Hala Kars’a gitmediniz mi?

Cumartesi havayı mülayim görünce ertesi gün Büyükada’ya gitmeyi planladım. Şehir beni çoktan boğmaya başlamıştı. Henüz erkendi ama, mimozalar açmaya başlamış mıydı acaba? Pazar sabahı kalktığımda havanın soğuk ve yağışlı olduğunu görünce hayallerim suya düştü. Bir çocuk gibi neşem kaçtı. Gri gökyüzü insanın içini karartıyor. Ada yerine Boğaz’da sahil şeridinde yürüyüş yaptık. Sonra da adet olduğu üzere balık yiyip döndük.

↔↔↔

Son yıllarda iç turizmin parlayan yıldızı, Kars kenti. Özel turlar, kapalı turlar, şirket turlarının yeni destinasyonu… Beraberlerinde giden rehbere göre değişen fiyatlar. Gençlerin jargonuyla söylemek gerekirse, ‘gitmeyeni dövüyorlar’. Çok heveslendim. Kısa dönem programına almak lazım. Ada’ya gidemedim bari Kars’a gideyim. Nasılsa orada hava durumu baştan belli.

↔↔↔

Antalya’da vuku bulan hortum felaketini yazılı ve görsel medyadan üzülerek izledim. Şimdiye dek, Antalya’yı üç mevsim mavi gökyüzü, deniz, kum, kışları ise ılıman bir iklim olarak bilirdik. Bu nasıl bir değişkenlik? Hemen Antalya’da yaşayan iki arkadaşımı arayıp hatır sordum. Sahilden uzakta oturuyorlardı ve hasar görmemişlerdi. Bir kez daha doğadan daha güçlü bir olgu olmadığını özümsedim.

 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın