6 Eylül Pazar günü Galata’da gerçekleşen Yahudi Kültürü Avrupa Günü’nde konuk ettiğimiz Selanik Yahudi Cemaati Korosu, sesi, müziği ve yarattığı duygusal atmosfer ile etkinliğin en fazla ilgi toplayan grubu oldu. Dinleti sonrası koro başkanı Alberto Sevi ile bir söyleşi gerçekleştirdik

" />

“Söylediğimiz şarkılar, Türkiye Sefaradları ile ortak mirasımız”

6 Eylül Pazar günü Galata’da gerçekleşen Yahudi Kültürü Avrupa Günü’nde konuk ettiğimiz Selanik Yahudi Cemaati Korosu, sesi, müziği ve yarattığı duygusal atmosfer ile etkinliğin en fazla ilgi toplayan grubu oldu. Dinleti sonrası koro başkanı Alberto Sevi ile bir söyleşi gerçekleştirdik

“Söylediğimiz şarkılar, Türkiye Sefaradları ile ortak mirasımız”

Koronuzu Avrupa Yahudi Günü’nde ağırlamak bizim için büyük bir zevk oldu. Bize kendiniz ve koronuz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Selanik Yahudi Cemaati Korosu başkanı ve üyesiyim. Koromuz 1995 yılında cemaatimizin üyeleri  tarafından kuruldu. Amacımız, İspanya’dan 500 yıl önce sürgün edilmiş atalarımızın musiki geleneklerini bugüne taşımak ve muhafaza etmek. Cemaatimizin tek Sefarad korosu şimdilik bizimki. Repertuarımız temelde Judeo-Espanyol şarkılardan oluşmakla birlikte, zaman içinde İbranice, Rumca, Rusça ve İngilizce şarkılar da dâhil ettik. Koromuz, Judeo-Espanyol lisanına gönül vermiş dört sesli, her yaşta yirmi üç kadın ve erkek amatör üyeden oluşmaktadır.  Şefimiz Kostis Papazoğlu’dur.

Avrupa Yahudi Günü’nde, Aşkenaz Sinagogu’ndaki konseriniz dolup taştı, sizi dinlemek isteyen bir o kadar kişi de kapıda bekledi. Bu derece ilgi görmenizin sebebi neydi sizce?

Sefarad Yahudileri’nin, yüzyıllar boyunca anavatanları olarak bildikleri İspanya’dan sürgün edildikleri zaman, gittikleri ülkelere beraberlerinde götürdükleri gelenekler içinde Sefarad müziğinin çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Müzikleri sayesinde kaybolmuş anavatanlarının anılarını, ana lisanları olan Judeo-Espanyol’u ve dini geleneklerini gittikleri ülkelere taşıdılar. Aynen Türk Sefaradları gibi, onlar da misafirperver şehir Selanik’e gelirken, Sefarad müziği ile birlikte tüm bu saydıklarımı da getirdiler. Konserde söylediğimiz bu şarkıların, İstanbul Sefaradları ile müşterek yanımız olduğunu düşünüyorum. Bizi dinlerken, dinleyicilerimizin ninelerinden duydukları bu ezgileri hep beraber büyük bir coşkuyla söylemeleri, onlara eski anılarını yaşattığını tahmin ediyorum.

Repertuarınızdaki Judeo-Espanyol şarkılar, atalarımızın İspanya’dan taşıdıkları  şarkılarla aynı mı, yoksa ufak tefek  değişiklikler oldu mu?

Şüphesiz ki, yüzyıllar içinde Sefarad müziği, farklı müzik akımları ve yöresel müzik elemanlarının etkisi ile bazı değişimlere uğradı. Ancak, melodiler beş yüz küsur yıl değişmeden günümüze kadar geldi. Bu süreç maalesef Selanik’te Holokost’la sekteye uğradı. Şehrimizde on yıldan beri, müziğimizi ve lisanımızı tekrar canlandırma çalışmalarına devam ediyoruz.

 Holokost’un Selanik Yahudi müziğini büyük ölçüde etkilediğini biliyoruz. Hatta bir vesileyle, koro elemanlarınızın çoğunun akrabalarını Holokost’ta kaybettiklerini söylemiştiniz Bunları duymak bizleri çok üzdü. Holokost’un Selanik Yahudilerine, dolayısıyla Sefarad müziğine etkilerinden bahseder misiniz?

Avrupa tarihinin en korkunç  yılları olan Holokost döneminde, Selanik Yahudi nüfusu kayboldu. İkinci Dünya Savaşı’nda, Selanik Yahudilerinin toplam nüfusunun yüzde doksan altısı Auschwitz ve Birkenau kamplarında öldü. Savaştan kurtulan bin iki yüz Yahudi, savaş sonrası Selanik’e geri döndü. Buna rağmen, bugün Selanik’teki Yahudi cemaati yaşantısı hala çok aktiftir. 

Holokost’un Sefarad müziğine etkilerine gelince, soykırımdan kurtulup şehrimize geri dönen bir avuç Yahudi, maalesef, yıllar öncesine dayanan Sefarad müzik geleneğini korumak ve yeni malzemeler üretmekte pek başarılı olamadılar. Ancak buna rağmen, bu konudaki büyük arzumuz ölmedi. Adeta atalarımıza verdiğimiz sözü tutmamız gerektiğini hissetmişçesine, aşağı yukarı on yıl önce,  Selanik Yahudi Cemaati, Judeo-Espanyol lisanını koruma çabalarının bir bölümünü, bir koro kurmak üzere yoğunlaştırdı.

Zaman zaman konserler vermek üzere yurt dışına çıktığınızı biliyoruz. Bugüne kadar hangi ülkelerde konserler verdiniz?

Koromuzla birlikte birçok ülkede konserler vererek, cemaatimizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Amacımız gittiğimiz ülkelerde, dinleyicilerimizi zaman içinde yolculuğa çıkarmak, onlara eski anıları yaşatmak ve tabii en önemlisi, savaş öncesinde zengin ve gelişmiş bir toplum olan Selanik Yahudi Cemaati’ni yaşatmak ve canlandırmak için çalışıyoruz. Bugüne kadar, İsrail, FYROM (Makedonya), Bulgaristan’da Sofya, Avusturya, Rusya’da Moskova, Mısır ve Yunanistan’ın tüm şehirlerinde konserler verdik. Bir CD çıkardık, önümüzdeki günlerde de ikinci CD’miz çıkmak üzere.

Son olarak bize  Selanik Yahudi Cemaati hakkında bilgi verir misiniz? Cemaatinizin kurumları, faaliyetleri, kısaca Selanik’te Yahudi yaşamından bahseder misiniz?

Tabii; 1492 yılında İspanya engizisyonundan kaçan Yahudilerin bir kısmı Selanik’e geldi. Bu şehirde İkinci Dünya Savaşı’na kadar barış ve uyum içinde yaşadılar. Bu yıllar zarfında, birçok kuruluş oluşturdular. Öğrencilerin beslenmelerine destek sağlayan Matanot Levionim, yoksul ve ihtiyaçlı öğrencilere maddi yardım sağlayan Torah Umlaha, yetim evleri Alatini ve Aboav, psikolojik barınak Liet Noah, Baron Hirsch, sağlık kuruluşu Bikour Holim, yaşlılar evi Saoul Modiano, yardımsever evler Nissim, Kovo ve Ets a Haim maddi destek sağlayan kurumlarımızdır. Bu dönemlerin ileriki yıllarında, düzinelerce bölgesel okulda ve geleneksel Talmud Torah okullarında eğitim modernleştirildi. 1873 yılında da Alliance İsraelite Universelle Okulu kuruldu. O dönemlerde şehirdeki okulların öğrenci nüfusunun çoğunluğunu Yahudi öğrenciler oluştururdu.

Cemaat, 1891 Çarlık Rusyası’nın pogromlarından kaçan binlerce mülteciyi kabul etti ve onlara destek sağladı. Cemaat yöneticileri bu mültecileri, 1891 ve 1917 yıllarında çıkan Selanik yangınlarının kurbanları ile yeni kurulmuş yerleşim bölgelerine yerleştirdi.

El Lunar, 1860 yılında çıkan ilk gazetemizdir. Daha sonraları, şehrimizde birçok gazete daha çıkarıldı. Yukarıda da söylediğim gibi, Selanik Yahudi nüfusu İkinci Dünya Savaşı ile eridi gitti. Savaş sonrası şehre geri dönen 1200 Yahudi, şehirde Yahudi yaşantısını canlandırmaya gayret ettiler. Bugün, şehirde Yahudi yaşantısı faal olup, cemaatimiz, üyelerine maddi, sosyal ve kültürel hizmetler götürerek  yaşantılarına destek sağlamaktadır. Üç sinagogumuz, çocuklar gençler ve yetişkinler için ayrı ayrı bölümlerden oluşan modern bir sosyal tesisimiz var. Tesisimizde ve başka alanlarda, düzenli bir şekilde kültürel aktiviteler, artistik gösteriler düzenleriz. Bir ilkokulumuz, içinde kendi sinagogları olan bir Yaşlılar Evimiz ve bir Gençlik Merkezimiz var. Selanik Yahudi Cemaati’nin bugünkü başkanı David Saltiel’dir.

Sizleri bir gün cemaatimizde misafir etmeyi arzuluyoruz. Ayrıca, İstanbul’da bulunduğumuz süre içinde bizlere gösterdiğiniz misafirperverlikten dolayı da çok teşekkür ederiz.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın