Web´den Seçmeler

• İstanbul’da basılan Ladino dilindeki “El Tiempo of Constantinople” adlı bir gazete haberinde ise Sefarad Yahudileri genişçe yer almakta ve eski Rodoslu bir Osmanlı Yahudisi olan Haim Galanti’nin Güney Afrika’nın Natal ve Cape Town’daki Hindistan Müslümanlarından Halifelik adına para toplayıp Osmanlı donanmasına gönderdiği yazılıydı. Buna binaen Osmanlıca kayıtlarda da Güney Afrika’da Rodezya eyaleti dahilinde bulunan Salisbury şehrindeki Haim Galanti vasıtasıyla toplanılan paraların İstanbul’a ulaştığına dair bilgi yer almaktadır. HALİM GENÇOĞLU – www.afam.org.tr

  • Avram Galanti, büyük şehirlerin hayhuyundan kaçıp Bodrum’a sığınan, sonradan Bodrumlu olanlardan değildi.

 

Bodrum’un köklü ailelerinden birine mensup olan Galanti, Rodos Rüşdiyesi ve İzmir Sultani İdadisi'nden mezun oldu. Rodos'ta öğretmen oldu  ve adalardaki Yahudi ve Türk okullarında müfettişliği yaptı. Eğitim kadar siyasete de önem veren Avram Galanti, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı ve bu örgütün aktif üyelerinden biri haline geldi. 1915 yılında İstanbul Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak kabul edilen Galanti, Atatürk’ün Harf İnkılabı’na karşı çıktığı için üniversite kadrosundan atıldı. Galanti, kültürel devamı korumak için harf ve dil devrimlerine karşı çıkan yazılar da yazdı. Bu yazılar 1925-1926 yılları arasında yayınlanan Çağlayan dergisinde görülebilir.

Galanti, yabancı dilde eğitime karşı çıkanların da öncüsüdür. Döneminde yakın çevresiyle yaşadığı önemli fikir ayrılıklarından biri de Latin harflerine muhalif olmasıdır. 1925’te yayınlanan “Türkçe’de Arabi ve Latin Harfleri ve İmla Meseleleri” kitabında bu konulara değinir. İki yıl sonra “Arabi Harfleri Gelişmeye Engel Değildir” kitabında  aynı konuya devam eder. Cumhuriyetin önemli sloganlarından biri olan “Vatandaş Türkçe Konuş” sloganı ona aittir.   

Avram Galanti, büyük şehirlerin hayhuyundan kaçıp Bodrum’a sığınan, sonradan Bodrumlu olanlardan değildi. O doğduğunda Bodrum, Muğla’ya bağlı bir köydü ve Muğla, Menteşe adıyla, merkezi İzmir olan Aydın vilâyetinin beş sancağından biriydi. Daha sonra bağımsız sancak olduysa da Muğla, şehrin adı olarak kullanıldı, vilayete Menteşe denilmeye devam edildi.

 

Murat Erdin

https://www.murekkephaber.com/avram-galanti-nin-bodrum-u/7436/

  • Her sahada başarılarıyla ülkenin haberlerinde daima yer alan Haim Galanti, her şekilde Osmanlı kimliğini kullanmayı tercih etmiş ve Osmanlı Güney Afrika Konsolosu Ohannes Efendi ile de sık sık görüşerek başkent İstanbul’un gündemini takip etmiştir

 

Rodos asıllı Galanti Musevi ailesinin kökenlerinin neredeyse Rodos adasının Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethiyle bu havaliye yerleştirildikleri anlaşılmaktadır.Haim Galanti takriben 1890’larda Rodos adasından Salisbury şehrine göçen bir Sefarad Yahudi ailesine mensuptu. Meşhur İngiliz sömürgecisi J. Cecil Rhodes’un ismiyle anılan Zimbabve’ye kadar uzanan Rhodesia bölgesine yerleşmiş ve bu havalide ticaretle meşgul olmuştu. Güney Afrika’ da yayınlanan yerli gazete haberlerinde Haim Galanti’nin büyük şirketlerin sahibi ve kasaphane, fırıncılık, şeker pancarı ticareti ve maden işletmelerine malik olduğu anlaşılmaktadır. Haim Galanti, Cape Town ve Johannesburg şehirlerinde kurduğu işletmelerin hepsini Türk Maden işletmesi veya Türk mağazaları adıyla açmış olduğu birçok yerli haberden anlaşılmaktadır.Güney Afrika’nın en kalburüstü işadamlaından olan Haim Galanti kültürel alanlarda da boy göstererek Güney Afrikanın ilk tenis klüplerinden birisini Turquoise Tennis Club adıyla açarak Osmanlı topraklarına olan bağlılığını göstermiştir.Kısa sürede ülkenin tanınan siması haline gelen Haim Galanti’nin Cape Town’da kız kardeşi Leon Galanti Hanım’la buluşması bile dönemin yerel haberlerinde yer almıştır. Her sahada başarılarıyla ülkenin haberlerinde daima yer alan Haim Galanti, her şekilde Osmanlı kimliğini kullanmayı tercih etmiş ve Osmanlı Güney Afrika Konsolosu Ohannes Efendi ile de sık sık görüşerek başkent İstanbul’un gündemini takip etmiştir.Bu manada Galanti’nin iki ülke arasında ticari ilişkileri kayda değer bir ölçüde geliştirdiğini söylemek mümkündür.

İstanbul’da basılan Ladino dilindeki “El Tiempo of Constantinople” adlı bir gazete haberinde ise Sefarad Yahudileri genişçe yer almakta ve eski Rodoslu bir Osmanlı Yahudisi olan Haim Galanti’nin Güney Afrika’nın Natal ve Cape Town’daki Hindistan Müslümanlarından Halifelik adına para toplayıp Osmanlı donanmasına gönderdiği yazılıydı. Buna binaen Osmanlıca kayıtlarda da Güney Afrika’da Rodezya eyaleti dahilinde bulunan Salisbury şehrindeki Haim Galanti vasıtasıyla toplanılan paraların İstanbul’a ulaştığına dair bilgi yer almaktadır.

 

HALİM GENÇOĞLU

https://www.afam.org.tr/osmanli-musevilerinin-guney-afrika-seruveni/

 

 

  • “Annemle babam sanki hiç kötü bir şey olmuyormuş gibi davranmaya, bizi korkutmamaya çalışıyorlardı. Hayatlarımıza ne olduğunu hiç anlayamamıştık."

 

 

Ruth Heber 10 yaşında bir kız çocuğuyken 18 Aralık 1938'de Viyana'nın Westbahnhof garından erkek kardeşi Harry ve yüzlerce başka çocukla trene binmiş. Almanya ve Hollanda üzerinden çocukları İngiltere'ye götüren tren, daha sonra Kindertransport adını alacak olan trenlerin ikincisiymiş.Londra'da 75 yaşında iken Heber o günü şöyle anlatmıştır:

“Babamız bizi giydirdi ve gara gittik. Ne olup bittiğini halkın anlamaması için akşam geç saatte kalkıyordu tren. Annem, babam ve anneannemin platforma gelmesine izin verilmedi. 'Uslu ol, kardeşine iyi bak. Size hep yazacağız ve hep sizi düşüneceğiz. Sonra da çok yakında biz de geleceğiz' dediler. Çantalarımızda sadece kıyafetler vardı, bir de benim renkli boyama kalemlerim."

“Annemle babam sanki hiç kötü bir şey olmuyormuş gibi davranmaya, bizi korkutmamaya çalışıyorlardı. Hayatlarımıza ne olduğunu hiç anlayamamıştık."

"Tren sınırı geçip Almanya'dan Hollanda'ya girdiğinde daha büyükçe olan çocuklardan sevinç naraları yükselmişti. Neyi geride bıraktıklarını biliyorlardı; bizim ise hiçbir şeyden haberimiz yoktu."

"Hollanda'da tren istasyonlarda durduğunda platformdan kadınlar bize çok iyi davranıyor, süt ve çikolata veriyorlardı."

"Hiçbirimiz tek kelime İngilizce bilmiyorduk. Bizim yerleştirildiğimiz küçük şehirde bir gün yerel halk para toplamış, hepimizi sinemaya götürdüler. Sinemaya vardık ki, her koltuğa küçük bir çikolata koymuşlar. Ne kadar güzel bir davranış! Ne kadar sevindiğimizi hâlâ unutamam."

 

Atilla Dirim

http://marksist.org/icerik/Teori/9817/Kindertransport-Ingilterede-gorusuruz

 

 

  • İsrail de Ürdün de İran ve desteklediği güçlerin İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nden uzak durması konusunda hemfikir

 

Rusya ile İsrail’in Suriye’nin güneyi konusunda anlaşmaları ABD’yi söz konusu bölgede harekete geçmeye zorlayacak, bu kesin. Söz konusu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen yıl G20 Zirvesi’nde Suriye’de ateşkes konusundaki anlaşmalarından esinlenilmiş bir anlaşma, belirtmiş olayım.

ABD için Suriye’nin güneyi önemli. Merkezi Ürdün’ün başkenti Amman’da bulunan ABD liderliğindeki Askeri Operasyon Komuta Karargâhı, 2014-2016 yılları arasında burada Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) askerlerine eğitim verip, silahlandırıyordu. Washington Moskova ile ateşkes konusunda anlaştıklarında ABD buradaki tedarik hatlarını kapattı. Bu zamandan sonradır ki, güney cephesi Trump yönetimi için kuzey cephesindeki yüksek düzey ABD diplomatik ve askeri varlığına kıyasla düşük öncelikli bir bölge durumuna geldi. Ama işte bu İsrail - Rusya anlaşması ABD’yi aynı bölgede “sahne almaya” sevk etti. ABD İran güçleri ile Suriye destekli milis güçlerini güneyden çıkarmak için el Tanf Üssü’nü kullanıyordu. Humus’un güneyine düşen el Tanf Üssü’nde ABD, Suriyeli cihatçı grupları eğitiyordu.

ABD’nin Rusya’ya sunduğu bir de teklif vardı. Ürdün sınırından tüm Suriyeli ve yabancı milisleri uzak tutmak, muhalif savaşçıları ve ailelerini Idlib’e transfer etmek, Nasib sınır kapısını (Dera şehri yakınlarında) Ürdün’le paylaşmak. Bu anlaşmayı denetlemek için de bir ABD-Rus ortaklığı öneriyordu elbette.

Bunun Putin’in elini güçlendiren tarafı şu; ABD’yi Suriye’nin güneyi için müzakere masasına gelmeye zorluyor. Trump, büyük olasılıkla güney Suriye’deki Rus-İsrail anlaşmasına dahil olmak isteyecektir.

Ürdün’ün bölgedeki konumu sürekli zayıflıyor. Bu nedenle İsrail’le çıkar ilişkilerini yeniden biçimlendirme derdinde. İsrail de Ürdün de İran ve desteklediği güçlerin İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nden uzak durması konusunda hemfikir. Ürdün, yeni bir mülteci dalgasının kendisini vurmamaması için bir çatışmanın önüne geçmesini istiyor Rusya’dan ve ABD’den. Bu ABD ve Rusya’nın bu konuda baskısı altında kalan ÖSO’yu da sınır geçişini ya Suriye yönetimine teslim etmek ya da savaşı sürdürmek konusunda bir tercihe zorluyor.

İsrail, hem Ürdün’ün istemediği çatışmaların yaşanmaması için hem de asıl hedefinin İran olduğunu bir kez daha vurgulamak için “sorunum Esad’la değil” açıklamasını yaptı. Derdi İran’ın Suriye’den çıkması. Tabii ki İran’ın bu konuda ne düşündüğünü soran yok. Ama İran, Suriye’den çekilmeyeceğini açıkladı bile. İsrail-Rusya anlaşmasından memnun kalmadığını da söylemeye gerek yok.

 

MUSTAFA K. ERDEMOL

https://www.birgun.net/haber-detay/rus-israil-anlasmasi-besar-esad-in-zaferi-223154.html

 

 

 

  • İsrail ve İran arasındaki hesaplaşma ne zaman ve nasıl olacak?

 

İran’ın daha önceki misilleme girişimleri önlenmiş ve boşa çıkmış olsa da Hizbullah ve Devrim Muhafızları’nın İsrail’i yumuşak karnından vurma fikrinden vazgeçmediği düşünülüyor. Böyle bir saldırıda emekli veya muvazzaf üst düzey bir IDF subayı ya da bir istihbarat görevlisi hedeflenebilir, Barak veya Olmert düzeyinde tanınmış bir isim de cabası olur.

Barak ve Olmert’in yıllardır korumasız ve tamamen saldırıya açık bir şekilde dünyayı gezmesi, İsrail’de sert eleştirilere neden oluyor. Başbakan Benjamin Netanyahu’nun iki oğlu Yair ve Avner’in gittikleri her yerde tam zamanlı korumaya sahip olması, bu durumu iyice skandal boyutuna taşıyor. Başbakan’ın oğulları, kamuoyunda iki eski başbakan kadar tanınmıyor olsa da yurtdışı seyahatlerinde de özel korumalara sahip oluyor ve bu İsrail’e küçük bir servete mal oluyor. Bu durum, önemli kişilerin güvenliğini sağlamakla görevli komisyonun Netanyahu ailesinin etkisinde olmasıyla açıklanıyor. Komisyon bu nedenle aile bireylerinin korunması için talimat ve yetkiler veriyor. Oysa eski başbakanların çocukları için böyle bir durum söz konusu değil. Olmert ve Barak halen herhangi bir korumaya sahip değil.

Eski başbakanların saldırıya açık olduğu uyarılarının son günlerde yoğunlaşması, bu absürt durumun yakın zamanda sona ereceği izlenimini veriyor. Ancak şu soru geçerliliğini hâlâ koruyor: İsrail ve İran arasındaki hesaplaşma ne zaman ve nasıl olacak?

 

Ben Caspit

http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2018/07/israel-intelligence-iran-attack-prime-ministers-barak-olmert.html#ixzz5LPKJ9reh

 

 

  • Netten okumalar

 

  • Vedalaşma – Ferhat Atik

 

http://www.kibrispostasi.com/c1-KIBRIS_POSTASI_GAZETESI/j229/a33106-Vedalasma

 

  • Adalar Müzesi’ne bir vitrin yerleştirmesinin öyküsü...

 

http://www.adalidergisi.com/cms/adali-dergisi/2010-2019/2018/sayi-157-temmuz-2018/makale/2535/adalar-muzesi-ne-bir-vitrin-yerlestirmesinin-oykusu

 

  • 1600 Yıllık Mozaik Eski Ahit’te Bahsedilen Casusları Gösteriyor

 

http://arkeofili.com/1600-yillik-mozaik-eski-ahitte-bahsedilen-casuslari-gosteriyor/

 

  • Çocuk İstismarı ve 6-7 Eylül Hafızası Üzerine – Elif Atalay

 

https://bianet.org/biamag/tarih/199139-cocuk-istismari-ve-6-7-eylul-hafizasi-uzerine

 

  • Nazi propaganda bakanlığı sunar: Caz! – Derin Koçer

 

http://t24.com.tr/haber/hitlerin-propaganda-bakanligi-sunar-caz,670378

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Takılan tweetler

 

HalBuKi‏ @hbk 17 Tem

Daha fazla

Türkiye'de sıkıntılı şeylerden biri de çok kültürlülüğün izlerinin neredeyse silinmiş olması. Misafirini ne bileyim bir Rum tavernasına, bir Yahudi pastanesine, bir Ermeni sanatkarın dükkanına götüremiyorsun. "Tek dil, tek millet" diye diye kendimizi yoksullaştırmışız.

https://twitter.com/hbk/status/1018977189906219008

 

 

Mecra‏ @Mecra 16 Tem

Daha fazla

Kudüs surlarının dışında, 1860'da kurulan ilk Yahudi yerleşimi Mişkenot Şaananim'in ve finansörü Moses Montefiore'nin hikâyesi... Alınacak birçok not ve ibretlerle birlikte...

https://www.gzt.com/mecra/yahudi-yerlesimcilerin-kudusteki-ilk-adresi-3422839

 

 

Murad Çobanoğlu‏ @muradcobanoglu 15 Tem

Daha fazla

Murad Çobanoğlu Retweetledi: Yosef Yisrael

Dün HAMAS terör örgütünün yapmış olduğu saldırıda İsrael'de bir sinagog hedef alınmış. Buna karşılık İsrael Ordusu, Gazze'yi ateşe tuttu. HAMAS'ın yerleştirdiği evlerdeki masum çocuklar hayatını kaybetti. HAMAS terör örgütü daha çok kendisine meşruiyet kazansın diye.

Karel Valansi‏ @karelvalansi 13 Tem

Daha fazla

Karel Valansi Retweetledi: Elif Çomoğlu Ülgen

Selahattin Ülkümen sayesinde Nazi ölüm kamplarından kurtulan Lina Amato’nun hayatını konu alan belgesel yayınlandı. Bir bölümünü izleme fırsatı bulmuştum, tavsiye ederim

https://twitter.com/UlgenElif/status/1017671980378673152

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın