25 Ocak 2021 Pazartesi 01:20
2n14

Aşı değil aşılama hayat kurtarır

Los Angeles´ta bulunan Cedars Sinai Hasatanesinden Prof. Moşe Arditi mayıs ayında Şalom gazetesi için verdiği röportajında COVID aşısının 12-18 aya kadar hazır olacağını fakat asıl zorlu işin aşının eşitsizliğe yol açmadan tüm dünyaya temin edilmesinin olduğunu belirtmişti. Profesörün haklı çıktığını, bilim dünyasının şu zaman kadar görülmemiş bir işbirliği içinde canla başla çalışıp on ay gibi kısa bir sürede büyük bir başarı elde ettiğini söyleyebiliriz. Normalde bir aşının üretimi 5-10 yılı bulurken, üçüncü faz denemesinde 11 aşının olması ve toplamda 80 aşı üzerinde çalışılıyor olması şapka çıkarılacak bir olay. Pfizer & BioNTech, Moderna ve Oxford & Astra Zeneca´nın sevindirici aşı haberlerinden sonra şimdi devasa bir lojistik problemle karşı karşıyayız. Aşı tamam ama asıl hayat kurtaran aşılama için aklımıza gelebilecek sorulara yanıt vermeye çalışalım.

Selin KANDİYOTİ Köşe Yazısı
25 Kasım 2020 Çarşamba

Henüz kasım ayında bulunan aşılar nasıl olur da hemen aralık ayında temin edilmeye başlanacak?

Normalde bir aşının bulunmasıyla o aşının birinin koluna zerk edilmesi yıllar alır. O halde 2020 sonuna kadar Pfizer&BioNTech 50 milyon doz, Moderna 20 milyon doz ve Oxford&Astra Zeneca 4 milyon doz aşıyı nasıl vaat ediyor? Tabi ki bu öngörülü şirketler üçüncü faz denemelerini bitirmeden önce seri üretim hatlarını kurdu. 2021’de Pfizer’in 1,3 milyar doz, Moderna’nın 1 milyar doz ve Oxford’un 3 milyar doz aşı üretme vaadinde bulunduğu bilgisini ekleyelim.

Bunun yanında aşılama için gerekli olan, aşının saklandığı özel cam ampuller, şırıngalar da dünyanın farklı yerlerinde milyarlarca adette üretildi.

Dünyada salgının son bulması için gereken doz 9 milyar ve herkesin aşılanabilmesi için Boeing 747 kargo uçağını 8 bin kez doldurmak gerekiyor. Daha sonra da bunların sırasıyla tırlara, kamyonlara ve dünyanın en ücra köşelerine ulaşması için belki de motosikletlere yüklenip soğuk zincirinin kırılmadan insanlara ulaşması gerekiyor. Yapay zekanın da kullanıldığı modellemeler ile uzmanlar sabah - akşam demeden planlama yapıyor.

  

Pfizer&BioNTech ve Moderna’nın mRNA aşısı nedir?

Daha önce hiç denenmemiş fakat bilimsel camianın salgın sürecindeki muazzam başarısı diyebileceğimiz ‘Messenger RNA’ aşısının mantığı şu şekilde işliyor: Virüsün hücrelerimize girmek için kullandığı dış çeperinde bulunan ‘spike proteinleri’nin aynısını yapabilelim diye, hücrelerimize spike proteinlerinin genetik kodu postacı RNA ile enjekte ediliyor. Hücremizin çekirdeğinin dışında milyonlarca ‘ribozom’ var. Bunlar protein yapma makineleri ve postacıdan kodu alınca spike protein üretmeye başlıyor. Bu yeni yapılmış proteinler hücremizin dış çeperinde kendini gösteriyor. Bunu gören bağışıklık sistemimiz harekete geçerek antikor üretiyor. Bu sayede ileride korona virüsünün tamamıyla karşılaştığımızda antikorlar işe yarıyor.

Diğer aşılarda ise şempanzelerde soğuk algınlığına sebep olan bir virüs alınıyor, etkisi azaltılıyor, etrafına yeni korona virüsüne benzesin diye spike proteinleri ekleniyor ve vücudumuza genetiği ile oynanmış bu virüs yollanıyor. Bunlara viral vektör aşısı deniyor. İki aşı tipinin farkı birinde spike proteinlerini bizim ribozomlarımızın üretmesi, diğerinde ise genetiğiyle oynanmış nezle virüsünün üretmesi. Oxford’un aşısı ikinci cinsten.

-70 derece belki de sorun olmaktan çıkacak

mRNA aşılarında genetik materyal bir yağ keseciğinin içinde bulunuyor. Yağ partiküllerinin bozulmaması için bir ‘soğuk zinciri’nin kurulması gerekiyor. Pfizer’in aşısı -70 derecede bekletildikten sonra çözüldüğünde buzdolabında yalnızca 5 gün, Moderna’nınki ise -20 derecede saklandıktan sonra buzdolabında 30 gün dayanabiliyor. Pfizer’in aşıları 15 bin dolarlık ultra soğuk dondurucularda saklanıyor. Bu kadar pahalı bir çözümü olmayan sağlık kuruluşları aşıları iki hafta boyunca Pfizer’in ürettiği termal kutuda beş günde bir kuru buz takviyesi yaparak koruyabilecek.

Şu anda biri Almanya (CureVac) biri İngiltere’de (Imperial College) olmak üzere iki ayrı mRNA aşısı geliştiriliyor ve her ikisi de buzdolabında aylarca saklanabiliyor. Pfizer ve Moderna zaman kısıtlamasından dolayı aşılarının kaç dereceye kadar dayanıklı olduklarının testini yapamadılar ve fazlasıyla tedbirli davrandılar. Isıya dayanıklılık testinin hayvanlar üzerinde yapılması yeterli ve yakın zamanda şirketler sonuçları duyuracaktır. Pfizer bunun yanı sıra aşısını toz haline getirip sonradan üzerine su eklenecek şekilde bir forma getirmek için çalışıyor. Bu alternatif de -70 derece soruna bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Aşı ilk kimlere verilecek?

Örneğin 200 kişilik bir yaşlı bakım evi olsun. Eldeki aşı sayısı ise 100 olsun. Aşılamayı nasıl yaparsınız?

Henüz değişik yaş gruplarındaki etkisi tam olarak bilinmediğinden dolayı, yukardaki durumda aşının ilk olarak COVID-19’un en çok tehdit ettiği yaşlı grubuna verileceğini söylemek doğru olmaz. Bunun için uzmanların bilimsel kanıtlara dayalı kararını beklemek gerekiyor. Ancak emin olunan şu ki sağlık hizmetinde çalışanların -doktorlardan hastane yemekhanesinde çalışanına kadar- önceliği olacak. 80 yaş üstü hastalar diğer yaş gruplarından önce aşılanacak; daha sonra 70’ler ve 60’lar gelecek.

Baştaki sorunun cevabı belki de bakım evinde çalışanlar olacaktır çünkü tecrübeye göre yaşlılar mevsimsel grip aşısına zayıf bağışıklıklarından dolayı gençler kadar iyi yanıt vermiyor. Durum COVID aşısı için de böyleyse, bakım evinde çalışan personeli aşılamak oradaki yaşlıların hayatını kurtarmak adına daha doğru bir karar olacaktır.

Ölümleri durdurmanın önemi ile hastalığın yayılmasının önlenmesinin önemi, arzın da sınırlı olması hesaba katılınca başa baş yarışıyor. Velhasıl, 60 yaş altı ve sağlıklı bir bireyseniz 2022’yi bekleyebilirsiniz gibi görünüyor. Hastalığı geçirmişseniz ise sıranın sonuna geçeceksiniz.

Aşı başarı yüzdeleri nasıl elde ediliyor?

Pfizer&BioNTech’in yüzde 95 üzerinde başarılı olan aşısının deneyine 38 bin gönüllü katıldı. Bu gönüllülerin yarısında gerçek aşı verildi, diğer yarısına ise plasebo yapıldı. Deneye katılanlarda 170 COVID’li hasta sayısına ulaşılınca -aşı çalışmalarında belirlenmiş sihirli rakam- bunlardan yalnızca sekiz kişisinin gerçek aşı vurulmuş gruptan olduğu görüldü. 170’te 8, yüzde 95,29 oranına karşılık geliyor. Aşılanmış ve buna rağmen hastalanmış sekiz deneğin hiçbiri hastalığı ağır geçirmedi.

Her mevsim olunan grip aşısının başarı düzeyi yüzde 40-60 bandında ve kurallar gereği aşıların piyasaya sürülmesi için yüzde 50 başarılı olması yetiyor.

Oxford&AstraZeneca’nın yüzde 70 verimli aşısı neden sevindirici?

23 Kasım’da üçüncü bir aşı müjdesi geldi. Yüzde 70 başarı oranı, açıklanan ilk iki aşının yanında sönük kalsa da aslında şaşırtıcı şekilde doz ayarı azaltıldığında bu aşının verimlilik oranı yüzde 90’ı buluyor. Birinci doz yarım, ikinci doz tam verildiğinde bağışıklık sisteminin doğal hastalık seyrine benzer şekilde davranmış olabileceği düşünülüyor. Oxford’un aşısı daha geleneksel bir aşı olduğu için çok daha ucuz (Doz başına Pfizer 20 dolar, Moderna 33 dolar, Oxford 4 dolar), buzdolabında depolanabilir ve kolayca dağıtılabilir. Aşının öne çıkan bir diğer özelliği ise aşıyı olup virüsü kapanların semptom göstermeyip üzerine de bonus olarak bulaşıcı olamamaları.

İki doz aşının getireceği zorluklar

Pfizer&BioNTech’in aşısı üçüncü haftada, Moderna ve Oxford’un aşısı ise dördüncü haftada tekrarlanmalı. Ulusal çapta kontrollü bir aşı programı uygularken en büyük zorluk bu olacak. Aynı markadan ikinci doz aşıyı olması gereken kişi ilk seferinde rahat bir tecrübe geçirmiş olmalı; uzun bekleme süresi, aşı sonrası yaşayabileceği fizyolojik rahatsızlık gibi unsurlar kişinin ikinci dozdan kaçmasına sebep olabilir. Fakat ikinci doz yapılmazsa aşı işe yaramaz. En önemlisi insanların iyi tecrübelerini ağızdan ağıza yaymaları.

Aşının yan etkileri ne olacak?

Pfizer&BioNTech aşı deneylerine nisan ve mayıs ayında toplam 43.538 kişi katıldı. Grubun yarısına aşı verildi. Bugüne dek olanların aşıyı iyi tolere edebildikleri gözlemlendi. Fakat aşı 100 milyon kişiye yapıldığında mutlaka aralarında anormal bir tepki verecekler çıkacaktır. Kimsenin bilemeyeceği, altta yatan bir sağlık problemi olan kişi aşıya kötü tepki verecektir ama ya gerçek virüse nasıl tepki verir? Bunu düşünmek gerekiyor.

Türkiye aşılama konusunda nerede?

 

Sürü bağışıklığının kazanılması için yüzde 65 gibi bir oranın aşılanmış olması gerekiyor. Bu oran da Türkiye’de 40-50 milyon kişinin aşı olması gerektiği anlamına geliyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hürriyet’e yaptığı açıklamada üçüncü faz çalışması Türkiye'de süren Çin menşeli Sinovac aşısından 10 milyon dozun yolda olduğunu, toplam siparişin ise 50 milyon dozu bulacağını belirtti. Sinovac’ın aşısı henüz ikinci fazı tamamladı. Üçüncü faz denemeleri ülkemiz de dahil olmak üzere Brezilya ve Endonezya’da sürüyor. “Aşı iki hafta arayla iki doz vurulduğunda vücutta çabuk antikor oluşmasını sağlıyor ve üç yıl boyunca buzdolabında saklanabiliyor” değerlendirmesinde bulunuldu. Koca, Pfizer ve BioNTech’ten 1 milyon doz aşı alınacağını, bu sayının 2021 yılı içerisinde 25 milyon doza çıkabileceğini de ekledi. Sinovac aşısı ücretsiz olacak, diğer şirketlerin aşıları ise ücret ödenerek eczanelerden tedarik edilebilecek.

Hala cevabını bilemediklerimiz...

Bağışıklık ne kadar sürüyor? Enfekte olmuş hastaların bağışıklık yanıtları birbirinden farklılık gösteriyor. Oxford Üniversitesinde yapılan son çalışmaya göre antikorlar en az altı ay sürüyor. 30 hafta süren ve 12 bin kişinin katıldığı deneyde 11 bin kişinin antikoru yoktu. Bu süre içinde bu gruptan 89’u hastalığın semptomlarını gösterdi, 76’sı ise asemptomatik şekilde hastalığa yakalandı. Bin kişinin ise antikoru vardı. Yalnızca üç kişinin PCR testi pozitif çıktı fakat bu üç kişinin hiçbiri semptom göstermedi.

İngiltere’de bağışıklık sisteminin bir başka savaşçısı olan T-hücreleri üzerine bir çalışma yapıldı. İlk kez hastalığı hafif geçiren kişilerin T hafıza hücrelerinin altı ay sonra hâlâ kalıcı olduğu ortaya koyuldu. Genel nüfusun büyük çoğunluğu hastalığı hafif geçirdiği için bu deney çok önemli bir yere sahip. Deneye 100 sağlık çalışanı katıldı.

Haberler her ne kadar iyimser olsa da deneyi yönetenler henüz hastalığı bir kere geçirenlerin bir kez daha hastalığı geçirmeyeceklerini söylemek için erken olduğunu belirtiyorlar. Yine de bu sonuçların aşının koruma süresi için de iyi haber olduğunu söylenebilir.

“COVID geçirdim, aşı olmam gerekiyor mu?” Normalde enfeksiyonun kendisi aşılamadan daha iyi bir bağışıklık yanıtı oluşturur fakat her zaman değil. Mesela tetanos aşısında aşı olmak hastalanmaktan daha iyi antikor ürettiriyor. Korona virüsü aşı denemelerinde hastalığı geçirmiş olanlar deneye katıldı. Bu gruba ait verilerin çalışılması gerekiyor. “COVID geçirenler aşı olmasın” demek için henüz erken fakat bu grubun aşı olmasında risk yok denilebilir. 

Aşı sterilizasyon bağışıklığı yaratabilecek mi? Dr. Arditi’nin Spectrum News haber sitesine verdiği röportajına göre bu bağışıklığın elde edilebilmesi için aşının hastalanmayı önlemenin yanında kişinin virüsü yaymaması için solunum yollarında da taşınmamasını sağlaması gerekiyor. Aşı bunu yapabiliyor mu henüz bilmiyoruz.

Prof. Arditi’nin verem aşısı çalışmasında son gelişmeler

Verem aşısının COVID hastalığına yakalanma riskini azalttığı hipotezini destekleyen bir çalışma daha yayınlandı. Dünya çapında yaygın olarak kullanılan BCG aşısı olarak bilinen verem aşısı 20. yüzyılın başında geliştirilmişti. Yılda 100 milyonun üzerinde çocuk bu aşıyı oluyor. 19 Kasım’da yayınlanan, Cedars Sinai Sağlık Kuruluşunun çalışmasında 6 bin sağlık çalışanın kanlarında COVID antikoruna bakıldı. Grubun yüzde 30’u geçmişlerinde verem aşısı olduğunu beyan etti. Bu grubun geri kalanlara göre kanlarında COVID geçirmiş olduklarını işaret eden antikor varlığına önemli derecede daha az rastlandı. Çalışmanın yazarlarından Arditi’ye göre aşılı kesim ya hastalığa hiç yakalanmamıştı ya da bağışıklık sistemleri verem aşısı sayesinde daha güçlüydü. Arditi kesin olarak BCG'nin COVID'e karşı koruyucu etki edip etmediğini ancak şu an 11 ülkede devam eden rastgele plasebolu kontrollü klinik araştırmalarından sonra belli olabileceğinin altını çizdi.

BCG aşısı korona virüs aşısının yerini almayacak fakat asıl aşının yaygınlaşmasına kadar geçecek zamanda bir köprü görevi görebilir. Bu aşının verem haricinde başka birçok bakteriyel ve virütik hastalığa karşı etkinliği biliniyor.

İlaçta son durum nedir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın da kullanmış olduğu Regeneron şirketinin antikor kokteyli FDA (US Food and Drug Administration)’dan genel kullanım için olmasa da acil kullanım için onay aldı. İlaç hastalık belirtileri fazla ilerlemeden PCR testi pozitif çıkar çıkmaz veriliyor. Bu ilaç için laboratuvar ortamında antikorlar üretildi. İlaç aynı genetik aşı mantığında olduğu gibi spike proteinleri hedef alıyor. Biyo-teknolojik şirketler şu sıralarda bu ilaca benzer 80’e yakın ilaç üzerinde çalışıyor. Eli Lilly ise kasım ayında acil kullanım onayı alan diğer bir şirket.

Roche’un Actemra’sı, orta ve ileri iltihaplı eklem romatizmasından mustarip fakat antiromatizmal ilaçlara cevap vermeyen hastalar için yeni nesil bir anti enflamatuvar.  Mart ayında bu ilacın COVID’e karşı etkili olduğu düşünülmüş ve kontrollü deney başlatılmıştı. 19 Kasım’da deneyin sonucu açıklandı. İlacı alan COVID’e bağlı zatürre hastaları, almayanlara göre yüzde 44 daha az oksijen makinesine ihtiyaç duydu.

Biraz da gülelim: mRNA aşısı genlerimizi değiştirecek mi?

Bu aşıyla hücremize giren genetik kod kesinlikle bizim DNA’mızın bulunduğu çekirdeğe girmiyor. Postacı RNA çekirdek dışında kaldığı için de bizim genetiğimizle oynama şansı yok. Ayrıca hücreye giren mRNA 72 saatte parçalanıp yok oluyor. Komplo teoricileri ve aşı karşıtları size geçit yok.

 

https://www.bbc.com/news/health-55022287

https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2020.11.15.383323v1

https://www.theguardian.com/world/2020/nov/02/t-cell-covid-immunity-present-in-adults-six-months-after-first-infection

https://www.cedars-sinai.org/newsroom/study-tb-vaccine-linked-to-lower-risk-of-contracting-covid-19/

https://edition.cnn.com/2020/11/21/health/regeneron-fda-clearance-trump-coronavirus/index.html

https://www.bbc.com/news/health-55040635

https://www.technologyreview.com/2020/11/20/1012313/who-should-get-a-covid-19-vaccine-first/

https://www.roche.com/media/releases/med-cor-2020-09-18.htm

https://www.sciencemag.org/news/2020/11/just-beautiful-another-covid-19-vaccine-newcomer-moderna-succeeds-large-scale-trial

https://www.newscientist.com/article/mg24833093-800-what-will-it-take-to-get-a-covid-19-vaccine-to-the-world/

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

GZ

MOZOTROS AİLESİ

MOZOTROS AİLESİ

TÜNELİN UCU

TÜNELİN UCU