Zelda Ovadya’nın Mayıs ayında Tel Aviv’deki Cervantes Enstitüsü’nde yapmış olduğu ‘El Rolo de la mujer Sefaradi al seno de la famiya’ başlıklı konferansın son bölümünü sunuyoruz

" />

Sefarad kadınının aile içindeki rolü -5- /Günümüzde Sefarad kadını

Zelda Ovadya’nın Mayıs ayında Tel Aviv’deki Cervantes Enstitüsü’nde yapmış olduğu ‘El Rolo de la mujer Sefaradi al seno de la famiya’ başlıklı konferansın son bölümünü sunuyoruz

Sefarad kadınının aile içindeki rolü -5- /Günümüzde Sefarad kadını

Günümüzde Sefarad kadını 100, 70 veya 50 yıl önceki Sefarad kadından tamamen farklıdır. Bugünkü büyükanneler artık torunlarına örgü örmek yerine, hazır giysi almayı tercih ediyorlar! Eski adetler birer birer yok olmaya yüz tutuyor. Örneğin eskiden el işleriyle ve nakışlarla hazırlanan çeyizlikler, misafirlere tabla içinde gümüş kaşık ve reçel hokkası ile sunulan tatlı ikramları (tabla de dulse) iyi niyet içeren hayır duaları (bendisyones), çeyiz sergileme töreni (aparar la aşuar), zaten on yıllardır ortadan kalkmıştı. Bugün çeyiz dikmek için eve gelen gündelikçi terziler, gelin kızlara dikilen elbiseler ve mantolar, dizi dizi çamaşırlar ve gecelikler, elde işlenen masa örtüleri ve mendiller ile sehpa örtüleri tamamen tarihe karışmış vaziyette.

Gelinler için yapılan gelin hamamı günü (banyo de novya) Sefarad kadınları için adeta bayram gibi uygulanan ve kutlanan mutlu bir gündü. Onun da yerinde yeller esiyor. Bugün İstanbullu gelinler, şehirde kurulan muhtelif mikvelere gidip tevilla yapabiliyorlar, fakat hamamın geleneği artık söz konusu bile değil.

Bebek için bez kesme töreni (kortadura de faşadura) artık İsrailli Sefaradlar arasında tamamen kaybolmuşken, Türkiye Sefaradları,  hâlâ lüks veya mütevazı ortamlarda bu geleneği sürdürmektedirler. Bu güne kadın akrabalar, arkadaşlar davet edilmekte. Alınan öğle yemeğinden sonra, analı babalı evli bir genç kadın tarafından sembolik olarak bir parça keten bezi kesiliyor. Ardından tatlılar yeniyor. İlerleyen saatlerde müstakbel baba ve büyükbabalar da bu mutlu güne katılıyorlar.

Bez kesimi sırasında bezin üzerine badem şekerleri, altın paralar ve pirinç serpilirken, herkes mutluluk için hayır duaları ediyorlar. Bu törenin çok yakın bir benzeri de ABD’de, hamilenin 9. ayında, doğumdan kısa bir süre önce, bez kesilmeden sadece bebek için armağanlar getirerek yapılmaktadır. Bu törene İngilizce Baby Shower (bebek sevincini ıslatmak) denmektedir.

Günümüzde kadınların artık neredeyse tümüne yakını çalışmaktadır. Artık hepimiz gerektiğinden daha fazla meşgulüz. Teknoloji bizlere ev işlerine kolaylıklar sağladıkça, hayatımız giderek çok daha aktif bir hale geldi. Artık eskisi gibi evde tavuk temizlemiyor, kilolarca bezelye ve bamya ayıklamıyoruz. Marketlerde her türlü sebzeyi donmuş ve ayıklanmış olarak alabilirken, hazır borekas ve bulemasları buzluğumuza atabiliyoruz. Yarı pişirilmiş ve hemen fırına atılacak hazır yemekleri bile bulabiliyoruz.

Elbette ki tüm bu söylediklerimiz, bütün kadınları kapsamıyor. Hala evinde hamur açıp nefis lezzetle patlıcanlı ve ıspanaklı borekas yapan yüzlerce anne mevcut. Zaten onların yerini hiçbir lezzetin tutmayacağı da bir gerçektir.

Bu modern dünyada çamaşır, bulaşık, kurutma makinelerine, elektrikli mutfak aletlerine rağmen, ne hikmetsi artık hiçbir ev işine ayıracak vakti bulamıyoruz!

Kanımca 50-60 yıl önceki yaşam çok daha iyi ve sakindi. Telefonsuz, DVD ve televizyonsuz bir hayat acaba daha mı rahattı?

Bilemiyorum… Tek bildiğim bir daha asla o günlere ve şartlara dönemeyecek olduğumuz…!

Günümüzün Sefarad kadını, tüm dünyada ekonomik olarak bağımsız, kendine ait arabası olan, istediği zaman arkadaşlarıyla buluşup değişik faaliyetler yapabilen modern bir kadın olmuştur.

Bugün, 21. yüzyılda, Sefarad kadınlar, şimdiye değin olmadığı kadar değişik iş sahalarında yetkin olarak çalışmaktadır. Hatta son 20-25 yıldan bu yana Judeo-Espanyol kültürü üzerinde de çok yoğun çalışmalar başlatılmış ve aynı hızla devam etmektedir.

Bu konuda birinci sırayı sayın Matilda Koen Sarano’ya ayırmamız gerekiyor. Ladino dilinde yayımlanan birçok kitaba imzasını atan Sarano, yayınladığı çeşitli makaleler, ve katıldığı birçok konferansta bildiriler sunarak Judeo – Espanyol kültürüne hâlâ katkı sağlamaya devam ediyor.

İsrailli Margalit Matityahu, ülke içinde ve dışında çok tanınan yetenekli bir şair olup, şiirleri birçok kez ödüle layık görüldü.

Yunanistan’da yaşayan Rita Gabai Ladino dilinde şiirlerini kitaplarında topladı. Arjantin’de yaşayan Beatrice Mazliah, Paris’te yaşamış olan, Yugoslavya doğumlu Clarisse Nicoidsky ve Prof. Gloria Ascher. Bu üç şair kadın edebiyat dünyasına Ladino dilinde şiirler kazandırdılar.

İzmir kökenli Sefarad Yahudisi kökleri olan Prof. Gloria Ascher, bugün ABD’de yaşıyor, Boston’daki Tufts Üniversitesi’nde Ladino dili kursu veriyor. Ayrıca İstanbul’da yetişen üç kadın şairden bahsetmek gerekir. Dr. Beki Bardavid, rahmetli annesi Lina Albukrek ve yazar Beki L. Bahar.  Bugünkü internet ortamında ise Amerika’da Dallas’ta yaşayan Rachel Amado Bortnick’den sitayişle bahsetmemiz gerekir.

Herkes tarafından çok iyi tanınan Moshe Shaul’un tavsiyesi doğrultusunda ABD’de Ladino Comunidad isimli bir mail grubu kuran Rachel Bortnick birkaç yıldan beri bu grubun moderatörlüğünü başarıyla sürdürüyor. Bu internet ortamında Ladino dilinde hem çok önemli, hem de günlük basit konular ele alınıyor. Örneğin fıstıklardan, yemek tariflerine, ciddi konulardan, Judeo Espanyol kültür ve tarihine kadar herşey bolca tartışılmaktadır.

İstanbul’da Sefarad Kültürü Merkezi’nin müdürü Karen Gerson Şarhon ayrıca “Los Paşaros Sefaradis” adlı müzik grubunun bir üyesidir. Yine İstanbul’dan Janet Esim “Janet – Jak Esim Ensemble” grubunun üyesidir. Şalom yazarlarından Sara Yanarocak da “Erensya Sefaradi” müzik grubunun üyesidir. İstanbullu bu üç Sefarad kadın Ladino dilinde şarkılar söylemekte. Yayınlanmış müzik CD’leri mevcuttur. Karen G. Şarhon aynı zamanda dini müzik yapan “Maftirim” grubunun yeni yayımlanan CD’sinin koordinatörlüğünü de üstlendi. Söz konusu çalışmanın, İbranice ilahilerin notalarını kapsayan bir DVD’si de mevcut.

Güler Orgun, Karen G. Şarhon’la birlikte ayda bir kez Ladino dilinde yayınlan; Şalom Gazetesi’nin bir diğer yayını olan “El Amaneser” adlı ekin editörlüğünü yapıyor.

Burada sözü edilmesi gereken en önemli Türk Sefarad kadınlarından bir tanesi ise Şalom Gazetesi’nin Judeo Espanyol sayfasının her hafta yayınlanmasında büyük katkısı olan ve bu konuda kitapları, makaleleri yayınlanan, uluslararası konferanslarda konuşmalar yapan Klara Perahya’dır. Klara Perahya, ileri yaşına rağmen, büyük bir azimle, hem yayın hayatına, hem de hayır kurumlarında yaptığı çalışmalarla takdire layık erdemli bir kadındır. Tüm bu kadınlar hepimizin saygısını kazanmaktadır.

Böylece konferansımızın sonuna da gelmiş bulunuyoruz. Sizlerle birlikte yaşadığımız bu Sefarad serüveni için kendimi mutlu hissediyorum.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın