Batya Natan

Selim 
Amado´nun ardından...

Selim 
Amado´nun ardından...

Zaman zaman gazetemizde yazılarına yer verdiğimiz Selim Amado, 6 Nisan Cuma günü aramızdan ayrıldı. Amado uzun süredir hayatını sürdürdüğü İsrail’de son yolculuğuna uğurlandı. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Dostları Denis Ojalvo, Karen Gerson Şarhon ve İzel Rozental, Selim Amado’yu şu satırlarla anmak istediler...

Selim Amado ile tatlı bir anı 
Denis Ojalvo

14 Mayıs 2009, Miladi takvimle Yom haAtzmaut! Ama o günün, Selim Amado, Avram Mizrahi ve Denis Ojalvo için ilave bir önemi vardı. Beraberce uğraşarak meydana getirdikleri İbranice Yunus Emre Şiirleri Antolojisi’nin Tel Aviv Bet Bialik’te yapılan kitap tanıtımı galası gecesi.

Selim Ağabeyimizi önce Debarkader, ardından da Mozotros Türkiye Yahudileri yazışma grubu sayesinde tanıdım. Keza dostum Avram Mizrahi’yi de.

2005 veya 2006’da başlayan Yunus Emre’yi İbraniceye tercüme gayretlerimiz, yaptığımız taslağın 2007’de diplomat bir arkadaşımın dostu olan Tel Aviv’deki Büyükelçilik Müsteşarı Mehmet Bozay eliyle Ankara’ya gönderilmesi ve bakanlık yetkililerinin beğenmesiyle resmiyet kazandı.

Sonraki süreçte, Türkiye ayağında ben, İsrail ayağında Selim Ağabey, Avram, Carmel Yayınevi ve TC Büyükelçiliğiyle olan temasları yürüttüler. Nihayet Selim Ağabey, o ara İsrail’e ziyarete gelen Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a projemizi anlatma imkânını buldu ve gerçekleşmesi için cüzi ama gerekli tahsisatı çıkarmayı başardı. Bu bir dönüm noktasıydı.

Gerek şiirler gerekse tasavvufun İsrailli okura tanıtıldığı bölüm yayınevinin tavsiye ettiği profesyonel akademisyenlerin kontrolünden geçti.

Kitabımıza önsöz yazan o günün Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan, gala gecesinin açılış konuşmasını da yaptı. TRT çekim yaptı ve Sevgili Selim Bey’in okuduğu şiir de yapılan kayıtta yer aldı.

TRT, 18 Mayıs 2009 haftası yayınlanan Gümüş Hilal programını Yunus Emre kitabımıza tahsis etti. Sevgi ve özlemle…

 Selim Abi 
İzel Rozental

2007 yılının Aralık ayıydı. Tel Aviv yakınlarındaki Holon kentinde dünyanın 12., İsrail’in ilk karikatür ve çizgi roman müzesinin açılışı yapılacaktı. Çok heyecanlıydım çünkü açılış programında Shmuel Katz ve Michel Kichka gibi İsrail’in tanınmış isimlerinin yanında benimki de yer alıyordu. Üstelik konuşma yapmak üzere açılışa davet edilen tek yabancı bendim.

İsrail’de eş, dost, tanıdık, tanımadık, telefonla, mail’le, sosyal haberleşme grupları kanalıyla herkese haber salmıştım. Ne yalan söyleyeyim, o dönemde sanal haberleşme grupları oldukça faaldi ve Şalom’da yayınlanan bazı karikatürlerime olumlu olumsuz o denli tepkiler alıyordum ki, İsrail’deki Türkiyelilerin açılışta izdihama sebebiyet verebileceklerini dahi düşünmüştüm. Meğer ne safmışım! İsrail’de yaşayan kız kardeşimin ve bir çocukluk arkadaşımın dışında, koca salondaki tek Türkiyeli, yaşını başını almış, giriş holünün basamaklarını oflaya puflaya güçlükle tırmanan bir emekli eczacıydı. Şaşırmış, biraz da hayal kırıklığına uğramıştım. Oysa o gün değerli bir dost kazandığımdan habersizdim.

Selim Amado’yu Holon’da tanıdım. Bilge kişiliği, dingin duruşu, kendiyle barışık uzlaşmacı tavrı beni h emen etkiledi. Üstelik Saint Joseph Lisesinden ağabeyimdi. O gün bugündür ilişkimiz hiç kopmadı. Beğendiği karikatürleri bana gönderir, karşılıklı yorumlardık. Yalnız karikatür değil, siyaset de tartışırdık. Kimi zaman ayrı düşsek de hiçbir zaman fikir ve görüşlerini dayatmaz, uzun uzun yazarak kendi bakış açısını açıklardı. Mektuplarını da hep Kalamışlı yelkenci Sadun’a selam diye sonlandırırdı.

Sadun Binzet, onun Saint Joseph’ten yakın arkadaşı ve aynı zamanda meslektaşıydı. Tesadüfen benim de sıkça görüştüğüm bir sınıf arkadaşımın babasıydı. Selim Ağabey İsrail’e gidince yolları ayrılmış fakat ilişkilerini koparmamışlardı. Eczacı Sadun Ağabey’i bu yakınlarda toprağa verdik. Üzülmesin diye Selim Ağabey’e bildirmedim. İki arkadaş şimdi bol bol kaynatıyordur artık. Onları şimdiden özledim.

Sefarad Kültürü önemli bir üyesini kaybetti  Karen Gerson Şarhon

İzmir doğumlu olan Selim Amado çok uzun yıllardır İsrail’de yaşıyordu. Judeo-Espanyol dilini en güzel kullananlardan ve bu dilde her konuda konuşulabildiğini ve yazılabileceğini savunan, entelektüel bir kişiydi. Kendisi ayrıca son derece sevimli kişiliği olan, sempatik, güler yüzlü ve cana yakın biriydi. Selim Amado, İstanbul’daki Sefarad Kültürü Araştırma Merkezinin en yakın takipçilerinden olup her fırsatta desteğini vermiş, El Amaneser gazetesine gönderdiği son derece ilginç makaleleri ile ‘ayın dosyası’ (bir sayfadan fazla olan yazılara verdiğimiz isim) geleneğini başlatmıştı.

Sefarad kültürü gerçekten de çok önemli bir kişiliğini kaybetmiş bulunuyor. ABD’de yaşayan ve Ladino Komünita’nın kurucusu olan Rachel Bortnick’in ağabeyi olan Selim Amado’ya Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine de sabır dilerim.

Selim Amado  KiMDiR?

Selim Şlomo Amado 19 Ağustos 1935’te İzmir’de doğdu. Amado, Hâkimiyet-i Milliye İlkokulu, İzmir Saint-Joseph Koleji Ortaokulu ve İstanbul Saint Joseph Lisesinin ardından İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve Fransa’da Montpellier Üniversitesinde Sanayi Eczacılığı bölümünde okudu.

1972 yılında İsrail’e göç eden Selim Amado 1986 yılından beri İsrail’de Türkiyeliler Birliğinde faal olarak çalıştı. Judeo-Espanyol dilini üzerine birçok faaliyete katıldı ve birliğin danışmanlar meclisinde görev aldı. Farklı dergilerde İbranice, Türkçe ve Ladino dillerinde yazıları yayınlandı. 2008 yılında Denis Ojalvo ve Dr. Avram Mizrahi ile işbirliği içinde ilk defa olarak Yunus Emre’yi Türkçeden İbraniceye açıklamalı olarak tercüme etti. Selim Amado evli, üç çocuk babası ve sekiz torun sahibiydi.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın