Sibel Pinto ile LEZZET YOLCULUĞU: Benimle zevkli bir gezintiye hazır mısınız?

Sibel Pinto ile LEZZET YOLCULUĞU: Benimle zevkli bir gezintiye hazır mısınız?

Gelişen gazetemizde bir lezzet köşesinin yokluğu dikkatimi çekti. Yemek-içmek öylesine hayatımızın bir parçası ki gazetede mutlaka yer almalı diyordum. Gelen teklif üzerine hemen kaleme kağıda sarıldım, hem kolları sıvadım! Çünkü yemek yazısı yazmak benim için tarifini verdiğim yemeği mutlaka bizzat yapmakla başlar. Peki bu köşede neler olacak? Tabii ki yemek tarifleri vereceğiz; dünya mutfaklarından ve çokca Sefarad spesyalitelerinden bahsedeceğiz ama bunun ötesinde yemeye-içmeye ilgi duyan okuyucularla renkli ve zevkli gezintiler yapacağız. Gastronomide son gelişmeler, farklı mutfaklar, ünlü şefler, yeni ürünler, yeni teknikler, yeni trendler, sağlıklı beslenme... Lezzet dünyası sürekli gelişim gösteren, çok dinamik, çok heyecan verici bir dünya. Her gün eğitimli aşçılar bu dünyada yerlerini alıyor, rekabet hızlanıyor. Klasiklerin yeri her zaman ayrı ama lezzet meraklıları günümüzde farklı tadlar, yeni deneyimler peşinde... Tabii ki lezzet çok da kişisel bir konu ama denedikçe damak tadının geliştiği, daha sofistike, daha rafine olduğu ve öğrendikçe ufkumuzun açıldığı tartışılmaz.

Bu ayki ilk yazımızda az laf diyorum ve bir değil iki güzel tarif veriyorum. Ilki hazırlaması hızlı ve çok pratik bir salata. Zamanı dar olanlar bayılacaklar. Pişirme yok, ısıtma yok. Üstelik önünüzdeki tabak protein, fosfor, potasyum, A, B ve C vitamini deposu. Somon füme, Yahudi mutfağında çokca yeri olan bir malzeme. Vereceğim tarif Sicilya Yahudilerinin sıkça hazırladıkları bir salata ve başarısı malzemenin iyi kalitede olmasında yatıyor.

Ikinci tarife gelince biraz tarihçesinden bahsedelim: Yılbaşı, yılsonu derken sağlıklı beslenmeyi bir yana bırakan Fransızların çoğu ocak ayıyla birlikte topluca ‘diyet’e başlamaya karar verirler ama pastane vitrinlerinde görücüye çıkan galette des rois’lar hepsinin aklını  başından alır! 6 ocakta kutlanan Epiphanie bayramının geleneksel tatlısı olsa da yıllar içinde dini özelliği, yerini aile içinde kutlama geleneğine bırakmıştır. Bu tatlıya krallar pastası, keki ya da tartı desem hiçbiri değil.  Fransa’nın güneyinde brioche (çörek) hamurundan yapılır, içi ve üstü meyve şekerlemeleriyle süslenir. Kuzeyde ise milföy hamuru kullanılır. Ben kuzeyin klasik tarifini vereceğim, gerisi sizin hayal gücünüze bağlı. Son yıllarda çikolatalı, şamfıstıklı, fındıklı, karamelli, taze meyvelisi piyasada. Hele geçen gün denediğim Japon şefin yeşil çaylı yorumu mükemmel bir lezzetti. Tatlı leziz mi leziz ama asıl hoşluk, servis edilen porsiyonların hangisinden fève (pasta icine konulan küçük süs heykelcik) çıkarsa o kişi günün kralı/kraliçesi seçilir ve karton taçla onurlandırılır. Pastadan bir parça da mutlaka ‘part du pauvre’ yani fakir hakkı olarak pencere önüne bırakılır.

Yorumlarınızı benimle paylaşın, köşemizi geliştirelim, renklendirelim. Bir sonraki buluşmamıza dek sofralarınızdan lezzet hiç eksik olmasın.

Somon Füme ve Narenciye Salatası:

2 kişi için malzeme:

250 gr. somon füme, 2 portakal, 2 soğan (tercihen kırmızı), 100 gr. çekirdeksiz siyah veya yeşil zeytin, salata/ fesleğen/ ıspanak filizleri

Sos için: 4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı, 1 çorba kaşığı limon suyu, 1 çorba kaşığı portakal suyu, azıcık tuz (somon füme benim için yeterince tuzlu diyorsanız kullanmayın), taze çekilmiş karabiber.

Portakalları üst ve alt kapaklarını kesin, yukarıdan aşağıya derince kabuklarını alın (hiç beyaz kısım kalmamalı), zarlarından ayırarak dilimleyin. Soğanları ve zeytinleri incecik doğrayın. Tabağa önce somon, üzerine portakal ve soğan dilimlerini, zeytinleri, taze yaprakları yerleştirin. Sos malzemelerini güzelce karıştırın, üzerine dökün.

Şefin Tavsiyesi:

Salatanızı portakalın yanısıra greyfurt, mandalina, clementine gibi farklı narenciyelerle zenginleştirebilirsiniz.

Galette des Rois:

6 kişi için malzeme:

Milföy hamuru (Biri 26 cm diğeri 28 çapında iki yuvarlak kesilir), 3  yumurta, 25 cl. rom ya da armanyak (isteğe bağlı)

Harç için badem kreması: 100 gr. tereyağ, 80 gr. şeker, 100 gr taze badem (sezonu değilse kuru badem file veya toz şekliyle kullanılır)

Bademler suda az haşlanır, soyulur, soğuyunca toz haline gelene dek mikserlenir. Tereyağ şekerle güzelce karıştırılır, bademe eklenir, ardından 2 yumurta ve isteğe göre rom/ armanyak eklenir (her iki içki de bademin tadını ortaya çıkartır.) 26 cm.lik milföy hamuru yağlı kağıt serilmis tepsiye yerleştirilir, dış kenarına kalan yumurtanın beyazı sürülür. Ortasına (varsa krema sıkma torbası ile) harç konur. Ikinci milföyle kapatılır, kenarlar güzelce yapıştırılır. Üzerine az suyla çırpılmış yumurtanın sarısı sürülüp bıçakla (hamur kesilmeden) süsler yapılır. 190°lik fırında 30-35 dakika üstü güzel kızarıncaya kadar pişirilir. Fırından çıkınca  altı hamurlaşmasın diye tel ızgara üzerinde ılıtılır. Geleneksel olarak bir bardak cidre (elma şarabı) ya da daha şık bir sunum yapmak istiyorsanız bir kadeh şampanya ile servis edilir.

Şefin Tavsiyesi:

Kalan galette’inizi ertesi gün fırının tel ızgarasında azıcık ısıtıp yine afiyetle yiyebilirsiniz.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın