| Haber Listesine Katıl |
"Derin devlet", ilk kez eski Cumhurbaşkanlarımızdan Sn. Süleyman Demirel ile Sn. Kenan Evrenin, devlet denilen siyasal örgütlenmenin içinde varlığını kabul ettikleri, kudretli bir etki alanına (güç) verilen addır.
Basında, köşe yazarları özellikle Susurluk Olayından sonra bu etki alanının devlete has bir özellik olduğu mealinde düşünceler ileriye sürdüler. Sayıları yüzleri bulan yazılar kaleme alındı bu yürek çarpıtıcı, esrarengiz konu hakkında.
O kadar ki Türk Dil Kurumuda (TDK) derin devleti tanımlamak gereksinimi duydu. Türkiyenin dil konusunda resmi ve yetkili kurumu derin devleti şöyle betimlemekte:
Devletin çıkarlarını gözetip kolladığı öne sürülen, göz önünde olmayan örtülü güç.
Burada dikkat çeken en önemli öğe devletin çıkarları eş bir deyişle ulusun göz ardı edilemeyen menfaati. Bunu korumak zaten birinci derecede meclise, hükümete ve yargıya düşer.
Yasama yürütme yargı... Onların görevleri bu...
Ancak ülke içinde öyle durumlar meydana gelebiliyor ki bunları yorumlamak ve çözüme bağlamak için göz önünde olmaları gereksiz addedilen güçler devreye sokuluyor.
Örtülü güç gizlilikle örtüşür.
Neler olabilir bu güçler! Parasal, askeri, ekonomik, siyasi...
Bazı oluşumların, ülkeyi heyecana boğmadan, kapalı kapılar ardında çözülmesinde şüphesiz yararlar var.
Gizlilik nerede veya nerelerde yok ki! Gizlilik bireylerin doğasında kayıtlı bir nitelik... Onsuz pek yapılamaz.
Bugünlerde dikkati çeken öğe kişinin veya toplumun başına gelen ve nedeni bilinmeyen her davranışın "gizli devlet"e fatura edilmeye başlanması. Bir gazinoda bir kişi mi vuruldu. Gizli devletin işidir. Bir yere bomba mı kondu, derin devletin gücüdür.
Bireylerin bilincinde devlet, paltosuna iyicene sarılarak saklılığa büründü. Her meçhulün nedeni o.
Yurt dışındaki bazı olaylar böyle açıklana biliniyor. New Yorktaki ikiz kulelerin, iki uçağın çarpmasıyla yıkılması da bazı yazarlarca ABDdeki derin devlete vehmedilmekte.
Derin devletin omuzlarına yüklenme! Ne dereceye kadar hayal gücünün zorlanması veya gerçeğin betimlenmesi!
Bilse bilse " derin devlet" bilecektir, öykünün aslını...
Not: Bu yazı 11/05/2005 tarihinde Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmıştır.
| Yazar | Yakup ALMELEK | Yaşamdan Damlalar |