne denli rahatlatıcı olabildiğini.

Tabii aynı zamanda liderlerde mevcut özelliklerden hangilerinin liderlik hangilerinin ise kişilik özellikleri olduğunu ve ayrıca bu tip özelliklere sahip olmanın lider olmak için yeterli olmadığını anladık. Zira herkesin gelişmiş olduğu kadar geliştirilmesi gereken yönleri de var ve bunlara eğilmenin gerekliğini ve kaynaklarımızı ne şekilde kullanmamız gerektiğini anladık.

WEB 2.0 girişim modelleri

Web 2.0 girişimleriyle ilgili olarak Yomi Kastro para kazandırabilirlik anlamında başarılı ve başarısız örneklerden bahsetti. Hisse anlamında değeri olan siteler var ancak para getirmesi de önemli. Örneğin Bloxoo çok iyi işliyor, ama para getirmeyen bir site oldu. İş modeli kurgulanmadan açılan siteler para getirmeyebiliyor. Yine, kelime yerine imaj tarayan ve görsel alışveriş imkânı veren riya.com sitesi para kazandırmıyordu ancak yerine gelen like.com kazandırmaya başlamış. Lütfen linke kendiniz bakın; http://www.riya.com/

Satılınca para getiren her internet girişimi işlerken para getirmeyebiliyor. Yomi Kastro, internet girişimlerinin başarılı olması ve para getirmesi için dikkat edilmesi gereken beş önemli noktayı şöyle özetliyor: Girişimcilik ruhu, teknoloji, iş modeli, uygulanabilirlik - sürdürülebilirlik ve finans.

Markafoni ve Limango ile başlayan indirimli satış siteleri atağa geçmiş durumda. Geçtiğimiz yıl E-tohum toplantılarından birinde o dönemde alanında tek olan sitenin Markafoni olduğunu ve böyle bakir bir alana başka girişimlerin olması gerektiğinden bahsedilmişti. Belli ki mesaj alınmış ve Trendyol, Grupfoni, Firmanya, Grupanya, ŞehirFırsatı ve ismini bilmediğim ya da hatırlamadığım daha birçok girişim bu alanda yerini almış.

Facebook’un doğuşu ve her yerde konu edildiği üzere dünyada muhtemelen 3 veya 4. ülke durumunda oluşu herkesin ilgisini çekiyor. Sosyal Medya filmini henüz seyredemedim, ancak Yomi bizlere Facebook’un kuruluşunun altından yatan dürtüyü ve mesajı anlamak açısından kitabını okumayı daha çok tavsiye ediyor. Ve FacebookPlaces’ın tahtını sallamaya aday Foursquare’den bahsediyor. Örneğin gittiğiniz bir yerde sizden önce sizden önce oradaki lokantaya gitmiş olan arkadaşlarınızın yerle ilgili verdiği yorumları görebiliyorsunuz. Ben şu ana kadar internet jargonuyla bol ‘checkin’ den başka bir şey görmedim. Bu tip teknolojiye yeni olduğum için zamanla anlarım diye kendimi avutuyorum!

Malum Facebook, Twitter ve Friendfeed gibi sitelerde nerdeyse herkesin her gün ne zaman yiyip içtiğini takip edebiliyoruz. Kısaca arkadaşlarımızla gerçekte değil sanalda ortak paylaşımlara sahip oluyoruz. Paylaşımın böylesinin ruh sağlığı açısından ne denli iyi olduğu tartışılır, ama bu köşenin konusu değil!

Yomi Kastro, E-tohum kurucusu Burak Büyükdemir ve Webrazzi kurucusu Arda Kutsal ile gayet iyi tanışıyor. Oturuma gençlerin ilgisi büyüktü. Katılımcılar, E –tohum ilgili sorular sordular.

Acaba cemaatimizin böyle bir girişimi var mıdır? Cevap evet, buyurun burada…

 

J-Spark, cemaatimiz gönüllü gençleri tarafından yönetilen, Türk Musevi Cemaati’ne bağlı ve tamamen ücretsiz hizmet veren bir oluşum. J-Spark, cemaat mensuplarının birbirleriyle olan iş hacmini arttırmayı, ihtiyacı olan şirketlere danışmanlık vermek ve gençlerimize girişim sermayesi sağlamak suretiyle finansal açıdan daha kalkınmış bir Musevi Cemaati hedefleyen bir platformdur. Sistemi tam anlamıyla oturtabilmek amacıyla ilk etapta ufak bir gruba davetiye göndererek faaliyete geçmeyi planlıyoruz.  Elektronik davetiyedeki link tıklandıktan sonra potansiyel üye kendi ve J-Spark’tan beklentileri hakkında bilgi vererek sistemimize kaydoluyor.  Birbirine ihtiyacı olabildiğini düşündüğümüz kişileri tespit ediyoruz ve gerisini J-Spark ekibi hallediyor...

 

Umarım ihtiyacı olan yeteri kadar kişi ve kuruma ulaşmayı başarırlar. Hem insan kaynaklarını doğru değerlendirmesi hem de değerli genç girişimcilere destek vermek açısından oldukça önemli bir adım olacağı kanaatindeyim.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın