Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta hafif düşüşler yaşandı. şu an için yükselişlerin düzeltmesi olarak nitelendirebileceğimiz bu düşüşlerden İMKB-100 de bu durumdan payını fazlasıyla aldı.

" />

Piyasalar açıklanacak verilere odaklandı

Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta hafif düşüşler yaşandı. Şu an için yükselişlerin düzeltmesi olarak nitelendirebileceğimiz bu düşüşlerden İMKB-100 de bu durumdan payını fazlasıyla aldı.

Piyasalar açıklanacak verilere odaklandı

Yurtdışında dikkatler FED Açık Piyasa Toplantı Tutanakları’na odaklanırken, YAŞ krizi sürecini önceki hafta sonunda atlatan yurtiçi piyasalarda bu sefer de Mali Kural’ın 2012’ye kadar rafa kalkabileceği açıklamaları tedirginliği ve satışların artmasına sebep oldu

Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta çeşitli gelişmelere paralel olarak hafif düşüşler yaşandı. Buna rağmen İMKB’ye baktığımızda satışların, yükselen ana trend içinde daha önceki düşüşlerdeki gibi, sınırlı hacimlerle olduğunu kitlesel bir satış baskısından bahsetmenin henüz mümkün değil. Bu hafta özellikle ABD’den gelecek verilere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bununla beraber yurt içinde de referandum sürecinde yaşanabilecek beklenmedik gelişmeleri göz ardı etmemek gerekiyor.

FED’İN AÇIKLAMALARI

Geçtiğimiz hafta FED’in açıklamaları likiditenin nasıl yönlendirileceği, yeni likidite sağlanıp sağlanmayacağı gibi sorulara cevap bulmak açısından önemliydi. FED bilançosunu büyüterek yeni likidite sağlamaktan şimdilik kaçınsa da, çıkış stratejilerinden vazgeçerek ileriki aylarda bilançosunda yeni genişlemelerin olabileceğinin sinyallerini verdi. FED elinde bulundurduğu mortgage senetlerinin vadesi doldukça, buradan gelen anapara ve faiz gelirleriyle 2-10 yıllık DİBS alacağını duyurdu. Bu açıklama FED’den miktarsal genişleme bekleyenlerin hoşuna gitmedi. Aslında karar sonrası piyasalar açıklamayı olumlu algılasa da ardından yeni para enjeksiyonu olmaması ve FED tarafından çok açık bir şekilde ifade edilmese de ABD ekonomisinin durgunluğa gidiyor olma ihtimali endekslerde satışları getirdi. Biz FED’den biraz daha açık olalım. Şu anda borsa endekslerinin ve bunun gibi riskli piyasa enstrümanlarının satış baskısı altında olmasının sebebi ABD’de yaşanan resesyon sonrasında gerçekleşen büyüme oranlarının beklenen seviyelerin altında gerçekleşiyor olması. Mesela Cuma günü deklare edilen ABD perakende satış verileri beklenenden kötü geldi. Piyasa oyuncuları ilk etapta FED’in açıklamalarını olumlu algıladı fakat FED’in büyümenin hızlanması için yeni girişimlerde bulunma ihtimali ekonominin tam anlamıyla düzelmediğine işaret ediyor. En azından yatırımcılar bundan korkuyor. Piyasada satış baskısı bu yüzden arttı. Büyüme oranları ve açıklanan veriler büyümenin istenildiği düzeyde olmadığına işaret ediyor. Ancak şu an için yukarıda belirtildiği gibi piyasa oyuncuları bu gelişmeleri sadece bir düzeltme olarak algılıyor. Hareketliliğin ve düşüşün sertleşmesi durumunda bu konuyu ileride tekrar gözden geçirmek gerekebilir. Açıklama sonrasındaki birkaç günlük süreçte miyobik bakışın etkili olduğunu ve dar işlem hacimlerinin de etkisiyle oynaklığın ve satışların arttığını gözlemliyoruz. Bu nedenle FED sonrası birkaç günde yaşanan hareketlerden ziyade bu hafta borsaların nasıl bir seyir izleyeceğinin daha önemli olacağını düşünüyorum.

İçeride ise Mali Kural’ın ileri bir tarihe ertelenmesi fiyatlara yansıtılmış durumda. Buna karşın yurtdışında görünümün negatif seyretmesi, İMKB’de satışların biraz daha sertleşmesine neden olabilir.

ABD’de şirket kârları beklentilerinin bitmesinin ardından makro verilere odaklanıldı. Önceki hafta ve geçtiğimiz hafta açıklanan sınırlı sayıda verinin de beklentileri karşılayamamsı moralleri bir miktar bozdu. Bu hafta da makro veriler izlenmeye devam edilecek. Bu bağlamda Salı günü açıklanacak veriler bakımından ön plana çıkıyor. Salı günü ABD’de açıklanan konut başlangıçları, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı haftaya damgasını vurabilecek veriler.

DOLARDAKİ YÜKSELİŞ KALICI DEĞİL

Yurtiçinde ise perşembe akşam saatlerinde toplanacak olan TCMB Para Politikası Kurulu’nun yapacağı açıklamalar ön plana çıkacaktır. Dolar/TL kuru da geçen hafta yaşanan hareketlilik sonucunda 1.4850 seviyesindeki önemli destek noktasından 1.5250’ye kadar yükseldi. Kısa vade işlem yapanların 1.5350’yi üst seviye alarak 1.50’nin altına gevşemelerde 1.4850 noktasını destek alarak işlem yapmaları uygun olabilir. Her zaman için söylediğim pozisyonlarda ısrarcı olunmaması gerektiğini de tekrarlamak isterim. Ancak baktığımızda bu yükselişin şu an için kalıcı olmadığını gözlemleyebiliriz. Bununla beraber bono-tahvil piyasasında faizlerin gevşemesi yani bonoların değerlenmesi de bu kadar olumsuz bir haftada yaşanan olumlu ve dikkate değer bir gelişme olarak göze çarpıyor. Ancak 12 Eylül’de yapılacak olan referanduruma yaklaştıkça yatırımcıların daha dikkatli olması gerekiyor. Yapılan anket sonuçlarının çoğunluğu anayasa değişikliğinin gerçekleşeceği yönünde. Bu durumda piyasalarda yaşanan çalkantı çok da büyük olmayabilir. Yukarıda belirttiğimiz gelişmelerin altında yazının sonunda tekrar yinelemek istiyorum. Geçen hafta yaşanan satışlar bir düzeltme niteliğinde. Satışların bu hafta da devam etmesi piyasalardaki sıkıntıların arttığına işaret edecektir.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın