28 Aralık 2011 2011’i geride bırakırken
2011 senesi tarihe karışırken geriye bakıldığında, çok da önemli olayların gerçekleşmediğini görüyoruz. Geride bıraktığımız sene, olaylar senesinden ziyade olaylara hazırlık, hatta sorunların ileriye ertelendiği bir sene gibi görünüyor.
16 Kasım 2011 Moskova’dan notlar
Geçtiğimiz haftaya baktığımız zaman dünyada haftanın en üzücü olayı hiç şüphesiz Apple’ın kurucusu, iPod, iPad, iTouch, iPhone’u yaratan ve tasarımlarıyla insanlara “I want” dedirten, çok değerli insan, Steve Jobs’un ölümüydü.
İstanbul henüz yazın tadına varmış olmasa da, önümüzdeki birkaç ayın oldukça sıcak geçeceğine hiç şüphe yok.
Şüphesiz Cannes Film Festivali’nde bu sene de gerçekten güzel filmler gösterime girdi. Woody Allen, Robert de Niro, Penelope Cruz, Uma Truman gibi isimlerin yanı sıra sevgili Viktor’un (Apalaçi) senelerdir yazdığı gibi nice güzel film vizyonda.
Esad yönetimin değişmesi İsrail ile Suriye arasında bir barış süreci olasılığını da gündeme getirecek. Elbette bu gelişme, bölgedeki dengeleri kökünden değiştirir.
Bölgede yaşanan ‘Arap Baharı’ ile Ortadoğu büyük bir değişimin içinde. Halk isyanları teker teker totaliter rejimlere baş kaldırırken, İsrail ile Filistinliler arasında yapılacak olası bir barış anlaşmasının da kaderi bu yeni dinamiklerden etkileniyor
İsrail’in bilim ve teknoloji konularında dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğu bilinen bir gerçek. Rusya’nın İran’a füze satma girişiminden İsrail’in teknolojik üstünlüğünden çekinerek vazgeçtiği bir sır değil.
Yüz binlerce yıllardır devam eden yer hareketlerine bir yenisi İzlanda’dan eklendi. Patlayan yanardağ bu sefer tüm dünyayı hemen etkiledi. Globalleşen dünyada ekonomik aktivitelerin tüm dünyayı hemen etkilemesi gibi söz konusu yanardağ patlaması da önce tüm Avrupa’yı sonra da tüm dünyayı etkiledi.
Müttefiklerine silah satarak, başta Çin olmak üzere Uzakdoğululara tahvil satarak geçinen ABD son ekonomik krizle bu kaynaklara dayanarak daha fazla geçinemeyeceğini anlamış durumda.
Netanyahu’nun Merkel’le olan görüşmesinin bir numaralı gündem maddesi İran’dı. Neden? İran’ın nükleer silaha sahip olması neden bu kadar itici karşılanıyor?
28 Ekim 2009 Sigara yoksa marihuana için (!)
Geçtiğimiz hafta Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Alain Decaux’nun yazdığı, Orhan Alkaya’nın yönettiği ‘Rosenbergler Ölmemeli’ adlı oyunu seyrettim. Yıllar önce Dostlar Tiyatrosu’nda Ayla Algan ve Genco Erkal’ın sahneye koydukları insanlık tarihinin bu ibret verici, yüz karası ayıbının kitabını okudum, filmini izledim. Her seferinde isyan ettim, Ethel ve Julius Rosenberg için sessizce ağladım.
Yazar kendi niyetini başkalarını üzerinden dillendiriyor ki konu ayrımcılık olunca çok karşılaştığımız bir şey. Bak böyle düşünenler de var naifliğiyle demokratik bir ülkede suç sayılacak nefret söylemi örneklerini fikir paylaşımıymış gibi sunan anlayışı da tanıyoruz.Bülent Top
26 Ocak 2012 günü, ‘Nefret Suçları Yasası İstiyorum!’ Platformu, “Sen de başkasın, nefretme!” sloganıyla bir imza kampanyası başlattı. Bu girişime imzalarıyla destek vermek isteyenler http://imza.nefretme.org/nefret-suclari-yasasi-istiyorum/ sitesini mutlaka ziyaret etsinler.