Apartman toplantısı

Günümüzde çoğu apartmanının ‘profesyonel yönetici’lerle idare edilmesine karşın bizim mesken yirmi yıldır aynı yöneticinin sorumluluğundadır. Herkes farklı konularda durmadan şikâyet eder, ama kimse de elini taşın altına koymaz. Geçtiğimiz Pazar, gene yöneticinin evinde apartman toplantısı vardı. Senelerce toplantıya eşimle birlikte katıldık. Son zamanlarda her daireden tek temsilcinin yeterli olduğuna karar verdik. Şimdilerde eşim gidip sabırla dinliyor, sonra gelip bize aktarıyordu.

Evimizin girişinde sağlı sollu iki dükkân var. Biri bakkal, diğeri mobilyacı. Her ikisi de kiracı. Yılbaşı üzeri mal sahibi mobilyacının kirasını yüzde yüz artırınca, mobilyacı çıkmaya karar verdi.

İşin bundan sonraki bölümü apartman toplantısının ana maddesini oluşturdu. Dükkân sahibi yeni bir kiracı adayı bulmuştu. Bir cafe işletecekti. Tabii ki olumsuz sesler çıktı. Zaten yasal açıdan kat maliklerinin onayı olmaksızın böyle bir girişimde bulunulamazdı. Kıssadan hisse, ‘cafe’ye kiralanamaz kararı deftere işlendi. Akşam üzeri ayrıntılardan habersiz, ailemizin çoğunluk pizza ile beslenen bir bireyi, “Yazık olmuş, ne güzel aşağıda yiyip bir çabuk yukarı çıkardık” dedi.

Ardından da “Peki ne tür bir cafe olacaktı?” sorusuna organik ürünler, doğal gıdalar… yanıtı alınca, “En doğru kararı vermişsiniz, doğallarla hiç işim olmaz” diye yanıtladı.

↔↔↔

Yeni çıkanlardan değil ama henüz okumadıysanız Solmaz Kamuran’ın kaleme aldığı ‘Ceviz Ağacı’nı öneririm. Bu soğuk kış günlerinde bir solukta okuyacağınız biraz buruk, ama bir o kadar yaşanmışlığın izleri. Yirminci yüzyılın başında Edirne’de başlayıp İstanbul’da yarım kalan hayatlar…

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın