Almanya Milli Takımı’ndan Mesut Özil geçti!

Son dönemlerde Almanya Milli Takımı’ndaki geleceği tartışma konusu olan Mesut Özil, flaş bir karar aldı ve milli takımı bıraktığını açıkladı.

Spor
25 Temmuz 2018 Çarşamba

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi sonrasında ırkçı ve ayrımcı söylemlerin hedefi olması nedeniyle bir daha forma giymeyeceğini açıkladığı Almanya Milli Takımı’nda önemli bir iz bıraktı. Tecrübeli orta saha oyuncusu, Almanya Milli Takımı’nda 92 karşılaşmada forma giydi. Mesut, bu müsabakalarda 23 kez gol sevinci yaşarken, 40 golün de pasını verdi.

Mesut Özil, Almanya Milli Takımı ile FIFA Dünya Kupası’nı kaldırdı. Almanya adına oynamaya 2009’da başlayan Mesut, Güney Afrika’da düzenlenen 2010 FIFA Dünya Kupası’nda takımıyla üçüncülük elde etti.

Teknik direktör Joachim Löw yönetimindeki Almanya Milli Takımı’nın değişmezlerinden olan Mesut, Brezilya›da düzenlenen 2014 FIFA Dünya Kupası›nda ise şampiyonluk sevinci yaşadı.

Rusya’da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele eden Almanya’nın kadrosunda yer alan Türk asıllı futbolcular Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın yanı sıra İngiltere Premier Lig’de oynayan Türk futbolcu Cenk Tosun, mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Londra’da buluşarak fotoğraf çektirmiş ve formalarını hediye etmişti.

 

Irkçı saldırı ve eleştirilere karşı açıklama

Bu fotoğrafın ardından Almanya’da Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’a linç kampanyasına varan ırkçı saldırılar ve eleştiriler yapılmıştı. Twitter hesabından bir açıklama yayımlayan Türk asıllı futbolcu, “Ne olursa olsun yine de o fotoğrafı çektirirdim” dedi. İşte o açıklama:

“Geçtiğimiz birkaç hafta, son birkaç ayda yaşadığım olaylar üzerine düşünme fırsatı verdi. Ben de neler yaşandığına dair düşünce ve duygularımı paylaşmaya karar verdim.

Birçok insan gibi benim de soyum birden çok ülkeye dayanıyor. Almanya’da büyümeme rağmen ailemin kökleri Türkiye’ye uzanıyor. İki kalbim var. Biri Alman, biri de Türk. Annem bana çocukluğumda her zaman saygılı olmayı ve nereden geldiğimi unutmamayı öğretti. Bugün dahi buna çok değer veriyorum. Mayıs ayında Londra’da Başkan Erdoğan’la bir yardım ve eğitim etkinliği için bir araya geldim. Onunla 2010’da Berlin’de Merkel’le Almanya – Türkiye maçını izledikten sonra ilk defa tanışmıştım. O günden sonra yollarımız birçok yerde kesişti. O fotoğraf karesinin Alman medyasında geniş yankı uyandırdığının farkındayım. Bazı insanlar beni yalancılık ve düzenbazlıkla suçladı. Oysaki fotoğrafın herhangi bir siyasi amacı yoktu. Dediğim gibi annem benim nereden geldiğimi unutmamam konusunda uyarmıştı. Bana göre Erdoğan’la fotoğraf çektirmenin politika ya da seçimlerle herhangi bir alakası yoktu. Bu sadece ailemin ülkesinin en yüksek makamına saygı göstermekle ilgiliydi. Benim işim futbol, politika değil. Bu buluşmanın da politikayla hiçbir ilgisi yoktu. Aslında her zaman yaptığımız gibi onunla futbol konuştuk. Gençliğinde o da bir futbolcuydu.

Ama Alman medyası farklı bir portre ortaya koydu. Hâlbuki asıl onunla buluşmamam soyuma saygısızlık olurdu. Benim için başkanın kim olduğu önemli değil. Önemli olan o kişinin başkan olması. Kraliçe ve Başbakan Theresa May’in Londra’da Erdoğan’ı ağırlaması gibi benim yaptığım da politik bir saygı göstergesidir. Türk ya da Alman başkanı, kim olursa olsun benim tutumum değişmezdi.

Bu durumun kolay anlaşılmayacağını kavradım zira çoğu kültürde başkanın profili ile onun gerçek kimliği arasında fark yoktur. Ama burada durum farklı. Önceki ya da bir önceki seçimde sonuç ne olursa olsun yine de o fotoğrafı çektirirdim.